📖 En‘âm Suresi 24. Ayette “Bak, Kendilerine Karşı Nasıl da Yalan Söylediler; Uydurdukları Şeyler de Kendilerinden Kaybolup Gitti” İfadesi Ne Anlama

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,484
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 En‘âm Suresi 24. Ayette “Bak, Kendilerine Karşı Nasıl da Yalan Söylediler; Uydurdukları Şeyler de Kendilerinden Kaybolup Gitti” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

“En‘âm Suresi 24. ayet, insanın hakikatten kaçarken sonunda kendi kurduğu yanılsamanın içinde kalabileceğini gösterir. Dünya hayatında sağlam sandığı sahte dayanaklar hesap anında kaybolur ve geriye insanın kendi gerçeğiyle yüzleşmesi kalır.”
Ersan Karavelioğlu
En‘âm Suresi 24. ayet, bir önceki ayetin kıyamet sahnesini tamamlar.

En‘âm 23’te Allah’a ortak koşanların:

“Rabbimiz Allah’a andolsun ki biz müşriklerden değildik.”

diyecekleri bildirilmişti.

Şimdi Kur’an bu tavra dikkat çekerek:

“Bak, kendilerine karşı nasıl da yalan söylediler.”

der.

Ardından çok çarpıcı bir sonuç gelir:

“Uydurdukları şeyler de kendilerinden kaybolup gitti.”

Yani dünyada gerçek sandıkları,

güvendikleri,

kutsallaştırdıkları

ve Allah’a ortak kabul ettikleri şeyler

hesap gününde onları kurtaramaz.

Ayet, insanın hem kendine yalan söylemesini hem de sahte inançların nihai gerçeklik karşısında dağılmasını anlatır.

1️⃣ “Bak, Kendilerine Karşı Nasıl Yalan Söylediler” Ne Anlama Gelir ❓

Bu ifade insanın yalnızca başkalarını değil, kendisini de aldatabileceğini gösterir.

Bir önceki ayette:

“Biz müşrik değildik.”

demişlerdi.

Kur’an ise bunun gerçeği değiştirmediğini bildirir.

İnsan kendi geçmişini farklı anlatabilir.

Ama hakikat onun anlatımına göre yeniden yazılmaz.

2️⃣ İnsan Kendisine Nasıl Yalan Söyler ❓

Kendi davranışını olduğundan farklı göstererek.

Bir hatasına:

“Aslında o kadar kötü değildi.”

diyerek.

Bir çıkarını:

“Ben bunu sadece iyilik için yaptım.”

diye sunarak.

Bir yanlışını sürekli gerekçelendirerek.

Böylece insan zamanla kendi kurduğu açıklamaya inanmaya başlayabilir.

Bu, kendini kandırmanın en tehlikeli biçimlerinden biridir.

3️⃣ Neden “Başkalarına” Değil de “Kendilerine Karşı” Yalan Söylediler Deniyor ❓

Çünkü yalanın zararı sonunda yine kişiye döner.

Başkasını kandırdığını sanabilir.

Ama hakikat karşısındaki konumunu değiştiremez.

Bu nedenle insanın kurduğu yanlış anlatı ilk önce kendi bilincini bozar.

Kendine yalan söyleyen kişi, düzeltmesi gereken şeyi görme imkânını da azaltır.

4️⃣ Kıyamet Gününde Yalan Söylemek Nasıl Mümkün Olabilir ❓

Kur’an’ın farklı ayetlerinde kıyamet sahneleri farklı aşamalar hâlinde anlatılır.

Bazı yerlerde insanlar konuşur.

Bazı yerlerde susarlar.

Bazı yerlerde organlarının şahitliği anlatılır.

Bu nedenle ahiret sahnelerini tek bir an gibi değil, çok aşamalı bir hesap süreci olarak düşünmek mümkündür.

En‘âm 24’te vurgu kronolojiden çok, insanın gerçeği inkâr etme eğilimidir.

5️⃣ “Uydurdukları Şeyler” Ne Demektir ❓

Bu ifade özellikle Allah’a ortak koştukları varlıkları ve bunlar hakkında oluşturdukları yanlış inançları kapsar.

İnsanlar bazı varlıklara;

ilahî güç,

koruyuculuk,

bağımsız şefaat

veya Allah’a ortaklık

atfetmiş olabilirler.

Kur’an bunları uydurulmuş iddialar olarak değerlendirir.

6️⃣ “Kendilerinden Kaybolup Gitti” Ne Anlama Gelir ❓

Dünyada gerçek ve güçlü görünen şeylerin ahirette hiçbir işe yaramaması demektir.

İnsan şöyle düşünebilir:

“Bu beni korur.”

Ama o gün korumaz.

“Bu bana yardım eder.”

Ama yardım edemez.

“Bu benim için Allah’ın yanında bağımsız bir güçtür.”

Ama böyle bir güç ortaya çıkmaz.

Böylece yanlış güven sistemi çöker.

7️⃣ Sahte İnançlar Neden Hesap Gününde Kaybolur ❓

Çünkü hesap günü hakikatin görünür hâle geldiği andır.

Dünyada insan;

yorum yapabilir,

bahane üretebilir,

mit oluşturabilir,

geleneği kutsallaştırabilir.

Ama nihai gerçeklik ortaya çıktığında bütün bu yapılar sınanır.

Hakikatle uyuşmayan şeyler dayanamaz.

8️⃣ İnsan Neden Uydurduğu Bir Şeye Gerçekten İnanmaya Başlar ❓

Çünkü tekrar güçlüdür.

Bir düşünce sürekli tekrar edilirse normalleşebilir.

Aile söylüyorsa doğru sanılabilir.

Toplum söylüyorsa sorgulanmayabilir.

Binlerce insan inanıyorsa güvenilir görünebilir.

Ama bir düşüncenin yaygın olması, onu otomatik olarak doğru yapmaz.

Hakikat çoğunluk oylamasıyla oluşmaz.

9️⃣ Gelenek Bir Yanlışı Gerçeğe Dönüştürür mü ❓

Hayır.

Bir düşünce yüz yıl tekrar edilebilir.

Bin yıl da tekrar edilebilir.

Eğer yanlışsa yaşının uzun olması onu doğru yapmaz.

Aynı şekilde yeni olması da bir düşünceyi otomatik olarak doğru yapmaz.

Ölçü yine delil ve hakikattir.

🔟 Bu Ayet İnsanların Putlarını mı Yoksa İnançlarını mı Kastediyor ❓

Her ikisiyle ilişkili düşünülebilir.

Putlar fiziksel olarak ortadan kalkabilir.

Ama daha derin anlamda onların hakkında geliştirilen:

ilahî ortaklık,

bağımsız güç,

mutlak koruyuculuk


iddiaları çöker.

Dolayısıyla ayetin temel hedefi sadece nesneler değil, o nesneler etrafında kurulan yanlış anlam sistemidir.

1️⃣1️⃣ Modern İnsanın da “Uydurduğu Şeyler” Olabilir mi ❓

Ayetin doğrudan bağlamı şirk ve ahiret hesabıdır.

Fakat ahlaki bir benzetme olarak modern insan da çeşitli yanlış mutlaklıklar oluşturabilir.

Para her şeyi çözer sanabilir.

Şöhretin kalıcı olduğunu düşünebilir.

Teknolojinin bütün insan sorunlarını çözeceğine inanabilir.

Kendi ideolojisini kusursuz görebilir.

Bunların hiçbiri teknik olarak otomatik şekilde şirk ilan edilmemelidir.

Ama insanın geçici şeylere mutlak kurtarıcı anlamı vermesi sorgulanabilir.

1️⃣2️⃣ İnsan Neden Yanlış Bir Şeye Bağlanmaya Devam Eder ❓

Çünkü vazgeçmek zor olabilir.

Yıllarını vermiştir.

Kimliğini onun üzerine kurmuştur.

Çevresi onu o düşünceyle tanıyordur.

Yanıldığını kabul ederse geçmişini yeniden değerlendirmesi gerekebilir.

Bu nedenle insan bazen yanlış olduğunu fark ettiği hâlde bile görüşüne tutunabilir.

Psikolojik maliyet, hakikatten daha güçlü hâle gelebilir.

1️⃣3️⃣ Bir Yanlışın Çökmesi Neden İnsana Çok Ağır Gelir ❓

Çünkü bazen yalnız fikir çökmez.

Kimlik de sarsılır.

İnsan:

“Ben yıllarca buna inanmıştım.”

der.

“Bunu savundum.”

“Başkalarına anlattım.”

Bu yüzden yanlış inancı bırakmak bazen büyük bir içsel cesaret ister.

Ama gerçeğe dönmek, geçmişte yanılmış olmaktan daha değerlidir.

1️⃣4️⃣ Ayet Bize “Yanıldım” Diyebilmenin Değerini Nasıl Gösterir ❓

En‘âm 23 ve 24’te insanlar hatalarını kabul etmek yerine inkâr ederler.

Bu nedenle bugünkü insan için tersinden çok önemli bir ders vardır:

Yanıldığını erken kabul et.

Çünkü:

“Yanıldım.”

demek kısa vadede egoyu incitebilir.

Ama insanı hakikate yaklaştırır.

Yanlışı savunmaya devam etmek ise egoyu korurken insanı daha büyük zarara götürebilir.

1️⃣5️⃣ Hakikatle Yüzleşmek Neden Kurtarıcıdır ❓

Çünkü düzeltme ancak kabulden sonra başlar.

Bir bağımlılığı kabul etmeden bırakamazsın.

Bir haksızlığı kabul etmeden telafi edemezsin.

Bir yanlış inancı fark etmeden düzeltemezsin.

Bu yüzden hakikat bazen acıtır ama aynı zamanda iyileşmenin başlangıcıdır.

1️⃣6️⃣ En‘âm 23 ve 24 Birlikte Nasıl Okunmalıdır ❓

En‘âm 23:

“Biz müşriklerden değildik.”

şeklindeki savunmayı anlatır.

En‘âm 24:

“Bak, kendilerine karşı nasıl yalan söylediler.”

diyerek bu savunmanın gerçek olmadığını gösterir.

Sonra:

“Uydurdukları şeyler kaybolup gitti.”

der.

Akış şöyledir:

Yanlış inanç → Hesap → İnkâr → Gerçeğin ortaya çıkması → Sahte dayanakların çöküşü.

1️⃣7️⃣ Bu Ayet Kendi Geçmişimizle Nasıl Hesaplaşmamız Gerektiğini Öğretiyor ❓

Geçmişimizi güzelleştirmek yerine dürüstçe değerlendirmeyi.

İnsan hep kendisini hikâyenin kahramanı gibi anlatma eğiliminde olabilir.

Ama olgunluk bazen:

“Burada ben yanlıştım.”

diyebilmektir.

Kendine karşı dürüst olmayan kişi geçmişinden gerçek ders çıkaramaz.

Bu nedenle iç muhasebe kendini mahkûm etmek değil, kendini düzeltmektir.

1️⃣8️⃣ Bu Ayetin Günümüz İnsanına En Büyük Mesajı Nedir ❓

Belki de şu:

Hayatını bir yanılsamanın üzerine kurma.

Bir şey sana güven veriyor diye gerçek olmak zorunda değil.

Bir düşünce seni rahatlatıyor diye doğru olmayabilir.

Bir inanç çok yaygın diye hakikat olmayabilir.

İnsan zaman zaman kendisine şu soruyu sormalıdır:

“Ya yanlışsam?”

Bu soru zayıflık değil, zihinsel dürüstlüktür.

1️⃣9️⃣ En‘âm Suresi 24. Ayet Bize Bugün Ne Söylüyor ❓

En‘âm Suresi 24. ayet, insanın kendi zihninde kurduğu dünyanın gerçek dünya ile aynı olmayabileceğini hatırlatır.

İnsan kendi hikâyesini yazar.

Kendini haklı gösterir.

Hatalarına gerekçe bulur.

Kendi tarafını masumlaştırır.

Ve zamanla şöyle bir noktaya gelebilir:

Kendi anlattığı hikâyeye gerçekten inanır.

İşte ayetin:

“Kendilerine karşı nasıl yalan söylediler.”

ifadesi bu yüzden çok sarsıcıdır.

Çünkü insanın en tehlikeli yalanı bazen başkasına söylediği değil, kendisine söylediği yalandır.

Başkasına yalan söylediğinde gerçeği belki hâlâ biliyorsun.

Ama kendini kandırdığında gerçeğe ulaşacağın yolu da kapatabilirsin.

Sonra ayetin ikinci bölümü gelir:

“Uydurdukları şeyler kendilerinden kaybolup gitti.”

Yani sahte gerçeklik sonsuza kadar yaşayamaz.

Bir gün gerçekle karşılaşır.

İnsan yıllarca:

“Bu beni korur.”

diye düşündüğü şeyin koruyamadığını görebilir.

“Bu asla yıkılmaz.”

dediği sistem yıkılabilir.

“Bu insan beni asla bırakmaz.”

dediği kişi gidebilir.

“Bu servet beni her şeyden korur.”

dediği para yetersiz kalabilir.

Ve ölüm geldiğinde insanın dünyadaki birçok dayanağı zaten elinden çıkar.

Bu nedenle ayet aslında bugünden büyük bir özgürlük önerir:

Sahte dayanakların çökmesini bekleme.

Şimdiden sorgula.

Gerçekten neye güveniyorsun?

Neyi mutlaklaştırıyorsun?

Hangi yanlışını kendine doğru diye anlatıyorsun?

Hangi gerçeği kabul etmemek için kendi hikâyeni değiştiriyorsun?

Bunları bugün görebilirsen hesap günündeki yüzleşme gelmeden önce kendini değiştirme imkânın vardır.

İşte tövbe ve öz eleştiri bu yüzden değerlidir.

İnsan kendi yalanını erken fark ettiğinde gerçeğe dönebilir.

Ama kendi uydurduğu dünyanın içinde yaşamaya devam ederse bir gün gerçeklik o dünyayı dağıtabilir.

Ve belki En‘âm 24’ün bugün için en güçlü cümlesi şudur:

Kendine anlattığın hikâye seni bir süre rahatlatabilir; fakat hakikat değişmez. Gerçek özgürlük, kendi yalanını savunmakta değil, onu fark edip gerçeğe dönebilecek cesareti göstermektedir.

“En‘âm Suresi 24. ayet, insanın kurduğu sahte gerçekliklerin sonsuza kadar yaşayamayacağını gösterir. Kendi yanlışımızı inkâr ederek bir süre kaçabiliriz; fakat hakikatten kaçamayız. Bu yüzden insanın en büyük dürüstlüğü, başkalarından önce kendi kendisine doğruyu söyleyebilmesidir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt