En‘âm Suresi 68. Ayette “Ayetlerimiz Hakkında Alaycı ve Boş Konuşmalara Dalanları Gördüğünde, Başka Bir Söze Geçinceye Kadar Onlardan Uzak Dur. Eğer Şeytan Sana Unutturursa Hatırladıktan Sonra Zalimler Topluluğuyla Birlikte Oturma” İfadesi Ne Anlama Gelir
En‘âm Suresi 68. ayet, bir önceki ayetteki hakikatin zamanı gelince ortaya çıkacağı temasının ardından çok pratik bir davranış ilkesi getirir.“En‘âm Suresi 68. ayet, her tartışmanın hakikat arayışı olmadığını öğretir. Bir ortam hakikati anlamaya değil küçümsemeye, alaya ve değersizleştirmeye dönüşmüşse, insan bazen cevap vermekten çok oradan uzaklaşarak kendi ahlaki ve zihinsel sınırını korur.”
Ersan Karavelioğlu
Her insanla her konuda sonsuza kadar tartışmak zorunda değilsin.
Çünkü bazı konuşmalar gerçekten anlamak için yapılır.
Bazıları ise yalnızca:
alay etmek,
küçümsemek,
provokasyon yapmak,
hakikati değersizleştirmek
için sürdürülür.
Ayet, böyle bir ortamda insanın ne yapması gerektiğini öğretir:
Tartışmanın biçimi bozulduysa orada kalma.
Ama dikkat çekici biçimde kapıyı tamamen kapatmaz:
“Başka bir söze geçinceye kadar…”
Yani sorun insanın kendisi değil, içinde bulunulan alaycı konuşma biçimidir.
“Ayetlerimiz Hakkında Dalanları Gördüğünde” Ne Demektir
Buradaki ifade, ayetler hakkında ciddi biçimde soru sormaktan farklıdır.Eleştirilebilir.
Soru sorulabilir.
Anlaşılmayan nokta tartışılabilir.
Ayetin hedef aldığı tavır, klasik yorumlarda daha çok hakikati küçümseyen, onunla alay eden ve sözün değerini bozacak biçimde konuşmaya dalan tutumdur.
Bu ayrım son derece önemlidir.
Dini Konuda Soru Sormak Bu Ayetin Kapsamına Girer mi
Hayır.Samimi soru ile alay aynı şey değildir.
Bir insan:
“Bunu neden böyle anlamalıyız?”
“Bu ayetin bağlamı nedir?”
“Burada bir çelişki görüyorum, nasıl açıklanır?”
diye sorabilir.
Bu düşünme ve araştırmadır.
Ayet, dürüst sorgulamayı değil küçümseyici ve maksatlı değersizleştirmeyi eleştirir.
Alay ile Eleştiri Arasındaki Fark Nedir
Eleştiri bir iddiayı değerlendirir.Delil ister.
Karşı argüman sunar.
Alay ise çoğu zaman düşünceyi cevaplamak yerine onu küçük göstermeye çalışır.
Eleştiri:
“Bu görüşe şu nedenle katılmıyorum.”
der.
Alay:
“Buna inanan nasıl biri olabilir?”
noktasına kayabilir.
Bu ikisi aynı değildir.
“Onlardan Uzak Dur” Neden Emrediliyor
Çünkü bir konuşmanın içinde kalmak bazen o ortamı normalleştirebilir.İnsan cevap vermedikçe gerilebilir.
Öfkeye kapılabilir.
Aynı üsluba düşebilir.
Bu yüzden uzaklaşmak bazen korkaklık değil, öz denetimdir.
Her provokasyona cevap vermek zorunda değilsin.
Uzaklaşmak Tartışmayı Kaybetmek midir
Hayır.Bazen en güçlü cevap tartışmayı sürdürmemektir.
Çünkü karşı tarafın amacı anlamak değil seni öfkelendirmekse, sürekli cevap vermek onun istediği oyunun içinde kalmaktır.
Ayet insanın enerjisini ve vakarını korumasına izin verir.
“Başka Bir Söze Geçinceye Kadar” İfadesi Neden Çok Önemlidir
Çünkü ayet insanları sonsuza kadar dışlamayı emretmez.Sorunlu konuşma sona erdiğinde ilişki yeniden kurulabilir.
Bu çok dengeli bir yaklaşımdır.
Yani:
Kişiden değil, yanlış ortamdan uzaklaş.
Bu, sosyal ilişkiler açısından son derece değerli bir ilkedir.
Bu Ayet İnsanları Tamamen Boykot Etmeyi mi Öğretiyor
Hayır.İfade geçicidir:
“Başka bir söze geçinceye kadar.”
Bu, amaçlarının insanları sonsuza kadar dışlamak olmadığını gösterir.
Asıl amaç, kutsal değerlerin alaya dönüştürüldüğü ortamın parçası olmamaktır.
Konu değiştiğinde ilişki devam edebilir.
“Şeytan Sana Unutturursa” Ne Anlama Gelir
Bu ifade insanın unutabileceğini kabul eder.İnsan her an aynı bilinç düzeyinde olmayabilir.
Bir ortamda bulunduğunu fark etmeyebilir.
Konuşma yavaş yavaş bozulabilir.
Sonradan fark edebilir.
Ayet burada şaşırtıcı derecede gerçekçidir:
Unutmuş olabilirsin.
Önemli olan hatırladıktan sonra ne yaptığındır.
Bu Ayet Peygamberin de Unutabileceğini mi Gösterir
Ayetin hitabı Hz. Muhammed’edir ve unutma ihtimalinden söz edilir.Bu, peygamberin insan oluşunu bir kez daha gösterir.
Ancak bu tür ifadelerin peygamberlikte vahyin korunması meselesiyle nasıl ilişkilendirileceği İslam geleneğinde ayrıca ele alınmıştır.
Buradaki temel mesaj:
İnsan unuttuğunda değil, hatırladıktan sonra tavrıyla sorumludur.
“Hatırladıktan Sonra Birlikte Oturma” Ne Öğretir
Çok önemli bir ahlaki ilke:Fark ettiğin anda yönünü değiştir.
“Bir kere girdim, artık devam edeyim.”
deme.
Yanlışın içinde olduğunu fark ettiğinde çıkabilirsin.
Bu sadece sohbet için değil, hayatın pek çok alanı için geçerli güçlü bir ilkedir.

Buradaki “Zalimler” Kimlerdir
Bağlamda ayetleri küçümseyen ve onlarla alay eden kişiler kastedilir.Fakat bu ifadeyi her farklı düşünen kişiye yapıştırmak yanlış olur.
Bir insanın Müslüman olmaması, soru sorması veya eleştirmesi tek başına onu bu ayetteki davranışla özdeşleştirmez.
Burada belirleyici olan alaycı ve saldırgan tavırdır.

Bu Ayet Sosyal Medyaya Nasıl Uygulanabilir
Bugün bu ayetin mesajı çok dikkat çekicidir.Bir gönderinin altında yüzlerce yorum olabilir.
Bazıları gerçekten tartışmak ister.
Bazıları ise sadece:
hakaret etmek,
öfkelendirmek,
küçümsemek,
provokasyon yapmak
ister.
Her yoruma cevap vermek zorunda değilsin.
Bazen engellemek, sessize almak veya tartışmayı terk etmek zihinsel hijyendir.

İnternette “Trol”lerle Tartışmak Neden Yorucudur
Çünkü amaç ortak hakikate ulaşmak değildir.Karşı taraf sadece tepki almak isteyebilir.
Sen her cevap verdiğinde tartışma büyür.
Sonunda konu kaybolur ve kişisel kavga başlar.
Ayetin yaklaşımı çok pratiktir:
Konuşmanın amacı bozulduysa uzaklaş.

En‘âm 67 ve 68 Birlikte Nasıl Okunmalıdır
En‘âm 67’de:Her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır.
denmişti.
En‘âm 68’de ise:
Hakikatle alay edilen her ortamda kendini tüketme.
mesajı gelir.
Yani hakikat sonunda ortaya çıkacaksa, senin görevin her alaycı insanla sonsuz tartışmaya girmek değildir.

Bu Ayet Tartışma Ahlakına Ne Katıyor
Şunu:Tartışmanın devam edebilmesi için asgari bir saygı gerekir.
Taraflar birbirinin sözünü dinlemiyorsa,
sürekli hakaret varsa,
alay varsa,
amaç anlamak değil aşağılamaksa,
artık bu bir fikir tartışması değildir.
İnsan böyle ortamdan çekilebilir.

Uzaklaşmak ile Kaçmak Arasında Ne Fark Vardır
Kaçmak bazen korkudan kaynaklanabilir.Bilinçli uzaklaşma ise sınır koymaktır.
İnsan şöyle diyebilir:
“Bu üslupla konuşmayacağım.”
Bu zayıflık değil, öz saygıdır.
Özellikle tartışma insanı kendi değerlerinden uzaklaştırıyorsa uzaklaşmak daha olgun bir davranış olabilir.

Bu Ayet Günlük Hayatta Hangi İlişkilere Uygulanabilir
Arkadaş ortamına.İşyerine.
Aile sohbetlerine.
Sosyal medyaya.
Bir ortam sürekli:
hakaret,
aşağılama,
inançla dalga geçme,
insanları küçük görme
üzerine dönüyorsa insan sınır koyabilir.
Ama konu değiştiğinde normal ilişkiye devam etmek mümkündür.

Bu Ayetin Günümüz İnsanına En Büyük Mesajı Nedir
Belki de şu:Her tartışmaya katılmak zorunda değilsin.
Zekânı kanıtlamak için her provokasyona cevap vermen gerekmez.
İnancını korumak için herkesi yenmek zorunda değilsin.
Bazen insanın kendisine yapabileceği en büyük iyilik:
“Bu konuşma artık yapıcı değil.”
deyip ayrılmaktır.

En‘âm Suresi 68. Ayet Bize Bugün Ne Söylüyor
En‘âm Suresi 68. ayet, özellikle bugünün sürekli tartışma üreten dünyasında şaşırtıcı derecede güncel bir ilke sunar:Her konuşma konuşulmaya değer değildir.
Bugün bir insan telefonunu açtığında saniyeler içinde yüzlerce tartışmanın içine girebilir.
Din.
Siyaset.
Kimlik.
Ahlak.
Hayat tarzı.
Ve bazı tartışmalar gerçekten bilgi üretir.
Ama bazıları sadece insanı öfkelendirir.
Karşındaki seni anlamaya çalışmıyorsa,
sözünü bilerek çarpıtıyorsa,
inancını sadece aşağılamak için kullanıyorsa,
sen de giderek öfkelenip kendi üslubunu kaybediyorsan,
orada kalmaya devam etmek zorunda değilsin.
Ayet:
“Başka bir söze geçinceye kadar uzak dur.”
der.
Bu ayrıntı çok değerlidir.
Çünkü insanı tamamen düşman ilan etmez.
Konuşmanın şeklini reddeder.
Kişiye değil, davranışa sınır koyar.
Bir saat sonra başka konuda konuşabilirsiniz.
Birlikte iş yapabilirsiniz.
Komşuluk devam edebilir.
Ama hakaretin ve alayın parçası olmak zorunda değilsiniz.
Ayrıca ayet insanın unutabileceğini de kabul eder:
“Şeytan sana unutturursa…”
Yani mükemmel olman beklenmiyor.
Yanlış ortamda kalmış olabilirsin.
Tartışmaya kapılmış olabilirsin.
Öfkelenmiş olabilirsin.
Önemli olan fark ettiğin anda yön değiştirmektir.
Bu, hayatın çok büyük bir ilkesi olabilir:
Fark etmek, düzeltme hakkını yeniden doğurur.
Ve belki En‘âm 68’in bugün için en güçlü cümlesi şudur:
Her provokasyona cevap vermek güç değildir; bazen gerçek güç, hakikati savunurken kendi vakarını kaybetmemek ve konuşma alaya dönüştüğünde masadan kalkabilmektir.
“En‘âm Suresi 68. ayet, insanın sadece ne söylediğinden değil, hangi ortamın parçası olduğundan da sorumlu olduğunu hatırlatır. Samimi eleştiriye cevap verilir; fakat hakikatin alaya dönüştürüldüğü yerde bazen en doğru cevap tartışmayı büyütmek değil, sınır koyup uzaklaşmaktır.”
Ersan Karavelioğlu