🧨 Friedrich Nietzsche'ye Göre Son İnsan Nedir ❓ Konfor, Küçülme, Nihilizm Ve Modern Ruhun Çöküşü Nasıl Açıklanır ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
49,216
2,711,512
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

🧨 Friedrich Nietzsche'ye Göre Son İnsan Nedir ❓ Konfor, Küçülme, Nihilizm Ve Modern Ruhun Çöküşü Nasıl Açıklanır ❓


"İnsan, kendi yükseklik çağrısını susturduğu anda rahat eder; fakat o rahatlık, ruhun mezarı olabilir."
— Ersan Karavelioğlu

Nietzsche'nin düşüncesinde "son insan", yalnızca tarihsel bir insan tipi değildir; modern çağın ruhsal yorgunluğunu, konfor bağımlılığını, riskten kaçışını, büyük ideallerden kopuşunu ve derin anlam arayışını kaybetmiş insanın sembolüdür.


O, acı çekmek istemez. Yükselmek istemez. Sarsılmak istemez. Kendi sınırlarını aşmak istemez. Sadece rahat, güvenli, risksiz, küçük ve uyuşuk bir hayat ister. İşte Nietzsche'nin korktuğu insan tipi tam da budur: büyük olmayı değil, sadece rahat kalmayı seçen insan.




1️⃣ Friedrich Nietzsche'nin Düşüncesinde "Son İnsan" Kavramı Ne Anlama Gelir ❓


Son insan, Nietzsche'nin özellikle Böyle Buyurdu Zerdüşt adlı eserinde ortaya koyduğu en çarpıcı insan tiplerinden biridir. Bu insan tipi, üstinsan idealinin tam karşısında yer alır.


Nietzsche'ye göre insan, yalnızca biyolojik bir varlık değildir. İnsan, kendini aşma imkânı taşıyan bir geçiş varlığıdır. Yani insan, olduğu haliyle tamamlanmış değildir; daha yüksek, daha güçlü, daha yaratıcı, daha derin bir varoluşa doğru dönüşme potansiyeli taşır.


Fakat son insan, bu dönüşüm çağrısını reddeder.


O şöyle der:


"Biz mutluluğu bulduk."


Ama Nietzsche'ye göre bu mutluluk, gerçek bir yücelik değil; küçülmüş arzuların, bastırılmış iradenin ve uyuşturulmuş ruhun konforudur.


Son insan için hayatın amacı artık hakikat, güç, yaratım, cesaret veya kendini aşma değildir. Onun amacı rahat etmek, huzursuz edilmemek, tehlikeden korunmak ve ortalama bir güvenlik içinde yaşamaktır.


Bu nedenle son insan, Nietzsche'nin gözünde insanlığın zirvesi değil, insanlığın çöküş ihtimalidir.




2️⃣ Son İnsan Neden Modern Ruhun Küçülmüş Biçimidir ❓


Nietzsche'nin son insanı, dışarıdan bakıldığında uygar, sakin, zararsız ve mutlu görünebilir. Fakat onun iç dünyasında büyük bir eksilme vardır.


Çünkü son insan artık:


Büyük idealler istemez.
Derin acılarla yüzleşmez.
Kendi varlığını aşmaya çalışmaz.
Tehlikeli hakikatleri aramaz.
Ruhunun karanlık mağaralarına inmez.
Yaratıcı yalnızlığı göze almaz.



O, yüksekliği değil düzlüğü, derinliği değil yüzeyi, dönüşümü değil konforu seçer.


Nietzsche açısından bu, yalnızca bireysel bir zayıflık değildir. Bu, kültürün, ahlakın, siyasetin, eğitimin ve modern yaşam tarzının ürettiği büyük bir ruhsal düzleşmedir.


Son insan, güçlü tutkularını budamıştır. Kendi içindeki fırtınadan korkar. Bu yüzden güvenli limanlarda yaşar ama okyanusu hiç tanımaz.




3️⃣ Son İnsan İle Üstinsan Arasındaki Temel Fark Nedir ❓


Nietzsche'nin düşüncesinde üstinsan, insanın kendini aşma idealidir. Son insan ise insanın kendini küçültme ihtimalidir.


KavramAnlamıRuhsal Yönü
ÜstinsanKendini aşan, değer yaratan, güçlü insanYaratıcı yükseliş
Son insanKonfora sığınan, riskten kaçan, küçük insanRuhsal küçülme
ÜstinsanHayata "evet" derCesaret
Son insanHayatı uyuştururGüvenlik tutkusu
ÜstinsanAcıyı dönüştürürDerinlik
Son insanAcıdan kaçarYüzeysellik
ÜstinsanKendi değerlerini yaratırÖzgürlük
Son insanHazır değerlerle yetinirSürüleşme

Buradaki fark, yalnızca karakter farkı değildir. Bu fark, insanın varoluşa verdiği cevap farkıdır.


Üstinsan, hayatın ağırlığını taşır.
Son insan, hayatın ağırlığını hafifletmek ister.


Üstinsan, kendi ruhunun ateşinden korkmaz.
Son insan, ateşi söndürüp ılık bir oda ister.


Nietzsche'ye göre asıl tehlike de budur: İnsan, yükselme ihtimalinden vazgeçip huzurlu bir küçüklüğü erdem sanabilir.




4️⃣ Konfor Son İnsanı Nasıl Üretir ❓


Nietzsche açısından konfor, tek başına kötü değildir. Fakat konfor hayatın en büyük amacı haline geldiğinde, insan ruhunu zayıflatır.


Modern insan çoğu zaman şunu ister:


Daha az acı.
Daha az risk.
Daha az sorumluluk.
Daha az mücadele.
Daha az yalnızlık.
Daha az hakikat.



Bu isteklerin toplamı, dışarıdan bakıldığında makul görünebilir. Fakat Nietzsche'ye göre sürekli güvenlik arayışı, insanın içindeki yaratıcı gerilimi öldürür.


Çünkü insan çoğu zaman acıyla derinleşir, riskle olgunlaşır, mücadeleyle güçlenir, yalnızlıkla kendini duyar, hakikatle dönüşür.


Son insan ise bütün bu sarsıcı imkânlardan kaçar. Onun dünyasında en yüce değer artık rahatlıktır.


Ama sadece rahatlık isteyen insan, sonunda kendi ruhunu da rahatsız edici bulmaya başlar. Çünkü ruh, doğası gereği büyümek ister. Konfor ise onu küçük bir kafese kapatır.




5️⃣ Son İnsan Neden Nihilizmin Sessiz Çocuğudur ❓


Nietzsche'nin felsefesinde nihilizm, en temel anlamıyla yüksek değerlerin çökmesi, hayatın büyük anlamlarının inandırıcılığını yitirmesi ve insanın "neden yaşıyorum ❓" sorusuna güçlü bir cevap verememesidir.


Son insan, bu nihilizmin gürültülü değil, sessiz ve konforlu biçimidir.


O bağırmaz. İsyan etmez. Trajik görünmez. Hatta mutlu görünür. Fakat onun mutluluğu, anlam kaybının üzerini örten ince bir örtü gibidir.


Son insan şunu söylemez:


"Hayatın anlamı yok."


Bunun yerine şöyle yaşar:


"Anlam aramaya ne gerek var ❓ Rahatım ya."


İşte Nietzsche için daha büyük tehlike budur. Çünkü açık nihilizm, insanı sarsabilir. Fakat konforlu nihilizm, insanı uyutur.


Son insanın nihilizmi, karanlık bir uçurum gibi değil; yumuşak bir yastık gibi gelir. İnsan o yastığa başını koyar ve ruhunun büyük sorularını unutmaya başlar.




6️⃣ Son İnsan Neden "Küçük Mutluluklar" İle Yetinir ❓


Nietzsche, son insanı anlatırken onun küçük hazlara, küçük güvenliklere, küçük amaçlara sığındığını gösterir.


Son insanın mutluluğu büyüktür sanılır, fakat aslında küçüktür:


Biraz rahatlık.
Biraz eğlence.
Biraz sağlık.
Biraz güvenlik.
Biraz onay.
Biraz tüketim.
Biraz dikkat dağınıklığı.



Bunlar insan hayatında elbette yer alabilir. Fakat Nietzsche'nin eleştirdiği şey, bunların hayatın en yüksek amacı haline getirilmesidir.


Çünkü insan yalnızca küçük mutluluklarla yaşarsa, içindeki büyük çağrıyı duyamaz.


Son insan için "mutlu olmak", çoğu zaman sarsılmamak demektir. Oysa Nietzsche için gerçek yaşam, bazen sarsılmayı, kırılmayı, yeniden kurulmayı ve kendini aşmayı gerektirir.


Son insan, ruhun dağlarına tırmanmak yerine düz ovada piknik yapmayı seçer. Sorun piknik yapması değildir; sorun, dağların varlığını unutmasıdır.




7️⃣ Sürü Ahlakı Son İnsanı Nasıl Besler ❓


Nietzsche'nin en sert eleştirilerinden biri sürü ahlakı üzerinedir. Sürü ahlakı, bireyin kendi değerlerini yaratması yerine, kalabalığın güvenli değerlerine sığınmasıdır.


Son insan, sürü ahlakının ideal bireyidir. Çünkü o:


Farklı olmaktan korkar.
Ayrışmaktan çekinir.
Yalnız kalmak istemez.
Herkes gibi düşünmeyi güvenli bulur.
Ortalama olmayı huzur sanır.



Sürü ahlakında en büyük tehlike, insanın kendi sesini kaybetmesidir. İnsan artık ben ne istiyorum ❓ diye sormaz; herkes ne istiyor ❓ diye bakar.


Bu durumda birey, kendi ruhunun efendisi olmaktan çıkar. Toplumsal onayın hizmetkârı haline gelir.


Nietzsche'ye göre son insanın trajedisi buradadır: O kendini özgür sanır, fakat çoğu zaman kalabalığın onay mekanizması içinde programlanmış bir varlık gibi yaşar.




8️⃣ Son İnsan Neden Tehlikeden Korkar ❓


Nietzsche'nin insan anlayışında tehlike, yalnızca dışsal bir risk değildir. Tehlike, insanın kendi sınırlarıyla karşılaşmasıdır.


Tehlike bazen şudur:


Kendi hakikatini söylemek.
Yalnız kalmayı göze almak.
Sevilmeme ihtimaline rağmen doğru bildiğini yaşamak.
Kendi ruhunun derinliğine inmek.
Eski değerlerini yakıp yeni değerler yaratmak.



Son insan bu tür tehlikelerden kaçar. Çünkü onun en büyük arzusu sarsılmadan var olmaktır.


Fakat Nietzsche'ye göre insan, yalnızca güvenli alanlarda kalarak büyüyemez. Çünkü büyüme, çoğu zaman bilinmeyene doğru yürümeyi gerektirir.


Son insan, fırtınayı lanetler.
Güçlü insan ise fırtınadan kanat yapar.


Son insan, uçurumdan korkar.
Yaratıcı insan ise uçuruma bakarken kendi derinliğini tanır.


Bu yüzden Nietzsche için tehlikeden tamamen arındırılmış bir hayat, canlılığını kaybetmiş bir hayattır.




9️⃣ Modern Toplum Son İnsanı Nasıl Normalleştirir ❓


Nietzsche'nin son insan eleştirisi, modern toplum açısından son derece derindir. Çünkü modern toplum çoğu zaman insanı rahat, uyumlu, üretilebilir, tüketilebilir ve yönetilebilir hale getirmeye çalışır.


Bu toplumda insana sık sık şu öğretilir:


Çok sorgulama.
Çok derine inme.
Çok farklı olma.
Çok acı çekme.
Çok büyük isteme.
Çok yalnız kalma.
Çok sarsıcı hakikatlerin peşinden gitme.



Böylece insan, dışarıdan medeni görünür ama içeriden küçülür. Onun tutkuları evcilleştirilir. Öfkesi sakinleştirilir. Yaratıcılığı standartlaştırılır. Düşüncesi ortalama hale getirilir.


Modern düzen, çoğu zaman yüksek insanı değil, uyumlu insanı ödüllendirir.


Nietzsche'nin korkusu da tam olarak budur: Toplum, insanı koruyayım derken onun yüksekliğini budayabilir.




1️⃣0️⃣ Son İnsan Ve Tüketim Kültürü Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır ❓


Tüketim kültürü, son insanın ruhsal iklimine çok uygundur. Çünkü tüketim kültürü insana sürekli şunu fısıldar:


"Daha fazla sahip ol, daha az düşün."
"Daha çok eğlen, daha az yüzleş."
"Daha çok satın al, daha az anlam ara."



Son insan, içindeki boşluğu çoğu zaman nesnelerle, ekranlarla, hazlarla, onaylarla ve küçük dikkat dağıtıcılarla doldurmaya çalışır.


Fakat Nietzscheci açıdan burada büyük bir yanılgı vardır. Çünkü insanın asıl boşluğu, dışarıdan eklenen şeylerle değil, içeriden yaratılan anlamla dolar.


Tüketim kültürü insana geçici bir canlılık verir. Fakat bu canlılık çoğu zaman ruhun gerçek ateşi değil, reklamların yapay ışığıdır.


Son insan parlak vitrinlere bakar; fakat kendi ruhunun karanlık odasına bakmak istemez. Bu yüzden sürekli tüketir, ama yine de derinden doymaz.




1️⃣1️⃣ Son İnsan Neden Büyük Sorulardan Kaçar ❓


Büyük sorular, insanı rahatsız eder. Çünkü büyük sorular, insanın alışkanlıklarını sarsar.


Mesela:


Ben gerçekten ne için yaşıyorum ❓
Kendi değerlerimi mi yaşıyorum, başkalarının değerlerini mi ❓
Konforum beni büyütüyor mu, küçültüyor mu ❓
Mutlu muyum, yoksa sadece uyuşmuş muyum ❓
Hayatım bana mı ait, yoksa kalabalığın beklentilerine mi ❓



Son insan bu sorularla yüzleşmek istemez. Çünkü bu sorular onun düzenli, sakin ve küçük hayatını bozabilir.


Nietzsche'ye göre gerçek düşünce, insanı bazen huzursuz etmelidir. Çünkü huzursuzluk, ruhun hâlâ canlı olduğunu gösteren işaretlerden biridir.


Son insan ise düşüncenin bu sarsıcı gücünden kaçar. Onun için düşünce bile konforlu olmalıdır. Acıtmayacak, değiştirmeyecek, dönüştürmeyecek, yalnızca oyalayacaktır.


Bu yüzden son insan, hakikati aramaz; kendini rahatsız etmeyen açıklamalarla yetinir.




1️⃣2️⃣ Son İnsan Neden Yaratıcı Değer Üretemez ❓


Nietzsche'ye göre güçlü insan, yalnızca mevcut değerlere uyan kişi değildir. Güçlü insan, gerektiğinde yeni değerler yaratabilen kişidir.


Son insan ise değer yaratamaz. Çünkü değer yaratmak için:


Cesaret gerekir.
Yalnızlık gerekir.
Risk gerekir.
Yanılmayı göze almak gerekir.
Kalabalığın onayını kaybetmeyi göze almak gerekir.



Son insan bunları istemez. O hazır değerleri kullanır. Ne doğruysa ona söylenmesini ister. Ne güzelse ona gösterilmesini ister. Ne yaşanacaksa önceden güvenli hale getirilmesini ister.


Fakat Nietzsche'ye göre insanın en yüksek imkânı, kendi hayatını bir sanat eseri gibi kurabilmesidir.


Son insan bunu yapmaz. O hayatını yaratmaz; hayatın içinde güvenli bir yer bulup orada kalır. Böylece varoluş, yaratıcı bir serüven olmaktan çıkar; düzenli bir konfor programına dönüşür.




1️⃣3️⃣ Son İnsan Acıyı Neden Düşman Gibi Görür ❓


Nietzsche acıyı yüceltmek için yüceltmez. Fakat acının insanı dönüştüren gücünü görür. Ona göre büyük ruhlar, çoğu zaman acıyla derinleşir.


Acı, insanı iki farklı yöne götürebilir:


Acıya Verilen TepkiSonuç
Acıdan kaçmakRuhsal daralma
Acıyı anlamlandırmakİçsel güçlenme
Acıyı bastırmakUyuşma
Acıyı dönüştürmekYaratıcı derinlik

Son insan acıyı yalnızca düşman olarak görür. Onu ortadan kaldırmak, bastırmak, unutmak ister. Fakat Nietzsche açısından acının tamamen dışlandığı bir hayat, derinliğini de kaybeder.


Çünkü bazı hakikatler ancak acının içinde görünür. Bazı güçler ancak kırılmanın ardından doğar. Bazı insanlık halleri ancak karanlığın içinden geçerken anlaşılır.


Son insan acıyı susturur.
Güçlü insan acıya kulak verir.


Son insan acıdan kaçarken küçülür.
Yaratıcı insan acıyı dönüştürürken büyür.




1️⃣4️⃣ Son İnsan Ve Ruhsal Uyuşma Arasındaki Bağ Nedir ❓


Son insanın en belirgin özelliklerinden biri ruhsal uyuşmadır. O, çoğu zaman gerçekten canlı değildir; yalnızca düzenli biçimde işlev görür.


Çalışır.
Tüketir.
Eğlenir.
Uyur.
Tekrar eder.


Fakat bütün bunların içinde derin bir varoluşsal titreşim eksik olabilir.


Ruhsal uyuşma, insanın acı çekmemesi değildir. Bazen daha kötüsüdür: İnsanın artık kendi eksikliğini bile hissetmemesidir.


Son insan, büyük kayıplarını küçük konforlarla örter. Kendi içindeki boşluğu fark etmemek için sürekli meşgul olur. Sessizlikten korkar. Yalnızlıktan kaçar. Derin düşünceyi erteler.


Nietzsche'ye göre bu uyuşma, modern çağın en tehlikeli hallerinden biridir. Çünkü insan acı çekiyorsa hâlâ uyanabilir; fakat tamamen uyuşmuşsa kendi zincirlerini bile yumuşak battaniye sanabilir.




1️⃣5️⃣ Son İnsan Neden "Herkes Eşit Olsun" Düşüncesini Yanlış Yere Taşır ❓


Nietzsche'nin eşitlik eleştirisi dikkatli anlaşılmalıdır. O, insanların değersizleştirilmesini savunmaz. Fakat onun itiraz ettiği şey, her yüksekliği ortalamaya indiren zihniyettir.


Son insan, kendisinden daha güçlü, daha yaratıcı, daha derin veya daha cesur olan insanlardan rahatsız olabilir. Çünkü yüksek olan, ona kendi küçülmüşlüğünü hatırlatır.


Bu yüzden son insan bazen şunu ister:


Kimse fazla yükselmesin.
Kimse fazla farklı olmasın.
Kimse fazla derinleşmesin.
Kimse kalabalığı rahatsız etmesin.



Burada eşitlik, adalet anlamını kaybedip ortalama zorbalığına dönüşebilir.


Nietzsche'nin korktuğu şey budur: Toplum, güçlü ruhları desteklemek yerine onları törpüleyebilir. Yükseği aşağı çekebilir. Derini sığlaştırabilir. Cesuru uyumlu hale getirebilir.


Son insanın dünyasında en büyük suç bazen kötülük değil, fazla büyük olmaktır.




1️⃣6️⃣ Son İnsan Tanrı'nın Ölümü İle Nasıl Bağlantılıdır ❓


Nietzsche'nin meşhur "Tanrı öldü" sözü, basit bir dinsizlik cümlesi değildir. Bu ifade, Batı dünyasında geleneksel metafizik, ahlak ve anlam sistemlerinin büyük ölçüde inandırıcılığını kaybetmesini anlatır.


Peki Tanrı'nın ölümü sonrası insan ne yapacaktır ❓


Nietzsche'ye göre iki ihtimal vardır:


Ya insan yeni değerler yaratacak ve kendini aşacaktır.
Ya da anlam boşluğunu konforla kapatıp son insana dönüşecektir.



Son insan ikinci ihtimaldir.


O, büyük anlamların çöküşünden sonra yeni değerler yaratacak cesareti gösteremez. Bunun yerine küçük mutluluklara, güvenli alışkanlıklara ve gündelik rahatlıklara sığınır.


Bu nedenle son insan, Tanrı'nın ölümünden sonra doğan boşluğu yaratıcı bir güçle değil, konforlu bir uyuşmayla doldurmaya çalışan insandır.


Nietzsche'nin gözünde bu, insanlık için büyük bir tehlikedir. Çünkü değerlerin çöküşü korkunçtur; fakat daha korkunç olan, insanın bu çöküşten sonra hiçbir büyük şey istememeye başlamasıdır.




1️⃣7️⃣ Son İnsan Günümüz Dünyasında Nasıl Görünür ❓


Nietzsche'nin son insanı bugünün dünyasında birçok biçimde görülebilir. Bu, belirli bir kişiyi suçlamak için değil; çağın ruhunu anlamak için önemlidir.


Günümüz son insanı şunlarda belirir:


Sürekli konfor arayışında.
Derin düşünceden kaçışta.
Anlam yerine eğlenceye sığınmada.
Hakikat yerine onay istemede.
Yaratıcılık yerine tüketimi seçmede.
Risk yerine garantiye tapmada.
Büyük idealler yerine küçük memnuniyetlerle yetinmede.



Bugünün son insanı bazen çok modern, çok teknolojik, çok bilgili görünür. Fakat Nietzscheci açıdan mesele bilgi miktarı değildir. Mesele, o bilginin insanı daha güçlü, daha derin, daha yaratıcı ve daha özgür yapıp yapmadığıdır.


Eğer bilgi yalnızca oyalıyorsa, teknoloji yalnızca uyuşturuyorsa, konfor yalnızca küçültüyorsa ve özgürlük yalnızca tüketim seçeneğine dönüşüyorsa, son insan çağdaş maskesini takmış demektir.




1️⃣8️⃣ Nietzsche Son İnsana Karşı Nasıl Bir İnsan İdeali Sunar ❓


Nietzsche, son insanın karşısına kendini aşan insanı koyar. Bu insan, hazır anlamlarla yetinmeyen, kendi değerlerini yaratmaya çalışan, acıyla yüzleşebilen ve hayatı bütün ağırlığıyla onaylayabilen insandır.


Bu insan tipi:


Konforu putlaştırmaz.
Acıyı yalnızca düşman görmez.
Yalnızlıktan tamamen kaçmaz.
Kalabalığın onayına mahkûm olmaz.
Kendi ruhunu eğitmeye çalışır.
Hayatı bir yaratım alanı olarak görür.
Kendini bitmiş değil, dönüşmekte olan bir varlık olarak anlar.



Nietzsche'nin çağrısı, insanın kendini küçültmemesidir.


O, insana şunu fısıldar:


Sadece rahat yaşama.
Sadece korunma.
Sadece uyum sağlama.
Sadece küçük mutluluklarla yetinme.



Çünkü insan, yalnızca güvenlik isteyen bir canlı değildir. İnsan, aynı zamanda yükseklik isteyen, anlam yaratan, uçurumlara bakan ve kendi içinden yeni bir varlık doğurabilen bir imkândır.




1️⃣9️⃣ Son Söz ❓ İnsan Konforun İçinde Küçülmeden Nasıl Yaşayabilir ❓


Nietzsche'nin son insan kavramı, modern insana yöneltilmiş sert ama derin bir aynadır. Bu aynada insan, yalnızca ne kadar geliştiğini değil, ne kadar küçüldüğünü de görür.


Bugün insan daha rahat yaşayabilir. Daha çok imkâna sahip olabilir. Daha fazla seçenekle çevrili olabilir. Fakat Nietzsche bize şunu sorar:


Bütün bu rahatlığın içinde ruhun hâlâ büyüyor mu ❓


Çünkü insanın asıl meselesi yalnızca konforlu olmak değildir. Asıl mesele, konforun içinde körelmemek, güvenliğin içinde cesareti kaybetmemek, rahatlığın içinde anlamı unutmamak, kalabalığın içinde kendi sesini yitirmemektir.


Son insan, insanlığın sonu olmak zorunda değildir. O, bir uyarıdır. Bir tehlike işaretidir. Bir iç alarmdır.


Nietzsche'nin asıl çağrısı, insanın kendi içindeki yüksekliği hatırlamasıdır. Çünkü insan yalnızca bugünkü hali değildir; insan, hâlâ aşılması gereken bir köprüdür.


"Ruhunu rahatlatan her şey seni büyütmez; bazen insanı asıl dirilten şey, içindeki yüksekliğin onu huzursuz etmesidir."
— Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt