📖 Nisâ Suresi 8. Ayette “Miras Taksimi Sırasında Akrabalar, Yetimler ve Yoksullar Hazır Bulunursa Onlara da Maldan Bir Şeyler Verin ve Kendilerine | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

📖 Nisâ Suresi 8. Ayette “Miras Taksimi Sırasında Akrabalar, Yetimler ve Yoksullar Hazır Bulunursa Onlara da Maldan Bir Şeyler Verin ve Kendilerine

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,162
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nisâ Suresi 8. Ayette “Miras Taksimi Sırasında Akrabalar, Yetimler ve Yoksullar Hazır Bulunursa Onlara da Maldan Bir Şeyler Verin ve Kendilerine Güzel Söz Söyleyin” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓



“Hukuk, kimin ne kadar alacağını belirler; merhamet ise hakkı olmayan ama ihtiyacı bulunanı da görmezden gelmemeyi öğretir.”
Ersan Karavelioğlu


Nisâ Suresi’nin 8. ayeti, miras hukukunun yalnızca zorunlu paylardan ibaret olmadığını gösteren son derece dikkat çekici bir ayettir.



Bir önceki ayette erkeklerin ve kadınların belirlenmiş miras paylarından söz edilmişti. 8. ayette ise miras paylaşımı sırasında orada bulunan fakat doğrudan mirasçı olmayan akrabalara, yetimlere ve yoksullara da bir şeyler verilmesi ve onlarla güzel konuşulması istenir.



Böylece Kur’an hukukun yanına merhameti, ekonomik paylaşımın yanına da insan onurunu yerleştirir.



1️⃣ Ayette Kimlerden Söz Edilmektedir ❓



Ayet üç grubu özellikle anar:

Akrabalar, yetimler ve yoksullar.



Bunlar miras paylaşımı sırasında bulunabilir ancak zorunlu miras payına sahip olmayabilirler.



Kur’an onları tamamen yok saymak yerine, mirastan uygun bir şey verilmesini ve kendilerine güzel söz söylenmesini ister.



Bu, miras hukukunun çevresine sosyal dayanışma halkası ekler.



2️⃣ Bu Kişiler Mirasçı mıdır ❓



Her durumda değil.



Ayetin dikkat çekici yönü de tam buradadır.



Bir insan hukuken mirasçı olmayabilir fakat;

yakın akraba,

muhtaç,

yetim

veya ekonomik açıdan zor durumda olabilir.



Kur’an, hukuki payı bulunmayan bu insanları da ahlaki olarak görmezden gelmemeyi öğütler.



3️⃣ “Miras Taksimi Sırasında Hazır Bulunurlarsa” Ne Demektir ❓



Ayet, mirasın paylaşılması esnasında bu kişilerin orada bulunmasından söz eder.



Bu ifade çok insani bir sahne oluşturur.



Bir tarafta mallar paylaşılmaktadır.

Diğer tarafta ise herhangi bir pay alamayan ihtiyaç sahibi insanlar bunu görmektedir.



Kur’an bu durumda:

“Onları yokmuş gibi davranarak göndermeyin.”

mesajı verir.



4️⃣ Onlara Ne Kadar Verilmelidir ❓



Ayet belirli bir oran koymaz.



“Şu kadar verin” şeklinde matematiksel bir ölçü bulunmaz.



Bu nedenle klasik yorumlarda bunun;

mirasın büyüklüğüne,

ihtiyaç durumuna,

ailenin şartlarına

göre makul biçimde yapılabileceği değerlendirilmiştir.



Buradaki temel amaç, zorunlu miras paylarını bozmak değil, paylaşmanın ahlaki ruhunu korumaktır.



5️⃣ Verilecek Şey Zorunlu mudur, Tavsiye midir ❓



Bu konuda klasik İslam alimleri arasında farklı değerlendirmeler olmuştur.



Bazıları ayetin emrini güçlü bir yükümlülük olarak değerlendirmiş, bazıları ise bunun mendup yani tavsiye edilen ahlaki bir davranış olduğunu söylemiştir.



Ancak yorum farklılıkları olsa da ayetin ahlaki mesajı nettir:

İhtiyaç sahibini miras paylaşımı sırasında tamamen görmezden gelme.



6️⃣ Neden Özellikle Akrabalar Anılmıştır ❓



Çünkü her akraba mirasçı olmayabilir.



Miras hukukunda daha yakın derecedeki bazı kişiler, daha uzak akrabaların pay almasını engelleyebilir.



Ancak hukuken mirasçı olmamak, insanın akrabalık bağının tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez.



Kur’an böyle durumlarda hukuki hak ile akrabalık merhametini birbirinden ayırır.



7️⃣ Yetimler Neden Yeniden Karşımıza Çıkıyor ❓



Nisâ Suresi’nin ilk ayetlerinde yetimler sürekli korunması gereken bir grup olarak karşımıza çıkar.



Bunun nedeni açıktır:

Yetim;

ailesel desteğini,

ekonomik güvenliğini

ve kendisini savunacak bir büyüğünü

kaybetmiş olabilir.



Bu nedenle miras paylaşımı gibi ekonomik gücün görünür hale geldiği bir anda yetimin orada bulunması Kur’an açısından ahlaki bir sınavdır.



8️⃣ Yoksulların Mirasla Ne İlgisi Vardır ❓



Yoksul kişi doğrudan mirasçı olmayabilir.



Ancak aynı ortamda birileri büyük miktarda servet alırken onun temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda olması ahlaki bir soru doğurur.



Kur’an bu noktada hukuken;

“Payı yok.”

demekle yetinmez.



İnsanlara paylaşma sorumluluğunu hatırlatır.



9️⃣ Ayet Mirasçıların Payını Azaltıyor mu ❓



Ayetin amacı belirlenmiş miras haklarını ortadan kaldırmak değildir.



Nisâ Suresi’nin diğer ayetlerinde mirasçıların payları zaten açık biçimde düzenlenmiştir.



Buradaki paylaşım, hak sahiplerinin temel haklarını gasp etmek anlamına gelmemelidir.



Asıl hedef, servetin paylaşılması sırasında cimriliğin ve duyarsızlığın önüne geçmektir.



🔟 “Onlara da Maldan Bir Şeyler Verin” İfadesinin Derinliği Nedir ❓



Kur’an burada yalnızca;

“Üzülmesinler.”

dememektedir.



Gerçek ve somut bir paylaşmadan söz etmektedir.



Çünkü ihtiyaç sahibi insanın problemi yalnızca duygusal değildir.



Açlık,

borç,

barınma,

giyim

gibi somut ihtiyaçları olabilir.



Bu nedenle merhamet yalnızca güzel sözle değil, maddi destekle de görünür hale gelir.



1️⃣1️⃣ Peki Neden Ardından “Güzel Söz Söyleyin” Deniyor ❓



Bu, ayetin en zarif yönlerinden biridir.



Kur’an maddi yardımın tek başına yeterli olmadığını söyler.



İnsan birine para verip onu;

küçümseyebilir,

azarlayabilir,

aşağılayabilir,

minnet altında bırakabilir.



Kur’an bunu istemez.



Hem verilecek bir şey verilir hem de insanın onuru korunur.



1️⃣2️⃣ Güzel Söz Neden Bu Kadar Önemlidir ❓



Çünkü ihtiyaç sahibi olmak zaten insanı psikolojik olarak kırılgan hale getirebilir.



Bir de yardım alırken aşağılanmak, yardımın kendisinden daha ağır bir yara bırakabilir.



Kur’an’ın sosyal yardım anlayışında bu nedenle iki şey birlikte bulunur:

Maddi destek ve saygılı davranış.



Birini doyururken onurunu kırmak gerçek anlamda iyilik değildir.



1️⃣3️⃣ Ayet “Sadaka” Kavramıyla mı İlgilidir ❓



Ayet doğrudan klasik anlamda zekât veya sadaka hükmü koymaz.



Ancak ruh olarak sosyal dayanışma düşüncesiyle yakından bağlantılıdır.



Servetin yalnızca belli ellerde dolaşması yerine, ihtiyaç sahiplerinin de gözetilmesi Kur’an’ın birçok ayetinde tekrarlanan bir ilkedir.



Nisâ 8 bu düşünceyi miras paylaşımı ortamına taşır.



1️⃣4️⃣ Miras Paylaşımı Neden Ahlaki Bir Sınava Dönüşebilir ❓



Çünkü ölümden sonra ortaya çıkan mal paylaşımı ailelerde;

hırs,

kıskançlık,

çatışma,

kırgınlık,

açgözlülük

gibi duyguları ortaya çıkarabilir.



Kur’an bu nedenle miras hukukunu yalnızca matematiksel paylarla düzenlemekle yetinmez.



İnsanların davranışlarını da düzeltmeye çalışır.



1️⃣5️⃣ “Benim Hakkım, Kimseye Vermem” Düşüncesine Ayet Nasıl Bakıyor ❓



Bir insanın kendi hakkını koruması meşrudur.



Fakat ayet, hukuki hakkın yanında başka bir soru daha sorar:

“İhtiyaç sahibini gördüğünde ne yapacaksın?”



Yani bir şeyin hukuken sana ait olması, merhamet ve paylaşma sorumluluğunun tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez.



Bu çok önemli bir ahlak farkıdır.



1️⃣6️⃣ Günümüzde Bu Ayetin Karşılığı Ne Olabilir ❓



Örneğin büyük bir miras paylaşımı yapıldığını düşünelim.



Ailede mirasçı olmayan ancak;

maddi sıkıntı yaşayan bir akraba,

öksüz bir çocuk,

yaşlı ve yoksul bir aile üyesi

bulunabilir.



Kur’an’ın bu ayetteki yaklaşımı, hukuki payları korurken bu insanlara karşı da duyarsız kalmamayı öğretir.



Bugün bu yardım doğrudan para, eğitim desteği, borç desteği veya başka ihtiyaçların karşılanması şeklinde olabilir.



1️⃣7️⃣ Ayet Zenginlik ile Sorumluluk Arasında Nasıl Bir Bağ Kurar ❓



Servetin artması yalnızca kişinin imkanlarını artırmaz.



Aynı zamanda ahlaki sorumluluğunu da görünür hale getirir.



Bir insan çok büyük bir miras elde etmişken hemen yanında ağır ihtiyaç içindeki bir yakınını görmezden geliyorsa hukuken suç işlemese bile ahlaki bir sorun doğabilir.



Kur’an insanın yalnızca;

“Benim hakkım ne?”

diye sormasını değil,

“Benim sorumluluğum ne?”

diye de düşünmesini ister.



1️⃣8️⃣ Nisâ 7 ile Nisâ 8 Arasındaki Bağ Nedir ❓



Nisâ 7:

Hak sahiplerinin miras payları vardır.

der.



Nisâ 8 ise adeta şunu ekler:

Hak sahiplerine hakkını verirken ihtiyaç sahiplerini de unutma.



Birinci ayet hukuku kurar.

İkinci ayet hukukun etrafına merhamet ve sosyal duyarlılık yerleştirir.



Bu ikisi birlikte okunduğunda Kur’an’ın yalnızca kurallar koymadığı, o kuralların uygulanacağı insan ilişkilerinin ahlakını da şekillendirmeye çalıştığı görülür.



1️⃣9️⃣ Nisâ Suresi 8. Ayetin Bugüne Verdiği En Büyük Mesaj Nedir ❓



Nisâ 8 bize çok güçlü bir ayrım öğretir:

Bir insanın hukuki olarak hakkı olmayabilir ama insani olarak ihtiyacı olabilir.



Hukuk;

kimin mirasçı olduğunu,

kimin ne kadar pay alacağını

belirler.



Fakat merhamet, hesap cetvelinin dışında kalan insanları da görür.



Bu nedenle ayet;

yalnızca verin demez,

güzel konuşun da der.



Çünkü paylaşımın değeri yalnızca verilen miktarla ölçülmez.



İnsana nasıl davranıldığı da önemlidir.



Kur’an’ın burada çizdiği tablo oldukça derindir:

Hak sahibine hakkını ver.

İhtiyaç sahibini unutma.

Ve yardım ettiğin insanın onurunu kırma.



Belki de ayetin bütün anlamını tek cümleyle şöyle özetlemek mümkündür:

Adalet hakkı teslim eder; merhamet ise pay cetvelinin dışında kalanı da görür.



“Bir sofrada sana düşen payı almak haktır; fakat yanında aç duran insanı görmek vicdandır. Nisâ 8, hukukun bittiği yerde insanlığın bitmemesi gerektiğini hatırlatır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1
Geri
Üst Alt