📖 En‘âm Suresi 4. Ayette “Rablerinin Ayetlerinden Kendilerine Hangi Ayet Gelse, Ondan Mutlaka Yüz Çevirirlerdi” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,454
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 En‘âm Suresi 4. Ayette “Rablerinin Ayetlerinden Kendilerine Hangi Ayet Gelse, Ondan Mutlaka Yüz Çevirirlerdi” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“En‘âm Suresi 4. ayet, insanın hakikati yalnızca bilmemesiyle değil, bazen ondan bilinçli biçimde yüz çevirmesiyle de sorun yaşayabileceğini gösterir. Delil görmek ile delili kabul etmek aynı şey değildir.”
Ersan Karavelioğlu

En‘âm Suresi 4. ayet, ilk üç ayette kurulan büyük tevhid tablosunun ardından insanın vahiy karşısındaki tavrına döner.


İlk ayetlerde;


göklerin ve yerin yaratılması,


insanın çamurdan yaratılması,


ecel,


Allah’ın gizliyi ve açığı bilmesi


anlatılmıştı.


Yani güçlü bir delil zinciri kurulmuştu.


Şimdi ise şu şaşırtıcı durum anlatılır:


Bütün bu işaretlere rağmen bazı insanlar, kendilerine Rablerinin ayetlerinden hangi ayet gelirse gelsin ondan yüz çevirirler.


Bu ayet çok önemli bir psikolojik gerçeği ortaya koyar:


Sorun her zaman delil eksikliği değildir.


Bazen sorun, insanın delille karşılaştığında onu kabul etmeye hazır olmamasıdır.


1️⃣ “Rablerinin Ayetlerinden” Ne Anlama Gelir ❓


“Ayet” kelimesi Kur’an’da;


vahiy cümlesi,


işaret,


delil,


mucize


ve Allah’ın kudretini gösteren belirti


gibi anlamlarda kullanılabilir.


Burada temel vurgu Allah’tan gelen ilahî işaretler ve vahiy üzerindedir.


Yani insanlar sadece bir insanın fikrini değil, Rablerinden gelen işaretleri geri çevirmektedirler.


2️⃣ Ayet Neden “Rablerinin” İfadesini Kullanıyor ❓


Bu ifade son derece anlamlıdır.


Çünkü onları yaratan,


yaşatan,


rızıklandıran


ve bilen


Rablerinden gelen ayetlerden söz edilir.


Yani reddettikleri şey kendilerine tamamen yabancı bir kaynaktan gelmiyor.


Kur’an'ın bakış açısına göre onları var eden Rabbin rehberliği geliyor.


Buna rağmen insan yüz çevirebiliyor.


3️⃣ “Hangi Ayet Gelse” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Bu ifade sürekliliğe dikkat çeker.


Bir işaret geliyor.


Reddediliyor.


Başka bir işaret geliyor.


O da reddediliyor.


Yani mesele tek bir ayetin anlaşılmaması değildir.


Burada tekrar eden bir tavır vardır:


Her yeni delile karşı kapanmak.


Bu noktada problem bilgi eksikliğinden çok tutum problemine dönüşebilir.


4️⃣ “Yüz Çevirmek” Ne Demektir ❓


Yüz çevirmek yalnızca fiziksel olarak dönmek değildir.


Bir gerçeği;


dinlememek,


önemsememek,


küçümsemek,


görmezden gelmek


ve üzerinde düşünmeyi reddetmek


anlamlarını taşıyabilir.


İnsan hakikati açıkça reddetmeden önce bile ona karşı ilgisizlik duvarı kurabilir.


5️⃣ İnsan Hakikatten Neden Yüz Çevirir ❓


Birçok sebep olabilir.


Kibir.


Çıkar.


Alışkanlık.


Toplum baskısı.


Atalara bağlılık.


Değişme korkusu.


Çünkü hakikati kabul etmek bazen yalnızca fikir değiştirmek değildir.


İnsanın hayatını değiştirmesi gerekebilir.


İşte en zor nokta da budur.


6️⃣ İnsan Delili Görüp Yine de Reddedebilir mi ❓


Evet.


Delil insanı otomatik olarak zorlamaz.


İnsan güçlü bir gerekçeyle karşılaşabilir ama;


başka açıklamalar arayabilir,


önemsizleştirebilir,


alay edebilir


veya tamamen görmezden gelebilir.


Bu yüzden düşünce tarihinde sık görülen bir gerçek vardır:


İnsan sadece aklıyla değil, arzuları ve kimliğiyle de inanır veya reddeder.


7️⃣ Daha Fazla Delil Her Zaman Daha Fazla İman Getirir mi ❓


Hayır.


Eğer sorun gerçekten bilgi eksikliğiyse yeni delil yardımcı olabilir.


Ama insan baştan:


“Ne söylenirse söylensin kabul etmeyeceğim.”


tavrındaysa delillerin sayısı artabilir fakat sonuç değişmeyebilir.


Böylece soru:


“Delil var mı?”


olmaktan çıkıp:


“Ben delili dürüstçe değerlendirmeye açık mıyım?”


hâline gelir.


8️⃣ Şüphe ile Yüz Çevirmek Aynı Şey midir ❓


Hayır.


Şüphe eden insan hâlâ araştırabilir.


Soru sorabilir.


Dinleyebilir.


Düşünebilir.


Yüz çeviren kişi ise artık meseleyi değerlendirmeye bile yanaşmayabilir.


Bu nedenle samimi şüphe ile bilinçli ilgisizlik veya inat birbirinden ayrılmalıdır.


9️⃣ Kur’an Soru Sormayı Neden Yüz Çevirmek Saymaz ❓


Çünkü soru sormak çoğu zaman hakikate yönelmektir.


İnsan:


“Bu neden böyle?”


diyorsa hâlâ konuya dönüktür.


Dinliyor.


Araştırıyor.


Anlamaya çalışıyor.


Yüz çevirmek ise tam tersidir:


“Bunu duymak bile istemiyorum.”


Bu yüzden sorgulama ile inkârı otomatik olarak eşitlemek doğru değildir.


🔟 İnsan Kendi İnancına Ters Bir Delille Karşılaşınca Neden Rahatsız Olur ❓


Çünkü insan yalnızca fikirlerden oluşmaz.


Fikirler;


kimliğe,


ailesine,


çevresine,


geçmişine


ve hayat tercihlerine


bağlı olabilir.


Yeni bir hakikat, sadece bir düşünceyi değiştirmeyi değil bütün bir benlik anlatısını değiştirmeyi gerektirebilir.


Bu nedenle insan bazen delile değil, delilin sonuçlarına direnebilir.


1️⃣1️⃣ Ayet Önyargı Hakkında Ne Öğretir ❓


Önyargı, insanın bir şeyi değerlendirmeden önce kararını vermesidir.


Şöyle düşünebilir:


“Bu kaynaktan gelen hiçbir şey doğru olamaz.”


Bu durumda insan artık içerikle ilgilenmez.


Kaynağı gördüğü anda reddeder.


En‘âm 4’teki:


“Hangi ayet gelirse…”


ifadesi bu tür sürekli kapanmayı düşündürür.


1️⃣2️⃣ Hakikati Kabul Etmek Neden Cesaret Gerektirir ❓


Çünkü bazen:


“Yanılmışım.”


demek gerekir.


Bu iki kelime insan için çok ağır olabilir.


İnsan yıllarca savunduğu bir görüşten vazgeçmek zorunda kalabilir.


Çevresinden tepki görebilir.


Kendi egosuyla yüzleşebilir.


Bu nedenle hakikat sevgisi yalnızca zekâ değil, ahlaki cesaret de gerektirir.


1️⃣3️⃣ İnsan Kendi Hatasını Kabul Etmezse Ne Olur ❓


Başlangıçta küçük bir fikir savunulur.


Sonra ona emek verilir.


Daha sonra kişi kimliğini o görüşle birleştirir.


Artık görüşü değiştirmek:


“Ben yenildim.”


gibi hissedilebilir.


Bu durumda kişi hatasını savunmak için yeni gerekçeler üretmeye başlayabilir.


Böylece insan gerçeği değil, kendi geçmiş kararını korumaya çalışır.


1️⃣4️⃣ Yüz Çevirmek Kalbi Zamanla Daha da Katılaştırabilir mi ❓


Evet.


Bir hakikat ilk geldiğinde insan etkilenebilir.


Ama sürekli görmezden gelirse zamanla duyarlılığını kaybedebilir.


İlk yalan rahatsız eder.


Sonraki daha az.


Bir süre sonra alışkanlık oluşur.


Aynı şekilde sürekli reddetmek de insanın iç dünyasında alışkanlığa dönüşebilir.


Bu nedenle küçük yüz çevirmeler zamanla büyük kapanmalara dönüşebilir.


1️⃣5️⃣ Hakikati Dinlemek Kabul Etmek Zorunda Olmak mıdır ❓


Hayır.


Dinlemek, hemen kabul etmek değildir.


Ama adil değerlendirme için önce anlamak gerekir.


Bir görüşü reddedeceksen bile:


Gerçekten ne söylediğini bilerek reddetmek


ile onu hiç anlamadan reddetmek arasında büyük fark vardır.


Kur’an insanı düşünmeye çağırdığı için dürüst dinleme de bu sürecin parçasıdır.


1️⃣6️⃣ En‘âm 3 ve 4 Birlikte Nasıl Okunmalıdır ❓


En‘âm 3:


Allah gizlinizi, açığınızı ve ne kazandığınızı bilir.


demişti.


En‘âm 4 ise:


Ayet geldiğinde yüz çevirdiklerini


söyler.


Bu ikisi yan yana gelince güçlü bir mesaj ortaya çıkar:


İnsan dışarıdan:


“Ben sadece ikna olmadım.”


diyebilir.


Ama Allah iç dünyadaki gerçek sebebi de bilir.


Gerçekten delil mi yetersizdi?


Yoksa kibir mi vardı?


Çıkar mı vardı?


Korku mu vardı?


Bunu tam olarak Allah bilir.


1️⃣7️⃣ Bu Ayet Dini Tebliğ Edenlere Ne Öğretir ❓


Şunu:


Herkesi ikna edemeyebilirsin.


En açık biçimde anlatsan bile bazı insanlar dinlemek istemeyebilir.


Bu durum tebliğ eden kişiyi;


öfkeye,


zorlamaya


veya hakarete


götürmemelidir.


Görevi doğruyu mümkün olduğunca açık ve hikmetli anlatmaktır.


İnsanın kalbini zorla açmak ise onun elinde değildir.


1️⃣8️⃣ Ayetin Günümüz İnsanına En Büyük Mesajı Nedir ❓


Belki de şu:


Sana ters gelen bir şeyi sırf sana ters geliyor diye reddetme.


Bir bilgi rahatsız edici olabilir.


Bir eleştiri canını sıkabilir.


Bir insan sana kendi hatanı gösterebilir.


İlk refleksin savunma olabilir.


Ama hemen yüz çevirmeden önce sor:


Ya doğruysa?


Bu soru insanın zihnini açık tutan çok güçlü bir anahtardır.


1️⃣9️⃣ En‘âm Suresi 4. Ayet Bize Bugün Ne Söylüyor ❓


En‘âm Suresi 4. ayet bize çok rahatsız edici ama çok önemli bir gerçek gösterir:


İnsan her zaman hakikati istediği kadar istemeyebilir.


Biz genellikle kendimizi şöyle düşünürüz:


“Bana doğru olan gösterilirse kabul ederim.”


Ama gerçekten öyle miyiz?


Doğru olan çıkarımıza aykırıysa?


Yıllardır savunduğumuz düşünceyi yıkıyorsa?


Ailemizin geleneğine tersse?


Bize:


“Sen yanıldın.”


diyorsa?


İşte hakikat sevgisinin gerçek sınavı burada başlar.


Hakikat sana uygun olduğunda onu sevmek kolaydır.


Seni onayladığında kolaydır.


Sana kazandırdığında kolaydır.


Ama seni değiştirmesini istediğinde?


En‘âm 4 tam bu noktaya dokunur.


“Rablerinin ayetlerinden hangi ayet gelirse ondan yüz çevirirler.”


Yani zamanla sorun ayetin içeriği olmaktan çıkabilir.


İnsan artık her şeyi reddeden bir pozisyona yerleşir.


Bugün bunun birçok biçimini görebiliriz.


Bir insan yalnız kendi görüşünü doğrulayan haberleri okur.


Karşı görüşe ait delili hiç açmaz.


Bir eleştiriyi okumadan reddeder.


Kendisini rahatsız eden bilgiyi:


“Saçmalık.”


diye kapatır.


Böylece insan bilgi topluyor gibi görünür ama aslında yalnızca kendi inancını besleyen yankılar toplar.


Ayetin bize sorduğu büyük soru şudur:


Gerçekten hakikati mi arıyorum, yoksa haklı çıkmak mı istiyorum?


Bu ikisi aynı şey değildir.


Hakikati arayan insan bazen kendi görüşünü kaybeder.


Ama daha doğru bir şeyi kazanır.


Haklı çıkmak isteyen insan ise gerçeği kaybetse bile görüşünü korur.


İşte yüz çevirmenin tehlikesi burada başlar.


Bu nedenle En‘âm 4’ün bugün için en güçlü cümlesi şudur:


Hakikat seni rahatsız ettiğinde hemen yüz çevirme; çünkü bazen insanın en çok kaçmak istediği söz, en çok duyması gereken söz olabilir.


“En‘âm Suresi 4. ayet, delilin varlığından önce insanın hakikate karşı tavrını sorgular. Her ayeti reddeden kişinin problemi her zaman kanıt eksikliği olmayabilir; bazen asıl engel, gerçeğin insanı değiştirmesine izin vermemektir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt