📖 Bakara Suresi 229. Ayette “Boşama İki Defadır. Bundan Sonrası Ya İyilikle Evliliği Sürdürmek ya da Güzellikle Ayrılmaktır. Kadınlara Verdiğiniz Şey

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,898
2,724,958
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Bakara Suresi 229. Ayette “Boşama İki Defadır. Bundan Sonrası Ya İyilikle Evliliği Sürdürmek ya da Güzellikle Ayrılmaktır. Kadınlara Verdiğiniz Şeylerden Bir Şey Geri Almanız Size Helâl Değildir. Ancak Eşlerin Allah’ın Sınırlarını Koruyamamaktan Korkmaları Durumu Başkadır. Kadının Ayrılmak İçin Bir Bedel Vermesinde İkisine de Günah Yoktur. Bunlar Allah’ın Sınırlarıdır; Onları Aşmayın. Kim Allah’ın Sınırlarını Aşarsa İşte Onlar Zalimlerin Ta Kendileridir” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“Bir ilişkinin değeri yalnızca nasıl başladığında değil, devam edemediğinde iki insanın birbirinin hakkını ne kadar koruyabildiğinde de ortaya çıkar.” — Ersan Karavelioğlu

Bakara Suresi’nin 229. ayeti, Kur’an’daki boşanma hukukunun en temel ayetlerinden biridir.


Ayet çok önemli bir ilkeyle başlar:


“Boşama iki defadır.”


Ardından iki yol gösterir:


Ya ma‘rûf ile tutmak.


Ya da:


ihsan ile serbest bırakmak.


Başka bir ifadeyle:


Evlilik devam edecekse iyilikle devam etmelidir.


Bitecekse güzellikle bitmelidir.


Ayet böylece boşanmayı:


intikam,


tehdit,


ekonomik şantaj,


kadını sürekli geri alıp tekrar boşama


veya karşı tarafın hayatını askıda tutma


aracına dönüştüren uygulamalara sınır getirir.


Aynı ayette ayrıca İslam hukukunda daha sonra hul‘ adıyla sistemleşen ayrılık biçiminin önemli temeli de bulunur.


Yani bazı şartlarda kadın da evliliği sürdüremediğinde, belirli bir bedel karşılığında ayrılık talebinde bulunabilir.


1️⃣ Ayetin Temel Mesajı Nedir ❓


Bakara 229’un temel mesajı şudur:


Boşanma sınırsız bir güç değildir; hukuk, ahlak ve sınırlar içinde kullanılmalıdır.


Evlilik krizinde iki seçenek vardır:


Gerçek anlamda barışmak.


Veya:


adil ve güzel biçimde ayrılmak.


Kur’an üçüncü bir yolu meşrulaştırmaz:


Karşıdakini yıllarca süründürmek.


Ne evlilik hakkını vermek,


ne özgür bırakmak,


ne de adil davranmak


Kur’an’ın ortaya koyduğu aile ahlakıyla bağdaşır.


2️⃣ “Boşama İki Defadır” Ne Anlama Gelir ❓


Bu ifade özellikle geri dönüş imkânı bulunan boşamanın sınırını belirler.


Birinci boşamada belirli şartlarda eşler yeniden birleşebilir.


İkinci boşamada da aynı imkân bulunabilir.


Fakat boşanmayı sürekli tekrar ederek kadını:


boşamak,


geri almak,


tekrar boşamak,


yeniden geri almak


şeklinde sonsuz bir döngüye sokmak mümkün değildir.


Ayet bu gücü iki defayla sınırlar.


3️⃣ Bu Düzenleme Neden Gerekliydi ❓


İslam öncesi bazı uygulamalarda erkek, eşini defalarca boşayıp iddet bitmeden geri alarak onun hayatını kontrol edebiliyordu.


Böylece kadın:


tam anlamıyla evli değildi,


ama özgür de değildi.


Kur’an bu keyfîliği sınırlar.


Bir noktadan sonra erkek karar vermek zorundadır:


Gerçekten evliliği mi istiyor?


Yoksa:


ayrılığı mı?


