📖 Bakara Suresi 228. Ayette “Boşanmış Kadınlar Kendi Kendilerine Üç Kur’ Süresi Beklerler. Allah’a ve Ahiret Gününe İnanıyorlarsa Rahimlerinde Allah | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

📖 Bakara Suresi 228. Ayette “Boşanmış Kadınlar Kendi Kendilerine Üç Kur’ Süresi Beklerler. Allah’a ve Ahiret Gününe İnanıyorlarsa Rahimlerinde Allah

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,898
2,724,958
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Bakara Suresi 228. Ayette “Boşanmış Kadınlar Kendi Kendilerine Üç Kur’ Süresi Beklerler. Allah’a ve Ahiret Gününe İnanıyorlarsa Rahimlerinde Allah’ın Yarattığını Gizlemeleri Kendilerine Helâl Değildir. Kocaları Bu Süre İçinde Barışmak İsterlerse Onları Geri Almaya Daha Çok Hak Sahibidir. Kadınların Erkekler Üzerinde Meşru Hakları Olduğu Gibi Erkeklerin de Onlar Üzerinde Hakları Vardır. Erkeklerin Onlar Üzerinde Bir Derecesi Vardır. Allah Mutlak Güç ve Hikmet Sahibidir” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“Adalet, iki insanın her konuda aynı olması değil; ilişkinin içindeki hakların, sorumlulukların ve gücün kimseyi ezmeyecek biçimde dengelenebilmesidir.” — Ersan Karavelioğlu

Bakara Suresi’nin 228. ayeti boşanma sonrasında ortaya çıkan en önemli konulardan bazılarını aynı anda ele alır:


iddet süresi,


hamileliğin gizlenmemesi,


barışma ihtimali,


kadın ve erkeğin karşılıklı hakları



ve çok tartışılan:


“Erkeklerin kadınlar üzerinde bir derecesi vardır.”


ifadesi.


Bu ayetin anlaşılmasında en önemli nokta, cümleleri birbirinden koparmamaktır.


Çünkü ayet yalnızca erkeğin hakkından söz etmez.


Tam tersine açık biçimde:


“Kadınların, erkeklerin üzerindeki haklarına benzer şekilde erkeklerin de onlar üzerinde hakları vardır.”


der.


Yani evlilik tek taraflı bir hak düzeni değildir.


Karşılıklı hak ve sorumluluk ilişkisi vardır.


Ardından gelen “bir derece” ifadesi ise tarih boyunca farklı biçimlerde yorumlanmıştır ve bunu:


“Erkek insan olarak kadından daha değerlidir.”


şeklinde anlamak ayetin bütünlüğünü aşan bir yorum olur.


1️⃣ Ayetin Temel Mesajı Nedir ❓


Bakara 228’in temel mesajı şudur:


Boşanma bile kuralsız, belirsiz ve keyfî biçimde gerçekleşmemelidir.


Boşanma sonrasında:


nesebin korunması,


hamileliğin belirlenmesi,


barışma ihtimalinin değerlendirilmesi,


kadının haklarının korunması


ve erkeğin sorumluluğunun sınırlandırılması


gibi konular düzenlenir.


Kur’an aile krizini yalnızca duygusal bir mesele olarak bırakmaz.


Hukuki ve ahlaki çerçeveye bağlar.


2️⃣ “Boşanmış Kadınlar Üç Kur’ Beklerler” Ne Anlama Gelir ❓


Bu süre İslam hukukunda iddet olarak bilinir.


Ayette geçen kur’ kelimesinin anlamı konusunda klasik hukuk ekolleri arasında farklı görüşler oluşmuştur.


Bazıları bunu:


üç âdet dönemi


olarak,


bazıları ise:


üç temizlik dönemi


olarak anlamıştır.


Bu farklılık, kelimenin Arapçada her iki anlam alanıyla ilişkilendirilebilmesinden kaynaklanır.


Ana fikir değişmez:


Boşanmadan hemen sonra yeni bir evlilik yapılmaz; belirli bir bekleme süresi vardır.


3️⃣ İddet Süresi Neden Vardır ❓


İddetin birkaç hikmeti üzerinde durulmuştur.


En açık olanlardan biri:


hamilelik ihtimalinin belirlenmesidir.


Böylece doğacak çocuğun nesebi konusunda karışıklık oluşmaz.


Ayrıca bu süre:


duyguların yatışması,


kararın yeniden düşünülmesi


ve barışma ihtimalinin değerlendirilmesi


için de bir zaman alanı oluşturabilir.


Yani iddet yalnızca biyolojik değil, aile hukukunu düzenleyen bir geçiş süresidir.


4️⃣ İddet Kadını Cezalandırmak İçin mi Konulmuştur ❓


Hayır.


Ayetin amacı kadını cezalandırmak değildir.


İddet:


nesebin belirlenmesi,


hukuki hakların korunması


ve boşanmanın sonuçlarının düzenlenmesi


ile ilişkilidir.


Bu nedenle onu:


“Kadının özgürlüğünü gereksiz yere sınırlayan bir ceza”


şeklinde okumak ayetin tarihsel ve hukuki işlevini eksik bırakır.


Ancak modern hukuk ve toplumsal şartlar açısından bu hükmün nasıl uygulanacağı ayrıca fıkhî tartışma alanıdır.


5️⃣ “Rahimlerinde Allah’ın Yarattığını Gizlemeleri Helâl Değildir” Ne Anlama Gelir ❓


Bu ifade özellikle:


hamileliği


ve klasik yorumlarda âdet durumuyla ilgili gerçek bilgiyi


gizlememeyi ifade eder.


Çünkü bu bilgi:


iddetin süresini,


çocuğun nesebini,


babanın sorumluluğunu


ve boşanma hukukunu


doğrudan etkileyebilir.


Ayet bu nedenle kadın üzerinde önemli bir doğruluk sorumluluğu kurar.


Fakat bunun arkasındaki amaç aynı zamanda çocuğun ve tarafların haklarını korumaktır.


6️⃣ Hamileliğin Gizlenmesi Neden Bu Kadar Ciddi Bir Meseledir ❓


Çünkü hamilelik yalnızca kadını ilgilendiren özel bir bilgi olmaktan çıkıp:


doğacak çocuğun kimliği,


babanın yükümlülükleri,


miras,


nafaka


ve aile bağları


gibi konuları etkileyebilir.


Bir bilginin gizlenmesi başka insanların haklarını değiştirebiliyorsa mesele yalnızca kişisel sır olmaktan çıkar.


Kur’an bu nedenle doğruluk ister.


7️⃣ “Allah’a ve Ahiret Gününe İnanıyorlarsa” İfadesi Neden Kullanılır ❓


Çünkü burada dışarıdan denetlenmesi zor bir durum vardır.


Hamileliğin ilk dönemlerini veya âdet durumunu herkes bilmeyebilir.


Bu nedenle yalnızca hukuk yetmez.


İç ahlak gerekir.


Ayet kadının:


“Kimse bilmiyor.”


diye gerçeği gizlememesini ister.


Burada iman, görünmeyen yerde de dürüst davranabilme bilinci hâline gelir.


8️⃣ “Kocaları Onları Geri Almaya Daha Çok Hak Sahibidir” Ne Anlama Gelir ❓


Bu ifade ric‘î boşanma, yani belirli boşanma türlerinde iddet süresi içinde evliliğe dönme imkânıyla ilişkilidir.


Ama ayet önemli bir şart koyar:


“Eğer barışmak istiyorlarsa.”


Yani amaç:


kadını kontrol etmek,


onu başka biriyle evlenmekten alıkoymak,


süreyi uzatmak


veya zarar vermek


değildir.


Amaç gerçek anlamda ıslah ve barışmadır.


9️⃣ Erkek Kadını İddet Süresinde Sırf Kontrol Etmek İçin Geri Alabilir Mi ❓


Ayetin ruhuna göre hayır.


Çünkü “geri alma” hakkı:


ıslah isteme


şartına bağlanmıştır.


İnsan:


eşini geri alıp sonra yeniden eziyet etmek,


boşanma sürecini uzatmak,


başka biriyle hayat kurmasını engellemek


için bu hakkı kullanamaz.


Haklar, zarar verme aracına dönüştürülemez.


Kur’an’ın sonraki ayetlerinde de bu ilke daha açık biçimde görülecektir.


🔟 “Kadınların da Erkekler Üzerinde Hakları Vardır” İfadesi Neden Çok Önemlidir ❓


Bu, ayetin en güçlü cümlelerinden biridir.


Kur’an açık biçimde:


kadının da hak sahibi olduğunu


söyler.


Kadın yalnızca:


itaat eden,


sorumluluk taşıyan


ve görev yapan


bir taraf değildir.


Erkeğin de ona karşı:


sorumluluğu,


yükümlülüğü


ve yerine getirmesi gereken hakları


vardır.


Bu ifade evlilik hukukunu karşılıklılık üzerine kurar.


1️⃣1️⃣ “Meşru Ölçüler İçinde” Ne Anlama Gelir ❓


Ayette geçen ma‘rûf kavramı çok önemlidir.


Ma‘rûf:


toplumda iyi ve doğru kabul edilen,


adalete uygun,


makul,


ahlaken tanınan


davranışları ifade eder.


Yani eşler arasındaki haklar yalnızca kuru kurallarla değil, iyilik ve adalet ölçüsüyle uygulanmalıdır.


Bir davranış teknik olarak mümkün olsa bile:


aşağılayıcı,


zalimce


veya kötü niyetli


ise ma‘rûf anlayışıyla bağdaşmayabilir.


1️⃣2️⃣ Kadın ve Erkek Haklarının “Benzer” Olduğu Söylenmesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayet:


“Kadınların, üzerlerindeki yükümlülüklere benzer hakları vardır.”


anlamında güçlü bir karşılıklılık kurar.


Bu, her hakkın matematiksel olarak birebir aynı olduğu anlamına gelmeyebilir.


Ama temel ilke açıktır:


Tek taraflı hak düzeni yoktur.


Bir taraf sürekli talep edip diğer taraf yalnızca vermek zorunda değildir.


Evlilik karşılıklı sorumluluk sistemidir.


1️⃣3️⃣ “Erkeklerin Kadınlar Üzerinde Bir Derecesi Vardır” Ne Anlama Gelir ❓


Bu ifade ayetin en çok tartışılan bölümüdür.


Klasik yorumlarda bu “derece”:


ailenin belirli sorumluluklarını üstlenme,


boşanma hukukundaki bazı yetkiler,


maddi yükümlülükler


ve aile düzenindeki görev farklılıkları


ile ilişkilendirilmiştir.


Ancak bunu:


“Erkek insan olarak kadından daha değerlidir.”


şeklinde okumak doğru değildir.


Çünkü Kur’an’ın genel değer ölçüsü takvâdır, cinsiyet değil.


Buradaki “derece” daha çok hukuki ve sorumlulukla ilgili farklılık bağlamında ele alınmalıdır.


1️⃣4️⃣ “Derece” Üstün İnsanlık Değeri Anlamına Gelir Mi ❓


Hayır.


Bir insanın:


erkek olması,


zengin olması,


yönetici olması


veya belirli bir yetkiye sahip olması


onu Allah katında otomatik olarak daha üstün yapmaz.


Kur’an’ın başka yerlerinde gerçek üstünlük:


takvâya


bağlanır.


Dolayısıyla Bakara 228’deki “derece”yi ontolojik veya ahlaki değer üstünlüğü şeklinde genelleştirmek isabetli değildir.


Yetki ile değer aynı şey değildir.


1️⃣5️⃣ Bir Derece Fazla Yetki Daha Fazla Hak mı, Daha Fazla Sorumluluk mu Getirir ❓


Kur’an’ın genel ahlaki mantığında yetki sorumluluk doğurur.


Bir kişinin aile içinde:


daha fazla ekonomik yükümlülüğü,


belirli hukuki yetkileri


veya koruma sorumluluğu


varsa bunun anlamı:


“İstediğimi yaparım.”


değildir.


Tam tersine:


“Daha fazla hesap vereceğim alan var.”


anlamına da gelebilir.


Güç, ahlaki olarak ayrıcalıktan önce emanettir.


1️⃣6️⃣ Bu Ayet Modern Kadın Erkek Eşitliği Açısından Nasıl Düşünülebilir ❓


Ayet modern hukuk terminolojisiyle yazılmış bir eşitlik bildirgesi değildir.


  1. yüzyılın aile ve toplum yapısı içinde konuşur.

Fakat çok güçlü bir ilke ortaya koyar:


Kadının da erkek üzerinde hakları vardır.


Bu, kadınların yalnızca erkeklerin tasarrufunda olan kişiler gibi görülmesine karşı önemli bir karşılıklılık anlayışıdır.


Bugün ayetin ahlaki yönü:


karşılıklı saygı,


hakların korunması,


zarar vermeme


ve aile içindeki gücün adaletle kullanılması


üzerinden düşünülmelidir.


1️⃣7️⃣ Ayetin En Derin Ahlaki Mesajı Nedir ❓


Bakara 228’in en derin mesajlarından biri şudur:


Bir ilişkinin adil olması için yalnızca kendi hakkımızı değil, karşı tarafın bizim üzerimizdeki hakkını da görebilmemiz gerekir.


İnsan doğal olarak:


“Benim hakkım ne?”


diye sorar.


Kur’an ise aynı anda:


“Senin üzerinde onun hangi hakkı var?”


sorusunu da getirir.


Bu bakış ilişkilerin bütün yapısını değiştirir.


Çünkü evlilik:


hak talep etme yarışı


değil,


karşılıklı hakkı gözetme sorumluluğu


hâline gelir.


1️⃣8️⃣ Bakara 228 İnsana Hangi Öz Eleştiriyi Yaptırır ❓


Ayet şu soruları düşündürebilir:


Evlilikte yalnızca kendi haklarımı mı konuşuyorum?


Eşimin benim üzerimdeki haklarını aynı ciddiyetle düşünüyor muyum?


Boşanma sürecini karşı tarafı cezalandırmak için kullanıyor muyum?


Geri dönmek istiyorsam gerçekten barışmak için mi, yoksa kontrolü kaybetmemek için mi istiyorum?


Sahip olduğum yetkiyi üstünlük gibi mi görüyorum?


Kadının ve erkeğin insanlık değerini hukuki görev farklılıklarıyla mı karıştırıyorum?



Ve belki en önemlisi:


Bir ilişkide “Ben ne alıyorum?” sorusunu sorduğum kadar “Ben ne borçluyum?” sorusunu da sorabiliyor muyum?


1️⃣9️⃣ Sonuç: Evlilikte Gerçek Adalet, Kendi Hakkını Bilmek Kadar Karşı Tarafın Hakkını da Tanımaktır​


Bakara Suresi 228. ayet boşanma üzerinden konuşur ama aslında çok geniş bir ilişki ahlakı ortaya koyar.


Boşanmış kadın belirli bir süre bekler.


Hamilelik gibi hukuki sonucu bulunan gerçekler gizlenmez.


Barışma ihtimali varsa değerlendirilebilir.


Fakat bütün bunların ortasında ayetin çok önemli bir cümlesi vardır:


“Kadınların da erkekler üzerindeki haklarına benzer hakları vardır.”


Bu cümle evliliğin tek taraflı olmadığını gösterir.


Kadın yalnızca görev sahibi değildir.


Hak sahibidir.


Erkek de yalnızca hak sahibi değildir.


Sorumluluk sahibidir.


Ardından gelen:


“Erkeklerin onlar üzerinde bir derecesi vardır.”


ifadesi de insanlık değerinde mutlak üstünlük şeklinde okunmamalıdır.


Ayetin bağlamında belirli ailevi ve hukuki sorumluluk farklılıkları vardır.


Fakat gerçek ahlaki değer yine:


adalet,


takvâ,


merhamet


ve sorumluluk


ile ölçülür.


Bu nedenle ayetin en güçlü taraflarından biri şudur:


İlişkide sürekli:


“Benim hakkım.”


diyen insan henüz adaletin yalnızca yarısını görmektedir.


Adaletin diğer yarısı şu soruyla başlar:


“Karşımdaki insanın benim üzerimde hangi hakkı var?”


Bakara 228’in insana yönelttiği en güçlü soru belki de budur:


“Bir ilişkide sahip olduğum hakları savunduğum kadar, karşımdaki insanın benden alacaklı olduğu hakları da aynı dürüstlükle görebiliyor muyum?”


“İlişkilerde adalet, kendi hakkımızı eksiksiz bilmekle başlamaz; karşımızdaki insanın hakkını da kendi hakkımız kadar değerli görebildiğimiz yerde tamamlanır.” — Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1
Geri
Üst Alt