📖 Enbiya Suresi 78. Ayette Geçen ‘Davud Ve Süleyman'ı Da Hatırla; Hani Bir Ekin Hakkında Hüküm Veriyorlardı’ İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,145
2,724,801
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Enbiya Suresi 78. Ayette Geçen ‘Davud Ve Süleyman'ı Da Hatırla; Hani Bir Ekin Hakkında Hüküm Veriyorlardı’ İfadesi Ne Anlama Gelir ❓ Hz. Davud Ve Hz. Süleyman'ın Hüküm Anlayışı, Adalet, İçtihat, Ekin Meselesi, Peygamberlerin Yargı Sorumluluğu Ve Allah'ın İlmiyle Doğru Hükme Ulaşmak Nasıl Anlaşılır ❓


💬 "Adalet, sadece kimin haklı olduğunu görmek değil; zararı, sorumluluğu, hakkı ve hikmeti Allah'ın ölçüsüyle yerli yerine koyabilmektir. Hüküm veren kalp, önce kendi nefsine değil, Allah'ın şahitliğine bakmalıdır."
Ersan Karavelioğlu

Enbiya Suresi'nin 78. ayeti, Hz. Davud ve Hz. Süleyman'ın bir ekin meselesi hakkında hüküm vermelerini anlatır. Ayette, bir topluluğa ait koyunların geceleyin başka bir topluluğun ekinine zarar verdiği, Hz. Davud ve Hz. Süleyman'ın bu meselede hüküm verdikleri ve Allah'ın onların hükmüne şahit olduğu bildirilir. Bu kıssa, adalet, sorumluluk, zarar tazmini, içtihat, hüküm verme ahlakı, peygamberlerin yargı bilinci ve Allah'ın her hükme şahit oluşu açısından çok derin dersler taşır.


Bu ayet bize şunu öğretir: İnsanlar arasında hakemlik yapmak, sadece söz söylemek değildir. Hüküm vermek; hakkı gözetmek, zararı dikkate almak, tarafların durumunu anlamak, adaleti aramak ve Allah'ın huzurunda hesap vereceğini bilmek demektir. Hz. Davud ve Hz. Süleyman gibi peygamberlerin bile hüküm verirken Allah'ın şahitliği altında bulunmaları, adalet sorumluluğunun ne kadar büyük olduğunu gösterir.


1️⃣ Enbiya Suresi 78. Ayetin Meali Nedir ❓


Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:


"Davud'u ve Süleyman'ı da hatırla. Hani bir ekin hakkında hüküm veriyorlardı. Çünkü bir topluluğun koyunları geceleyin o ekine yayılmıştı. Biz de onların hükmüne şahit idik."
(Enbiya Suresi, 21:78)


Bu ayette anlatılan olay şudur:


Bir topluluğun koyunları gece vakti başka bir topluluğun ekinine girmiştir.


Ekin zarar görmüştür.


Bu zarar üzerine mesele Hz. Davud ve Hz. Süleyman'a getirilmiştir.


Onlar bu konuda hüküm vermişlerdir.


Allah ise onların hükmüne şahit olduğunu bildirmiştir.


Bu ayet, adaletin Allah'ın gözetimi altında gerçekleşmesi gerektiğini öğretir.


2️⃣ "Davud Ve Süleyman'ı Da Hatırla" İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Bu ifade, Hz. Davud ve Hz. Süleyman'ın kıssasının ibret alınması gereken bir örnek olduğunu gösterir.


Onlar sadece hükümdar veya yönetici değil, aynı zamanda Allah'ın kendilerine ilim, hikmet ve hüküm verdiği peygamberlerdir.


Hz. Davud ve Hz. Süleyman'ı hatırlamak;


adaleti hatırlamak,


hüküm sorumluluğunu hatırlamak,


ilimle karar vermeyi hatırlamak,


Allah'ın şahitliğini hatırlamak,


yönetimde hikmeti hatırlamak,


hak sahiplerinin hakkını korumayı hatırlamak



demektir.


