Şems Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 91. suresidir ve 15 ayetten oluşur. Surenin adı, "güneş" anlamına gelir ve ilk ayetiyle başlar.
Şems Suresi'nin konusu, insanın iç dünyası ve nefsine olan mücadelesidir. Surenin ortasında yer alan "Nefse ve ona şekil verip ona kötülüklerini de iyiliklerini de ilham edene, felah bulmuş, ondan yüz çevirene de hüsran içindedir" ayeti, insanın vicdanının önemine dikkat çekmektedir. Nefse karşı yapılan mücadele, insanoğlunun doğası gereği içinde bulunduğu bir durumdur ve bu mücadeledeki başarı veya başarısızlık sonucunda felah veya hüsran yaşanır.
Şems Suresi üzerine yapılan tefsir ve yorumlar, genellikle bu iç mücadeleye odaklanır ve insanın nefsini tanıma, onun kötü arzularına karşı durma ve iyiliklere yönelme yolunda çabalaması gerektiğini vurgular. Ayrıca, ayette geçen "ilham" kelimesi üzerinde de durulur ve insanın iç sesinin önemine değinilir.
Tefsirlerde, Şems Suresi'nin ahlaki, psikolojik ve manevi birçok mesaj içerdiği, insanın gizli dünyasını keşfetmesi ve nefsini kontrol altına alması gerektiği üzerinde durulur. Surenin sonunda yer alan "Yemin ederim ona ve etrafında dönenlere. Büyük yere andolsun ki bu, kesin olan sonsuz bir yemindir" ayeti ise yeminin ciddiyetine vurgu yapar ve insanın bu iç mücadelede samimi ve kararlı olması gerektiğini ifade eder.
Şems Suresi'nin tefsir ve yorumları, genellikle Allah'a itaat etmenin önemini vurgular, insanın kendi iç dünyasını keşfetmesi, nefsi kontrol altına alması ve kötülüklerden uzak durması gerektiğini anlatır. Ayrıca, insanın doğanın işleyişine, evrende var olan düzen ve dengeye dikkat etmesi gerektiği üzerinde de durulur.