📚 Marguerite Duras Kimdir ❓ Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri, Sinema Anlayışı Ve Dünya Edebiyatındaki Yeri Nedir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
49,817
2,724,639
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📚 Marguerite Duras Kimdir ❓ Hayatı, Edebi Kişiliği, Eserleri, Sinema Anlayışı Ve Dünya Edebiyatındaki Yeri Nedir ❓


“Bazı yazarlar hikâye anlatmaz; suskunluğun, arzunun, yalnızlığın ve insan ruhundaki kırık yerlerin içinden bir ses yükseltir.”
— Ersan Karavelioğlu

Marguerite Duras, 20. yüzyıl Fransız edebiyatının en etkileyici, en özgün ve en tartışmalı kadın yazarlarından biridir. Roman, tiyatro, senaryo, deneme ve sinema alanlarında eserler vermiş; özellikle aşk, arzu, yalnızlık, sömürgecilik, kadınlık, hafıza, suskunluk, travma, imkânsız ilişkiler ve insanın iç boşluğu üzerine yoğunlaşmıştır.


Onun edebiyatı klasik anlamda olay anlatan bir edebiyat değildir. Duras, çoğu zaman eksik bırakılmış cümlelerle, tekrarlarla, sessizliklerle, kopuk hafıza parçalarıyla ve duygunun çıplak hâliyle yazar. Bu yüzden onu okumak bazen bir roman okumaktan çok, insan ruhunun karanlık ve kırılgan bir odasına girmek gibidir.




1️⃣ Marguerite Duras Kimdir ❓


Marguerite Duras, asıl adıyla Marguerite Donnadieu, 4 Nisan 1914'te Fransız Hindiçini'nde, bugünkü Vietnam sınırları içinde yer alan Gia Định bölgesinde doğmuş Fransız yazar, senarist, oyun yazarı ve yönetmendir.


Fransız edebiyatında özellikle modern anlatı, kadın yazını, otobiyografik roman, minimalist dil ve sinema-edebiyat ilişkisi açısından önemli bir yere sahiptir.


Duras yalnızca roman yazarı değildir. O aynı zamanda:


Senaristtir.
Film yönetmenidir.
Tiyatro yazarıdır.
Deneme yazarıdır.
Siyasi duyarlılığı olan bir entelektüeldir.
Modern edebiyatın sınırlarını zorlayan deneysel bir sanatçıdır.



Onun eserlerinde hayat ile kurgu, hatıra ile hayal, aşk ile yıkım, arzu ile yasak, konuşma ile suskunluk sürekli birbirine karışır.


Duras'ı büyük yapan şey, sadece anlattığı olaylar değil; insanın içinde kelimeye zor gelen duyguları yazıya dönüştürme gücüdür.




2️⃣ Marguerite Duras Nerede Doğdu Ve Çocukluğu Nasıl Geçti ❓


Marguerite Duras, Fransız sömürgesi olan Hindiçini'nde doğdu. Babası ve annesi öğretmendi. Babasını küçük yaşta kaybetti. Annesi, çocuklarını zor şartlar altında büyütmeye çalıştı. Bu çocukluk dönemi, Duras'ın hayatında derin izler bıraktı.


Hindiçini'deki çocukluk yılları onun eserlerinde tekrar tekrar karşımıza çıkar. Özellikle sömürge atmosferi, yoksulluk, anne figürü, ırksal ve sınıfsal ayrımlar, yasak aşk, aile içi gerilim ve erken yaşta büyümek zorunda kalma temaları bu dönemden beslenir.


Duras'ın çocukluğu ne tam anlamıyla Fransız ne de tamamen yerli bir kimliğe aittir. O, iki dünya arasında büyümüştür:


Fransız sömürge kültürü ile
Asya coğrafyasının sıcak, yoğun, yoksul ve karmaşık gerçekliği arasında.


Bu ara yerde büyümek, onun edebiyatına da yansımıştır. Duras'ın karakterleri de çoğu zaman bir yere tam ait değildir. Onlar arada kalmış, eksik, yaralı ve tamamlanmamış insanlardır.




3️⃣ Marguerite Duras'ın Gerçek Adı Nedir ❓


Marguerite Duras'ın gerçek adı Marguerite Donnadieudur. “Duras” soyadını ise ailesinin Fransa'daki kökenleriyle bağlantılı olarak kullanmıştır. Bu isim zamanla onun edebi kimliğinin ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir.


Yazarların takma ad veya farklı isim kullanması bazen sadece edebi bir tercih değildir. Bu, yeni bir kimlik kurma biçimi de olabilir. Duras için de bu isim, kendi geçmişiyle, kökleriyle ve yazarlık kişiliğiyle bağlantılı bir sembole dönüşmüştür.


Marguerite Donnadieu, biyolojik hayatın adı gibidir.
Marguerite Duras ise edebî kaderin adı gibidir.


Bu ayrım onun eserlerindeki temel gerilime de benzer: Gerçek hayat ile anlatılan hayat, yaşanmış olan ile hatırlanan şey, kimlik ile kurgu sürekli iç içedir.


Duras'ın edebiyatında isimler, mekânlar ve anılar çoğu zaman tam sabit değildir. Her şey biraz hatırlanır, biraz unutulur, biraz yeniden yazılır.




4️⃣ Marguerite Duras'ın Edebi Kişiliği Nasıldır ❓


Marguerite Duras'ın edebi kişiliği, yoğunluk, sessizlik, tekrar, eksiltilmiş anlatım, duygusal gerilim ve içsel kırılma üzerine kuruludur. O, olayları uzun uzun açıklamak yerine, çoğu zaman boşluklar bırakır. Okuyucu bu boşlukların içinde anlamı kendisi tamamlar.


Duras'ın edebiyatında şu özellikler öne çıkar:


Kısa ve keskin cümleler.
Tekrar eden imgeler.
Belirsiz zaman duygusu.
Eksik anlatılmış olaylar.
Yoğun arzu ve yalnızlık.
Kadın karakterlerin iç dünyası.
Sömürgecilik ve sınıf farkı.
Aşkın hem çekici hem yıkıcı tarafı.
Sessizliğin söz kadar önemli olması.



Duras anlatmak kadar anlatmamayı da bilir. Onun metinlerinde söylenmeyen şey, söylenenden daha ağır olabilir.


Bu yüzden Duras okuru pasif bir dinleyici değildir. Okur, metnin boşluklarına girer, suskunlukları duyar, tekrarların arkasındaki acıyı sezmek zorunda kalır.




5️⃣ Marguerite Duras Hangi Edebi Akımla İlişkilendirilir ❓


Marguerite Duras, çoğu zaman Yeni Roman akımıyla ilişkilendirilir; fakat onu tek bir akımın içine tamamen yerleştirmek zordur. Yeni Roman, klasik olay örgüsünü, geleneksel karakter gelişimini ve düz anlatıyı kıran modern Fransız roman anlayışıdır.


Duras'ın eserlerinde de klasik roman kalıpları sık sık bozulur. Olaylar net bir çizgide ilerlemez. Karakterlerin psikolojisi doğrudan açıklanmaz. Zaman parçalanır. Hafıza, arzu ve sessizlik anlatının temel unsurları hâline gelir.


Fakat Duras, Yeni Roman yazarlarından farklı olarak duyguyu tamamen dışlamaz. Onun metinlerinde deneysel yapı ile derin duygu bir aradadır.


Yani Duras hem modernist hem deneysel hem de son derece duygusal bir yazardır.


Onu sadece teknik yeniliklerle değil, aşkın, arzunun, kaybın ve kadın ruhunun kırılgan derinliğiyle anlamak gerekir.




6️⃣ Marguerite Duras'ın En Ünlü Eseri Hangisidir ❓


Marguerite Duras'ın en ünlü eseri Sevgili adlı romanıdır. Fransızca adı L'Amant olan bu eser, 1984 yılında yayımlanmış ve büyük yankı uyandırmıştır.


Sevgili, Duras'ın çocukluk ve gençlik yıllarından izler taşıyan yarı otobiyografik bir romandır. Eserde, Fransız sömürgesi Hindiçini'nde yaşayan genç bir kız ile zengin Çinli bir adam arasındaki yasak ve eşitsiz ilişki anlatılır.


Bu roman sadece bir aşk hikâyesi değildir. Aynı zamanda:


Sömürgecilik,
ırk ve sınıf farkı,
kadın bedeni,
arzu,
aile yoksulluğu,
anne-kız ilişkisi,
utanç,
güç,
hafıza ve kimlik üzerine çarpıcı bir metindir.


Sevgili, Duras'a büyük bir uluslararası şöhret kazandırmış ve onun en çok okunan eseri olmuştur. Roman daha sonra sinemaya da uyarlanmıştır.


Bu eser, Duras'ın hayatı ile edebiyatının nasıl iç içe geçtiğini gösteren en güçlü metinlerden biridir.




7️⃣ Sevgili Romanı Neden Bu Kadar Önemlidir ❓


Sevgili, yalnızca konusu nedeniyle değil, anlatım biçimi nedeniyle de önemlidir. Duras bu romanda klasik bir aşk anlatısı kurmaz. Hatırlanan, parçalanan, tekrar edilen ve zaman içinde bulanıklaşan bir geçmiş anlatır.


Romanın gücü, olayların açıklığından değil; duyguların yoğunluğundan gelir.


Sevgili şu açılardan önemlidir:


Otobiyografi ile kurgu arasındaki sınırı bulanıklaştırır.
Kadın arzusu üzerine cesur bir anlatı kurar.
Sömürge toplumundaki sınıf ve ırk gerilimini gösterir.
Aile yoksulluğunu ve annenin çaresizliğini işler.
Yasak ilişkiyi romantikleştirmekten çok karmaşıklaştırır.
Belleğin nasıl yeniden yazıldığını gösterir.



Duras burada geçmişi sadece hatırlamaz; geçmişi yeniden kurar. Bu yüzden roman, “ne oldu” sorusundan çok, “hatırlamak ne demektir” sorusunu da düşündürür.


Sevgili'nin etkisi buradadır: Aşkı güzel bir masal gibi değil; arzu, güç, yoksulluk, utanç ve kırılganlıkla iç içe geçmiş bir insanlık hâli olarak anlatır.




8️⃣ Marguerite Duras'ın Başlıca Eserleri Nelerdir ❓


Marguerite Duras çok sayıda roman, oyun, senaryo ve film metni yazmıştır. Başlıca eserleri arasında şunlar yer alır:


Sevgili
Moderato Cantabile
Hiroşima Sevgilim
Lol V. Stein'in Kendinden Geçmesi
Yaz Yağmuru
Pasifik'e Karşı Bir Bent
Acı
Kamyon
India Song
Emily L.
Yok Etmek Diyor



Bu eserlerde Duras'ın temel izlekleri tekrar eder:


Aşk,
arzu,
bekleyiş,
kayıp,
hafıza,
savaş,
sömürgecilik,
kadınlık,
yalnızlık,
yıkılmış aileler,
sessizlik ve kimlik arayışı.


Duras'ın eserleri düz bir olay örgüsü arayan okur için zorlayıcı olabilir. Fakat dilin, duygunun ve suskunluğun derinliklerine girmek isteyen okur için benzersiz bir deneyim sunar.




9️⃣ Hiroşima Sevgilim Nedir ❓


Hiroşima Sevgilim, Marguerite Duras'ın senaryosunu yazdığı ve Alain Resnais tarafından yönetilen çok önemli bir filmdir. Sinema tarihinde modern anlatının en etkileyici örneklerinden biri kabul edilir.


Bu eser, Hiroşima'nın atom bombası travması ile bir Fransız kadının kişisel aşk ve savaş hatıralarını iç içe geçirir. Film, bireysel hafıza ile tarihsel hafıza arasındaki ilişkiyi sorgular.


Hiroşima Sevgilim şu temaları işler:


Savaş travması.
Unutmak ve hatırlamak.
Aşk ve kayıp.
Beden ve tarih.
Kişisel acı ile toplumsal felaket arasındaki bağ.



Duras burada klasik bir film senaryosu yazmaz. Diyaloglar şiirsel, tekrarlarla örülü ve derin bir hafıza ritmine sahiptir. Filmde aşk, sadece iki kişi arasındaki duygu değildir; geçmişin yıkıntıları içinde insanın kendini yeniden anlamaya çalışmasıdır.


Bu eser, Duras'ın sinema diliyle edebiyat dilini nasıl birleştirdiğini gösteren en güçlü örneklerden biridir.




1️⃣0️⃣ Marguerite Duras'ın Sinema İle İlişkisi Nasıldır ❓


Marguerite Duras yalnızca senaryo yazmamış, aynı zamanda film yönetmiştir. Onun sinema anlayışı geleneksel sinemadan farklıdır. Duras için sinema, sadece olay gösterme sanatı değildir; ses, sessizlik, bakış, boşluk, tekrar ve zamanın ağır akışıyla düşünme alanıdır.


Duras'ın filmlerinde bazen görüntüden çok ses önemlidir. Karakterler konuşur ama her şeyi açıklamaz. Mekânlar boş ve durağan olabilir. Olay örgüsü zayıf görünür; fakat duygusal ve düşünsel yoğunluk yüksektir.


Onun sinema anlayışında:


Sessizlik bir anlatı aracıdır.
Ses görüntüden bağımsızlaşabilir.
Hafıza çizgisel ilerlemez.
Aşk ve arzu doğrudan değil, kırık parçalarla verilir.
Seyirci hazır cevap almaz; boşluklarla karşılaşır.



Bu yüzden Duras'ın sineması herkese kolay gelmeyebilir. Fakat modern sanat ve deneysel sinema açısından çok özel bir yere sahiptir.


Duras, sinemayı da edebiyat gibi “söylenemeyenin alanı” hâline getirir.




1️⃣1️⃣ Marguerite Duras'ın Eserlerinde Aşk Nasıl Anlatılır ❓


Duras'ın eserlerinde aşk çoğu zaman huzurlu, tamamlanmış ve mutlu bir duygu değildir. Aşk, onda daha çok eksiklik, arzu, yasak, bekleyiş, imkânsızlık, acı, bağımlılık, suskunluk ve yıkım ile iç içedir.


Duras aşkı romantik bir süs olarak değil, insanın varoluşunu sarsan bir güç olarak ele alır.


Onun aşk anlayışında:


Aşk insanı tamamlamaz; bazen dağıtır.
Arzu masum değildir; güç ilişkileriyle iç içe geçer.
Sevgi çoğu zaman suskunlukla anlatılır.
Aşk, hafızada tekrar tekrar yeniden kurulur.
İmkânsızlık, aşkın temel gerilimlerinden biridir.



Duras'ın karakterleri çoğu zaman sevdikleri kişiye ulaşamaz, ulaştığında da huzur bulamaz. Çünkü mesele sadece karşıdaki kişi değildir. Mesele insanın kendi iç boşluğu, yarası ve arzusuyla karşılaşmasıdır.


Duras'ta aşk, insanın ruhundaki çatlağı görünür kılar.




1️⃣2️⃣ Marguerite Duras'ın Eserlerinde Kadın Teması Nasıl İşlenir ❓


Marguerite Duras'ın eserlerinde kadın karakterler genellikle derin, yaralı, arzulu, yalnız ve toplumun kalıplarıyla çatışan figürlerdir. Duras kadınları sadece mağdur olarak anlatmaz; onların arzusunu, suskunluğunu, direncini, kırılganlığını ve içsel karanlığını da gösterir.


Duras'ın kadın karakterleri çoğu zaman:


Aile baskısı altındadır.
Toplumsal sınırlara çarpar.
Arzusuyla yüzleşir.
Yalnızlık taşır.
Konuşamadığı şeylerle yaşar.
Hatıralarının içinde sıkışır.
Sevgi ve yıkım arasında kalır.



Onun kadınları basit ahlâkî kalıplarla açıklanamaz. Ne tamamen masumdurlar ne tamamen suçlu. Onlar insandır: arzularıyla, yaralarıyla, hatalarıyla, suskunluklarıyla ve içsel karmaşalarıyla.


Bu yönüyle Duras, kadın ruhunun toplum tarafından kolayca bastırılan veya basitleştirilen taraflarını edebiyatın merkezine taşımıştır.




1️⃣3️⃣ Marguerite Duras Ve Sömürgecilik Teması Nasıl Bağlantılıdır ❓


Duras'ın çocukluğunun Fransız sömürgesi Hindiçini'nde geçmesi, onun eserlerinde sömürgecilik temasını güçlü biçimde hissettirir. Fakat Duras bu meseleyi çoğu zaman doğrudan siyasi sloganlarla değil; hayatın gündelik ilişkileri, sınıf farkları, ırksal ayrımlar ve aile yoksulluğu üzerinden anlatır.


Sömürge dünyasında insanlar yalnızca coğrafi olarak değil, ruhsal ve toplumsal olarak da bölünmüştür. Fransızlar, yerliler, Çinli tüccarlar, yoksul beyazlar, zengin sınıflar ve dışlanmış karakterler arasında karmaşık ilişkiler vardır.


Duras'ın metinlerinde sömürgecilik:


Sınıf farkı,
ırksal mesafe,
ekonomik eşitsizlik,
beden politikası,
yasak ilişkiler,
kimlik karmaşası ve aidiyetsizlik şeklinde görünür.


Özellikle Sevgili ve Pasifik'e Karşı Bir Bent, bu atmosferi güçlü biçimde yansıtır.


Duras'ın sömürgecilik anlatısı, sadece tarihsel bir arka plan değil; karakterlerin kaderini belirleyen derin bir yapıdır.




1️⃣4️⃣ Marguerite Duras'ın Dili Neden Farklıdır ❓


Duras'ın dili sade görünür ama son derece yoğun ve derindir. O, uzun açıklamalardan çok kısa cümlelerle, tekrarlarla, kesintilerle ve sessizliklerle anlam kurar.


Duras'ın dilinde şu özellikler dikkat çeker:


Az kelimeyle yoğun duygu.
Tekrar eden cümleler.
Parçalı anlatım.
Eksiltilmiş sahneler.
Şiirsel ritim.
Belirsizlik.
Suskunluğun güçlü kullanımı.



Onun metinlerinde bazen bir cümle, uzun bir açıklamadan daha fazla şey taşır. Çünkü Duras okura her şeyi anlatmaz. Okurun sezmesini ister.


Bu dil, bazı okurlara zor veya kopuk gelebilir. Fakat Duras'ın gücü tam da buradadır: O, insanın içindeki dağınıklığı düzenli cümlelerle değil, dağınıklığın kendi ritmiyle anlatır.


Duras'ın dili, kırık bir hafızanın şiiri gibidir.




1️⃣5️⃣ Marguerite Duras'ın Politik Yönü Var Mıdır ❓


Evet. Marguerite Duras yalnızca bireysel aşk ve yalnızlık yazarı değildir; aynı zamanda politik duyarlılığı olan bir entelektüeldir. İkinci Dünya Savaşı yıllarında Fransız Direnişi ile ilişkisi olmuş, savaşın acılarını yakından yaşamış ve politik meselelerle ilgilenmiştir.


Duras'ın politik yönü eserlerinde bazen doğrudan, bazen dolaylı biçimde görünür.


Onun metinlerinde politik olan şunlarla bağlantılıdır:


Savaş,
işgal,
direniş,
sömürgecilik,
sınıf eşitsizliği,
kadın bedeni,
aile yapısı,
toplumsal baskı,
dil ve iktidar.


Duras politikayı yalnızca devlet ve ideoloji meselesi olarak görmez. Ona göre insanın özel hayatı da politik güçlerle şekillenir. Aşk, beden, aile, yoksulluk, suskunluk ve kadınlık bile iktidar ilişkilerinden bağımsız değildir.


Bu yüzden Duras'ın edebiyatı hem içsel hem toplumsaldır.




1️⃣6️⃣ Marguerite Duras Neden Tartışmalı Bir Yazardır ❓


Marguerite Duras tartışmalı bir yazardır çünkü hem hayatı hem eserleri hem de üslubu güçlü tepkiler doğurmuştur. Bazıları onu çok derin, yenilikçi ve benzersiz bulurken; bazıları onu aşırı kapalı, tekrarlı, zorlayıcı veya kendine dönük bulmuştur.


Duras'ın tartışmalı olmasının sebepleri şunlardır:


Otobiyografi ile kurguyu karıştırması.
Cinsellik ve arzu temalarını açık işlemesi.
Klasik anlatı biçimlerini kırması.
Deneysel sinema dili kullanması.
Kendi hayatını tekrar tekrar edebiyata dönüştürmesi.
Sert, yoğun ve bazen rahatsız edici bir iç dünya sunması.



Duras kolay tüketilecek bir yazar değildir. Onun metinleri okuyucudan sabır, dikkat ve duygu derinliği ister.


Fakat büyük yazarların çoğu zaten okuru rahatlatmak için değil; onu sarsmak, düşündürmek ve alışılmış bakışın dışına çıkarmak için vardır.


Duras da böyle bir yazardır.




1️⃣7️⃣ Marguerite Duras Dünya Edebiyatında Neden Önemlidir ❓


Marguerite Duras dünya edebiyatında önemlidir çünkü anlatının sınırlarını genişletmiştir. O, romanın sadece olay aktaran bir tür olmadığını; hafıza, sessizlik, arzu, kayıp ve bilinç kırılması üzerinden de kurulabileceğini göstermiştir.


Duras'ın önemi şu noktalarda görülür:


Kadın deneyimini merkeze almıştır.
Otobiyografik yazıyı dönüştürmüştür.
Sömürgecilik ve sınıf temasını kişisel hafızayla birleştirmiştir.
Modern roman dilini sade ama yoğun bir biçimde kullanmıştır.
Sinema ile edebiyat arasında güçlü bir köprü kurmuştur.
Aşkı romantik değil, varoluşsal bir kırılma olarak işlemiştir.



Duras, okuyucuya sadece hikâye anlatmaz. Ona hatırlamanın, unutmanın, arzulamanın, susmanın ve kaybetmenin ne kadar karmaşık olduğunu hissettirir.


Bu yüzden onun edebiyatı hâlâ canlıdır. Çünkü insan ruhunun karanlık ve kırılgan bölgeleri eskimez.




1️⃣8️⃣ Marguerite Duras Okumaya Nereden Başlanmalı ❓


Marguerite Duras okumaya başlamak isteyenler için en uygun eser genellikle Sevgilidir. Çünkü hem Duras'ın en tanınmış kitabıdır hem de onun temel temalarını güçlü biçimde taşır.


Başlangıç için şu sıra tercih edilebilir:


Sevgili
Moderato Cantabile
Pasifik'e Karşı Bir Bent
Lol V. Stein'in Kendinden Geçmesi
Acı
Hiroşima Sevgilim
Yaz Yağmuru



Duras okurken klasik roman beklentisini biraz bırakmak gerekir. Onda olaydan çok atmosfer, açıklamadan çok sezgi, sonuçtan çok duygu yoğunluğu önemlidir.


Duras okumak için acele etmemek gerekir. Bazı cümleleri durarak, bazı suskunlukları dinleyerek okumak gerekir. Çünkü Duras'ın metinleri bazen söylenenden çok, söylenmeyenin içinde açılır.


Onu anlamak için yalnızca gözle değil, iç sessizlikle de okumak gerekir.




1️⃣9️⃣ Son Söz: Marguerite Duras, Suskunluğun Ve Arzunun Yazarıdır ❓


Marguerite Duras, modern edebiyatın en özgün seslerinden biridir. Onun dünyasında aşk huzurlu bir liman değil; insanın içindeki eksikliği, arzuyu, yalnızlığı ve kırılmayı açığa çıkaran sarsıcı bir güçtür. Hafıza düz bir kayıt değildir; parçalanmış, yeniden kurulan ve çoğu zaman acıyla karışan bir iç labirenttir.


Duras'ın eserleri kolay değildir. Çünkü o, okura hazır anlamlar sunmaz. Onun metinlerinde boşluklar vardır, tekrarlar vardır, suskunluklar vardır, içten içe yanan arzular vardır. Fakat tam da bu yüzden Duras, sıradan anlatıların ötesine geçer.


O, insanın söyleyemediği şeyi yazmaya çalışır.
İnsanın unutamadığı şeyi tekrar eder.
İnsanın sakladığı arzuyu görünür kılar.
İnsanın yalnızlığını sessiz bir edebiyat diline dönüştürür.


Marguerite Duras'ı önemli yapan şey, sadece Fransız edebiyatındaki yeri değildir. Onu önemli yapan asıl şey, insan ruhunun en karanlık, en kırılgan ve en suskun bölgelerine cesaretle bakabilmesidir.


“Marguerite Duras, kelimelerle değil yalnızca; kelimelerin sustuğu yerde kalan arzu, acı ve hatıra ile de yazan bir edebiyatçıdır.”
— Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt