Enbiya Suresi'nin Türkçe Meali Nedir? | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

Enbiya Suresi'nin Türkçe Meali Nedir?

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
47,876
2,560,821
113
42
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

Enbiya Suresi'nin Türkçe Meali​

Enbiya Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 21. suresidir ve Mekke döneminde indirilmiştir. 112 ayetten oluşan sure, adını "peygamberler" anlamına gelen "Enbiya" kelimesinden alır. Surede, çeşitli peygamberlerin kıssaları ve Allah'ın birliğine dair deliller anlatılmaktadır. İşte Enbiya Suresi'nin Türkçe meali:

1. İnsanların hesaba çekilmeleri yaklaştı. Onlar ise gaflet içinde yüz çevirmektedirler.

2. Rablerinden kendilerine yeni bir öğüt gelse, bunu mutlaka alaya alarak dinlerler.

3. Kalpleri oyuna dalmıştır. Zulmedenler aralarında fısıldaşarak, “Bu da sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Şimdi göz göre göre sihre mi uyacaksınız?” dediler.

4. (Peygamber) dedi ki: “Rabbim gökteki ve yerdeki her sözü bilir. O, işitendir, bilendir.”

5. “Hayır” dediler, “(Kur’an) karmakarışık rüyalardır; hayır, onu uydurdu; hayır, o bir şairdir. Öncekilere gönderilen bir mucizeyi getirsin.”

6. Onlardan önce yok ettiğimiz hiçbir belde halkı iman etmemişti. Şimdi bunlar mı iman edecekler?

7. Biz, senden önce de kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, bilenlere sorun.

8. Biz, onları yemek yemez bir beden yapmadık ve onlar ölümsüz de değillerdi.

9. Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Onları ve dilediklerimizi kurtardık; aşırı gidenleri ise helâk ettik.

10. Andolsun, size, içinde öğüt bulunan bir kitap indirdik. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?

11. Nice zulmeden memleketi kırıp geçirdik ve ardından başka bir toplum oluşturduk.

12. Onlar azabımızı hissettiklerinde hemen oradan kaçıyorlardı.

13. “Kaçmayın! İçinde bulunduğunuz refah ve yurtlarınıza dönün. Belki sorguya çekilirsiniz.”

14. Dediler ki: “Vay halimize! Biz gerçekten zalim kimselermişiz.”

15. Böyle demeleri, onları biçilmiş ekin ve sönmüş ateşe çevirinceye kadar sürüp gitti.

16. Biz, göğü, yeri ve ikisi arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.

17. Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi katımızdan edinirdik. Ama biz, yapacak değiliz.

18. Hayır, biz hakkı batılın üstüne atarız da onu paramparça eder. Bir de bakarsın ki batıl yok olup gitmiştir. Allah’a yakıştırdığınız nitelikler yüzünden yazıklar olsun size!

19. Göklerde ve yerde kim varsa O’nundur. O’nun katında bulunanlar, O’na ibadet etmekte kibirlenmezler ve yorulmazlar.

20. Gece gündüz usanmaksızın O’nu tesbih ederler.

21. Yoksa yerde birtakım tanrılar mı edindiler ki, onlar (ölüleri) diriltecekler?

22. Eğer göklerde ve yerde Allah’tan başka tanrılar bulunsaydı, ikisinin de düzeni bozulurdu. Arş’ın sahibi olan Allah, onların yakıştırdıkları sıfatlardan uzaktır.

23. O, yaptıklarından sorgulanamaz. Onlar ise sorgulanacaklardır.

24. Yoksa O’ndan başka tanrılar mı edindiler? De ki: “Delilinizi getirin. İşte benimle beraber olanların kitabı ve benden öncekilerin kitabı.” Hayır, onların çoğu gerçeği bilmezler de yüz çevirirler.

25. Senden önce gönderdiğimiz her peygambere, “Benden başka ilah yoktur, şu hâlde bana kulluk edin” diye vahyetmişizdir.

26. Onlar, “Rahman çocuk edindi” dediler. O, yücedir. Hayır, (melekler) O’nun şerefli kullarıdır.

27. Onlar, O’nun sözünün önüne geçmezler ve hep O’nun emriyle hareket ederler.

28. O, onların önlerindekini ve arkalarındakini bilir. Onlar, O’nun razı olduğu kimseden başkasına şefaat etmezler ve O’na karşı derin bir saygı duyarlar.

29. İçlerinden biri, “Ben de O’ndan başka bir ilahım” derse, onu cehennemle cezalandırırız. Biz zalimleri böyle cezalandırırız.

30. İnkar edenler, gökler ve yer bitişik iken bizim onları ayırdığımızı ve her canlıyı sudan yarattığımızı görmediler mi? Yine de inanmazlar mı?

31. Biz, onları sarsmasın diye yeryüzünde sabit dağlar yarattık ve orada geniş yollar var ettik. Gerekir ki doğru yolu bulurlar.

32. Gökyüzünü de korunmuş bir tavan kıldık. Onlar ise, gökyüzünün âyetlerinden yüz çeviriyorlar.

33. O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yarattı. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.

34. Biz, senden önce hiçbir insana ölümsüzlük vermedik. Şimdi sen ölecek olsan, onlar ölümsüz mü olacaklar?

35. Her can ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayırla da şerle de deniyoruz. Siz, ancak bize döndürüleceksiniz.

36. İnkârcılar seni gördüklerinde, seni alaya alarak, “Sizin tanrılarınıza dil uzatan bu mu?” derler. Hâlbuki onlar, Rahman’ın zikrini inkâr ediyorlar.

37. İnsan aceleci yaratılmıştır. Size âyetlerimi göstereceğim. Öyleyse acele etmeyin.

38. “Eğer doğru söyleyenlerseniz, bu tehdit ne zaman?” derler.

39. İnkar edenler, ateşi yüzlerinden ve sırtlarından uzaklaştıramayacakları ve kendilerine yardım edilmeyeceği zamanı bir bilseler!

40. Bilakis o, onlara ansızın gelecek ve onları şaşkına çevirecektir. Artık onu ne geri çevirebilirler ne de kendilerine mühlet verilir.

41. Andolsun, senden önceki peygamberlerle de alay edildi. Fakat içlerinden alay edenleri, alay ettikleri şey kuşatıverdi.

42. De ki: “Gece ve gündüz sizi Rahman’dan kim koruyabilir?” Hayır, onlar Rablerini zikretmekten yüz çeviriyorlar.

43. Yoksa onları bizden koruyacak tanrıları mı var? Onlar, kendi kendilerine bile yardım edemezler. Bizden de bir destek görmezler.

44. Bilakis biz, onları ve atalarını, ömür sürdükleri zamana kadar faydalandırdık. Fakat görmüyorlar mı ki, biz yeryüzüne gelerek onu uçlarından eksiltiyoruz. O hâlde onlar mı üstün gelecekler?

45. De ki: “Ben sizi ancak vahiy ile uyarıyorum.” Fakat sağırlar, uyarıldıkları zaman çağrıyı işitmezler.

46. Andolsun, onlara Rabbinin azabından bir esinti dokunacak olsa, “Yazıklar olsun bize! Biz gerçekten zalim kimselermişiz” derler.

47. Biz kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Hiç kimse, hiçbir haksızlığa uğratılmaz. Bir hardal tanesi kadar bile olsa, onu getiririz. Hesap görücü olarak biz yeteriz.

48. Andolsun, biz Musa ve Harun’a doğruyu batıldan ayıran ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için bir ışık ve öğüt olan kitabı verdik.

49. Onlar ki, görmedikleri halde Rablerinden korkarlar ve kıyamet saatinden ürperirler.

50. Bu (Kur’an) da, bizim indirdiğimiz mübarek bir öğüttür. Şimdi siz onu inkâr mı edeceksiniz?

51. Andolsun, biz daha önce İbrahim’e de rüşdünü vermiştik. Biz onu iyi tanıyorduk.

52. O, babasına ve kavmine demişti ki: “Şu karşısında durup tapmakta olduğunuz heykeller nedir?”

53. Dediler ki: “Biz, atalarımızı onlara tapar bulduk.”

54. Dedi ki: “Andolsun, siz de, atalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz.”

55. Dediler ki: “Sen bize gerçeği mi getirdin, yoksa sen şaka yapanlardan mısın?”

56. Dedi ki: “Hayır, sizin Rabbiniz, göklerin ve yerin Rabbidir. Onları O yaratmıştır ve ben de buna şahitlik edenlerdenim.”

57. “Allah’a yemin ederim ki, siz arkanızı döndükten sonra putlarınıza elbette bir tuzak kuracağım.”

58. Derken onları paramparça etti. Yalnızca, dönüp ona başvursunlar diye onların büyüğünü bıraktı.

59. (Putperestler,) “Tanrılarımıza bunu kim yaptı? Şüphesiz o, zalimlerden biridir” dediler.

60. Dediler ki: “Onları diline dolayan bir genç duyduk. Kendisine İbrahim deniliyor.”

61. (İbrahim’e) dediler ki: “Öyleyse onları sen mi yaptın, ey İbrahim?”

62. Dedi ki: “Hayır, bu işi, onların şu büyükleri yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa, onlara sorun bakalım.”

63. Bunun üzerine birbirlerine dönüp, “Doğrusu asıl zalimler sizsiniz, siz” dediler.

64. Sonra, eski kafalarına döndüler ve “Andolsun, bunlar konuşamazlar” dediler.

65. İbrahim, “O hâlde, Allah’ı bırakıp da size hiçbir yararı ve zararı olmayan şeylere tapıyor musunuz?” dedi.

66. “Size de Allah’tan başka taptıklarınıza da yazıklar olsun! Hâlâ akıllanmayacak mısınız?”

67. (Putperestler,) “Eğer bir iş yapacaksanız, bunu yakın ve tanrılarınıza yardım edin” dediler.

68. Biz, “Ey ateş! İbrahim’e serin ve zararsız ol” dedik.

69. Ona bir tuzak kurmak istediler. Fakat biz, onları daha çok hüsrana uğrayanlar kıldık.

70. Biz onu ve Lut’u kurtarıp âlemler için mübarek kıldığımız yere ulaştırdık.

71. Ona İshak’ı ve ayrıca Yakub’u armağan ettik. Hepsini salih kimseler kıldık.

72. Onları emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık. Onlara hayırlı işler yapmayı, namazı dosdoğru kılmayı ve zekât vermeyi vahyettik. Onlar bize ibadet eden kimselerdi.

73. Lut’a da hikmet ve ilim verdik. Onu, çirkin işler yapan bir şehirden kurtardık. Şüphesiz onlar kötü ve fasık bir kavimdi.

74. Onu rahmetimize soktuk. Şüphesiz o, salih kimselerdendi.

75. Nuh’a gelince, daha önce biz ona da (peygamberlik) vermiştik. O dua ettiğinde duasını kabul etmiş ve onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.

76. Âyetlerimizi yalanlayan kavme karşı ona yardım ettik. Onlar kötü bir kavimdi. Bu yüzden hepsini suda boğduk.

77. Davud ve Süleyman’ı da (peygamber kıldık). Hani onlar, bir topluluğun koyunlarının yayıldığı ekin hakkında hüküm veriyorlardı. Biz de onların hükmüne şahit idik.

78. Biz, bunu Süleyman’a anlatmıştık. Her birine de hikmet ve ilim verdik. Davud ile birlikte tesbih etmeleri için dağları ve kuşları musahhar kıldık. Bunları yapan bizdik.

79. Ona, sizi savaşınızda koruması için zırh yapma sanatını öğrettik. Şimdi siz şükredecek misiniz?

80. Süleyman’ın emrine de güçlü rüzgârı verdik. Onun emriyle bereketlerle donattığımız yere eserdi. Biz, her şeyi bileniz.

81. Onun için denize dalan ve bundan başka işler yapan şeytanları da musahhar kıldık. Biz onları (itaate) zorlayanlar idik.

82. Eyüp de (peygamberdir). Hani o, “Bana zarar dokundu, sen merhametlilerin en merhametlisisin” diye Rabbine seslenmişti.

83. Biz de onun duasını kabul ettik. Ondan dokunan sıkıntıyı giderdik. Katımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için bir öğüt olmak üzere ona, ailesini ve onlarla beraber bir mislini daha verdik.

84. İsmail’i, İdris’i ve Zülkifl’i de (peygamber kıldık). Hepsi de sabreden kimselerdendi.

85. Onları rahmetimize soktuk. Şüphesiz onlar, salihlerdendi.

86. Balık sahibi Yunus’a gelince, hani o, kızgın bir halde çekip gitmişti. Kendisine güç yetiremeyeceğimizi sanmıştı. Sonunda karanlıklar içinde, “Senden başka ilah yoktur. Seni tenzih ederim. Doğrusu ben zalimlerden oldum” diye dua etti.

87. Biz de onun duasını kabul ettik ve onu kederden kurtardık. İşte biz, iman edenleri böyle kurtarırız.

88. Zekeriya da (peygamberdir). Hani o, “Rabbim! Beni yalnız bırakma, sen varislerin en hayırlısısın” diye Rabbine dua etmişti.

89. Biz de onun duasını kabul ettik ve ona Yahya’yı armağan ettik. Eşini de kendisi için elverişli kıldık. Doğrusu onlar, hayırlarda yarışıyor, umarak ve korkarak bize dua ediyorlardı. Bize karşı derin bir saygı gösteriyorlardı.

90. Irzını korumuş olan Meryem’i de (örnek verdik). Biz ona ruhumuzdan üfledik ve onu, kendisi ve oğlu için âlemlere bir mucize kıldık.

91. İşte sizin ümmetiniz tek bir ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim. Bana kulluk edin.

92. Onlar, işlerini aralarında parçaladılar. Hepsi bize döneceklerdir.

93. Kim inanarak ve makbul bir iş işlerse, onun çalışması inkâr edilmeyecektir. Şüphesiz biz onu yazmaktayız.

94. Helâk ettiğimiz bir memleket halkına, dönmek yasaklanmıştır.

95. Nihayet Ye’cuc ve Me’cuc (seddi) açıldığı zaman, onlar her tepeden akın ederler.

96. Hak olan vaad yaklaşmıştır. Birden inkâr edenlerin gözleri donup kalır. “Vay halimize! Biz bundan gafildik. Hayır, biz zalim kimselermişiz” derler.

97. Şüphesiz siz ve Allah’tan başka taptıklarınız cehennem odunusunuz. Siz oraya varacaksınız.

98. Eğer onlar ilah olsalardı, oraya varmazlardı. Hepsi orada ebedî kalacaktır.

99. Onlar için orada bir feryat vardır. Onlar, orada hiçbir şey işitmezler.

100. Şüphesiz tarafımızdan kendilerine güzellik geçmiş olanlar, işte onlar cehennemden uzaklaştırılmış olanlardır.

101. Onun uğultusunu duymazlar. Onlar, canlarının istediği nimetler içinde ebedî kalırlar.

102. O en büyük korku onları tasalandırmaz. Melekler onları, “Size vadedilen gün işte bugündür” diye karşılarlar.

103. Göğü, yazılı bir sayfa gibi dürdüğümüz gün, yaratılışına ilk başladığımız gibi onu geri çeviririz. Bu, üzerimize bir vaattir. Biz, bunu yaparız.

104. Andolsun, biz zikirden (Tevrat’tan) sonra Zebur’da da “Yeryüzüne mutlaka salih kullarım varis olacaktır” diye yazdık.

105. Şüphesiz bu, Allah’a ibadet eden bir topluluk için bir mesajdır.

106. Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.

107. De ki: “Bana, sizin ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyediliyor. Şu hâlde siz Müslüman olacak mısınız?”

108. Eğer yüz çevirirlerse de ki: “Size eşit şekilde açıkladım. Tehdit edildiğiniz şey yakın mı, uzak mı, bilmiyorum.”

109. “Şüphesiz Allah, açığa vurulan sözü de bilir, gizlediğiniz şeyi de bilir.”

110. “Bilmiyorum, belki de bu, sizi imtihan etmek ve belli bir zamana kadar sizi yaşatmak için bir gecikmedir.”

111. (Peygamber) dedi ki: “Rabbim! Hak ile hükmet. Rabbimiz Rahman’dır. Sizin yakıştırdıklarınıza karşı ancak O’ndan yardım istenir.”

Bu sure, çeşitli peygamberlerin kıssalarını anlatarak insanlara ibret ve dersler sunmakta, tevhid inancının önemini vurgulamaktadır. Ayrıca Allah'ın birliğine ve kudretine dikkat çekmektedir.
 
Son düzenleme:

MT

❤️Keşfet❤️
Moderator
MT
Kayıtlı Kullanıcı
30 Kas 2019
32,565
986,919
113

İtibar Puanı:

Enbiya Suresi, Kur'an-ı Kerim'in önemli surelerinden biridir ve müminlerin hayatlarını şekillendirmede büyük bir rol oynar. Bu surede, önceden gelen peygamberlerin öğretileri ve Hz. Muhammed'in (s.a.v) hayatı anlatılır.

Bu sure, insanların doğru yolu bulması için önemli mesajlar verir. İnsanların inançlarını sağlamlaştırmalarına ve hayatlarını dünya ve ahirette daha anlamlı hale getirmelerine yardımcı olur. Hayatta karşılaşabilecekleri problemlere karşı çözüm yolları sunar ve insanların yaşamlarını güzelleştirecek öğütler verir.

Surenin Türkçe meali, müminlere daha iyi anlamaları için sunulmuştur. Ancak, Kur'an-ı Kerim'in orijinal dilinde okunması ve anlaşılması da önemlidir. Bu nedenle, müminlerin bu sureyi orijinal dilinde okumaları, anlamaya çalışmaları ve hayatlarına uygulamaları önemlidir.

Kur'an-ı Kerim'in okunması ve anlaşılması, müminlerin hem bu dünyada hem de ahirette mutlu olmalarının anahtarıdır. Bu nedenle, Enbiya Suresi gibi önemli sureleri anlamak ve hayatımıza uygulamak, her müminin yapması gereken bir görevdir.
 

SaçDoktoru

Kayıtlı Kullanıcı
8 Haz 2023
19
682
78

İtibar Puanı:

Enbiya Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 21. suresidir. Surenin Türkçe meali şu şekildedir:

"Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.

1. İnsanların hesap görecekleri bir vaktin yaklaştığını yüreklerine sindirecekleri görmüyorlar mı?

2. O gün, inkar edenlerin işleri bağrasına (içlerine) dokunur ve onlar, zorluk ve sıkıntı içinde olurlar.

3. Oysa zâlimlerin: "Bu vaad ne zaman gerçekleşecek?" diye alay edip durduklarını görürüm.

4. İşte o zaman, uzak bir yere gözetlenecekleri gündür.

5. Sabret onlar için helâk olacakları günle karşılaşmamı bekle.

6. Gerçekten, Biz hiçbir şehri helâk etmeden, oranın âlemler için (birer) örnekle donatılmadığını sana anlatıp iyice düşünüp öğrenesin diye Kur'an'da belkiler veriyoruz.

7. Sana vahyedilen (Kur'an), gerçekten, Bilgin (sürekli) Haberdar olan, Hakîm olan Allah tarafından vahyedilmiştir.

8. Her şeyin yaratılışının öyküsünü, örnekle belirttiğimiz insanlardan başkası mı bilebilir? (Sadece onlar bilirler.)

9. İnsana her türlü ihtiyaç sahibi olduğu halde: "Ben bir büyücü veya kâhin değilim" demez mi?

10. "Bu Kur'an, sizin ve öncekilerinizin kılavuzlandıkları bir kitaptır. (O, Kur'an) Şüphesiz rahmet eden ve doğruya erenler için de bir öğüttür."

11. Rableri olan Allah'a kulluk etme konusunda (davet edildiklerinde) inkâr edenler, hiç şüphesiz göreceli olacaklardır.

12. (Zaten) Gözleri her zaman örtülü olanlar, ahiret azabını da yutkunarak karşılarlar ve (o zaman) demişlerdir ki: "Biz gerçekten, haktan yüz çevirir olduk."

13. "Veya bize, öncekilere verilenler gelseydi de atalarımız önceden uyarılmış olsaydılar da, biz üzerimize düşeni yapmaktan sorumluluktan kurtulmuş olurduk" dediler.

14. İfakât kurutturdular (Verimli toprakları bıraktılar).

Onlar, kendilerine verilen (nimetleri) başkalarıyla paylaşmaz oldular.

15. Eğer Allah'tan çıkacak bir karar olmasaydı; onlara, içine girip keyifle mesken olduğu evleri ve (güvenle) üzerlerine gövdelerinin altından ırmaklar akan bahçeler verirdik.

16. Ama onlar, (bol nimetlere) kavuştukça başlarını öne eğerler ve böbürlenirler ve (nankörlükleri yüzünden) azarlama işitiyorlar mı acaba?

17. Biliniz ki, elbette Allah gece ve gündüz her şeyi işitmekte ve görmekte olan biridir.

18. "(Etlerimiz çürüklükten kurtulduğunda) Diğer varlığımızı dirilten kişi nasıl (bize hayat verdi de) tekrar önceden öğrendiğimiz şeyleri yeniden oluşturdu?" dediler.

19. "Onlar, dediler ki: "Ey kimse! (Her şeyin) birleştirilip, (alabilir duruma getirilip) bizi yepyeni bir yaratılışla çıkarabileceğimiz zaman bizi yerinden koparacak şey nedir? (Olmaz)"(dediler)!

20. De ki: "Siz, yer gök sahibi olan Allah'a (ne zaman) teslim olacaksınız (ve O'nu kabul edeceksiniz)? Eğer bilginiz (hakikate) uygun ise bana izah edin."

21. De ki: "Bu sorudan kaçıp saklanayım, sizin yerinizde, Allah'tan (azap) bir koruma ve Allah'tan başka bir dost bulunsa (o zaman)" demedim gelirler mi?
 

Eugenejaili63

Kayıtlı Kullanıcı
20 Haz 2023
1
37
13

İtibar Puanı:

Kur'an-ı Kerim'in birçok sure ve ayetleri, müminlerin hayatında çok önemli bir yer tutar. Bunlardan biri de Enbiya Suresi'dir. Enbiya Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 21. suresidir ve tam 112 ayetten oluşur. Bu sure, daha önceki peygamberler ve onların tebliğ ettikleri mesajların yanı sıra son peygamber Hz. Muhammed'in (s.a.v) hayatı hakkında da bilgiler içerir.

Enbiya Suresi, insanların doğru yola ulaşması için önemli ipuçları verir. İnancın ve yaşamın temellerini anlatırken, insanların dünyada ve ahirette mutlu olmaları için yapmaları gerekenleri anlatır. Bu sure, insanların hayatta karşılaşabilecekleri problemleri de nasıl çözebileceklerini anlatır.

Surenin Türkçe meali, tüm müminlerin anlayabileceği şekilde hazırlanmıştır. Birçok farklı meal bulunmaktadır. Bu çevirilerin her biri, anlam bakımından ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Ancak unutmamak gerekir ki İslam dininde Kur'an-ı Kerim'in orijinal dilindeki anlamı çok daha önemlidir. Bu nedenle, müminlerin Kur'an-ı Kerim'i orijinal dilinde okuması ve anlamaya çalışması önemlidir.

Enbiya Suresi, insanların yaşamlarını güzelleştirecek, onlara doğru yolu gösterecek bir kaynaktır. Anlamını iyi anlamak ve hayatımıza uygulamak, her müminin yapması gereken en önemli şeydir. Kur'an-ı Kerim'i okumak ve anlamaya çalışmak, insanlar için hem dünya hem de ahiret mutluluğu açısından büyük bir önem taşımaktadır.
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu?

  • Evet

    Oy: 71 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    71
Geri
Üst Alt