Bu ayet, hüküm makamında olan herkes için büyük bir uyarı ve derstir.


3️⃣ Ayette Geçen Ekin Meselesi Nedir ❓


Ayette bir ekinden söz edilir.


Bu ekin, bir topluluğun emeğini, geçimini, malını ve hakkını temsil eder.


Başka bir topluluğa ait koyunlar geceleyin bu ekine girip zarar vermiştir.


Burada iki taraf vardır:


Ekin sahibi olan taraf.


Koyunların sahibi olan taraf.



Ekin sahibi zarara uğramıştır.


Koyun sahipleri ise hayvanlarının verdiği zarardan sorumlu hâle gelmiştir.


Bu olay bize şunu öğretir:


Adalet, sadece niyete değil, ortaya çıkan zarara ve sorumluluğa da bakar.


Bir insan doğrudan zarar vermese bile, emanetindeki şeyin verdiği zarardan sorumlu olabilir.


4️⃣ Koyunların Geceleyin Ekine Yayılması Ne Anlama Gelir ❓


Koyunların geceleyin ekine yayılması, ihmal ve sorumluluk meselesini gündeme getirir.


Gece vakti hayvanların korunması, sahiplerinin dikkat etmesi gereken bir sorumluluktur.


Eğer hayvanlar başkasının malına zarar verirse, bu durum sadece hayvanların hareketi olarak görülemez.


Çünkü sahiplik, sorumluluk getirir.


Bu ayet bize şunu öğretir:


İnsanın kontrolü altındaki şeylerin başkasına verdiği zararda sorumluluğu vardır.


Mal sahibi olmak,


hayvan sahibi olmak,


güç sahibi olmak,


yetki sahibi olmak,


imkân sahibi olmak,


aynı zamanda dikkat ve emanet bilinci gerektirir.


5️⃣ Hz. Davud Ve Hz. Süleyman Neden Hüküm Veriyorlar ❓


Çünkü peygamberler sadece ibadet öğreten kişiler değildir.


Onlar aynı zamanda toplumda adaletin kurulmasına da rehberlik ederler.


Hz. Davud ve Hz. Süleyman'ın bu meselede hüküm vermesi, peygamberlerin hayatın pratik sorunlarına da ilahi ölçüyle yaklaştığını gösterir.


Din sadece mabette değil, tarlada da vardır.


Din sadece duada değil, hukukta da vardır.


Din sadece kalpte değil, insanlar arasındaki haklarda da vardır.


Bu ayet bize şunu öğretir:


İman, adaletle hayata geçmelidir.


Allah'a kulluk eden insan, başkasının hakkını da gözetmelidir.


6️⃣ Hüküm Vermek Neden Büyük Bir Sorumluluktur ❓


Hüküm vermek büyük bir sorumluluktur; çünkü verilen karar insanların malına, hakkına, emeğine, itibarına ve hayatına dokunur.


Yanlış bir hüküm, bir tarafı haksız yere mağdur edebilir.


Bu yüzden hüküm veren kişi;


acele etmemeli,


tarafları dinlemeli,


zararı anlamalı,


delili değerlendirmeli,


nefsine göre değil adalete göre karar vermeli,


Allah'ın kendisini gördüğünü unutmamalıdır.



Hz. Davud ve Hz. Süleyman'ın hükmüne Allah'ın şahit olması, hüküm veren herkesin kalbine şu bilinci koyar:


Her karar Allah'ın huzurunda verilir.


7️⃣ "Biz Onların Hükmüne Şahit İdik" Ne Demektir ❓


Bu ifade, Allah'ın verilen hükmü bildiğini, gördüğünü ve kuşattığını gösterir.


Hiçbir hüküm Allah'tan gizli değildir.


Tarafların niyeti Allah'a açıktır.


Zararın boyutu Allah'a açıktır.


Hüküm verenin kalbi Allah'a açıktır.


Adalet arayışı da, haksızlık eğilimi de Allah'ın bilgisi dışına çıkmaz.


Bu ayet bize şunu öğretir:


Adalet makamında insanlardan önce Allah'ın şahitliği düşünülmelidir.


Bir hâkim, yönetici, anne baba, öğretmen, patron veya arabulucu karar verirken şunu bilmelidir:


Benim hükmüme Allah şahittir.


8️⃣ Allah'ın Şahitliği Adalet Bilincini Nasıl Değiştirir ❓


Allah'ın şahit olduğunu bilen insan daha dikkatli olur.


Nefsine göre hüküm vermekten sakınır.


Yakınına ayrı, yabancıya ayrı davranmaz.


Güçlüden etkilenmez.


Zayıfın hakkını küçümsemez.


Kendi çıkarını adaletin önüne koymaz.


Çünkü bilir ki insanlar görmese de Allah görür.


İnsanlar anlamasa da Allah bilir.


İnsanlar alkışlasa da Allah haksızlığı bilir.


Bu yüzden Allah'ın şahitliği, adaletin en büyük manevi güvencesidir.


Allah'ı bilen hâkim, hükmünü nefsin karanlığına teslim etmez.


9️⃣ İçtihat Nedir ❓


İçtihat, bir meselede doğru hükme ulaşmak için ilim, anlayış, delil, hikmet ve sorumlulukla gayret göstermektir.


Hz. Davud ve Hz. Süleyman'ın bu meselede hüküm vermeleri, peygamberlerin bile olayları dikkatle değerlendirdiğini gösterir.


İçtihat, keyfî karar vermek değildir.


İçtihat;


meseleyi anlamak,


zararı görmek,


hakkı gözetmek,


Allah'ın ölçüsüne bağlı kalmak,


en adil çözümü aramak



demektir.


Bu ayet, hüküm verme işinde aklın, ilmin ve hikmetin birlikte çalışması gerektiğini gösterir.


🔟 Ekin Sahibinin Hakkı Nasıl Anlaşılmalıdır ❓


Ekin sahibi emek vermiştir.


Toprağı işlemiştir.


Beklemiştir.


Ürün elde etmeyi ummuştur.


Koyunların geceleyin ekine girmesiyle bu emek zarar görmüştür.


Adalet, bu zararı görmezden gelemez.


Çünkü İslam'da başkasının malı ve emeği korunur.


Ekin sahibinin hakkı şunu gösterir:


Emek değerlidir.


Mal dokunulmazdır.


Zarar tazmin edilmelidir.


Mağduriyet giderilmelidir.



Bu ayet, insan emeğine saygı duymayı ve başkasının hakkını küçümsememeyi öğretir.


1️⃣1️⃣ Koyun Sahibinin Sorumluluğu Nasıl Anlaşılmalıdır ❓


Koyun sahibi, hayvanlarının verdiği zarardan sorumludur.


Çünkü sahiplik sadece faydalanmak değildir.


Sahiplik aynı zamanda korumak, gözetmek ve zarar vermeyi engellemek demektir.


Bu ilke bugün de çok geniştir.


İnsan;


aracının verdiği zarardan,


çalışanının ihmaliyle doğan zarardan,


hayvanının verdiği zarardan,


çocuğuna öğretemediği sorumluluktan,


yetkisi altındaki düzenin başkasına zararından



belli ölçülerde sorumlu olabilir.


Bu ayet bize şunu öğretir:


Emanetindeki şeyin başkasına zarar vermemesi için dikkat etmek ahlaki ve hukuki bir sorumluluktur.


1️⃣2️⃣ Adalet Sadece Ceza Vermek Midir ❓


Hayır.


Adalet sadece ceza vermek değildir.


Adalet, hakkı yerine koymaktır.


Bazen zarar giderilir.


Bazen tazmin edilir.


Bazen sorumluluk belirlenir.


Bazen taraflar arasında denge kurulur.


Bazen sadece suçlu aramak değil, mağduriyeti gidermek gerekir.


Ekin meselesinde de asıl sorun şudur:


Zarar nasıl karşılanacak ❓


Hak sahibi nasıl korunacak ❓


Sorumlu taraf nasıl adil biçimde yükümlü tutulacak ❓



Bu ayet bize adaletin sadece öfke veya cezalandırma değil; hakkı onarma ve dengeyi kurma sanatı olduğunu öğretir.


1️⃣3️⃣ Peygamberlerin Yargı Sorumluluğu Bize Ne Öğretir ❓


Peygamberlerin yargı sorumluluğu bize dinin hayatın bütün alanlarını kuşattığını öğretir.


Peygamberler sadece ahiret hakkında konuşmazlar.


Dünya hayatındaki adaleti de gözetirler.


Tarladaki zarar,


mal anlaşmazlığı,


toplumsal sorumluluk,


yönetim,


hak ve emek,


bunların hepsi dinin ahlaki alanına girer.


Bu ayet bize şunu öğretir:


Allah'a iman eden toplum, adaleti sadece sözde değil; günlük hayatın en küçük meselelerinde bile yaşamalıdır.


Bir ekin meselesi bile Allah'ın kitabında anlatılıyorsa, hiçbir hak küçük görülmemelidir.


1️⃣4️⃣ Bu Ayet Modern Hukuk Ve Sorumluluk Anlayışına Ne Söyler ❓


Bu ayet modern insana çok önemli bir sorumluluk dersi verir.


Bugün ekin yerine farklı haklar olabilir.


Birinin emeği zarar görebilir.


Bir işletme başkasına zarar verebilir.


Bir sürücü ihmaliyle mal kaybına sebep olabilir.


Bir yönetici dikkatsizliğiyle insanların hakkını zedeleyebilir.


Bir kişi kontrolündeki şeylerin başkasına verdiği zararı önemsemeyebilir.


Bu ayet der ki:


Zarar varsa sorumluluk araştırılmalıdır.


Hak varsa korunmalıdır.


İhmal varsa dikkate alınmalıdır.


Hüküm verirken Allah'ın şahitliği unutulmamalıdır.



Adalet, her çağda aynı temel hakikate dayanır: Hakkı sahibine vermek.


1️⃣5️⃣ Allah'ın İlmiyle Doğru Hükme Ulaşmak Nasıl Olur ❓


Doğru hükme ulaşmak için insan kendi sınırlı bilgisini yeterli görmemelidir.


Allah'ın ölçüsüne, vahyin ahlakına, hakkaniyete ve ilme yönelmelidir.


Hüküm veren kişi şunu sormalıdır:


Ben hakikati tam anlamaya çalıştım mı ❓


Tarafları adil dinledim mi ❓


Zararı küçümsemeden değerlendirdim mi ❓


Güçlüden etkilenip zayıfı ezdim mi ❓


Bu hükmü Allah'ın huzurunda savunabilir miyim ❓



Allah'ın ilmiyle doğru hükme ulaşmak, insanın kendi nefsini merkeze değil, Allah'ın adaletini merkeze almasıdır.


1️⃣6️⃣ Bu Ayet Aile Ve Günlük Hayat İçin Ne Öğretir ❓


Bu ayet sadece mahkemelere değil, aileye ve günlük hayata da hitap eder.


Anne baba çocukları arasında hüküm verir.


Öğretmen öğrencileri arasında hüküm verir.


Patron çalışanları arasında hüküm verir.


Arkadaşlar arasında hakemlik yapılabilir.


Aile içinde miras, emek, sorumluluk ve haksızlık meseleleri çıkabilir.


Bu ayet der ki:


Küçük gördüğün kararlar bile Allah'ın şahitliği altındadır.


Evde adalet yoksa, toplumda adalet zorlaşır.


Ailede hakkaniyet yoksa, karakterde adalet eksik kalır.


Bu yüzden mümin, en küçük meselede bile adil olmaya çalışmalıdır.


1️⃣7️⃣ Bu Ayet Mümini Hangi Muhasebeye Çağırır ❓


Bu ayeti okuyan insan kendi kalbine şu soruları sormalıdır:


Ben başkasının emeğine ve hakkına dikkat ediyor muyum ❓


Kontrolüm altındaki şeylerin başkasına zarar vermemesi için sorumluluk alıyor muyum ❓


Bir meselede hüküm verirken tarafları gerçekten adil dinliyor muyum ❓


Yakınımı kayırıp haksızlık ettiğim oluyor mu ❓


Allah'ın benim kararlarıma şahit olduğunu unuttuğum anlar var mı ❓


Hz. Davud ve Hz. Süleyman'ın hüküm bilincinden kendi hayatıma ne ders çıkarıyorum ❓



Bu sorular ayeti sadece geçmişte yaşanmış bir ekin meselesi olarak okumaktan çıkarır; insanın kendi adaletini, sorumluluğunu, emanet bilincini ve karar verme ahlakını sorgulayan derin bir aynaya dönüştürür.


1️⃣8️⃣ Enbiya Suresi 78. Ayetin En Büyük Hikmeti Nedir ❓


Bu ayetin en büyük hikmeti şudur:


Adalet, Allah'ın şahitliği altında verilen bir sorumluluk hükmüdür; insanların emeği, malı ve hakkı korunmalı, zarar ve sorumluluk ilimle değerlendirilmelidir.


Bu ayet insana şunu öğretir:


Başkasının emeği küçümsenmemelidir.


Zarar veren tarafın sorumluluğu dikkate alınmalıdır.


Hüküm verirken acele edilmemelidir.


Adalet sadece ceza değil, hakkı yerine koymaktır.


Allah her hükme şahittir.



Hz. Davud ve Hz. Süleyman'ın ekin meselesi, günlük bir olay gibi görünse de adaletin Allah katındaki ciddiyetini gösteren büyük bir derstir.


1️⃣9️⃣ Sonuç: Hüküm Veren İnsan, Allah'ın Şahit Olduğunu Unutmamalıdır ❓


Enbiya Suresi'nin 78. ayeti, Hz. Davud ve Hz. Süleyman'ın bir ekin hakkında hüküm verdiklerini, çünkü bir topluluğun koyunlarının geceleyin o ekine zarar verdiğini ve Allah'ın onların hükmüne şahit olduğunu bildirir. Bu ayet, adaletin sadece büyük davalarda değil, insanların emeğine ve malına dokunan her meselede gerekli olduğunu gösterir.


Bu ayet mümine şunu öğretir: Başkasının hakkını küçük görme. Emeğe zarar verilmişse bunu önemse. Sorumluluk alanındaki şeylerin başkasına zarar vermemesine dikkat et. Hüküm verirken nefsini, yakınlığını, öfkeni veya çıkarını değil; adaleti ölçü al. Çünkü insan hüküm verirken yalnız değildir; Allah o hükme şahittir.


Hz. Davud ve Hz. Süleyman'ın kıssası bize der ki: Adalet, Allah'ın huzurunda verilen bir emanettir. Bir ekin meselesi bile Kur'an'da yer alıyorsa, insan hayatındaki hiçbir hak önemsiz değildir. Ekin sahibinin emeği, koyun sahibinin sorumluluğu ve hüküm verenin adaleti Allah'ın bilgisi altındadır. Bu yüzden mümin, her kararında şu bilinci taşımalıdır: Benim hükmüme Allah şahittir.


💬 "Adalet, büyük meydanlarda değil, çoğu zaman küçük görülen haklarda sınanır. Bir ekinin zararını önemseyen Kur'an, bize hiçbir emeğin, hiçbir hakkın ve hiçbir hükmün Allah'tan gizli olmadığını öğretir."
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt