📖 İnsan Suresi 22. Ayette “İşte Bu Sizin Ödülünüzdür ve Çabanız Karşılık Bulmuştur” Buyrulması Allah’ın Kullarının Emeğini Takdir Etmesi Hakkında

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,029
2,724,946
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 İnsan Suresi 22. Ayette “İşte Bu Sizin Ödülünüzdür ve Çabanız Karşılık Bulmuştur” Buyrulması Allah’ın Kullarının Emeğini Takdir Etmesi Hakkında Ne Anlatır ❓


“İnsan bazen yaptığı iyiliğin dünyada görülmediğini sanır; fakat Allah’ın terazisinde samimi hiçbir emek kaybolmaz. En büyük ödüllerden biri de kulun sonunda ‘Çaban boşa gitmedi’ sözünü duymasıdır.”
Ersan Karavelioğlu

İnsan Suresi’nin önceki ayetlerinde cennet ehlinin karşılaşacağı nimetler ayrıntılı biçimde anlatılmıştı.


Yeşil ipekler…


Gümüş bilezikler…


Tertemiz içecekler…


Ve bütün bunların üzerinde Rabbin özel ikramı…


  1. ayette ise bütün bu nimetlerin ardından çok güçlü bir açıklama gelir:

“İşte bu sizin ödülünüzdür. Çabanız da karşılık bulmuştur.”


İnsan Suresi, 22. Ayet



Bu ayet cennet tasvirlerinin adeta anlam cümlesidir.


Çünkü burada Allah kuluna sadece nimet vermiyor.


Aynı zamanda ona:


“Yaptıkların görüldü.”


“Çaban unutulmadı.”


“Sabrın boşa gitmedi.”



mesajını veriyor.


Peki Allah’ın kulun çabasını “takdir etmesi” ne demektir?


İnsan ameliyle mi cenneti kazanır, yoksa Allah’ın rahmetiyle mi?


“Sa‘y” yani çaba kavramı neden bu kadar önemlidir?


Ve neden sonuçtan çok çabanın kendisi öne çıkarılmıştır?




1️⃣ İnsan Suresi 22. Ayet Ne Söylüyor ❓


Ayet şöyledir:


إِنَّ هَذَا كَانَ لَكُمْ جَزَاءً وَكَانَ سَعْيُكُم مَّشْكُورًا


Yaklaşık anlamıyla:


“Şüphesiz bu, sizin için bir karşılıktır; çabanız da şükre değer bulunmuştur.”


Ayet iki büyük mesaj içerir:


Ödül vardır.


Ve:


Emek görülmüştür.


Bu, insanın ahlaki hayatı açısından son derece güçlü bir ilkedir.


Çünkü insan bazen:


“Yaptığımın ne anlamı var?”


diye düşünebilir.


Ayet ise:


“Allah katında anlamı vardır.”


der.




2️⃣ “Bu Sizin Ödülünüzdür” Ne Demektir ❓


Ayette:


“İnne hâzâ kâne leküm cezâen”


buyrulur.


Yani:


“İşte bu sizin karşılığınızdır.”


Buradaki “ceza” kelimesi Türkçedeki yalnızca olumsuz “ceza” anlamında değildir.


Karşılık,


mükâfat,


sonuç


anlamını taşır.


Dolayısıyla cennette verilen nimetler:


Kulun dünyadaki iman, sabır, ihlas ve iyiliğinin Allah’ın rahmetiyle karşılık bulmasıdır.




3️⃣ Allah’ın Ödülü Neden Bu Kadar Büyük ❓


Çünkü Allah’ın ikramı insanın amelinin matematiksel karşılığı gibi düşünülmemelidir.


İnsan:


Sınırlı ömür yaşar.


Sınırlı ibadet eder.


Sınırlı iyilik yapar.


Ama Allah ona:


Ebedî cennet


vaat eder.


Demek ki burada yalnızca adalet değil:


Rahmet ve cömertlik de vardır.


Kul birkaç on yıl sabreder.


Allah ona sonsuz huzur verir.


Bu, ilahî keremin büyüklüğünü gösterir.




4️⃣ “Sa‘y” Yani Çaba Ne Demektir ❓


Ayette geçen:


“Sa‘y”


kelimesi:


Çalışmak,


gayret etmek,


bir hedefe yönelmek,


emek vermek


anlamlarını taşır.


Burada çok önemli bir incelik vardır.


Ayet:


“Sonucunuz takdir edildi.”


demiyor.


“Çabanız takdir edildi.”


diyor.


Bu, insan için son derece teselli edicidir.


Çünkü her zaman istediğimiz sonucu elde edemeyebiliriz.


Ama samimi çaba Allah katında kaybolmaz.




5️⃣ Sonuç Olmasa da Çaba Değerli midir ❓


Evet.


İnsan elinden geleni yapar ama sonuç her zaman onun kontrolünde değildir.


Bir anne çocuğunu güzel yetiştirmeye çalışabilir.


Bir öğretmen öğrencisine emek verebilir.


Bir insan bir yakınına doğruyu anlatabilir.


Bir Müslüman kötü bir alışkanlığı bırakmak için mücadele edebilir.


Sonuç her zaman istediği gibi olmayabilir.


Ama Allah:


Niyeti, gayreti ve mücadeleyi bilir.


Bu nedenle mümin yalnız sonuçla değil:


Samimi çabayla da sorumludur.




6️⃣ “Çabanız Şükre Değer Bulundu” Ne Anlama Gelir ❓


Ayette:


“Ve kâne sa‘yukum meşkûrâ”


buyrulur.


“Meşkûr”:


Takdir edilmiş,


değer verilmiş,


karşılık bulmuş


anlamlarına gelir.


Burada son derece etkileyici bir ifade vardır.


Normalde kul Allah’a şükreder.


Ama burada Allah kulun çabasını takdir eder.


Elbette Allah’ın şükrü insanın şükrü gibi değildir.


Buradaki anlam:


Allah’ın kulun amelini kabul edip ona karşılık vermesidir.




7️⃣ Allah’ın Kulun Emeğini Takdir Etmesi Neden Bu Kadar Büyük Bir Onurdur ❓


Çünkü insan dünyada çoğu zaman anlaşılmamaktan yorulur.


Bir şey yapar.


Kimse görmez.


Fedakârlık eder.


Kimse bilmez.


Sabreder.


Kimse fark etmez.


Bazen en yakınları bile insanın ne kadar zorlandığını anlamaz.


Ama ayet bize şunu söyler:


Allah görür.


Belki kulun en büyük tesellilerinden biri budur.


Görülmeyen emek, Allah katında görünmez değildir.




8️⃣ Bu Ayet İhlasla Nasıl Bağlantılıdır ❓


Surenin 9. ayetinde ebrâr:


“Sizden ne karşılık ne teşekkür istiyoruz.”


demişlerdi.


Şimdi çok güzel bir karşılık ortaya çıkar.


Onlar insanlardan teşekkür istemediler.


Allah ise onların çabasını:


“Meşkûr”


yani takdir edilmiş olarak nitelendiriyor.


Bu muazzam bir bağdır.


İnsanların teşekkürünü istemeyenler:


Allah’ın takdirine ulaşırlar.


İhlasın ödülü tam da burada görünür.




9️⃣ İnsanlardan Takdir Beklemek Neden Yorucudur ❓


Çünkü insanların değerlendirmesi değişkendir.


Bugün överler.


Yarın unuturlar.


Bugün teşekkür ederler.


Yarın eleştirebilirler.


Eğer insan bütün motivasyonunu insanların takdirine bağlarsa:


Ruh hâli de insanların eline geçer.


İhlas ise şöyle der:


“Ben elimden geleni Allah için yaparım.”


Bu, insanı çok büyük bir iç bağımlılıktan kurtarır.




🔟 Allah’ın Takdiri İnsan Takdirinden Nasıl Farklıdır ❓


İnsan yalnızca dışarıdan gördüğünü bilir.


Allah ise:


Niyeti bilir.


Zorluğu bilir.


İmkânı bilir.


Fedakârlığı bilir.


İç mücadeleyi bilir.


Aynı davranışı iki kişi yapabilir.


Ama biri için çok kolay, diğeri için çok zor olabilir.


İnsanlar ikisini eşit görebilir.


Allah ise:


Her kulun gerçek mücadelesini bilir.


Bu nedenle ilahî değerlendirme kusursuz adalettir.




1️⃣1️⃣ Bu Ayet Mükemmeliyetçilik Yaşayan İnsana Ne Söyler ❓


Çok önemli bir şey söyler:


Allah senden her zaman kusursuz sonuç değil, samimi gayret ister.


İnsan bazen:


“Tam yapamayacaksam hiç yapmayayım.”


diye düşünebilir.


Bu tehlikeli bir tuzaktır.


Çünkü küçük ama devamlı çaba:


Hiç başlamamaktan daha değerlidir.


Allah insanın:


Düştüğünü,


yeniden kalktığını,


zorlandığını,


tekrar denediğini


bilir.


Sa‘y — çaba tam da bunu ifade eder.




1️⃣2️⃣ Günahla Mücadelede Çaba da Değerli midir ❓


Evet.


Bir insan bir günahı bırakmak isteyebilir.


Başarır.


Sonra düşebilir.


Pişman olur.


Tekrar döner.


Bu mücadele devam edebilir.


Burada önemli olan:


Günahı meşrulaştırmamak ve mücadeleden vazgeçmemektir.


Şeytanın en büyük tuzaklarından biri:


“Nasıl olsa yine düştün, artık deneme.”


düşüncesidir.


Oysa kulun görevi:


Tekrar Allah’a yönelmektir.




1️⃣3️⃣ Allah Ameli mi, Niyeti mi Değerlendirir ❓


İkisi de önemlidir.


Sadece iyi niyet yeterli değildir.


İnsan mümkün olduğunca davranışa geçmelidir.


Ama davranış da niyetten kopuk değildir.


Kur’an’ın ahlakında:


İyi niyet + doğru amel + samimi çaba


bir bütün oluşturur.


İnsan çok şey yapabilir ama niyeti bozuk olabilir.


Başka biri az yapabilir ama imkânı da azdır ve niyeti samimidir.


Allah bütün bunları birlikte bilir.




1️⃣4️⃣ Cennet Sadece Amelin Ücreti midir ❓


Hayır.


İslam’ın genel anlayışında cennet:


Allah’ın rahmetiyle kazanılır.


İnsan ameliyle o rahmete yönelir.


Yani şöyle düşünmek daha doğrudur:


Amel:


Sebep ve kulluk göstergesidir.


Cennet:


Allah’ın rahmet ve ikramıdır.


İnsan:


“Ben şu kadar ibadet yaptım, Allah bana şu kadar borçlu.”


diyemez.


Kul Allah’a borç vermez.


Tam tersine:


Amel edebilme gücünü bile Allah’tan alır.




1️⃣5️⃣ Bu Ayet Sabrın Karşılığını Nasıl Tamamlıyor ❓


  1. ayette:

“Sabretmeleri sebebiyle onları cennet ve ipekle ödüllendirdi.”


buyrulmuştu.


  1. ayette ise bütün bu karşılıkların ardından:

“Çabanız takdir edildi.”


denilir.


Bu çok güçlü bir kapanıştır.


Yani Allah yalnızca:


Sonuca bakmıyor.


Sabrın içine,


fedakârlığın içine,


gizli iyiliğin içine,


nefse karşı verilen mücadelenin içine


de bakıyor.


Ve kuluna:


“Bütün bunlar görüldü.”


diyor.




1️⃣6️⃣ Bu Ayet Günlük Hayatımızda Nasıl Bir Güç Verebilir ❓


İnsan bazen çok yorulur.


Bir iyiliği sürdürüyor olabilir.


Bir hastaya bakıyor olabilir.


Ailesi için mücadele ediyor olabilir.


Helal kazanç için zor şartlarda çalışıyor olabilir.


Bir ibadeti düzenli sürdürmeye çabalıyor olabilir.


Ve sonuç hemen görünmüyor olabilir.


Bu ayet şunu hatırlatır:


“Allah katında gayret boşa gitmez.”


Bu, insanı devam ettiren büyük bir motivasyon olabilir.




1️⃣7️⃣ Çabanın Kabul Edildiğini Dünyada Anlayabilir miyiz ❓


Kesin bir şekilde bilemeyiz.


İnsan yaptığı amelin kabul edildiğini Allah adına kesin olarak iddia etmemelidir.


Ama güzel işaretler olabilir.


İyiliğe devam etme isteği.


Kibir yerine tevazu.


Günah sonrası pişmanlık.


Allah’a yakınlık hissinin artması.


İnsanlara karşı merhametin çoğalması.


Bunlar güzel umut sebepleri olabilir.


Fakat mümin:


Ameline güvenmez; Allah’ın kabulünü umut eder.




1️⃣8️⃣ Ayetin En Derin Mesajı Nedir ❓


Belki de ayetin en derin mesajı şudur:


Allah yalnızca insanın vardığı yere değil, yürüdüğü yola da değer verir.


Bazen insan hedefe ulaşamadan ölür.


Ama doğru yönde yürüyordur.


Bazen bir sorunu tamamen çözememiştir.


Ama samimi biçimde çabalamıştır.


Bazen çok büyük işler yapmamıştır.


Ama küçük iyilikleri sadakatle sürdürmüştür.


Allah:


İnsanın bütün yolculuğunu bilir.


Bu yüzden “sa‘yukum meşkûrâ” ifadesi olağanüstü bir tesellidir.




1️⃣9️⃣ Son Söz ❓


İnsan Suresi’nin 22. ayeti, uzun cennet tasvirlerinin sonunda kulun kalbine doğrudan hitap eden çok güçlü bir cümle bırakır:


“Bu sizin ödülünüzdür.”


Ve ardından:


“Çabanız takdir edilmiştir.”


Belki insanın ahirette duyabileceği en güzel sözlerden biri budur.


Dünyada kimsenin görmediği:


Sabır…


Gözyaşı…


Fedakârlık…


İhlas…


Günahla mücadele…


Gizli iyilik…


Allah katında kaybolmamıştır.


İnsan bazen başarısını sonucuyla ölçer.


Kur’an ise bize başka bir ölçü öğretir:


Samimi çaba.


Çünkü sonuç her zaman bizim elimizde değildir.


Ama niyetimiz,


gayretimiz,


istikametimiz


ve sebatımız büyük ölçüde bizim sorumluluk alanımızdadır.


Ve belki ayetin insana verdiği en büyük huzur şudur:


Allah için harcanmış hiçbir samimi emek gerçekten boşa gitmez.


İnsanlar unutabilir.


Tarih yazmayabilir.


Kimse teşekkür etmeyebilir.


Ama Allah:


“Çabanız takdir edildi.”


diyorsa, bundan daha büyük bir takdir yoktur.


“İnsan dünyada herkes tarafından unutulabilir; fakat Allah için verilen bir emeğin unutulması mümkün değildir. Kulun gerçek başarısı, sonunda insanların alkışını değil, Rabbinin ‘Çaban kabul edildi’ hitabını duyabilmesidir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt