En‘âm Suresi 79. Ayette “Şüphesiz Ben, Hanîf Olarak Yüzümü Gökleri ve Yeri Yaratana Çevirdim ve Ben Allah’a Ortak Koşanlardan Değilim” İfadesi Ne Anlama Gelir
En‘âm Suresi 79. ayet, önceki üç ayette ilerleyen yıldız, Ay ve Güneş üzerinden sorgulama sürecinin sonucudur.“En‘âm Suresi 79. ayet, Hz. İbrahim’in arayışını açık bir tevhid ilanıyla tamamlar. O artık yalnız sahte ilahları reddetmez; yönünü bilinçli biçimde göklerin ve yerin Yaratıcısına çevirir.”
Ersan Karavelioğlu
Hz. İbrahim artık sadece:
“Bu Rab olamaz.”
demiyor.
Şimdi:
“Ben yönümü kime çevirdiğimi biliyorum.”
diyor.
Bu çok önemli bir dönüşümdür.
Tevhid yalnız yanlış ilahları reddetmek değildir.
Aynı zamanda kalbi, aklı, hayatı ve kulluğu tek olan Allah’a yöneltmektir.
“Yüzümü Gökleri ve Yeri Yaratana Çevirdim” Ne Demektir
Buradaki “yüzünü çevirmek” sadece fiziksel bir yöneliş değildir.İnsanın:
kalbini,
iradesini,
ibadetini,
hayatının yönünü
Allah’a çevirmesini ifade eder.
Yani Hz. İbrahim:
“Artık yönüm belli.”
demektedir.
Neden “Gökleri ve Yeri Yaratana” Deniyor
Çünkü önceki ayetlerde gök cisimleri değerlendirilmişti.Yıldız.
Ay.
Güneş.
Hepsi yaratılmıştı.
Şimdi Hz. İbrahim yaratılanlardan yaratana geçiyor.
Bu, düşüncenin nihai sonucudur:
Göktekine değil, göğü yaratana yönelmek.
“Hanîf” Ne Anlama Gelir
Hanîf, eğrilikten doğruluğa yönelen, şirkten uzaklaşıp tevhidi seçen kişi anlamında kullanılır.Hz. İbrahim’in yönelişi:
rastgele,
kararsız,
iki arada
değildir.
Bilinçli ve açık bir tevhid yönelişidir.
Hanîflik Sadece Bir Kimlik midir
Hayır.Hanîflik daha çok bir yöneliştir.
İnsan:
şirkten,
sahte mutlaklardan,
yanlış bağlılıklardan
uzaklaşıp Allah’a yönelir.
Bu yüzden hanîflik, sadece isim değil istikamettir.
Hz. İbrahim’in Arayışı Burada Tamamlanıyor mu
Bu bölüm açısından evet.Önce yanlış adaylar sorgulanır.
Sonra:
“Ben gökleri ve yeri yaratana yöneldim.”
denir.
Yani arayış artık açık bir inanç ilanına dönüşür.
Bundan sonraki mesele bu inancı savunmak ve yaşamaktır.
Tevhid Neden Sadece “Allah Birdir” Demek Değildir
Çünkü tevhid aynı zamanda hayatın yönünü belirler.Kime dua ediyorsun?
Kime güveniyorsun?
Kimin ölçüsünü nihai kabul ediyorsun?
Neyi mutlaklaştırıyorsun?
Tevhid bu soruların tamamına:
“Allah.”
cevabını vermektir.
“Yüzümü Çevirdim” İfadesinde Kararlılık Var mıdır
Evet.Bu, geçici bir düşünce değildir.
Hz. İbrahim artık:
“Belki.”
“Acaba.”
demiyor.
Açıkça:
“Yönümü çevirdim.”
diyor.
Bu, karar verilmiş bir iman duruşudur.
Bir İnsan Doğruyu Bulduktan Sonra Yönünü Korumalı mıdır
Evet.Doğruyu bulmak başlangıçtır.
Ama onu yaşamak için:
istikrar,
ibadet,
ahlak,
öz muhasebe
gerekir.
İstikamet, tek bir karar değil, o kararın hayat boyunca korunmasıdır.
“Ben Müşriklerden Değilim” Neden Ekleniyor
Çünkü tevhid hem olumlu hem olumsuz bir yön taşır.Olumlu yön:
Allah’a yönelmek.
Olumsuz yön:
O’na ortak koşmamak.
Yani Hz. İbrahim sadece yeni bir yön seçmez; eski yanlış yönleri de açıkça reddeder.
Tevhid İnsan İçin Nasıl Bir Özgürlük Sağlar
Tevhid, insanı yaratılmışların mutlak otoritesinden kurtarır.Hiçbir insan.
Hiçbir servet.
Hiçbir siyasi güç.
Hiçbir toplumsal statü.
Hiçbir nesne.
Allah’ın yerine geçirilemez.
Bu, insan için derin bir manevi özgürlüktür.

Günümüz İnsanının “Yüzünü Çevirdiği” Şeyler Neler Olabilir
İnsan bugün yüzünü:paraya,
kariyere,
şöhrete,
sosyal onaya,
bir kişiye
çevirebilir.
Bunlar hayatın parçaları olabilir.
Ama insanın nihai yönünü belirlememelidir.
Ayetin temel sorusu şudur:
“Hayatının kıblesi nedir?”

Bir Şeyi Sevmek Onu İlahlaştırmak mıdır
Hayır.İnsan ailesini sever.
İşini sever.
Parasını sever.
Bir kişiye hayran olabilir.
Sorun sevgi değil, sevgiyi mutlak bağlılığa çevirmektir.
Tevhid sevgiyi yasaklamaz.
Onu sınırına yerleştirir.

Hanîf Olmak Toplumdan Kopmak mı Demektir
Hayır.Hz. İbrahim toplumun yanlış inancını reddeder ama insanlarla iletişimi sürdürür.
Hanîflik:
yalnız kalmak,
insanlardan nefret etmek
değil,
yanlış yönelişten uzak durmaktır.

En‘âm 78 ve 79 Birlikte Nasıl Okunmalıdır
En‘âm 78’de:“Ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım.”
denmişti.
En‘âm 79’da ise:
“Ben yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirdim.”
deniyor.
Bu iki ayet birlikte tevhidin iki yönünü verir:
Red → Yöneliş.
Sahte ilahı bırakmak yetmez.
Gerçek Rabbe yönelmek gerekir.

Bu Ayet İnançta Bilinçli Tercihi mi Vurgular
Evet.Hz. İbrahim miras alınmış inancı sadece tekrar etmez.
Sorgular.
Düşünür.
Sonra bilinçli bir tercih yapar.
Bu yüzden ayet, iman ile bilinçli yönelişi güçlü biçimde birleştirir.

İnsan Neden Bazen Yanlışı Bırakır Ama Doğruya Yönelemez
Çünkü boşluk oluşur.Bir şeyi terk eder ama yerine yeni bir anlam koymaz.
Bu durumda eski alışkanlıklara geri dönme riski vardır.
Hz. İbrahim’in yöntemi ise farklıdır:
Yanlışı reddeder.
Ve hemen doğru yönü ilan eder.

Bu Ayet Günlük Hayatta Nasıl Yaşanabilir
İnsan kendine sorabilir:Bugünkü kararımı ne belirledi?
Allah’ın rızası mı?
İnsanların alkışı mı?
Para mı?
Korku mu?
Ego mu?
Bu sorular, insanın gerçek yönünü fark etmesine yardım eder.

Bu Ayetin Günümüz İnsanına En Büyük Mesajı Nedir
Belki de şu:Sadece neye karşı olduğunu değil, neye yöneldiğini de bil.
Yanlışı eleştirmek kolay olabilir.
Ama hayatın merkezine doğru olanı koymak daha zordur.
Hz. İbrahim’in tevhidi bu yüzden yalnız reddediş değil, bilinçli bir yöneliştir.

En‘âm Suresi 79. Ayet Bize Bugün Ne Söylüyor
En‘âm Suresi 79. ayet, Hz. İbrahim’in arayışının belki de en berrak cümlesidir:“Ben yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirdim.”
Bu cümlede çok büyük bir özgürlük vardır.
Çünkü insanın yönü netleştiğinde, diğer şeyler yerini bulur.
Para artık araç olur.
İnsanlar yaratılmış olur.
Güç sınırlı olur.
Şöhret geçici olur.
Dünya emanet olur.
Ve Allah:
nihai yön
olur.
Belki insan hayatındaki en büyük dağınıklık, yüzünü aynı anda çok fazla şeye çevirmeye çalışmasından doğar.
Biraz Allah’a.
Biraz insanların onayına.
Biraz paraya.
Biraz egoya.
Biraz korkuya.
Böyle olunca iç bütünlük bozulur.
Hz. İbrahim ise bütün yönleri tek bir merkezde toplar.
Bu nedenle “hanîf” olmak sadece teolojik bir ifade değildir.
İnsanın iç dünyasında da bir birlik kurar.
Kendi kendine şu soruyu sorabilmektir:
“Ben gerçekten ne için yaşıyorum?”
Bu soruya verilen cevap insanın davranışlarını şekillendirir.
Eğer yön gerçekten Allah’a çevrilmişse, bu yalnız sözde kalmamalıdır.
Adalete dönüşmelidir.
Dürüstlüğe.
Merhamete.
Tevazuya.
Çünkü Allah’a yönelmek, hayattan kaçmak değil; hayatı doğru merkezden yaşamaktır.
Ve belki En‘âm 79’un bugün için en güçlü cümlesi şudur:
Tevhid yalnız sahte ilahları reddetmek değildir; kalbin, aklın ve hayatın yönünü parçalanmış bağlılıklardan kurtarıp tek bir hakikate çevirebilmektir: Gökleri ve yeri yaratana.
“En‘âm Suresi 79. ayet, Hz. İbrahim’in sorgulamasını kesin bir istikamete dönüştürür: Geçici olanlardan yüzünü çevirip gökleri ve yeri yaratana yönelmek. Gerçek tevhid, sadece ‘Allah birdir’ demek değil, hayatın merkezini gerçekten Allah’a vermektir.”
Ersan Karavelioğlu