Bu, güç kullanımına getirilen önemli bir hukuki sınırdır.


4️⃣ “Ya İyilikle Tutmak” Ne Anlama Gelir ❓


Arapça metindeki ma‘rûf, iyi, makul, adil ve toplumca doğru kabul edilen davranış anlamları taşır.


Yani erkek eşini geri alacaksa amaç:


cezalandırmak,


kontrol etmek,


kıskandırmak


veya başkasına gitmesini engellemek


olmamalıdır.


Gerçekten:


barışmak,


evlilik sorumluluklarını yerine getirmek


ve ilişkiyi düzeltmek


istemelidir.


Geri almak, yeniden zarar verme hakkı değildir.


5️⃣ “Ya da Güzellikle Serbest Bırakmak” Ne Anlama Gelir ❓


Ayetin ikinci seçeneği ayrılıktır.


Fakat sıradan bir ayrılık değil:


ihsanla ayrılmak.


Yani:


hakaret etmeden,


hakkını gasp etmeden,


geçmişi silah hâline getirmeden,


intikam almadan


ve karşı tarafın onurunu mümkün olduğunca koruyarak ayrılmak.


Bu çok güçlü bir ilkedir:


Evlilik bitse bile ahlak bitmemelidir.


6️⃣ İnsan Sevmediği Birinden Güzellikle Ayrılabilir Mi ❓


Evet.


Kur’an tam da bunu ister.


İnsan bir zamanlar sevdiği kişiye karşı daha sonra:


kırgın,


öfkeli,


hayal kırıklığına uğramış


olabilir.


Fakat bunlar karşı tarafa zulmetme hakkı vermez.


İnsan:


“Artık seni sevmiyorum.”


diyebilir.


Ama:


“O hâlde sana istediğim kötülüğü yapabilirim.”


diyemez.


Duygunun bitmesi ahlaki sorumluluğu bitirmez.


7️⃣ “Kadınlara Verdiklerinizden Bir Şeyi Geri Almanız Helâl Değildir” Ne Anlama Gelir ❓


Burada özellikle evlilik sırasında kadına verilmiş mehir ve benzeri haklar söz konusudur.


Erkek:


“Boşanıyoruz, verdiğim her şeyi geri ver.”


şeklinde keyfî davranamaz.


Verilmiş olan mal artık kadının hakkıdır.


Bu çok önemli bir ekonomik korumadır.


Boşanma, kadının malvarlığını cezalandırma yoluyla geri alma fırsatına dönüştürülemez.


8️⃣ Neden Mehir Geri Alınamaz ❓


Çünkü mehir kadına verilmiş bir haktır.


Bir şey gerçekten verilmişse artık:


“Benim malımdı.”


diyerek zorla geri almak doğru değildir.


Özellikle boşanma gibi duygusal gerilimin yüksek olduğu dönemlerde ekonomik güç çok kolay kötüye kullanılabilir.


Kur’an bu nedenle boşanma hukukuna mali adalet de getirir.


9️⃣ Peki Ayette Neden Bir İstisna Getiriliyor ❓


Ayet şöyle bir durumdan söz eder:


Eğer eşler Allah’ın sınırlarını koruyamayacaklarından korkarlarsa…


Yani evlilik öyle bir noktaya gelmiş olabilir ki özellikle kadın bu evliliği artık sürdüremeyeceğini düşünür.


Eşine karşı gerekli evlilik sorumluluklarını yerine getiremeyeceğinden endişe eder.


Bu durumda farklı bir ayrılık biçimi gündeme gelir.


🔟 Kadının Bir Bedel Vererek Ayrılması Ne Anlama Gelir ❓


Bu hüküm İslam hukukunda hul‘ kavramıyla ilişkilendirilmiştir.


Hul‘ta kadın evliliği sürdürmek istemediğinde, belirli şartlarda kendisine verilmiş mehir veya üzerinde anlaşılan bir bedeli iade ederek ayrılabilir.


Burada önemli nokta şudur:


Kadın tamamen erkeğin boşama kararına mahkûm bırakılmaz.


Evlilik onun açısından sürdürülemez hâle gelmişse ayrılık için hukuki bir kapı bulunmaktadır.


1️⃣1️⃣ Hul‘ Kadının Boşanma Hakkı mıdır ❓


Geniş anlamda kadın açısından evlilikten çıkış yollarından biridir.


Ancak klasik fıkıhta:


hul‘un şartları,


bedelin miktarı,


hakimin rolü


ve erkeğin rızasının gerekip gerekmediği


konusunda farklı görüş ve uygulamalar oluşmuştur.


Dolayısıyla tek bir tarihsel uygulamayı bütün İslam hukukunun değişmez biçimi gibi sunmak doğru değildir.


Fakat ayetin temel ilkesi nettir:


Kadının da sürdürülemez bir evlilikten çıkabilmesi için bir yol vardır.


1️⃣2️⃣ Erkek Kadını Hul‘a Zorlamak İçin Kötü Davranabilir Mi ❓


Hayır.


Ayetin ruhuna göre bu açık bir istismar olur.


Erkek:


kadını bezdirip,


eziyet edip,


hayatı yaşanmaz hâle getirip


sonra:


“Şimdi verdiğim mehri geri verirsen seni bırakırım.”


şeklinde davranamaz.


Bu durumda ayrılık hakkı ekonomik şantaj aracına dönüşür.


Kur’an’ın bütün boşanma düzeninin amacı tam tersine zararı ve keyfîliği sınırlamaktır.


1️⃣3️⃣ “Allah’ın Sınırlarını Koruyamamak” Ne Anlama Gelir ❓


Buradaki hudûdullah, yani Allah’ın sınırları:


eşlerin birbirlerine karşı haklarını,


sorumluluklarını


ve evlilikte gözetmeleri gereken ahlaki düzeni


ifade eder.


Eğer ilişki öyle bozulmuşsa ki tarafların:


adil davranması,


birbirinin hakkını vermesi,


birlikte yaşaması


artık ciddi biçimde mümkün görünmüyorsa ayrılık daha doğru hâle gelebilir.


Kur’an yalnızca evliliğin şeklini değil, içindeki adaleti önemser.


1️⃣4️⃣ Her Sorun “Allah’ın Sınırlarını Koruyamıyoruz” Demek İçin Yeterli midir ❓


Her küçük tartışmanın hemen boşanmaya dönüştürülmesi ayetin amacı değildir.


Evlilikte:


anlaşmazlık,


kırgınlık,


farklı görüşler


olabilir.


Bunlar kimi zaman çözülebilir.


Fakat ilişki sürekli:


zulüm,


nefret,


hak ihlali


ve karşılıklı sorumlulukların yerine getirilememesi


noktasına gelmişse durum farklıdır.


Ölçü yalnızca:


“Mutlu muyum?”


değil,


“Bu ilişki hâlâ adaletli biçimde sürdürülebiliyor mu?”


sorusudur.


1️⃣5️⃣ “Bunda İkisine de Günah Yoktur” İfadesi Neden Önemlidir ❓


Çünkü ayrılık bazen insanlar tarafından otomatik olarak ahlaki suç gibi görülebilir.


Ayet ise belirli şartlarda kadının bedel vererek ayrılmasını açıkça:


günahsız bir çözüm


olarak kabul eder.


Bu çok önemlidir.


Her evliliğin sona ermesi:


ahlaksızlık,


sadakatsizlik


veya başarısız iman


anlamına gelmez.


Bazen evliliğin devamından daha adil olan şey ayrılıktır.


1️⃣6️⃣ “Bunlar Allah’ın Sınırlarıdır, Onları Aşmayın” Ne Anlama Gelir ❓


Ayet bir dizi düzenlemeden sonra çok sert bir sınır çizer.


Boşanma:


oyun değildir.


Tehdit değildir.


Şantaj değildir.


İntikam değildir.


Taraflar kendi öfkelerine göre:


hakları yok edemez,


maddi varlığı gasp edemez,


karşıdakini süresiz bekletemez.


Allah’ın koyduğu sınırlar, özellikle güç sahibinin keyfîliğini sınırlandırır.


1️⃣7️⃣ “Kim Bu Sınırları Aşarsa Zalimdir” İfadesi Neden Bu Kadar Serttir ❓


Çünkü aile içindeki haksızlık bazen dışarıdan görünmez.


Bir insan toplumda:


saygın,


dindar,


dürüst


görünebilir.


Ama evinde eşine zulmedebilir.


Kur’an böyle bir davranışı küçümsemez.


Allah’ın sınırlarını aşanları açıkça:


zalim


olarak tanımlar.


Bu, aile içi adaletsizliğin de gerçek bir zulüm olduğunu gösterir.


1️⃣8️⃣ Bakara 229 Günümüz İnsanına Hangi Öz Eleştiriyi Yaptırır ❓


Ayet şu soruları düşündürebilir:


Boşanmayı tehdit olarak mı kullanıyorum?


Bir ilişkiyi bitirirken maddi gücümü karşı tarafı cezalandırmak için kullanıyor muyum?


Verdiğim hediyeleri veya hakları ayrılıkta geri istemeyi doğal mı görüyorum?


Bir insanı sevmediğim hâlde sırf kontrolü kaybetmemek için bırakmıyor muyum?


Barışmak istiyorsam gerçekten ilişkiyi düzeltmeye mi niyetliyim?


Ayrılmam gerekiyorsa bunu onurlu ve adil biçimde yapabilir miyim?


Dinî hükümleri kendi lehime kullanırken karşı tarafın haklarını unutuyor muyum?



Ve belki en önemlisi:


Bir ilişkinin sona ermesi gerektiğinde hakkımı korurken karşımdaki insanın hakkını da koruyabilecek miyim?


1️⃣9️⃣ Sonuç: Kur’an’ın Boşanma Ahlakı “Ya İyilikle Devam Et ya da Güzellikle Bırak” İlkesinde Özetlenebilir​


Bakara Suresi 229. ayet boşanmayı yalnızca hukuki bir işlem olarak görmez.


Onu aynı zamanda ahlaki bir sınav hâline getirir.


İlk olarak boşama yetkisine sınır koyar:


“Boşama iki defadır.”


Böylece bir insanın eşini tekrar tekrar boşayıp geri alarak hayatını kontrol etmesinin önüne geçilir.


Sonra iki yol bırakılır:


Ya ma‘rûf ile tutmak.


Ya ihsan ile serbest bırakmak.



Bu iki ifade boşanma hukukunun özeti gibidir.


Devam edeceksen:


gerçekten sevgi,


sorumluluk


ve adaletle devam et.


Devam edemeyeceksen:


hakaret,


intikam,


maddi şantaj


ve zulüm üretmeden ayrıl.


Ayet ayrıca kadının da evlilikten çıkış ihtiyacını görür.


Eğer taraflar evliliğin Allah’ın koyduğu hak ve sorumluluk sınırlarında sürdürülemeyeceğini düşünüyorlarsa, kadın belirli bir bedel karşılığında ayrılabilir.


Bütün bunlardan sonra Kur’an şu uyarıyı yapar:


“Bunlar Allah’ın sınırlarıdır; onları aşmayın.”


Çünkü insan özellikle sevginin sona erdiği anlarda kendi öfkesini adalet sanabilir.


Kendisine yapılanı gerekçe göstererek karşı tarafa her şeyi yapmaya hakkı olduğunu düşünebilir.


Kur’an bunu reddeder.


Bir ilişkinin bitmesi size karşıdaki insanın:


malını,


onurunu,


geleceğini


ve temel haklarını


yok etme hakkı vermez.


Belki de Bakara 229’un insana yönelttiği en güçlü soru şudur:


“Bir insanı artık hayatımda istemediğim anda bile onun hakkını koruyabilecek kadar adil kalabiliyor muyum?”


“Sevgi bittiğinde insanlık da bitiyorsa, ilişkinin başındaki güzellik karakterin kanıtı değildir; gerçek karakter, yollar ayrılırken bile zulmetmemeyi başarabilmektir.” — Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt