📖 Bakara Suresi 132. Ayette “İbrahim Bunu Oğullarına da Vasiyet Etti, Yakup da Öyle: ‘Evlatlarım! Allah Sizin İçin Bu Dini Seçti

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,812
2,724,958
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Bakara Suresi 132. Ayette “İbrahim Bunu Oğullarına da Vasiyet Etti, Yakup da Öyle: ‘Evlatlarım! Allah Sizin İçin Bu Dini Seçti. Öyleyse Ancak Müslümanlar Olarak Can Verin’ Dedi” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“İnsan çocuklarına servet, isim ve imkân bırakabilir; fakat en büyük miras, hangi değer uğruna yaşayacaklarını gösterebilmektir. Çünkü mal tükenir, soyadı unutulabilir; ama doğru bir yön, nesiller boyunca yaşayabilir.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ Bakara Suresi 132. Ayette Ne Anlatılmaktadır ❓


Bakara Suresi’nin 132. ayeti, Hz. İbrahim’in Allah’a teslimiyetini yalnızca kendi hayatında bırakmadığını, bunu gelecek nesillere bir vasiyet olarak aktardığını anlatır.


Hz. Yakup da aynı mirası çocuklarına bırakır.


Vasiyetin özü şudur:


“Allah sizin için bu dini seçti; o halde ancak Allah’a teslim olmuş kişiler olarak ölün.”


Bu ifade, ilk bakışta ölüm anına yönelik bir emir gibi görünür.


Fakat aslında çok daha derin bir anlam taşır:


Nasıl öleceğinizi belirlemek istiyorsanız, nasıl yaşayacağınıza dikkat edin.


Çünkü insan son anda bir karakter oluşturmaz.


Ölüm anındaki yöneliş çoğu zaman:


bütün bir hayatın birikimidir.


2️⃣ İbrahim Neyi Oğullarına Vasiyet Etmiştir ❓


Bir önceki ayette İbrahim:


“Âlemlerin Rabbine teslim oldum.”


demişti.


  1. ayette bu teslimiyet:

kişisel deneyim olmaktan çıkar,


nesiller arası mirasa dönüşür.


İbrahim çocuklarına yalnızca:


“Beni hatırlayın.”


demez.


Daha temel bir şey bırakır:


Allah’a teslimiyet.


Yani babanın asıl vasiyeti:


kendi şahsına bağlılık değil,


Allah’a bağlılıktır.


3️⃣ Neden “Vasiyet” Kelimesi Kullanılmıştır ❓


Vasiyet genellikle insanın çok önemli gördüğü ve kendisinden sonra da devam etmesini istediği şeyleri ifade eder.


İnsan ölüm yaklaşınca:


malını,


borcunu,


emanetlerini,


ailesini


düşünebilir.


Hz. İbrahim’in vasiyetinde ise merkezde:


iman ve teslimiyet


vardır.


Bu bize şunu düşündürür:


Bir insanın çocuklarına bırakacağı en önemli şey sadece:


“Ne kadar mal bırakacağım?”


değil,


“Nasıl bir yön bırakacağım?”


sorusu da olabilir.


4️⃣ Hz. Yakup’un da Aynı Vasiyeti Yapması Neden Önemlidir ❓


Çünkü burada bir değer zinciri oluşur.


İbrahim’den:


sonraki nesle.


Oradan Yakup’a.


Yakup’tan:


çocuklarına.


Bu, iman mirasının yalnızca tek bir kişilik an olmadığını gösterir.


Bir nesil diğerine değer aktarır.


Ama dikkat edilmesi gereken nokta şudur:


Her nesil bu mirası yeniden seçmek zorundadır.


Çünkü inanç:


biyolojik olarak kalıtılmaz.


Soy aktarılır.


Ama teslimiyet:


kişinin kendi iradesiyle yaşanır.


5️⃣ “Allah Sizin İçin Bu Dini Seçti” Ne Demektir ❓


Buradaki din:


Hz. İbrahim’in temsil ettiği:


tevhid ve Allah’a teslimiyet yolu


olarak anlaşılır.


Yani Allah:


insanın kendi uydurduğu çok sayıda sahte mutlaklık yerine,


tek Allah’a yönelmesini


istemektedir.


Bu seçilmiş yol:


yalnızca ritüellerden oluşmaz.


İçinde:


iman,


ahlak,


sorumluluk,


teslimiyet


vardır.


Dolayısıyla:


“Bu dini seçti.”


ifadesi aynı zamanda:


“Size bir yön gösterdi.”


anlamı taşır.


6️⃣ Bir Din İnsana “Seçilmiş” Olarak Veriliyorsa İnsan Özgür müdür ❓


Bu önemli bir sorudur.


Kur’an bir taraftan Allah’ın doğru yolu gösterdiğini söyler.


Diğer taraftan insanın:


inanma,


reddetme,


itaat etme,


yüz çevirme


tercihlerinden sorumlu olduğunu vurgular.


Dolayısıyla:


Allah’ın yol göstermesi


ile:


insanın bu yola özgürce cevap vermesi


birlikte düşünülür.


İbrahim çocuklarına:


zorla iman yükleyemez.


Onlara:


hangi yolu değerli gördüğünü


aktarır.


Ama o yolu yaşayacak olan:


çocukların kendisidir.


7️⃣ “Ancak Müslümanlar Olarak Ölün” Ne Demektir ❓


Burada “Müslüman” kelimesi temel anlamıyla:


Allah’a teslim olmuş kişi


demektir.


Ayet:


“Ölüm anında son dakikada bir cümle söyleyin.”


gibi dar bir mesaj vermez.


Daha geniş anlamı şudur:


Hayatınızı öyle yaşayın ki ölüm sizi Allah’a teslimiyet halinde bulsun.


Çünkü ölümün ne zaman geleceğini insan bilmez.


Bu nedenle:


ölüme hazırlanmak,


aslında:


hayatı doğru yönlendirmek


demektir.


8️⃣ İnsan Nasıl Öleceğini Seçebilir mi ❓


Ölümün:


zamanını,


yerini,


biçimini


çoğu insan seçemez.


Ama ayetin işaret ettiği şey fiziksel ölüm biçimi değildir.


İnsan:


hangi değer üzerinde yaşayacağını


seçebilir.


Eğer hayatını:


Allah’a yöneliş,


dürüstlük,


adalet,


tövbe


üzerinde kurarsa,


ölüm geldiğinde onu bu genel yön içinde bulma umudu taşır.


Dolayısıyla insan ölümü kontrol edemez.


Ama:


ölüme giderken kim olduğunu şekillendirebilir.


9️⃣ Son Nefes Neden Bu Kadar Önemlidir ❓


Çünkü son nefes:


insanın dünya hayatının kapanış noktasıdır.


Fakat onu yalnızca tek saniyelik bir sınav gibi düşünmek eksik olabilir.


İnsan yıllarca:


hangi alışkanlıklarla,


hangi inançla,


hangi karakterle


yaşadıysa,


son anındaki yönelişi de bundan etkilenebilir.


Bu yüzden en güvenli hazırlık:


son nefesi düşünerek her nefesi daha bilinçli yaşamaktır.


🔟 “İmanla Ölmek” Sadece Ölüm Anındaki Sözle mi İlgilidir ❓


Hayır.


Bir insanın bütün hayatı:


imanla ölüm idealinin parçasıdır.


İman:


yalnızca dilde değildir.


Adaletle,


merhametle,


ibadetle,


dürüstlükle,


tövbeyle


hayata taşınır.


Bu nedenle:


iyi bir son


isteyen insanın:


iyi bir yön


kurması gerekir.


Son an:


hayatın geri kalanından tamamen kopuk değildir.


1️⃣1️⃣ Anne Baba Çocuğuna İnancı Nasıl Aktarmalıdır ❓


Bu ayet çok önemli bir aile ilkesi gösterir.


İbrahim ve Yakup:


çocuklarının imanını önemser.


Ama bunu sadece teorik bir ders olarak bırakmazlar.


Kendileri de:


o yolu yaşamaktadır.


Bu çok önemlidir.


Bir baba:


çocuğuna dürüstlük anlatıp kendisi sürekli yalan söylüyorsa,


sözün etkisi zayıflar.


Bir anne:


merhamet öğütleyip evde sürekli aşağılayıcı davranıyorsa,


çocuk mesajdaki çelişkiyi görür.


En güçlü din eğitimi çoğu zaman:


yaşanan örnektir.


1️⃣2️⃣ Çocuğu Zorla Dindar Yapmak Mümkün müdür ❓


Dış davranışlar zorlanabilir.


Ama içten iman:


zorla üretilemez.


İnsan çocuğunu bir ibadete zorlayabilir.


Ama onun kalbinde:


Allah sevgisi,


anlam,


samimiyet


oluşturmak için daha fazlası gerekir.


Bu nedenle gerçek aktarım:


korku,


baskı,


tehdit


üzerine değil;


örnek, bilgi, sevgi ve anlam


üzerine kurulmalıdır.


İbrahim’in vasiyeti:


bir değer çağrısıdır.


1️⃣3️⃣ Çocuklar Anne Babalarının İnancını Aynen Devralmak Zorunda mıdır ❓


Her insan kendi inanç ve sorumluluğuyla yüzleşir.


Aile güçlü bir etki oluşturabilir.


Ama nihai ahlaki özne:


kişinin kendisidir.


Bu, anne babanın görevini azaltmaz.


Aksine görevi daha anlamlı hale getirir:


Çocuğa:


yalnızca sonuç dikte etmek yerine,


nedenlerini anlayabileceği bir zemin hazırlamak.


Çünkü bilinçli iman:


miras alınan kimliğin ötesine geçip:


kişisel kavrayışa


dönüşür.


1️⃣4️⃣ İbrahim’in Mirası Neden Mal Değil İnançtır ❓


Çünkü mal:


tükenebilir.


Bölünebilir.


Kaybedilebilir.


Çalınabilir.


Ama değerler:


nesiller boyunca yeniden üretilebilir.


Bir baba çocuğuna milyonlar bırakabilir.


Ama karakter bırakmazsa:


servet bile zarar verici hale gelebilir.


Başka biri çok az mal bırakabilir.


Ama:


dürüstlük,


çalışkanlık,


vicdan


bırakabilir.


Ve bu miras:


bir ömür boyu değer üretebilir.


1️⃣5️⃣ “Nasıl Ölmek İstiyorsun?” Sorusu Aslında “Nasıl Yaşamak İstiyorsun?” Sorusu mudur ❓


Büyük ölçüde evet.


Çünkü insan:


“İyi bir son istiyorum.”


dediğinde,


bugünkü hayatına bakmalıdır.


Barış içinde ölmek istiyorsan:


bugün sürekli kin biriktiriyor musun?


Vicdanla ölmek istiyorsan:


bugün haksızlıkları görmezden geliyor musun?


Allah’a teslim olarak ölmek istiyorsan:


bugün hayatının merkezi gerçekten ne?


Ölüm:


uzak bir günün konusu değildir.


Bugünkü yönün aynasıdır.


1️⃣6️⃣ Bakara 131 Ve 132 Birlikte Okunduğunda Nasıl Bir Bütünlük Ortaya Çıkar ❓


  1. ayette Allah İbrahim’e:

“Teslim ol.”


demişti.


İbrahim de:


“Âlemlerin Rabbine teslim oldum.”


demişti.


  1. ayette ise İbrahim aynı özü çocuklarına aktarır.

Yani:


131:


kişisel teslimiyet.


132:


nesiller arası teslimiyet mirası.


Bu çok güzel bir geçiştir.


Hakikat yalnızca insanın kendisini kurtardığı kişisel bir sır olarak tutulmaz.


İnsan sevdiği kişilerin de:


aynı iyiliğe ulaşmasını ister.


1️⃣7️⃣ Bu Ayet “Din Babadan Oğula Geçer” mi Diyor ❓


Biyolojik anlamda hayır.


Ayet:


dinin genetik olarak aktarılmasını değil,


vasiyet, eğitim ve örnekle aktarılmasını


gösterir.


İbrahim:


çocuklarına bir mesaj bırakır.


Ama onların kendi hayatları da:


kendi sorumluluklarıdır.


Bu ayrım son derece önemlidir:


Dinî kültür miras olabilir.


Ama gerçek teslimiyet:


kişisel cevap gerektirir.


1️⃣8️⃣ Bakara 132’den Çıkarılabilecek En Büyük Hayat Dersi Nedir ❓


Belki şöyle özetlenebilir:


Çocuklarına yalnızca yaşayabilecekleri bir servet değil, uğruna yaşamaya değer bir yön bırak.


Onlara:


ev bırakabilirsin.


Para bırakabilirsin.


Eğitim imkânı sağlayabilirsin.


Bunların hepsi önemlidir.


Ama aynı zamanda:


doğruyla yanlış arasındaki farkı,


vicdanın değerini,


Allah’a karşı sorumluluğu


göstermek de büyük mirastır.


Çünkü çocuğun servetini kaybedebilir.


Ama:


doğru yönünü korursa yeniden ayağa kalkabilir.


1️⃣9️⃣ Son Söz ❓ Bakara 132 Bize “Çocuklarımıza Ne Kadar Mal Bırakacağımızı Düşünüyoruz da, Nasıl Bir İnsan Olmalarına Yardım Edeceğimizi Yeterince Düşünüyor muyuz?” Diye mi Soruyor ❓


Bakara Suresi 132. ayette çok güçlü bir aile sahnesi vardır.


Bir baba çocuklarına vasiyet ediyor.


Ama konuştuğu konu:


mal paylaşımı değildir.


Ev değildir.


Arazi değildir.


Servet değildir.


Yön meselesidir.


İbrahim’in çocuklarına bıraktığı asıl miras:


“Allah’a teslimiyetinizi kaybetmeyin.”


çağrısıdır.


Bu, insanın miras kavramını tamamen değiştirebilir.


Bugün insanlar çocukları için:


ev alıyor.


Birikim yapıyor.


Eğitim fonu oluşturuyor.


Şirket kuruyor.


Miras planlıyor.


Bunların tamamı değerlidir.


Ama çok daha temel bir soru vardır:


O çocuk bütün bunlara sahip olduğunda nasıl bir insan olacak?


Çünkü büyük servet:


iyi karakterle birleşirse


iyilik üretir.


Ama kötü karakterle birleşirse:


daha büyük zarar üretme gücü verebilir.


Demek ki çocuklara bırakılacak en önemli miraslardan biri:


serveti kullanacak karakterdir.


Ayetin:


“Allah sizin için bu dini seçti.”


ifadesi de çok güçlüdür.


Bu, İbrahim’in çocuklarına:


“Benim dinimde kalın çünkü ben babanızım.”


demesinden daha derindir.


Merkezde baba yoktur.


Allah vardır.


Gerçek ebeveynlik de belki burada olgunlaşır.


Çocuğu kendine bağlamak değil,


kendisinden daha büyük bir hakikate yönlendirmek.


Çünkü anne baba bir gün ölecektir.


Çocuk tek başına kalacaktır.


O noktada:


“Babam ne derdi?”


sorusu bir süre yardımcı olabilir.


Ama daha derin soru:


“Doğru olan nedir?”


olmalıdır.


Bu yüzden büyük bir ebeveynin hedefi belki:


çocuğunun kendisine bağımlı kalması değil,


doğruyu kendi başına tanıyabilecek kadar olgunlaşmasıdır.


Ayetin sonundaki:


“Ancak Müslümanlar olarak ölün.”


ifadesi ise insanı doğrudan ölüm gerçeğiyle karşılaştırır.


İnsan nasıl öleceğini bilmez.


Belki yıllar sonra.


Belki beklemediği bir günde.


Dolayısıyla:


“Ölürken teslim olayım.”


demek yeterli değildir.


Çünkü ölüm:


randevu vermez.


Bu nedenle mesaj aslında şudur:


Bugün teslimiyet içinde yaşa.


Yarın da.


Sonraki gün de.


Böylece ölüm hangi gün gelirse gelsin:


seni genel hayat yönünün içinde bulsun.


İnsan ölüm anını kontrol edemez.


Ama ölüm gelene kadar:


hangi değerlerin etrafında yaşayacağını


büyük ölçüde seçebilir.


Ve belki iyi son dediğimiz şey:


son birkaç saniyeden çok:


iyi bir hayatın son noktasıdır.


Bakara 132 aynı zamanda nesiller arasında çok güçlü bir soru bırakır.


Biz çocuklarımızın:


bizim mesleğimizi yapmasını,


bizim işimizi devam ettirmesini,


bizim soyadımızı büyütmesini


isteyebiliriz.


Ama İbrahim’in asıl isteği:


kendi adının devam etmesi değil, teslimiyetin devam etmesidir.


Bu çok büyük bir farktır.


Çünkü ego:


“Kendimi devam ettireyim.”


der.


Gerçek sevgi ise:


“İyilik devam etsin.”


der.


Belki Bakara 132’nin bugünün insanına yönelttiği en güçlü soru tam olarak şudur:


Bizden sonra çocuklarımız bizi ne kadar zengin bıraktığımızla mı hatırlayacak, yoksa hayatın en zor anlarında bile hangi değere tutunmaları gerektiğini onlara gösterebilmiş olmamızla mı?


“Çocuklara bırakılan en büyük miras, hayatlarını anne babalarının gölgesinde geçirmek değil, hakikatin ışığında kendi ayakları üzerinde durabilmektir. İbrahim’in vasiyeti kendi adını değil, teslimiyeti geleceğe bırakır.”

Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt