📖 Gâşiye Suresi 7. Ayette “O Yiyecek Ne Besler Ne De Açlığı Giderir” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Gerçek Doyum, Fayda, Açlık, Tüketim, Manevi Tatmin

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,378
2,724,954
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Gâşiye Suresi 7. Ayette “O Yiyecek Ne Besler Ne De Açlığı Giderir” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Gerçek Doyum, Fayda, Açlık, Tüketim, Manevi Tatminsizlik Ve İnsanın Sahip Olduğu Hâlde Neden Doyamadığı Açısından Nasıl Anlaşılmalıdır ❓


“Gâşiye Suresi burada çok çarpıcı bir ölçü verir: Bir şeyin önümüzde bulunması, onun gerçekten faydalı olduğu anlamına gelmez. Darî‘ vardır; fakat ne besler ne de açlığı giderir. Böylece insan yalnız ‘Neye sahibim?’ diye değil, ‘Sahip olduğum şey beni gerçekten doyuruyor mu?’ diye de düşünmeye çağrılır.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ 🍽️ Gâşiye Suresi 7. Ayette Ne Buyrulur ❓


Gâşiye Suresinin yedinci ayetinde anlam olarak:


“O, ne besler ne de açlığı giderir.”


buyrulur.


Arapça ifade:


“Lâ yusminu ve lâ yuğnî min cû‘.”


şeklindedir.


Bu ayet:


bir önceki ayette geçen:


darî‘


isimli yiyeceğin:


niteliğini açıklar.


Yani:


orada yiyecek vardır.


Fakat:


iki temel işlevi:


yoktur.


Beslemez.


Ve:


açlığı gidermez.


Bu:


yiyecek kavramının:


neredeyse tamamen:


boşaltılmasıdır.


2️⃣ 📜 “Lâ Yusminu” Ne Anlama Gelir ❓


“Lâ yusminu”:


beslemez,


bedene güç kazandırmaz,


semirtmez,


yarar sağlamaz


anlam alanına sahiptir.


Buradaki vurgu:


yiyeceğin:


bedeni destekleyen:


normal işlevinin:


olmamasıdır.


İnsan:


yemek yerken:


yalnız ağzına bir şey koymaz.


Bedeninin:


ihtiyacını:


karşılar.


Ama:


darî‘:


bu ihtiyaca:


cevap vermez.


3️⃣ 😓 “Lâ Yuğnî Min Cû‘” Ne Demektir ❓


Bu ifade:


“Açlığa karşı hiçbir fayda sağlamaz.”


veya:


“Açlığı gidermez.”


anlamına gelir.


Yani:


insan:


onu tüketir.


Ama:


açlık:


devam eder.


Bu:


çok ağır bir:


mahrumiyet tablosudur.


Çünkü:


normalde yemek:


açlıkla:


yiyecek arasındaki:


dengeyi kurar.


Burada ise:


ihtiyaç sürer, çözüm görünür ama çözmez.


4️⃣ ⚖️ Ayet Neden Aynı Şeyi İki Farklı İfadeyle Söylüyor Gibi Görünür ❓


Çünkü:


iki ayrı boyut:


vurgulanıyor olabilir.


Birincisi:


yiyeceğin:


besleyici değerinin:


olmaması.


İkincisi:


açlık hissini:


bile gidermemesi.


Yani:


ne uzun vadeli:


bedensel fayda:


sağlar,


ne de:


kısa vadeli:


rahatlama.


Bu şekilde:


tam bir faydasızlık


anlatılır.


5️⃣ 🌵 Darî‘ Neden “Yiyecek” Olduğu Hâlde Yiyecek İşlevi Görmez ❓


Çünkü:


Kur’an burada:


cehennem azabını:


normal dünya düzeninin:


tersine dönmesi üzerinden:


anlatır.


Dünyada:


su:


susuzluğu giderir.


Yiyecek:


açlığı giderir.


Ahiret azabında ise:


su:


yakıcıdır.


Yiyecek:


beslemez.


Bu:


insana:


şunu gösterir:


Bir şeyin adı aynı kalabilir; fakat niteliği tamamen değişebilir.


6️⃣ 🧠 İnsan Neden “Sahip Olmak” İle “Doymak” Arasındaki Farkı Karıştırır ❓


Çünkü:


insan zihni:


çoğu zaman:


eksikliği:


bir nesneyle:


tamamlamaya çalışır.


“Bunu alırsam rahatlarım.”


“Şuna sahip olursam mutlu olurum.”


“Bu makama gelirsem tamamlanırım.”



Ama:


elde edilen şey:


beklenen içsel sonucu:


vermeyebilir.


Çünkü:


ihtiyaç:


yanlış tanımlanmış olabilir.


İnsan:


yalnız bir nesne değil,


anlam arıyor olabilir.


7️⃣ 💰 Zenginlik İnsanın Bütün Açlıklarını Giderir mi ❓


Hayır.


Para:


çok önemli ihtiyaçları:


karşılayabilir.


Güvenlik.


Barınma.


Sağlık hizmeti.


Eğitim.


Konfor.


Ama:


para:


her ihtiyacın:


doğrudan karşılığı:


değildir.


Sevgi:


satın alınamaz.


Gerçek güven:


zorla üretilemez.


Anlam:


yalnız mülkiyetle:


oluşmaz.


Bu yüzden:


maddi bolluk ile:


varoluşsal doyum


aynı şey değildir.


8️⃣ 🛍️ Tüketim Neden Bazen Açlığı Daha da Büyütebilir ❓


Çünkü:


tüketim:


geçici tatmin:


sağlayabilir.


Yeni bir şey alınır.


Heyecan:


oluşur.


Bir süre sonra:


normalleşir.


Sonra:


yeni bir arzu:


doğar.


Bu döngü:


sürekli:


tekrar ederse:


insan:


doyuma değil, sürekli yeni ihtiyaca


alışabilir.


Ayet:


doğrudan modern tüketim kültürünü:


anlatmaz.


Ama:


“var olup da doyurmayan şey”


fikri:


bu konuda:


çok güçlü bir:


ahlaki benzetme sunar.


9️⃣ 📱 Dijital Tüketim De İnsan İçin “Doyurmayan Yiyecek” Gibi Olabilir mi ❓


Benzetme düzeyinde:


evet.


İnsan:


saatlerce:


içerik tüketebilir.


Videolar.


Haberler.


Gönderiler.


Yorumlar.


Ama:


sonunda:


daha bilgili,


daha huzurlu


veya daha anlamlı:


hissetmeyebilir.


Hatta:


zihni:


daha da dağılabilir.


Bu:


ayetin doğrudan teknoloji yorumu değildir.


Ama:


çok tüketmenin her zaman çok beslenmek olmadığını


güçlü biçimde:


hatırlatır.


🔟 🧭 “Beni Gerçekten Ne Besliyor?” Sorusu Neden Önemlidir ❓


Çünkü:


insan:


yalnız bedeniyle:


yaşamaz.


Zihni:


beslenir.


Duyguları:


beslenir.


Karakteri:


beslenir.


Bir insan:


hangi fikirleri:


sürekli dinliyor?


Hangi insanlarla:


vakit geçiriyor?


Neye:


hayranlık duyuyor?


Neyi:


tekrar tekrar:


izliyor?


Bütün bunlar:


onun:


iç dünyasının gıdası


hâline gelebilir.


1️⃣1️⃣ ❤️ Sevgi Neden İnsan İçin Bir Tür Manevi Beslenme Sayılabilir ❓


Çünkü:


insan:


ilişkisel bir varlıktır.


Güvenli bağlar,


samimiyet,


aidiyet


ve değer görme:


psikolojik yaşam üzerinde:


çok güçlü etkilere sahiptir.


Bir insan:


maddi olarak:


çok şeye sahip olabilir.


Ama:


hiç kimseye:


güvenemiyorsa:


derin bir:


yalnızlık yaşayabilir.


Bu nedenle:


tokluk yalnız mideyle ölçülmez.


1️⃣2️⃣ 📚 Bilgi Çokluğu İnsanı Mutlaka Hikmetli Yapar mı ❓


Hayır.


İnsan:


çok şey:


bilebilir.


Ama:


bilgiyi:


nasıl kullanacağını:


bilmeyebilir.


Bilgi:


kibri de:


artırabilir.


Hikmet ise:


bilgiyi:


yerinde,


ölçülü


ve ahlaki biçimde:


kullanabilmeyi:


gerektirir.


Bu açıdan:


çok bilgi:


tek başına:


ruhu besleyen bilgi


demek değildir.


1️⃣3️⃣ 🕌 Dini Bilgi De İnsanı Her Zaman Dönüştürür mü ❓


Hayır.


Bir insan:


çok ayet,


çok hadis,


çok fıkıh bilgisi:


öğrenebilir.


Ama:


bu bilgi:


karakterine:


yansımayabilir.


Daha kibirli.


Daha sert.


Daha yargılayıcı:


olabilir.


Bu durumda:


bilgi vardır.


Ama:


hikmet ve dönüşüm:


eksik olabilir.


İşte:


“beslemeyen yiyecek”


fikri:


dini bilgi için bile:


ahlaki bir uyarı:


oluşturabilir.


1️⃣4️⃣ 🪞 İnsan Neden Doymadığını Kabul Etmekte Zorlanır ❓


Çünkü:


çok emek verdiği hayat biçiminin:


eksik olduğunu:


kabul etmek:


zor olabilir.


Bir insan:


yıllarca:


zenginlik peşinde koşmuşsa:


paranın:


onu tamamlamadığını:


kabul etmek:


acı verebilir.


Şöhret aramışsa:


görünürlüğün:


yalnızlığı çözmediğini:


fark etmek:


zor olabilir.


Bu nedenle:


bazen:


insan:


doymadığını kabul etmek yerine:


daha fazlasını tüketir.


1️⃣5️⃣ ⚠️ Her Tatminsizlik Manevi Eksiklik midir ❓


Hayır.


Tatminsizlik:


çok farklı sebeplerden:


kaynaklanabilir.


Ekonomik zorluk.


Yalnızlık.


Hastalık.


Travma.


Sosyal sorunlar.


Psikolojik rahatsızlıklar.


Bu nedenle:


her huzursuzluğu:


“maneviyatın az”


diye açıklamak:


yanlış ve indirgemeci:


olabilir.


Ahlaki ve manevi boyut:


önemlidir.


Ama:


insanın gerçek hayat şartları da:


ciddiye alınmalıdır.


1️⃣6️⃣ 🌿 Kanaat Doyumla Nasıl İlişkilidir ❓


Kanaat:


hiçbir şey istememek:


değildir.


Çalışmamak:


değildir.


Gelişmemek:


değildir.


Kanaat:


sahip olduğunun:


değerini görebilmek


ve:


isteğin:


sonsuz bir efendiye:


dönüşmesine izin vermemektir.


İnsan:


daha iyisini:


arayabilir.


Ama:


hayatını yalnız bir sonraki şeye bağlamadan


yaşayabilir.


1️⃣7️⃣ 🤲 Şükür İnsanın Açlığını Nasıl Dönüştürebilir ❓


Şükür:


yok olana:


değil,


var olana da:


bakmayı öğretir.


Bu:


insanın:


hedeflerini:


bırakması anlamına:


gelmez.


Ama:


sürekli:


“Eksik olan ne?”


sorusunun yanında:


“Zaten verilmiş olan ne?”


sorusunu da:


sordurur.


Bu:


doyumun:


önemli kaynaklarından:


biridir.


1️⃣8️⃣ 🔗 Gâşiye Suresi 5, 6 Ve 7. Ayetler Birlikte Nasıl Okunmalıdır ❓


  1. ayet:

♨️ Kaynar bir pınardan içirilirler.


  1. ayet:

🌵 Darî‘den başka yiyecekleri yoktur.


  1. ayet:

🍽️ O yiyecek ne besler ne açlığı giderir.


Bu üç ayette:


çok güçlü bir:


mahrumiyet düzeni:


vardır.


Susuzluk:


giderilmez.


Açlık:


giderilmez.


Yiyecek:


fayda vermez.


İçecek:


ferahlatmaz.


Böylece:


cehennem:


yalnız acı veren şeylerin:


bulunduğu değil,


normalde rahatlatması gereken şeylerin de rahatlatmadığı


bir alan olarak:


tasvir edilir.


1️⃣9️⃣ ✨ Gâşiye Suresi 7. Ayetin En Derin Mesajı Nedir ❓


Gâşiye Suresinin yedinci ayeti:


“O, ne besler ne de açlığı giderir.”


der.


Bu:


yalnız:


cehennemdeki bir yiyeceğin:


fiziksel niteliğini:


anlatmaz.


Aynı zamanda:


insanın:


fayda kavramını:


sorgulatan:


çok güçlü bir:


ifadedir.


Çünkü:


bir şeyin:


var olması:


yeterli değildir.


İşe yarıyor mu?


İhtiyacı:


gerçekten karşılıyor mu?


İnsana:


hayır veriyor mu?


Bunlar:


daha önemli:


sorulardır.


Darî‘:


vardır.


Ama:


beslemez.


İnsan:


yer.


Ama:


açlığı:


bitmez.


Bu:


çok büyük bir:


varoluşsal boşluk:


görüntüsüdür.


Ve:


dünya hayatında:


insan:


benzer bir:


yanılgıya düşebilir.


Hayatını:


bir şeyle:


doldurabilir.


Ama:


doymayabilir.


Takvim:


dolu.


Ama:


hayat:


boş.


Ev:


dolu.


Ama:


kalp:


yalnız.


Banka hesabı:


dolu.


Ama:


güven:


yok.


Telefon:


bildirimlerle:


dolu.


Ama:


gerçek bağ:


yok.


Zihin:


bilgiyle:


dolu.


Ama:


hikmet:


yok.


İbadet:


çok.


Ama:


merhamet:


az.


İşte:


bu karşıtlık:


insanın:


şunu anlamasına:


yardımcı olabilir:


Doluluk ile doyum aynı değildir.


Bu:


çok önemli:


bir ayrımdır.


Modern insanın:


önünde:


belki tarihin:


en büyük seçenek bolluğu:


vardır.


Binlerce ürün.


Binlerce içerik.


Binlerce eğlence biçimi.


Her saniye:


yeni bir şey.


Ama:


seçeneğin artması:


mutluluğun:


otomatik olarak:


artması anlamına gelmez.


Çünkü:


insan:


yalnız uyaran:


istemiyor.


Anlam da:


istiyor.


Yalnız dikkat çekilmesini:


istemiyor.


Gerçekten görülmek:


istiyor.


Yalnız insanlarla:


bağlantılı olmak:


istemiyor.


Bağ kurmak:


istiyor.


Yalnız çok şeye:


sahip olmak:


istemiyor.


Hayatının:


neden değerli olduğunu:


bilmek:


istiyor.


Bazen:


yanlış şeyi:


doğru ihtiyaç için:


kullanırız.


Yalnızlığı:


alışverişle:


gidermeye çalışırız.


Kendimizi değersiz:


hissettiğimizde:


statü ararız.


İçimizdeki:


öfkeyi:


başkalarını aşağılayarak:


susturmaya çalışırız.


Anlamsızlığı:


sürekli eğlenceyle:


örtmeye çalışırız.


Ama:


ihtiyaç:


yerinde durur.


Çünkü:


yanlış gıda, doğru açlığı doyurmaz.


Bu cümle:


Gâşiye 7'nin:


ahlaki yansımasını:


çok güzel:


özetleyebilir.


İnsanın:


her açlığı:


aynı değildir.


Bedenin:


açlığı vardır.


Sevginin:


açlığı vardır.


Adaletin:


açlığı vardır.


Anlamın:


açlığı vardır.


Tanınıp kabul edilmenin:


açlığı vardır.


Manevi yönelişin:


açlığı vardır.


Bunların:


her birini:


tek bir şeyle:


doyurmaya çalışırsak:


başarısız olabiliriz.


Para:


ekonomik ihtiyacı:


çözebilir.


Ama:


vicdanın:


sorusunu:


cevaplamaz.


Şöhret:


görünürlük:


sağlayabilir.


Ama:


gerçek sevgiyi:


garanti etmez.


Bilgi:


cehaleti:


azaltabilir.


Ama:


karakteri:


otomatik olarak:


temizlemez.


Dinî ritüel:


çok değerli olabilir.


Ama:


ahlaki dönüşümden:


koparsa:


amaç:


eksik kalabilir.


Gâşiye 7:


bu nedenle:


insanın:


“Ne tüketiyorum?”


sorusundan:


daha derin bir:


soruya geçmesine:


yardımcı olabilir:


“Beni gerçekten ne besliyor?”


Bu:


beden için.


Zihin için.


Kalp için.


Karakter için.


Ve:


ruh için.


Fakat:


ayetin esas bağlamı:


unutulmamalıdır.


Bu:


öncelikle:


cehennem tasviridir.


Kur’an:


ahiretteki:


mahrumiyeti:


çok sert:


bir dille anlatır.


Bu modern yansımalar:


literal tefsirin:


yerine geçmez.


Onun:


ahlaki çağrışımlarıdır.


Ve belki Gâşiye Suresi 7. ayetin en derin mesajı şöyle ifade edilebilir:


Gerçek nimet yalnız önümüzde bulunan şey değil, ihtiyacımızı gerçekten karşılayan şeydir. Gâşiye’nin darî‘i yenir ama beslemez; vardır ama fayda vermez. İnsan da hayatını çok şeyle doldurabilir fakat yine de aç kalabilir. Bilgelik, yalnız daha fazlasını istemek değil, hangi açlığın hangi gıdayla doyacağını anlayabilmektir.


“İnsanın en büyük yanılgılarından biri, dolu olanı doymuş sanmaktır. Gâşiye ‘ne besler ne açlığı giderir’ diyerek bize faydanın biçimde değil sonuçta olduğunu hatırlatır. Hayatı dolduran her şey insanı beslemez; bazen gerçek zenginlik, daha fazlasına sahip olmak değil, gerçekten neye aç olduğunu anlayabilmektir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt