🤖 John Searle Yapay Zekâ Hakkında Ne Düşünür ❓ Güçlü Yapay Zekâ, Anlama, Bilinç Ve Sembol İşleme Nasıl Eleştirilir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
49,695
2,724,447
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

🤖 John Searle Yapay Zekâ Hakkında Ne Düşünür ❓ Güçlü Yapay Zekâ, Anlama, Bilinç Ve Sembol İşleme Nasıl Eleştirilir ❓


"Bir makine konuşabilir, hesaplayabilir, cevap verebilir; fakat insanın asıl sorusu şudur: O cevapların içinde gerçekten bir anlayış mı vardır, yoksa yalnızca anlamın parlak bir gölgesi mi dolaşır ❓"
– Ersan Karavelioğlu

John Searle'ün yapay zekâ hakkındaki düşüncesi, çağdaş zihin felsefesinin en güçlü ve en tartışmalı yaklaşımlarından biridir. Searle, yapay zekânın pratik değerini reddetmez. Bilgisayarların hesaplama, modelleme, veri işleme, dil üretme ve insan davranışlarını taklit etme konusunda çok başarılı olabileceğini kabul eder. Fakat onun temel itirazı çok daha derindedir:


Bir bilgisayarın insan gibi cevap vermesi, onun gerçekten anladığı veya bilinçli olduğu anlamına gelmez.


Searle özellikle güçlü yapay zekâ iddiasına karşı çıkar. Güçlü yapay zekâya göre doğru programı çalıştıran bir bilgisayar, yalnızca insan zihnini taklit etmez; gerçekten düşünür, anlar, niyet taşır ve zihinsel durumlara sahip olur. Searle ise bunun büyük bir felsefi hata olduğunu savunur.


Ona göre bilgisayarlar sembolleri biçimsel kurallara göre işler. Fakat sembol işleme, tek başına anlam, bilinç, niyetlilik ve öznel deneyim üretmez.


Bu yüzden Searle'ün yapay zekâ eleştirisinin kalbinde şu büyük ayrım vardır:


Anlamlı çıktı üretmek başka, anlamı bilinçli olarak kavramak başkadır.


1️⃣ John Searle Yapay Zekâ Hakkında Genel Olarak Ne Düşünür ❓


John Searle yapay zekâyı tamamen reddeden bir düşünür değildir. Onun karşı çıktığı şey, yapay zekânın güçlü biçimde insan zihniyle özdeşleştirilmesidir.


Searle'e göre bilgisayarlar:


Hesap yapabilir.
Dil işleyebilir.
Modelleme yapabilir.
İnsan davranışlarını taklit edebilir.
Bilimsel araştırmalarda kullanılabilir.
Zihni anlamak için yardımcı araç olabilir.



Fakat bütün bunlar, bilgisayarların gerçekten bilinçli, anlayan veya zihne sahip olduğu anlamına gelmez.


Searle'ün ana itirazı şudur:


Bilgisayarın yaptığı şey, sembolleri biçimsel kurallara göre işlemektir. İnsan zihni ise anlam, bilinç, niyet ve öznel deneyim taşır.


Bu yüzden Searle, yapay zekânın teknolojik başarısını kabul eder; fakat onun felsefi olarak insan zihninin aynısı sayılmasına karşı çıkar.


2️⃣ Güçlü Yapay Zekâ Nedir ❓


Güçlü yapay zekâ, doğru şekilde programlanmış bir bilgisayarın gerçekten zihne sahip olabileceğini savunan görüştür. Bu anlayışa göre zihin, temelde bir bilgi işleme sistemidir. Eğer bir makine doğru programı çalıştırıyorsa, o makine yalnızca zihin gibi davranmaz; gerçekten zihinsel durumlara sahip olur.


Güçlü yapay zekâ şunları savunabilir:


Makine düşünebilir.
Makine anlayabilir.
Makine bilinçli olabilir.
Makine niyet taşıyabilir.
Doğru program zihin için yeterlidir.
İnsan zihni temelde bilgisayar programına benzer.



Searle bu görüşe karşı çıkar.


Ona göre bir program, ne kadar karmaşık olursa olsun, yalnızca sözdizimsel işlem yapar. Yani sembollerin biçimini, sırasını ve kurallarını işler. Fakat anlam, yalnızca biçimsel düzen değildir.


Bu yüzden Searle'ün güçlü yapay zekâya cevabı nettir:


Program çalıştırmak, zihin sahibi olmak değildir.


3️⃣ Zayıf Yapay Zekâ Nedir ❓


Searle'ün kabul ettiği yaklaşım daha çok zayıf yapay zekâ olarak bilinir. Zayıf yapay zekâya göre bilgisayarlar, insan zihnini incelemek ve bazı bilişsel süreçleri modellemek için çok güçlü araçlardır.


Zayıf yapay zekâ şunu savunur:


Bilgisayarlar zihni simüle edebilir.
Bilgisayarlar problem çözebilir.
Bilgisayarlar dil işleyebilir.
Bilgisayarlar araştırmalara yardımcı olabilir.
Bilgisayarlar insan davranışlarını modelleyebilir.



Fakat zayıf yapay zekâ, bu sistemlerin gerçekten bilinçli olduğunu iddia etmek zorunda değildir.


Searle bu görüşe itiraz etmez. Çünkü ona göre bilgisayarlar tıpkı teleskop, mikroskop veya hesap makinesi gibi güçlü araçlar olabilir.


Problem, bu araçların kendisinin gerçekten anladığını söylemeye başladığımızda ortaya çıkar.


Bu yüzden Searle'ün ayrımı çok önemlidir:


Yapay zekâ araç olarak güçlüdür. Fakat araç olmak, bilinçli özne olmak değildir.


4️⃣ Searle'ün En Ünlü Yapay Zekâ Eleştirisi Nedir ❓


Searle'ün en ünlü yapay zekâ eleştirisi Çin Odası Argümanıdır. Bu düşünce deneyi, güçlü yapay zekâ iddiasına karşı geliştirilmiştir.


Argümanda Çince bilmeyen bir kişi kapalı bir odadadır. Dışarıdan odaya Çince sorular gönderilir. Odadaki kişinin elinde çok ayrıntılı bir kurallar kitabı vardır. Bu kişi, Çince sembolleri anlamadan yalnızca kurallara göre uygun sembolleri seçip cevap verir.


Dışarıdakiler, odadan gelen cevapların kusursuz olduğunu görünce içeride Çince bilen biri olduğunu düşünebilir. Fakat içerideki kişi aslında Çince anlamaz.


Bu düşünce deneyinin sonucu şudur:


Doğru cevap vermek, anlamak değildir.


Searle burada bilgisayarı Çin Odası'ndaki kişiye benzetir. Bilgisayar da sembolleri işler, uygun cevaplar üretir, başarılı sonuçlar verir. Fakat bu, onun gerçekten anlam taşıdığı anlamına gelmez.


Çin Odası, Searle'ün yapay zekâ eleştirisinin kalbidir.


5️⃣ Sembol İşleme Nedir ❓


Sembol işleme, bilgisayarların belirli işaretleri, verileri veya sembolleri kurallara göre düzenlemesi, dönüştürmesi ve çıktı üretmesidir.


Bir bilgisayar:


Girdi alır.
Veriyi işler.
Kuralları uygular.
Örüntüleri hesaplar.
Sonuç üretir.



Bu işlem çok karmaşık olabilir. Yapay zekâ sistemleri büyük verilerden örüntüler çıkarabilir, dil üretebilir, ses tanıyabilir, görüntü sınıflandırabilir ve insan benzeri cevaplar verebilir.


Fakat Searle'e göre burada eksik olan şey şudur:


Sembollerin bilinçli anlamı.


Bilgisayar sembolün biçimiyle işlem yapar; fakat sembolün neye işaret ettiğini içeriden kavramaz. Örneğin "ağaç" kelimesini işleyebilir; ama ağacı görmek, ağacın gölgesinde durmak, ağacın kokusunu almak veya ağacın anlamını deneyimlemek başka bir şeydir.


Searle'ün eleştirisi burada yoğunlaşır:


Sembol işlemek, sembolün anlamını yaşamak değildir.


6️⃣ Sözdizimi İle Anlam Arasındaki Fark Nedir ❓


Searle'ün yapay zekâ eleştirisinde en önemli ayrımlardan biri sözdizimi ile anlam arasındaki farktır.


Sözdizimi, sembollerin biçimsel düzenidir. Yani işaretlerin hangi kurallara göre sıralandığı, eşleştirildiği veya dönüştürüldüğüdür.


Anlam ise bu sembollerin neyi ifade ettiğidir. Anlam, sembolün bir nesneyle, durumla, deneyimle, duygu ile veya dünya parçasıyla bağlantı kurmasıdır.


Örneğin bir kişi Türkçe bilmeden şu cümleyi ezberleyebilir:


"Bugün hava çok güzel."


Cümleyi doğru söyleyebilir. Fakat Türkçe bilmiyorsa, bugün, hava, güzel kelimelerinin anlamını gerçekten kavramaz.


Searle'e göre bilgisayarların durumu buna benzer. Bilgisayar doğru cümleler kurabilir. Fakat bu, o cümlelerin anlamını bilinçli biçimde kavradığı anlamına gelmez.


Bu yüzden onun ünlü düşüncesi şöyledir:


Sözdizimi, anlambilim için yeterli değildir.


Yani biçimsel işlem, anlamı tek başına üretmez.


7️⃣ Yapay Zekâ Gerçekten Anlayabilir Mi ❓


Searle'e göre klasik anlamda bilgisayar programları gerçekten anlamaz. Onlar anlamlı görünen çıktılar üretir; fakat bu çıktıların arkasında bilinçli kavrayış yoktur.


Bir yapay zekâ:


Soruya cevap verebilir.
Metin yazabilir.
Çeviri yapabilir.
Şiir oluşturabilir.
Kod yazabilir.
Tartışma yürütebilir.



Fakat Searle açısından temel soru şudur:


Bütün bunları yaparken içeriden bir anlam deneyimi yaşıyor mu ❓


Eğer cevap hayırsa, o zaman sistem gerçekten anlamıyor; yalnızca anlamış gibi davranıyor olabilir.


Searle'ün görüşüne göre anlama, yalnızca doğru cevap üretmek değildir. Anlama; bilinç, niyetlilik, deneyim ve dünya ile anlamlı bağ kurma gerektirir.


Bu yüzden yapay zekâ çok başarılı olabilir; ama Searle'e göre bu başarı, bilinçli anlama ile karıştırılmamalıdır.


8️⃣ Searle'e Göre Yapay Zekâ Bilinçli Olabilir Mi ❓


Searle'e göre sırf program çalıştıran bir bilgisayar bilinçli olmaz. Çünkü bilinç, onun düşüncesine göre beynin biyolojik süreçlerinden doğar. Bilinç için yalnızca biçimsel işlem yeterli değildir.


Bilinç şunları içerir:


Öznel deneyim
İçeriden yaşama
Acı hissetme
Renk görme
Korku duyma
Bir şeyi gerçekten isteme
Kendi varlığının farkında olma



Bilgisayar ise bu tür deneyimleri gerçekten yaşadığını göstermez. O yalnızca girişleri işler ve çıkış üretir.


Searle'in biyolojik natüralizmine göre bilinç, gerçek biyolojik nedensel güçlere bağlıdır. Bu yüzden bilgisayar simülasyonu bilinçle aynı şey değildir.


Bir bilgisayar bilinçli davranışları simüle edebilir. Fakat Searle'e göre:


Bilinç simülasyonu, bilinç değildir.


Bu ayrım onun yapay zekâ eleştirisinin en sert noktalarından biridir.


9️⃣ Simülasyon Neden Gerçeğin Kendisi Değildir ❓


Searle, yapay zekâ tartışmasında simülasyon ile gerçeklik arasındaki farkı sıkça vurgular.


Bir bilgisayarda yağmur simülasyonu yapılabilir. Ekranda bulutlar, damlalar ve su görüntüsü oluşturulabilir. Fakat bilgisayarın içinde gerçek su yoktur.


Bir bilgisayarda sindirim sistemi simüle edilebilir. Fakat bilgisayar gerçekten yemek sindirmez.


Bir bilgisayarda yangın simüle edilebilir. Fakat gerçek ısı ve yanma oluşmaz.


Searle'e göre benzer biçimde:


Beyin simüle edilebilir; fakat bu otomatik olarak gerçek bilinç üretmez.


Bu düşünce, güçlü yapay zekâya karşı çok önemlidir. Çünkü güçlü yapay zekâ, zihinsel süreçlerin doğru biçimde simüle edilmesinin zihin için yeterli olduğunu savunabilir.


Searle ise buna karşı şunu söyler:


Bir şeyi simüle etmek, o şeyi gerçekten meydana getirmek değildir.


Bu yüzden yapay bilinç tartışmasında yalnızca davranışa veya simülasyona bakmak yeterli değildir.


1️⃣0️⃣ Searle Yapay Zekânın Dil Kullanımını Nasıl Yorumlar ❓


Searle'e göre yapay zekâ sistemleri dil kullanıyor gibi görünebilir; fakat bu kullanımın arkasında gerçek niyet ve bilinç olup olmadığı tartışmalıdır.


İnsan bir cümle kurduğunda genellikle bir niyet taşır:


Bilgi vermek ister.
Soru sormak ister.
Rica etmek ister.
Söz vermek ister.
Özür dilemek ister.
Bir duyguyu ifade etmek ister.



Yapay zekâ ise benzer cümleleri üretebilir. Fakat Searle'e göre bu üretim, bilinçli niyet taşıdığı anlamına gelmez.


Örneğin bir yapay zekâ "Üzgünüm" diyebilir. Fakat gerçekten üzülür mü ❓


Bir yapay zekâ "Seni anlıyorum" diyebilir. Fakat gerçekten anlayan bir özne var mıdır ❓


Bir yapay zekâ "Sana söz veriyorum" diyebilir. Fakat ahlaki sorumluluk taşıyan bir bilinç var mıdır ❓


Searle'ün soruları burada çok derindir:


Dil üretmek başka, dilsel eylemi bilinçli olarak gerçekleştirmek başkadır.


1️⃣1️⃣ Yapay Zekâ Ve Niyetlilik Arasındaki Sorun Nedir ❓


Niyetlilik, zihinsel durumların bir şeye yönelmiş olmasıdır. İnsan bir şeyi düşünür, bir şeyi ister, bir şeyden korkar, bir şeye inanır.


Searle'e göre insan zihni niyetlilik taşır. Yani zihinsel durumlarımız dünyaya yönelmiştir.


Yapay zekâda ise sorun şudur:


Sistem gerçekten bir şeye yöneliyor mu, yoksa yalnızca sembol mü işliyor ❓


Bir yapay zekâ "deniz" kelimesini kullanabilir. Fakat denizin ne olduğunu bilinçli olarak deneyimlemez. Deniz kokusu, dalga sesi, tuz tadı, hatıra, korku veya hayranlık yaşamaz.


İnsan için kelimeler dünyayla, bedenle, hafızayla ve deneyimle bağlantılıdır. Yapay zekâ için ise kelimeler hesaplanan örüntüler olabilir.


Searle bu yüzden yapay zekânın niyetliliğinin gerçek değil, türetilmiş olduğunu savunur.


Yani anlam, yapay zekânın kendisinden değil, onu tasarlayan ve kullanan insanlardan gelir.


1️⃣2️⃣ Searle Modern Yapay Zekâ Sistemlerine Ne Derdi ❓


Searle'ün temel argümanları modern yapay zekâ çağında daha da dikkat çekici hâle gelmiştir. Bugünkü yapay zekâ sistemleri onun dönemindeki programlardan çok daha gelişmiştir. Artık yalnızca basit kurallarla değil, büyük veri, istatistiksel örüntüler, sinir ağları ve karmaşık modelleme süreçleriyle çalışırlar.


Fakat Searle muhtemelen temel sorusunu değiştirmezdi:


Bu sistemler gerçekten anlıyor mu ❓


Modern sistemler:


Daha doğal konuşur.
Daha karmaşık cevap verir.
Daha yaratıcı görünür.
Daha fazla bağlamı işleyebilir.
İnsan diline daha çok benzer.



Fakat Searle açısından bunlar yine de şu soruyu kapatmaz:


İçeride bilinçli bir özne var mı ❓


Yani sistem ne kadar gelişirse gelişsin, başarılı performansın bilinçli anlama ile aynı şey olup olmadığı hâlâ felsefi bir problemdir.


Searle'ün eleştirisinin bugün güçlü kalmasının nedeni budur.


1️⃣3️⃣ Searle Yapay Zekâyı Tehlikeli Mi Görür ❓


Searle'ün temel ilgisi yapay zekânın toplumsal tehlikelerinden çok, felsefi statüsüdür. O daha çok şunu sorar:


Yapay zekâ gerçekten anlar mı ❓
Bilinçli olabilir mi ❓
Zihin program mıdır ❓



Fakat onun düşüncelerinden günümüz için bazı önemli uyarılar çıkarılabilir.


Yapay zekâ konusunda tehlikeli olabilecek noktalar şunlardır:


Anlam görünümünü gerçek anlama sanmak
Makineye bilinç atfetmede acele etmek
Sorumluluğu bilinçsiz sistemlere devretmek
İnsan kararlarını otomatik çıktılarla değiştirmek
Dilsel akıcılığı hakikat garantisi sanmak
Empati taklidini gerçek duygu sanmak



Searle'ün felsefesi bize şunu hatırlatır:


Bir sistem insan gibi konuşuyor diye insan gibi anlamıyor olabilir.


Bu uyarı, özellikle eğitim, hukuk, sağlık, psikoloji, siyaset ve medya alanlarında son derece önemlidir.


Çünkü anlam görünümü, bazen gerçek anlayıştan daha ikna edici olabilir.


1️⃣4️⃣ Searle'e Göre İnsan Zihni Neden Bilgisayardan Farklıdır ❓


Searle'e göre insan zihni bilgisayardan farklıdır çünkü insan zihni yalnızca sembol işleyen biçimsel bir sistem değildir. İnsan zihni bilinçli, biyolojik, öznel ve niyetli bir yapıya sahiptir.


İnsan zihni:


Dünyayı deneyimler.
Acı hisseder.
Anlam kavrar.
Niyet taşır.
Duygu yaşar.
Bedenle dünyaya bağlıdır.
Geçmiş ve hatıra taşır.
Kendi varlığını fark eder.



Bilgisayar ise veriyi işler, çıktı üretir ve kurallara göre işlem yapar.


Bu fark Searle için temeldir.


İnsan zihni sadece ne cevap verdiğiyle anlaşılmaz. Aynı zamanda o cevabın arkasındaki bilinçli deneyim, niyet, duygu ve dünya ilişkisiyle anlaşılır.


Bu yüzden Searle, insan zihnini salt bilgi işlem modeliyle açıklamayı yetersiz bulur.


Ona göre zihin, bilgisayar programı değil; biyolojik bilinç alanıdır.


1️⃣5️⃣ Searle'e Yöneltilen En Büyük Eleştiriler Nelerdir ❓


Searle'ün yapay zekâ eleştirisi çok etkili olmuştur; fakat birçok eleştiri de almıştır. Özellikle Çin Odası Argümanı üzerinde büyük tartışmalar yapılmıştır.


Başlıca eleştiriler şunlardır:


Sistem cevabı: Odadaki kişi anlamıyor olabilir; fakat bütün sistem anlamaktadır.
Robot cevabı: Sistem dünya ile bedensel ilişki kurarsa anlam kazanabilir.
Beyin simülasyonu cevabı: Beynin işleyişi doğru simüle edilirse bilinç oluşabilir.
Bağlantıcı yaklaşım: Modern yapay zekâ klasik sembol işleme değildir; sinir ağları farklı çalışır.
Davranışçı itiraz: Bir sistem sürekli insan gibi davranıyorsa, anlamadığını söylemek gereksiz olabilir.
İşlevselci itiraz: Önemli olan sistemin hangi maddeden yapıldığı değil, hangi işlevleri yerine getirdiğidir.


Bu eleştiriler güçlüdür ve tartışmayı canlı tutar. Searle bu itirazlara rağmen temel düşüncesini korur:


Biçimsel işlem, bilinçli anlam için yeterli değildir.


Bu yüzden mesele hâlâ kapanmış değildir.


1️⃣6️⃣ Searle'ün Eleştirisi Bugünkü Yapay Zekâ İçin Hâlâ Geçerli Mi ❓


Searle'ün eleştirisi bugün hâlâ önemlidir; hatta bazı yönlerden daha da güncel hale gelmiştir. Çünkü modern yapay zekâ sistemleri insan diliyle çok daha ikna edici biçimde konuşabilir.


Bugün yapay zekâ:


Makale yazabilir.
Şiir oluşturabilir.
Kod yazabilir.
Felsefi cevaplar verebilir.
İnsan gibi sohbet edebilir.
Duygusal ifadeler kullanabilir.



Fakat Searle'ün sorusu hâlâ aynıdır:


Bu üretimlerin arkasında gerçekten anlama var mı ❓


Bugünkü yapay zekâ sistemleri klasik kural tabanlı sistemlerden farklı olabilir. Fakat Searle'ün temel ayrımı hâlâ canlıdır:


Performans ile bilinç aynı şey değildir.
Dil üretimi ile anlam yaşantısı aynı şey değildir.
Simülasyon ile gerçek deneyim aynı şey değildir.



Bu yüzden Searle'ün felsefesi, modern yapay zekâ çağında insanlara dikkatli düşünmeyi öğretir.


1️⃣7️⃣ Searle'ün Yapay Zekâ Eleştirisinin Güçlü Yanları Nelerdir ❓


Searle'ün yapay zekâ eleştirisinin en güçlü yanı, çok temel bir soruyu hiçbir teknolojik başarı karşısında unutturmamasıdır:


Anlamak nedir ❓


Bu eleştirinin güçlü yönleri şunlardır:


Anlam ile işlem arasındaki farkı netleştirir.
Bilinç problemini yapay zekâ tartışmasının merkezine koyar.
Turing Testi'nin sınırlarını gösterir.
İnsan zihninin biyolojik ve öznel yönünü savunur.
Dilsel akıcılığın felsefi anlamaya eşit olmadığını hatırlatır.
Yapay zekâya aşırı insan özelliği yüklemeye karşı uyarır.



Searle'ün düşüncesi özellikle bugün çok değerlidir. Çünkü modern sistemler o kadar ikna edici konuşabilir ki, insan kolayca onların gerçekten anladığını sanabilir.


Searle bize yavaşlamayı söyler:


Cevap doğru olabilir; ama cevap veren gerçekten anlayan biri mi ❓


1️⃣8️⃣ Searle'ün Eleştirisinin Sınırları Nelerdir ❓


Searle'ün eleştirisi güçlü olsa da sınırları vardır. Özellikle modern yapay zekâ, klasik sembol işleme modelinden daha karmaşık yapılar kullanır. Bu yüzden bazı düşünürler, Çin Odası'nın bugünkü sistemleri tam açıklamadığını savunabilir.


Eleştirinin sınırları şöyle düşünülebilir:


Modern yapay zekâ yalnızca basit kural kitabı gibi çalışmaz.
Anlamın sistem düzeyinde ortaya çıkabileceği ihtimali tartışmalıdır.
Bedenlenmiş yapay zekâ ve robotik, klasik Çin Odası'ndan farklıdır.
Beyin dışı sistemlerde bilinç ihtimali tamamen kapatılamayabilir.
Bilinç için biyolojik karbon temelli beyin şart mı, bu hâlâ tartışmalıdır.
Searle, bilincin beyinden nasıl doğduğunu tam mekanizmasıyla açıklamaz.



Bu sınırlar önemlidir. Fakat Searle'ün katkısını zayıflatmaz. Çünkü onun amacı teknolojik ayrıntıdan çok felsefi ayrımı korumaktır.


En büyük katkısı şudur:


Anlama benzeyen davranış ile gerçek bilinçli anlamın aynı şey olduğunu hemen varsaymamamız gerekir.


1️⃣9️⃣ Son Söz: Searle Yapay Zekâ Bize Ne Öğretir ❓ Anlam Görünümü İle Gerçek Anlayış Arasındaki Derin Çizgi​


John Searle'ün yapay zekâ hakkındaki düşüncesi, insan zihninin kolayca bilgisayar programına indirgenemeyeceğini savunan güçlü bir felsefi uyarıdır. Ona göre yapay zekâ sistemleri çok başarılı olabilir, insan gibi konuşabilir, sorulara cevap verebilir, metin yazabilir ve karmaşık görevleri yerine getirebilir. Fakat bütün bunlar, onların gerçekten anladığı, bilinçli olduğu veya öznel deneyim yaşadığı anlamına gelmez.


Searle bize şu ayrımları öğretir:


Sembol işleme başka, anlam başka.
Dil üretimi başka, bilinçli kavrayış başka.
Simülasyon başka, gerçek deneyim başka.
Zeki davranış başka, öznel bilinç başka.
Program çalıştırmak başka, zihin sahibi olmak başka.



Bu yüzden Searle'ün yapay zekâ eleştirisi, teknolojiye karşı bir düşmanlık değil; insan zihninin derinliğini koruma çabasıdır. O bize makinelerin ne yapabildiğini küçümsememeyi, fakat onların ne olduğunu da aceleyle insan bilinciyle özdeşleştirmemeyi öğretir.


Bugün yapay zekâ her zamankinden daha güçlüdür. Fakat felsefi soru hâlâ canlıdır:


Bir sistem anlamlı konuşabilir; peki gerçekten anlamın içinde yaşayabilir mi ❓


Searle'ün cevabı temkinlidir:


Sözdizimi tek başına anlam üretmez. Program tek başına bilinç doğurmaz. Simülasyon tek başına gerçek deneyim değildir.


Bu cevap, çağımızın en büyük düşünsel sınavlarından birini önümüze koyar.


"Yapay zekâ bize kelimelerin nasıl üretildiğini gösterebilir; fakat Searle bize hâlâ şu soruyu sordurur: Kelimelerin içinde gerçekten yaşayan bir anlam var mı, yoksa yalnızca anlamın kusursuz taklidi mi ❓"
– Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt