📖 İnsan Suresi 31. Ayette “Dilediğini Rahmetine Dahil Eder; Zalimler İçin ise Elem Verici Bir Azap Hazırlamıştır” Buyrulması İlahi Rahmet ile Adalet

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,031
2,724,946
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 İnsan Suresi 31. Ayette “Dilediğini Rahmetine Dahil Eder; Zalimler İçin ise Elem Verici Bir Azap Hazırlamıştır” Buyrulması İlahi Rahmet ile Adalet Arasındaki Denge Hakkında Ne Anlatır ❓


“Rahmet ile adalet birbirinin karşıtı değildir. Sonsuz merhamet, kötülüğü önemsiz saymak değildir; gerçek rahmet mazlumu korur, tevbe edene kapıyı açar ve zulümde ısrar edeni de yaptığından sorumlu tutar.”
Ersan Karavelioğlu

İnsan Suresi’nin son ayetine geldik.


Sure insanın henüz “anılan bir şey olmadığı” noktadan başlamıştı.


Sonra yaratılış anlatıldı.


İmtihan anlatıldı.


İnsana yolun gösterildiği bildirildi.


Şükür ile nankörlük arasındaki seçim ortaya konuldu.


Ebrârın ahlakı anlatıldı.


Onların:


Verdikleri sözleri yerine getirmeleri,


yoksulu, yetimi ve esiri doyurmaları,


karşılık beklememeleri,


Allah’tan korkmaları,


sabretmeleri


ve sonunda cennetle ödüllendirilmeleri gösterildi.


Ardından cennet:


Pınarlarıyla,


ipekleriyle,


kadehleriyle,


gümüşleriyle,


Selsebil’iyle,


tertemiz içeceğiyle


gözler önüne serildi.


Surenin son bölümünde ise yeniden insanın dünyadaki sorumluluğuna dönüldü:


Sabret.


Yanlışa boyun eğme.


Rabbini an.


Gece O’na secde et.


Geçici dünyayı ebedî ahirete tercih etme.


Dileyen Rabbine yol tutsun.



Ve 31. ayette bütün bu anlatım iki büyük ilahî hakikatle tamamlanır:


Rahmet.


Ve:


Adalet.


Ayet şöyle buyurur:


“Dilediğini rahmetine dahil eder. Zalimlere gelince, onlar için elem verici bir azap hazırlamıştır.”


İnsan Suresi, 31. Ayet



Peki Allah’ın dilediğini rahmetine dahil etmesi ne demektir?


Bu ifade keyfî bir tercih anlamına gelir mi?


Allah’ın rahmeti ile insanın iradesi arasında nasıl bir ilişki vardır?


Neden sure rahmetten hemen sonra zalimleri ve azabı zikrederek biter?


Ve İnsan Suresi’nin bütün mesajı bu son ayette nasıl toplanmaktadır?




1️⃣ İnsan Suresi 31. Ayet Ne Söylüyor ❓


Ayet şöyledir:


يُدْخِلُ مَن يَشَاءُ فِي رَحْمَتِهِ وَالظَّالِمِينَ أَعَدَّ لَهُمْ عَذَابًا أَلِيمًا


Yaklaşık anlamıyla:


“Dilediğini rahmetine dahil eder. Zalimler için ise elem verici bir azap hazırlamıştır.”


Ayet iki farklı son gösterir:


Rahmete dahil olmak.


Ve:


Zulmün karşılığıyla yüzleşmek.


Bu iki sonuç insanın dünya hayatındaki tercihleriyle doğrudan ilişkilidir.


İnsan Suresi böylece başladığı imtihan temasını sonunda yeniden hatırlatır:


Yol gösterildi ve insan bu yol karşısında sorumludur.




2️⃣ “Rahmetine Dahil Eder” Ne Demektir ❓


Ayette:


“Fî rahmetihî”


yani:


“Rahmetinin içine”


ifadesi kullanılır.


Bu çok güçlü bir anlatımdır.


Sadece:


“Ona merhamet eder.”


denilmiyor.


İnsan adeta:


Rahmetin içine alınır.


Bu:


Bağışlanmayı,


korunmayı,


hidayeti,


Allah’ın rızasını


ve nihayetinde cenneti


kapsayan geniş bir anlam taşır.


Kulun kurtuluşu yalnızca:


Cezadan kaçmak


değildir.


Asıl kurtuluş:


Allah’ın rahmetinin içine girmektir.




3️⃣ Allah’ın Rahmeti Sadece Cennet mi Demektir ❓


Hayır.


Cennet Allah’ın rahmetinin en büyük tecellilerinden biridir.


Ama rahmet dünyada da insanı kuşatır.


Hayat bir rahmettir.


Hidayet bir rahmettir.


Kur’an bir rahmettir.


Tevbe kapısının açık olması bir rahmettir.


Bağışlanmak bir rahmettir.


Doğruyu fark edebilmek bir rahmettir.


İyiliğe yönelmek bir rahmettir.


Bu nedenle insan bazen rahmeti yalnız olağanüstü mucizelerde aramamalıdır.


İnsanın Rabbine dönüş fırsatının hâlâ bulunması bile büyük rahmettir.




4️⃣ “Dilediğini” İfadesi Keyfîlik Anlamına mı Gelir ❓


Hayır.


Bir önceki ayet bunu anlamamız için çok önemli bir anahtar vermişti:


“Şüphesiz Allah Alîm’dir, Hakîm’dir.”


Yani Allah:


Her şeyi bilir.


Ve:


Her işi hikmetle yapar.


Dolayısıyla Allah’ın dilemesini insanın rastgele tercihlerine benzetemeyiz.


Allah’ın iradesi:


Bilgisizlikten,


hevesten,


haksızlıktan


ve keyfîlikten uzaktır.


O:


Kalpleri,


niyetleri,


çabaları,


tevbeleri


ve insanların gerçek hâllerini bilir.


Bu yüzden ilahî rahmet de ilahî hüküm de:


İlim ve hikmet içindedir.




5️⃣ İnsan İradesi Varken Allah’ın Rahmetine Girmek Nasıl Anlaşılmalıdır ❓


  1. ayet:

“Dileyen Rabbine doğru bir yol tutsun.”


dedi.


  1. ayet:

“Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.”


dedi.


  1. ayet ise:

“Dilediğini rahmetine dahil eder.”


buyuruyor.


Bu üç ayet birlikte son derece güzel bir bütün oluşturur.


İnsan:


Yönelir.


Allah:


Hidayet eder, yardım eder ve rahmetiyle kuşatır.


Kul çaba gösterir.


Ama kurtuluşunu kendi başarısının sonucu olarak görmez.


Çünkü:


Çaba kuldan, lütuf Allah’tandır.




6️⃣ İnsan Ameliyle mi, Allah’ın Rahmetiyle mi Kurtulur ❓


İslam’ın dengeli anlayışında insan amelinden sorumludur.


Fakat cennet:


Allah’ın kuluna borçlu olduğu bir ücret değildir.


İnsan:


Namaz kılar.


İyilik yapar.


Sabreder.


Günahlardan sakınır.


Ama bunları yapabilme gücü bile Allah’ın verdiği nimetlerle mümkündür.


Bu yüzden kul ameline güvenip:


“Ben kesinlikle bunu hak ettim.”


demez.


Çalışır.


Ama:


Allah’ın rahmetini umar.


İşte kullukta tevazu budur.




7️⃣ Rahmet Bu Kadar Büyükse Neden Azap da Var ❓


Çünkü rahmet:


Adaletsizlik anlamına gelmez.


Bir zalimin yaptığı bütün kötülükler hiçbir karşılık görmese bu kez mağdura karşı adaletsizlik oluşurdu.


Düşünün:


Bir insan hayatı boyunca insanlara zulmediyor.


Haklarını gasp ediyor.


İşkence ediyor.


Öldürüyor.


Sonra hiçbir hesap olmadan zulme uğrayanla aynı sonuca ulaşıyor.


Bu gerçekten adalet olur muydu?


Kur’an’ın cevabı açıktır:


Rahmet vardır.


Ama:


Hesap da vardır.




8️⃣ Rahmet ile Adalet Birbirine Zıt mıdır ❓


Hayır.


Tam tersine birbirini tamamlar.


Gerçek rahmet:


Mazlumu da dikkate alır.


Zulme uğrayan insan için adalet:


Bir çeşit rahmettir.


Örneğin bir toplumda suç işleyenlere hiçbir yaptırım uygulanmasa:


Bu suçlu için merhamet gibi görünebilir.


Ama mağdurlar açısından büyük bir zulüm doğurur.


Bu nedenle Allah’ın adaleti:


Rahmetinin karşıtı değil, rahmetinin bir başka yönüdür.




9️⃣ Ayette Neden Özellikle “Zalimler” Deniliyor ❓


Ayet:


Sadece:


“İnkâr edenler”


demek yerine özellikle:


“Zalimler”


ifadesini kullanır.


Zulüm:


Bir şeyi olması gereken yerden çıkarmak,


haksızlık etmek,


hakkı çiğnemek


anlamlarını taşır.


İnsan:


Başkasına zulmedebilir.


Kendisine zulmedebilir.


Allah’ın hakkını inkâr ederek daha büyük bir zulüm içine girebilir.


Bu nedenle “zalim” kelimesi:


Hem inanç hem de ahlak boyutu olan geniş bir kavramdır.




🔟 İnsan Kendisine Nasıl Zulmedebilir ❓


İlk bakışta garip gelebilir.


İnsan neden kendisine zulmetsin?


Ama Kur’an perspektifinde insan:


Günahla,


kibirle,


inkârla,


bağımlılıklarla,


ahlaki yozlaşmayla


kendi ruhuna zarar verebilir.


Kısa vadede haz aldığı bir davranış:


Uzun vadede onu yıkabilir.


Bu yüzden günah bazen yalnızca:


“Allah’ın emrine karşı gelmek”


değildir.


Aynı zamanda:


İnsanın kendi yaratılışına zarar vermesidir.




1️⃣1️⃣ Zalim İçin Tevbe Kapısı Açık mıdır ❓


İnsan hayatta olduğu sürece samimi tevbe kapısı açıktır.


Bu çok önemlidir.


Ayet:


Zulüm yapan herkes hiçbir şartta bağışlanamaz


demiyor.


Zulümde ısrar ederek ve tevbesiz biçimde Allah’ın huzuruna çıkanların karşılaşacağı ciddi sonuçtan söz ediyor.


İnsan geçmişinde çok büyük yanlışlar yapmış olabilir.


Ama samimi biçimde:


Pişman olur,


zulmü bırakır,


Allah’a döner,


varsa insanların haklarını iade etmeye çalışırsa


tevbe kapısını çalabilir.


Allah’ın rahmeti:


Günahkârın dönüş ihtimalinden daha küçük değildir.




1️⃣2️⃣ Kul Hakkı Zulüm Konusunda Neden Bu Kadar Önemlidir ❓


Çünkü bazı günahlar yalnızca insan ile Allah arasındaki meseleler değildir.


Başkasının:


Parasını almak,


itibarını zedelemek,


hakkını gasp etmek,


emeğini çalmak,


ona iftira etmek


doğrudan başka insanlara zarar verir.


Böyle durumlarda tevbe:


Sadece:


“Allah’ım beni affet.”


demekle sınırlı düşünülmemelidir.


Mümkünse:


Hakkı iade etmek,


zararı gidermek,


helalleşmek


gibi sorumluluklar da gündeme gelir.


Çünkü:


Gerçek pişmanlık, zulmü düzeltmeye çalışır.




1️⃣3️⃣ “Elem Verici Azap” Neden Bu Kadar Sert Bir İfade ❓


Ayette:


“Azâben elîmâ”


yani:


“Acı verici bir azap”


buyrulur.


Kur’an cenneti anlatırken nasıl:


Güzelliği,


ferahlığı,


huzuru


açıkça gösteriyorsa,


zulmün sonucunu da gizlemez.


Bu sertlik:


İnsanı sebepsiz korkutmak için değildir.


Zulmün ciddi olduğunu anlatmak içindir.


Eğer kötülüğün sonucu önemsiz gösterilseydi ahlaki sorumluluk da hafife alınabilirdi.


Kur’an insana:


“Yaptığın şeylerin gerçek sonuçları vardır.”


der.




1️⃣4️⃣ Allah Neden Herkesi Doğrudan Rahmetine Almıyor ❓


Bu soru insan iradesiyle doğrudan bağlantılıdır.


Eğer bütün insanlar:


Tercihlerinden bağımsız,


zulümlerinden bağımsız,


tevbelerinden bağımsız


aynı sonuçla karşılaşsaydı imtihanın anlamı ciddi biçimde ortadan kalkardı.


Allah insana:


İrade,


akıl,


vahiy


ve yol gösterme


vermiştir.


Sonra insanın bu çağrı karşısındaki tavrı önem kazanır.


Rahmet kapısı açıktır.


Ama insan:


O kapıya sırtını dönme iradesine de sahiptir.




1️⃣5️⃣ Allah’ın Rahmetini Umut Etmek Günahı Hafife Almaya Yol Açar mı ❓


Doğru anlaşıldığında hayır.


İki uç vardır.


Birinci uç:


“Ben çok günahkârım, Allah beni asla affetmez.”


Bu umutsuzluktur.


İkinci uç:


“Allah nasıl olsa affeder, istediğimi yaparım.”


Bu da sorumsuzluktur.


Kur’an ikisini de dengeler.


Rahmet:


Tevbeye ümit verir.


Adalet:


Günaha karşı ciddiyet verir.


Mümin:


Ne Allah’ın rahmetinden ümidini keser,


ne de rahmeti günah için mazeret yapar.




1️⃣6️⃣ Bu Son Ayet Surenin Başlangıcıyla Nasıl Bir Bağ Kuruyor ❓


İnsan Suresi’nin ilk ayetlerinde insana yol gösterilmişti:


“Biz ona yolu gösterdik; ister şükredici olur, ister nankör.”


Son ayette ise bu tercihin iki büyük sonucu karşımıza çıkar:


Rahmet.


Ve:


Azap.


Bu olağanüstü bir bütünlüktür.


Başta:


Seçim.


Sonda:


Sonuç.


Arada ise:


İnsanın nasıl yaşaması gerektiği anlatılmıştır.


Sure adeta insan hayatının tamamını özetler:


Yaratılış → imtihan → tercih → amel → sonuç.




1️⃣7️⃣ İnsan Suresi Bize Nasıl Bir İnsan Modeli Sunuyor ❓


Surenin ideal insanı yalnızca ibadet eden biri değildir.


O:


Sözünü tutar.


Ahireti ciddiye alır.


Yoksulu doyurur.


Yetimi gözetir.


Esire bile merhamet eder.


İyiliği karşılık beklemeden yapar.


Sabreder.


Allah’ı zikreder.


Gece secde eder.


Dünya hayatının geçiciliğini bilir.


İradesini Rabbine yöneltir.


Ve bütün bunları:


Allah’ın rahmetini umarak yapar.


Bu, ibadet ile ahlakın birleştiği çok güçlü bir insan modelidir.




1️⃣8️⃣ Ayetin En Derin Mesajı Nedir ❓


Belki ayetin en derin mesajı şudur:


Son söz ne insanın günahına ne de insanın amel gururuna aittir; son söz Allah’ın rahmeti ve adaletine aittir.


Kul:


“Ben çok iyiyim, kesin kurtuldum.”


diyemez.


Ama:


“Benim için artık hiçbir umut yok.”


da diyemez.


Doğru duruş:


İyilik yapmak.


Zulümden kaçınmak.


Hata edince tevbe etmek.


Allah’ın rahmetini ummak.


Ve O’nun adaletini ciddiye almaktır.


İşte insanı hem:


Ümitsizlikten


hem de:


ahlaki gevşeklikten


koruyan denge budur.




1️⃣9️⃣ Son Söz ❓


İnsan Suresi 31 ayetlik büyük insanlık yolculuğunu şu iki kelimeyle tamamlar:


Rahmet.


Adalet.



Sure insanın bir zamanlar:


“Anılan bir şey bile olmadığını”


hatırlatarak başlamıştı.


Sonra insan yaratıldı.


İmtihan edildi.


Ona yol gösterildi.


Özgür iradesinin sınırları anlatıldı.


İyiler ile kötüler arasındaki fark gösterildi.


Cennet ayrıntılarıyla tasvir edildi.


Dünyaya aşırı bağlanmak eleştirildi.


Ve sonunda insan Allah’ın huzuruna getirildi.


Son hüküm şudur:


Allah dilediğini rahmetine dahil eder.


Fakat:


Zulüm karşılıksız kalmaz.


Bu son ayet bize korkudan daha fazlasını verir.


Sorumluluk verir.


Ümit verir.


Denge verir.


İnsan ne kadar hata yapmış olursa olsun:


Rahmete yönelme kapısını küçümsememelidir.


Ama ne kadar dindar görünürse görünsün:


Zulmü de hafife almamalıdır.


Çünkü bazen insan çok ibadet ederken başka insanların hakkını yiyebilir.


Kur’an ise cennetin kapısını yalnızca sözlere değil:


İmana, ihlasa, merhamete, sabra ve adalete bağlayan büyük bir ahlak dünyası kurar.


Ve İnsan Suresi’nin bütünü düşünüldüğünde belki de şu cümleyle özetlenebilir:


İnsan yaratılmıştır, özgür bırakılmamıştır; yol gösterilmiştir, zorlanmamıştır; yaptıkları unutulmamıştır ve sonunda Allah’ın rahmeti ile adaleti önünde duracaktır.


Asıl mesele:


O güne hangi kalple varacağımızdır.


“Allah’ın rahmetini bilmek kula umut, adaletini bilmek ise sorumluluk verir. İman bu ikisi arasında yürümektir: Günahına bakıp ümitsiz olmamak, rahmete bakıp da zulmü küçümsememek.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt