📖 En‘âm Suresi 91. Ayette “Onlar ‘Allah Hiçbir İnsana Hiçbir Şey İndirmedi’ Demekle Allah’ı Gereği Gibi Takdir Edemediler. De ki: Musa’nın İnsanlara | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

📖 En‘âm Suresi 91. Ayette “Onlar ‘Allah Hiçbir İnsana Hiçbir Şey İndirmedi’ Demekle Allah’ı Gereği Gibi Takdir Edemediler. De ki: Musa’nın İnsanlara

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,540
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 En‘âm Suresi 91. Ayette “Onlar ‘Allah Hiçbir İnsana Hiçbir Şey İndirmedi’ Demekle Allah’ı Gereği Gibi Takdir Edemediler. De ki: Musa’nın İnsanlara Nur ve Hidayet Olarak Getirdiği Kitabı Kim İndirdi?” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

“En‘âm Suresi 91. ayet, vahyi bütünüyle inkâr etmenin sadece bir peygamberi reddetmek olmadığını; Allah’ın insanlığa rehberlik etme iradesini de yanlış değerlendirmek anlamına geldiğini gösterir. Allah’ı gereği gibi takdir etmek, O’nun kudretini kabul ederken insanı başıboş bırakmadığını da anlamaktır.”
Ersan Karavelioğlu
En‘âm Suresi 91. ayet, bir önceki ayette Kur’an’ın âlemler için bir öğüt olduğunun belirtilmesinin ardından vahyin kendisini tartışmanın merkezine taşır.

Ayetin ilk cümlesi son derece çarpıcıdır:

“Allah hiçbir insana hiçbir şey indirmedi.”

diyenlerden söz edilir.

Kur’an bu iddiaya sadece:

“Yanlış söylüyorsunuz.”

diye cevap vermez.

Daha derin bir değerlendirme yapar:

“Allah’ı gereği gibi takdir edemediler.”

Ardından Hz. Musa’ya verilen kitabı örnek gösterir.

Böylece mesele yalnız Kur’an’ın vahiy olup olmadığı değil, daha temel bir soruya dönüşür:

Allah insanla vahiy yoluyla iletişim kurabilir mi?

Kur’an’ın cevabı açıktır:

Evet. Ve bunu daha önce de yapmıştır.

1️⃣ “Allah’ı Gereği Gibi Takdir Edemediler” Ne Demektir ❓

Buradaki ifade, Allah’ın büyüklüğünü, kudretini, hikmetini ve fiillerini doğru değerlendirememek anlamına gelir.

İnsan:

Allah’ın evreni yarattığını kabul edip,

ama insanlara yol göstermesinin mümkün olmadığını söyleyebilir.

Kur’an açısından bu tutarsızdır.

Çünkü yaratmaya gücü yeten Allah’ın vahiy göndermeye de gücü yeter.

2️⃣ Allah’ı “Takdir Etmek” Burada Saygı Göstermekten Daha Fazlası mı ❓

Evet.

Buradaki mesele sadece duygusal saygı değildir.

Allah hakkında doğru bir tasavvura sahip olmaktır.

O’nun:

kudretini,

bilgisini,

hikmetini,

rahmetini

eksik düşünmemektir.

Vahyi tamamen imkânsız görmek, Kur’an açısından Allah’ın insanla ilişkisinin kapsamını daraltmaktır.

3️⃣ “Allah Hiçbir İnsana Hiçbir Şey İndirmedi” Sözü Ne Anlama Gelir ❓

Bu, vahyin bütünüyle inkâr edilmesidir.

Yani:

peygamberlik yoktur,

vahiy yoktur,

Allah insanlara mesaj göndermemiştir

iddiasıdır.

Kur’an ise tarihsel bir karşı örnek getirir:

Hz. Musa ve ona verilen kitap.

4️⃣ Neden Musa Peygamber Örnek Veriliyor ❓

Çünkü Hz. Musa ve ona verilen vahiy, ayetin muhataplarının bildiği güçlü bir örnektir.

Eğer Musa’ya kitap gönderildiği kabul ediliyorsa:

“Allah hiçbir insana hiçbir şey indirmedi.”

iddiası kendi içinde çöker.

Bu nedenle ayet, muhatabın zaten bildiği veya kabul ettiği bir örnek üzerinden konuşur.

5️⃣ “Musa’nın Getirdiği Kitabı Kim İndirdi?” Sorusu Neden Çok Güçlüdür ❓

Çünkü doğrudan cevap istemekten çok çelişkiyi ortaya çıkarır.

Bir taraftan:

“Allah hiçbir şey indirmedi.”

deniyor.

Diğer taraftan Musa’ya verilen kitap biliniyor.

Ayet bu iki iddianın aynı anda sürdürülemeyeceğini gösterir.

Bu, Kur’an’ın sık kullandığı sorgulayıcı yöntemlerden biridir.

6️⃣ Musa’ya Verilen Kitap Hangisidir ❓

Kur’an’ın genel anlatımında Hz. Musa’ya verilen kitap Tevrat olarak anılır.

Ayet burada onu:

“insanlar için nur ve hidayet”

olarak niteler.

Bu, önceki vahyin ilahî kaynaklı rehberlik taşıdığını kabul eden önemli bir ifadedir.

7️⃣ “Nur” Ne Anlama Gelir ❓

Nur, ışık demektir.

Burada mecazi olarak:

doğruyu görünür kılan,

karanlığı aydınlatan,

insana yön kazandıran

vahiy anlamındadır.

Vahiy fiziksel bir ışık değildir.

Ama insanın ahlaki ve manevi yönünü aydınlatan bir rehberlik ışığıdır.

8️⃣ “Hidayet” ile “Nur” Arasında Nasıl Bir Fark Vardır ❓

Nur:

görmeyi mümkün kılar.

Hidayet:

hangi yöne gidileceğini gösterir.

Bu nedenle iki kavram birbirini tamamlar.

Nur → Gerçeği görünür kılar.

Hidayet → İnsana yön verir.


Vahyin işlevi de hem hakikati açıklamak hem insanı doğru yöne çağırmaktır.

9️⃣ Ayet Önceki Vahiyleri Değerli mi Görüyor ❓

Evet.

Hz. Musa’ya verilen kitap burada açıkça:

“nur ve hidayet”

olarak anılır.

Bu, Kur’an’ın önceki peygamberlerin asli vahiylerini bütünüyle değersiz veya sahte saymadığını gösterir.

Kur’an kendisini önceki vahiy zincirinin devamı içinde sunar.

🔟 Ayette Kitabın “Kâğıtlara Ayrılması” Ne Anlama Gelir ❓

Ayetin devamında kitabın sayfalar veya parçalar hâline getirildiği ve bunların bir kısmının gösterilip bir kısmının gizlendiği eleştirisi gelir.

Burada sorun kitabın fiziksel olarak sayfalara yazılması değildir.

Sorun, vahyin seçmeci biçimde kullanılmasıdır.

İnsan hoşuna gelen kısmı gösterip zorlayan kısmı gizleyebilir.

1️⃣1️⃣ “Bir Kısmını Açıklıyor, Çoğunu Gizliyorsunuz” Eleştirisi Ne Söyler ❓

Bu çok ciddi bir dinî ahlak problemidir.

İnsan kutsal metni kendi çıkarına göre seçebilir.

İşine gelen ayeti öne çıkarır.

İşine gelmeyeni görmezden gelir.

Böylece vahiy rehber olmaktan çıkar, kişinin düşüncesini doğrulayan bir araca dönüşür.

Ayet buna karşı uyarır.

1️⃣2️⃣ Kutsal Metni Seçerek Kullanmak Neden Tehlikelidir ❓

Çünkü insan bu durumda metne teslim olmaz.

Metni kendisine teslim eder.

Yani önce kararını verir.

Sonra kutsal metinden yalnız kararını destekleyen parçaları toplar.

Bu, hakikati aramak değil onay aramak hâline gelebilir.

1️⃣3️⃣ Bu Eleştiri Sadece Geçmişteki Bir Topluma mı Aittir ❓

Ayet belirli tarihsel muhataplarla konuşur.

Ancak metni seçmeci kullanma tehlikesi daha genel bir ahlaki ders de taşır.

Her dinî topluluk şu soruyu kendisine sorabilir:

Ben vahyi gerçekten bütünlüğü içinde mi anlamaya çalışıyorum, yoksa sadece işime gelen kısmını mı kullanıyorum?

1️⃣4️⃣ “Size Bilmedikleriniz Öğretildi” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

Ayet vahyin sadece emir vermediğini, öğrettiğini de gösterir.

İnsan aklı çok değerlidir.

Ama her şeyi kendi başına bilemez.

Özellikle:

gayb,

ahiret,

ilahî irade,

peygamberlik

gibi alanlarda vahiy bilgi kaynağı olarak devreye girer.

1️⃣5️⃣ Vahiy Akla Rakip midir ❓

Hayır.

Bu ayetin kendisi zaten akıl yürütmektedir.

Soru sorar.

Çelişki gösterir.

Tarihsel örnek getirir.

Yani vahiy:

“Düşünme.”

demez.

Tam tersine düşünceyi yönlendirir ve insan bilgisinin ulaşamadığı alanlarda rehberlik sunduğunu bildirir.

1️⃣6️⃣ İnsan Neden Vahyi Reddetmek İsteyebilir ❓

Bunun birçok nedeni olabilir.

Samimi felsefi şüphe.

Tarihsel sorular.

Delil yetersizliği hissi.

Ya da bazen vahyin getirdiği sorumluluktan kaçma isteği.

Bu yüzden her vahiy şüphesini kötü niyet olarak görmek doğru değildir.

Kur’an’ın eleştirisi, bağlamındaki iddia ve çelişkiye yöneliktir.

1️⃣7️⃣ En‘âm 90 ve 91 Birlikte Nasıl Okunmalıdır ❓

En‘âm 90’da Kur’an:

“Âlemler için bir öğüttür.”

denmişti.

  1. ayette ise:
“Allah hiçbir insana vahiy göndermedi.”

iddiası reddedilir.

Yani bağlantı şöyledir:

Kur’an öğüttür → Çünkü vahiy gerçektir → Ve vahiy tarihi Kur’an’la başlamamıştır.

Musa’ya verilen kitap bunun açık örneğidir.

1️⃣8️⃣ Bu Ayetin Günümüz İnsanına En Büyük Mesajı Nedir ❓

Belki de şu:

Bir metne inanıyorsan onu sadece sana rahatlık veren yerlerde dinleme.

Gerçek rehberlik bazen insanı teselli eder.

Bazen de rahatsız eder.

Bazen haklı olduğunu gösterir.

Bazen yanlışını yüzüne çıkarır.

Vahyin değeri, sürekli bizi onaylamasında değil; gerektiğinde bizi düzeltmesindedir.

1️⃣9️⃣ En‘âm Suresi 91. Ayet Bize Bugün Ne Söylüyor ❓

En‘âm Suresi 91. ayet iki büyük sorunu aynı anda ele alır:

Vahyi bütünüyle reddetmek.

Ve:

Vahyi kabul edip seçerek kullanmak.

İlkinde insan:

“Allah hiç kimseye hiçbir şey göndermedi.”

der.

İkincisinde ise vahyin geldiğini kabul eder fakat onu kendi çıkarına göre parçalara böler.

İşine geleni gösterir.

İşine gelmeyeni gizler.

Bu iki tutum görünüşte birbirine zıt olsa da ortak bir noktaya sahip olabilir:

İnsan, ilahî rehberliği kendi istediği sınırlar içinde tutmaya çalışır.

Ayet ise Musa örneğini getirir.

Ona verilen kitap:

nur ve hidayet

olarak tanımlanır.

Bu çok önemlidir.

Vahiy sadece kurallar listesi değildir.

Işıktır.

Yoldur.

Ama ışığın işe yaraması için gözünü açmak gerekir.

Yolun işe yaraması için de yürümek.

İnsan kutsal metni sadece duvarında tutabilir.

Sadece sesini dinleyebilir.

Sadece hoşuna giden cümleleri paylaşabilir.

Ama asıl soru şudur:

Hayatımı gerçekten onunla yüzleştiriyor muyum?

Çünkü vahiy insanın sadece bilgisini artırmak için değil, yönünü değiştirmek için gelir.

Ve belki En‘âm 91’in bugün için en güçlü cümlesi şudur:

Vahyi reddetmenin bir biçimi “Allah hiçbir şey söylemedi” demekse, başka bir biçimi de Allah’ın söylediğinden yalnız işimize geleni duyup geri kalanına kulaklarımızı kapatmaktır; gerçek hidayet, vahyi kendi arzularımıza göre küçültmek değil, kendimizi onun karşısında dürüstçe sorgulayabilmektir.

“En‘âm Suresi 91. ayet, Allah’ın insanlığı vahiyden mahrum bırakmadığını ve Musa’ya verilen kitabın da nur ve hidayet olduğunu hatırlatır. Vahye saygı yalnız onun varlığını kabul etmek değil; onu seçmeci biçimde kullanmadan, rehberliğini dürüstçe ciddiye almaktır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1
Geri
Üst Alt