El Vasi Nedir ve Ne Anlama Gelir
İlmi, Rahmeti, Kudreti ve Kuşatıcılığı Her Şeyi Sonsuzca İçine Alan Allah'ı Tanımanın Kulda Güven, Ferahlık ve Sınırlı Bakışları Aşma Bilincini Nasıl Kurduğu
"İnsan çoğu zaman kendi darlığını hakikat sanır; oysa Allah'ın genişliğini tanımaya başladığında, çıkışsız sandığı nice şeyin aslında kendi bakışının dar duvarları olduğunu fark eder."
Ersan Karavelioğlu
El Vasi, Allah'ın ilmiyle, rahmetiyle, kudretiyle, hikmetiyle, bağışıyla ve kuşatıcılığıyla her şeyi içine alan yüce isimlerinden biridir. Bu isim, yalnızca çok büyük olmak anlamına gelmez. Buradaki mana çok daha derindir: Allah'ın varlığı, bilgisi, rahmeti ve kudreti hiçbir darlıkla sınırlanmaz; O, her şeyi kuşatır, her ihtimali bilir, her yaraya ulaşır, her çıkışı yaratabilir ve kulun kendi dar bakışıyla göremediği nice alanı rahmetiyle açabilir.
İnsan ise çoğu zaman dardır.
İşte El Vasi ismi kula şu büyük hakikati öğretir: Sen dar olabilirsin; ama Rabbin dar değildir. Sen yolu göremeyebilirsin; ama Allah'ın ilmi ve rahmeti bütün yolları kuşatır. Bu idrak kalpte hem güven, hem ferahlık, hem de sınırlı bakışları aşma olgunluğu doğurur.
El Vasi, kuşatıcılığı sonsuz olan, ilmi her şeyi içine alan, rahmeti daralmayan, kudreti sınırsız olan Allah demektir. Bu isimde birkaç büyük mana birlikte parlar:
Yani Allah'ın genişliği, yalnızca mekan ya da büyüklük gibi düşünülmez. Buradaki asıl derinlik, O'nun bilgisinin, rahmetinin, hikmetinin ve yardımının hiçbir eksikliğe ve darlığa uğramamasıdır. Bu yüzden El Vasi ismi, kula Allah'ı sınırlı insan ölçüleriyle düşünmemenin kapısını açar.
Çünkü buradaki genişlik, kaba bir büyüklük değil; ilahi kuşatıcılık anlamı taşır. İnsan bir alanda geniş olabilir ama başka bir alanda eksik kalır. Allah için böyle bir eksiklik düşünülemez.
Ama Allah'ın El Vasi oluşu böyle değildir. O'nun ilmi eksilmez, rahmeti daralmaz, kudreti tükenmez, hikmeti şaşmaz. Bu yüzden El Vasi ismi, sadece büyüklüğü değil; sonsuz yeterliliği ve kuşatıcılığı düşündürür.
Bu ismi gerçekten düşünen kalpte ilk değişen şey, çıkışsızlık hissisinin mutlak sanılması halinin kırılmasıdır. Çünkü insan çoğu zaman kendi göremediği şeyi yok zanneder.
Fakat El Vasi ismi kalbe şunu öğretir:
"Sen görmüyor olabilirsin; ama Allah'ın kuşatıcılığı senin bakışından çok daha geniştir."
İşte bu idrak yerleştiğinde kalp biraz nefes alır. İnsan kendi sınırlarını mutlaklaştırmamayı öğrenir.
Allah'ın El Vasi oluşunun en büyük tecellilerinden biri, O'nun ilminin her şeyi kuşatmasıdır. Bu ilim sadece görünen olayları değil, görünmeyen bağlantıları, saklı sonuçları ve kalplerin derinliklerini de kapsar.
Bu yüzden El Vasi ismi, kulun ilahi ilim karşısında daha mütevazı ve daha güvenli olmasını sağlar. Çünkü insan artık kendi dar bilgisine mahkum yaşamak zorunda olmadığını hisseder.
Allah'ın rahmeti, insanın zannettiği kadar dar değildir. İnsan bazen kendi kusurunu, düşüşünü ya da yetersizliğini görünce rahmet kapısının kapandığını sanabilir. Oysa El Vasi ismi buna karşı büyük bir umut taşır.
Bu yüzden El Vasi ismi, kula rahmeti küçük hesaplara indirgememeyi öğretir. Çünkü Allah'ın rahmeti, kulun kendine biçtiği darlıktan daha geniştir.
İnsan yalnızca kendi gördüğüne güvenirse sürekli tedirgin yaşar. Çünkü gördüğü şey sınırlıdır. Ama El Vasi ismi kalbe başka bir güven verir.
İşte bu bilinç, insanı rehavete değil; daha derin bir tevekküle götürür. Çünkü kul artık güvenini kendi görüş alanından değil, Allah'ın kuşatıcı varlığından almaya başlar.
Kalp bazen sebepsiz gibi görünen bir darlık yaşar. Düşünce sıkışır, umut daralır, dünya ağırlaşır. İşte böyle zamanlarda El Vasi ismi büyük bir ferahlık anahtarı olur.
Bu yüzden El Vasi ismi, daralmış kalbe hemen kolay çözüm vermeyebilir; ama ona şunu fısıldar: Bu darlık, Allah'ın genişliğini sınırlandırmaz.
Tevekkül, sadece Allah'a güvenmek değil; O'nun kuşatıcılığının senin hesabını aştığını da kabul etmektir. İşte El Vasi ismi tevekkülü derinleştirir.
Bu nedenle El Vasi ismiyle tevekkül, sadece "Allah'a bıraktım" cümlesi olmaktan çıkar; Allah'ın sonsuz genişliğine yaslanan bilinçli güven haline gelir.
Bu ismi bilen kul, dua ederken yalnızca dar çözüm listeleri sunmaz. Çünkü Allah'ın vereceği cevabın kendi hayal ettiğinden daha geniş olabileceğini bilir.
Böyle bir dua, insanı dua içinde de olgunlaştırır. Kul artık Allah'a sadece kendi planını onaylatmaya çalışmaz; Allah'ın geniş hikmetine kendini açmaya başlar.
İnsanın en büyük sorunlarından biri, kendi bulunduğu noktayı bütün gerçek sanmasıdır. Oysa El Vasi ismi bu dar bakışı kırar.
Bu bilinç, insanı yüzeysellikten kurtarır. Olayları daha geniş çerçevede düşünmeyi, acele hüküm vermemeyi ve kendi görüş alanını ilahlaştırmamayı öğretir.
Allah'ın rahmeti genişse, kul da kalbini biraz olsun genişletmeyi öğrenmelidir. Elbette kul, Allah gibi kuşatıcı olamaz; ama bu isim onda ahlaki bir yansıma doğurur.
Bu yüzden El Vasi ismi, kulda sadece güven değil; ahlaki genişlik de doğurabilir.
Günah işleyen insan bazen kendini bütünüyle çıkmazda hisseder. Kendi kusurunu o kadar büyütür ki Allah'ın rahmetini unutur. İşte burada El Vasi ismi çok büyük bir rahmet olur.
Bu yüzden El Vasi ismi, günahı hafifletmez; ama umudu da öldürmez. Kul hem ciddiyetle korkar hem de Allah'ın rahmet ufkunu daraltmamayı öğrenir.
Allah'ın kuşatıcılığını hisseden kul için ibadet, dar dünyadan geniş hakikate açılan bir kapı haline gelir.
Böylece ibadet, sadece görev değil; daralmış ruhun ilahi genişliğe dönme hareketi haline gelir.
İnsan musibet içindeyken yaşadığı acının dışına çıkamaz. Bu çok insani bir durumdur. Ama El Vasi ismi, acının içinden biraz daha geniş bakabilmeyi öğretir.
Bu bilinç, acıyı küçültmez. Fakat insanı acının içine hapsolmaktan korur. Çünkü kul artık bilir ki benim yaşadığım dar alan, Allah'ın kuşatıcılığının tamamı değildir.
Allah bazen daraltır, bazen genişletir. Fakat O'nun kuşatıcılığı bunların her ikisini de içine alır. İşte El Vasi ismi bu iki tecelliyi bir üst bakışla anlamayı sağlar.
Bu yüzden El Vasi ismi, insanı anlık hallerin tutsağı olmaktan koruyup geniş perspektifli kulluğa çağırır.
Allah'ın kuşatıcı oluşunu bilen insan, başkalarını da tek bir anlarıyla, tek bir kusurlarıyla ya da tek bir görüntüleriyle hükme bağlamamaya çalışır.
Çünkü El Vasi ismi kulda şunu doğurur: Benim hükmüm dar, Allah'ın hikmeti geniştir. Bu bilinç de ilişkilerde daha az sertlik, daha çok denge doğurur.
Gerçek ferahlık bazen dış şartlardan önce kalpte başlar. İnsan aynı durumda kalırken içindeki bakış genişleyebilir. İşte El Vasi ismi bu iç genişliğin manevi anahtarlarından biridir.
Bu yüzden El Vasi ismi, iç ferahlığın her zaman dış değişimden önce gelebileceğini öğretir. Kalbin ufku genişledikçe dünya da biraz daha taşınabilir hale gelir.
Bu ismi yaşamak, sadece anlamını bilmek değil; her gün onu düşünceye, duaya ve ahlaka dönüştürmektir.
İşte bunlar, El Vasi isminin bilgiden karaktere, karakterden yaşanan kulluğa dönüşmüş işaretleridir.
İnsan çoğu zaman yaşadığı anın içine sıkışır. Gördüğünü mutlak, hissettiğini son, yaşadığını tek gerçek sanır. Kapanan bir kapı bütün yolları kapatmış gibi gelir; geciken bir cevap sonsuza dek susmuş gibi görünür; daralan bir kalp rahmetten uzak kalmış gibi hissedebilir. Oysa El Vasi ismi kalbe şu büyük hakikati öğretir: Sen daralabilirsin ama Rabbin daralmaz. Sen göremeyebilirsin ama Allah kuşatır. Senin bakışın sınırlı olabilir ama O'nun ilmi, rahmeti ve kudreti sonsuz geniştir.
Kul, Allah'ın El Vasi olduğunu gerçekten idrak ettiğinde dünya ile ilişkisi değişir. Olaylara daha geniş bakar, darlıkta hemen hüküm vermez, duada daha derin umut taşır, rahmeti kendi kusurundan büyük görmeyi öğrenir, başkalarına karşı daha yumuşak olur ve kendi sınırlı anlayışını ilahlaştırmaktan vazgeçer. Ve belki de bu ismin kulda kurduğu en kıymetli olgunluk şudur: Kendi dar aklının ve kırık duygusunun ötesinde, Allah'ın sonsuz genişliğine güvenerek yaşayabilmek.
"Kalp, Allah'ın genişliğini tanıdıkça darlığın içindeki duvarlar çatlamaya başlar. Çünkü insanı asıl boğan şey bazen acının kendisi değil, Allah'ın rahmetini kendi karanlığı kadar sanmasıdır."
Ersan Karavelioğlu