📖 Mâide Suresi 93. Ayette “İman Edip Salih Amel İşleyenlere, Allah’a Karşı Gelmekten Sakındıkları, İman Ettikleri ve Güzel İşler Yaptıkları Sürece

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,442
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Mâide Suresi 93. Ayette “İman Edip Salih Amel İşleyenlere, Allah’a Karşı Gelmekten Sakındıkları, İman Ettikleri ve Güzel İşler Yaptıkları Sürece Daha Önce Yiyip İçtiklerinden Dolayı Bir Günah Yoktur” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“Mâide Suresi 93. ayet, hüküm gelmeden önce yapılanla hüküm açıklandıktan sonra bilinçli biçimde sürdürülen davranışı birbirinden ayırır. Allah insanı bilmediği geçmişiyle değil, hakikat kendisine ulaştıktan sonra ona nasıl cevap verdiğiyle sorumlu tutar.”
Ersan Karavelioğlu

Mâide Suresi 93. ayet, içki ve kumarın kesin biçimde yasaklandığı 90 ve 91. ayetlerin ardından gelen çok önemli bir açıklamadır.


Yasak bildirildikten sonra doğal bir soru ortaya çıkmıştır:


Peki bu hüküm gelmeden önce içki içmiş olan müminlerin durumu nedir?


Özellikle yasağın kesinleşmesinden önce vefat eden veya geçmişte içki tüketmiş müminler hakkında endişe duyulması anlaşılır bir durumdur.


Mâide 93 bu endişeye cevap verir.


Ayetin temel mesajı şudur:


Hüküm bilinmeden önce yapılan geçmiş davranış, kişi iman etmiş, salih amel işlemiş ve Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşamışsa sonradan gelen hüküm sebebiyle geriye dönük olarak günaha çevrilmez.


Bu nedenle ayet aynı zamanda ilahî adalet, geçmiş sorumluluk, takvâ, iman, salih amel ve ihsan hakkında çok derin bir çerçeve sunar.


1️⃣ “İman Edip Salih Amel İşleyenler” Kimlerdir ❓


Ayet yalnızca:


“İnandığını söyleyenler”


demiyor.


İman ile birlikte:


salih amel


zikrediliyor.


Salih amel;


doğru,


yararlı,


ahlaki


ve Allah’ın razı olduğu davranışları


ifade eder.


Bu, Kur’an’da sık görülen temel birliktir:


İman + Salih amel.


İnanç kalpte başlar ama hayatın içinde görünür hâle gelir.


2️⃣ “Daha Önce Yiyip İçtiklerinden Dolayı Günah Yoktur” Ne Demektir ❓


Bu ifade özellikle içki yasağının kesinleşmesinden önceki döneme işaret eder.


İnsan yasak henüz bildirilmemişken bir şeyi tüketmiş olabilir.


Sonradan hüküm geldiğinde geçmişteki fiil geriye dönük olarak cezalandırılmaz.


Bu çok önemli bir adalet ilkesidir:


İnsan, kendisine henüz açıklanmamış bir hükümden dolayı geçmişe dönük olarak sorumlu tutulmaz.


3️⃣ Bu Ayet İçki İçmeye Devam Etmenin Serbest Olduğunu mu Söylüyor ❓


Hayır.


Ayet kesinlikle böyle anlaşılmamalıdır.


Mâide 90 açık biçimde:


“İçki ve kumardan uzak durun.”


demiştir.


Mâide 93 ise yasağın gelmesinden önceki dönem hakkında güvence verir.


Dolayısıyla:


“İmanlıysam içsem de günah olmaz.”


şeklindeki bir yorum ayetin bağlamına tamamen aykırıdır.


4️⃣ Bir Hüküm Geldikten Sonra Durum Neden Değişir ❓


Çünkü artık bilgi vardır.


İnsan hükmü bilmiyorken bir durumdadır.


Hükmü öğrendikten sonra başka bir durumdadır.


Kur’an’ın sorumluluk anlayışında bilgi önemlidir.


Hakikat açıklandıktan sonra insanın önünde bir tercih oluşur:


Uyacak mı?


Yoksa bile bile karşı mı gelecek?



Bu noktadan sonra sorumluluk daha belirgin hâle gelir.


5️⃣ Ayet Geçmiş Günahlar Konusunda Nasıl Bir Rahmet Anlayışı Sunuyor ❓


İnsan geçmişine baktığında kendisini ezebilir.


“Bunu yaptım.”


“Şunu bilmiyordum.”


“Keşke böyle yaşamasaydım.”



diyebilir.


Mâide 93, insanın bütün geçmişinin aynı kategoride değerlendirilmediğini gösterir.


Bilmeden yapılanla,


bilerek yapılan,


hüküm öncesiyle,


hüküm sonrası


aynı değildir.


İlahî adalet şartları ve bilgiyi dikkate alır.


6️⃣ Hüküm Gelmeden Önce Bir Şey Haram Sayılır mı ❓


Dini sorumluluk açısından hükmün kişiye ulaşması önemlidir.


İnsan kendisine açıklanmamış bir yükümlülüğü ihlal ettiğini bilmeyebilir.


Kur’an’ın genel yaklaşımı, peygamber ve uyarı gelmeden cezalandırmanın adaletle bağdaşmayacağı yönündedir.


Bu nedenle vahiy insanın sorumluluğunu yalnızca artırmaz; aynı zamanda neyin doğru olduğunu açıklar.


7️⃣ Ayette Takvâ Neden Tekrar Tekrar Vurgulanıyor ❓


Mâide 93’te takvâ ifadesi dikkat çekici biçimde tekrar edilir.


Ayetin anlatımında;


sakınmak,


iman etmek,


salih amel işlemek,


yeniden sakınmak


ve nihayet ihsan


birbirine bağlanır.


Bu tekrar, takvânın tek seferlik bir karar olmadığını düşündürür.


Takvâ süreklilik isteyen bir hayat yönüdür.


8️⃣ Takvâ Bir Defa Kazanılıp Tamamlanan Bir Özellik midir ❓


Hayır.


İnsan bugün dikkatli olabilir.


Yarın gevşeyebilir.


Bugün bir yanlıştan uzak durabilir.


Başka bir konuda sınanabilir.


Bu nedenle takvâ, insanın her aşamada Allah’a karşı sorumluluğunu yeniden hatırlamasıdır.


Ayetin tekrarları sanki şunu söyler:


İnandın mı? Devam et.


Sakındın mı? Devam et.


İyilik yaptın mı? Daha güzelini yap.



9️⃣ İman Neden Ayette Tekrar Ediliyor ❓


Bu tekrar da son derece anlamlıdır.


İman yalnızca bir başlangıç cümlesi değildir.


İnsan hayatı boyunca imanını;


bilgiyle,


davranışla,


sadakatle


ve yeni sınavlarla


yeniden doğrular.


Bu yüzden iman:


“Bir kere söyledim, bitti.”


şeklinde değil,


yaşanan ve korunması gereken bir yöneliş olarak görülür.


🔟 Salih Amel ile Takvâ Arasındaki Fark Nedir ❓


Takvâ daha çok insanın;


yanlıştan sakınması,


Allah’ın sınırlarını gözetmesi


ve iç sorumluluk bilinci


ile ilgilidir.


Salih amel ise bunun dışa yansıyan iyi davranışlarıdır.


Örneğin:


haksızlık yapmamak takvâdır.


Bir haksızlığı düzeltmek salih ameldir.


İkisi birbirini tamamlar:


Kötülükten sakın ve iyilik üret.


1️⃣1️⃣ Ayetin Sonunda Neden “İhsan” Seviyesine Geçiliyor ❓


Ayetin sonunda:


“Sonra sakındılar ve ihsanda bulundular.”


anlamındaki vurgu gelir.


Bu çok önemlidir.


İslam ahlakında ihsan, yalnızca görevini yapmak değildir.


İyiyi güzel biçimde yapmak demektir.


Yani ahlaki yolculuk:


yasaktan kaçınmakla başlar,


iman ve salih amelle ilerler,


ihsanla olgunlaşır.


1️⃣2️⃣ İhsan Takvâdan Daha İleri Bir Ahlaki Seviye midir ❓


Bir anlamda evet.


Takvâ:


“Yanlış yapmamalıyım.”


bilincini taşır.


İhsan ise:


“İyiyi en güzel şekilde nasıl yapabilirim?”


sorusuna geçer.


Takvâ insanı kötülükten korur.


İhsan insanı güzellik üretmeye yöneltir.


Kur’an’ın hedefi yalnızca suç işlemeyen insan değil, iyiliği güzelleştiren insandır.


1️⃣3️⃣ “Allah Muhsinleri Sever” Ne Anlama Gelir ❓


Ayetin sonu çok güçlüdür:


“Allah muhsinleri sever.”


Yani Allah sadece kötülükten kaçınanları değil, iyiliği güzel yapanları da över.


Muhsin;


merhamet eder,


adaletli davranır,


işini düzgün yapar,


insanların hakkını gözetir


ve imkânı olduğunda iyiliği çoğaltır.


Bu yüzden ayetin son hedefi yalnızca:


“Günah işlememe.”


değil,


“Güzel insan olma.”


hedefidir.


1️⃣4️⃣ İnsan Geçmişinden Sürekli Suçluluk Duymalı mıdır ❓


Hayır.


Geçmişten ders çıkarmak önemlidir.


Ama insanın sürekli:


“Ben eskiden şöyleydim.”


diyerek kendisini cezalandırması sağlıklı bir dini yaklaşım değildir.


Eğer kişi;


yanlışını fark etmiş,


yönünü değiştirmiş,


tövbe etmiş


ve daha iyi yaşamaya başlamışsa,


geçmiş artık onun bütün kimliği değildir.


Din, insanı geçmişine mahkûm etmek için değil, dönüştürmek için vardır.


1️⃣5️⃣ Bu Ayet Tövbe ile Nasıl İlişkilidir ❓


Doğrudan tövbe kelimesi geçmese de ayetin ruhunda güçlü bir dönüş fikri vardır.


İnsan;


iman ediyor,


sakınıyor,


salih amel yapıyor,


daha sonra ihsan seviyesine yöneliyor.


Bu, insanın durağan değil gelişebilen bir varlık olduğunu gösterir.


Kur’an geçmişi hatırlatır ama insanı geçmişte dondurmaz.


1️⃣6️⃣ İslam’da Hükümlerin Aşamalı Gelmesi Bize Ne Öğretir ❓


İçki yasağının tarihsel süreci bunun güçlü örneklerinden biridir.


İnsan toplumu bir anda değişmeyebilir.


Alışkanlıklar köklü olabilir.


Bu nedenle eğitim bazen;


farkındalık,


sınırlandırma,


hazırlık


ve sonunda kesin hüküm


şeklinde ilerleyebilir.


Bu bize insan değişiminin süreç gerektirebileceğini öğretir.


1️⃣7️⃣ Yeni Bir Hüküm Eski İnsanları Otomatik Olarak Suçlu Yapar mı ❓


Hayır.


Mâide 93 tam olarak bu yanlış anlamayı düzeltir.


Bir insan hüküm gelmeden önce o davranışı yapmışsa, daha sonra gelen hüküm onu geçmişe dönük biçimde suçlu hâle getirmez.


Bu ilke adalet açısından çok değerlidir:


Kuralı sonradan koyup insanı geçmişteki davranışı için cezalandırmak adil değildir.


Kur’an burada sorumluluğu zaman ve bilgiyle ilişkilendirir.


1️⃣8️⃣ Mâide 90’dan 93’e Kadar Nasıl Bir Bütünlük Vardır ❓


Bu dört ayet birlikte son derece güçlü bir yapı oluşturur.


Mâide 90:


İçki ve kumardan uzak durun.


Mâide 91:


Çünkü bunlar düşmanlık, kin ve Allah’tan uzaklaşma üretir.


Mâide 92:


Allah’a ve Peygamber’e itaat edin; Peygamber’in görevi açıkça tebliğ etmektir.


Mâide 93:


Bu hüküm gelmeden önce yaşamış ve iman üzere bulunanların geçmişinden dolayı endişe etmeyin.


Böylece Kur’an:


Hüküm → Gerekçe → Sorumluluk → Geçmişin adil değerlendirilmesi


şeklinde bütünlüklü bir sistem kurar.


1️⃣9️⃣ Mâide Suresi 93. Ayet Bize Bugün Ne Söylüyor ❓


Mâide Suresi 93. ayet insana geçmiş ile bugün arasında çok önemli bir sınır çizer.


İnsan bazen yeni bir hakikati öğrenir.


Sonra geçmişine bakar.


Ve kendisini yargılamaya başlar:


“Ben bunu yıllarca yaptım.”


“Demek ki bütün geçmişim kötüydü.”


“Artık benim için umut yok.”



Ayet bu psikolojiye başka bir pencere açar.


Bilmeden önceki sen ile bildikten sonraki sen aynı değildir.


Hakikat sana ulaşmadan önceki tercih ile, hakikat açıklandıktan sonraki tercih aynı değildir.


Asıl soru şudur:


Şimdi ne yapıyorsun?


Çünkü insan geçmişi değiştiremez.


Ama yönünü değiştirebilir.


Ayetin tekrar tekrar;


iman,


takvâ,


salih amel



ve sonunda ihsan


demesi bunun içindir.


İnsan yalnızca eski yanlışını bırakmakla kalmamalıdır.


Daha ileri gitmelidir.


Önce yanlıştan uzaklaş.


Sonra iyilik yap.


Sonra o iyiliği daha güzel yap.


Yani dinin hedefi sadece:


“Bunu artık yapmıyorum.”


dedirtmek değildir.


İnsanı:


“Artık daha iyi bir insan olmak istiyorum.”


noktasına taşımaktır.


Mâide 93 bu yüzden geçmişi aklayan bir kaçış ayeti değil, geleceği güzelleştiren bir sorumluluk ayetidir.


Ve ayetin sonunda çok güzel bir ölçü vardır:


“Allah muhsinleri sever.”


Yani Allah insanın sadece hatadan kaçmasına değil, iyiliğe doğru ilerlemesine değer verir.


Belki de Mâide 93’ün bugüne bıraktığı en güçlü cümle şudur:


Geçmişini değiştiremezsin; fakat bugün öğrendiğin hakikatle yarın nasıl bir insan olacağını değiştirebilirsin.


“Mâide Suresi 93. ayet, insanı geçmişinin esiri yapmaz; bilgisi arttıkça sorumluluğunun da arttığını öğretir. Bilmediğin dününla oyalanma, bildiğin bugünde takvâyı koru ve iyiliği ihsana dönüştür; çünkü Allah muhsinleri sever.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt