Anayasa Mahkemesi'nin Kararlarına Karşı Yargıtay Başvurusu Yapılabilir mi
“Hukukun en yüce mercii, vicdanın sessizliğinde adaletle konuşan bilincin ta kendisidir.”
— Ersan Karavelioğlu
Giriş
Anayasa Mahkemesi (AYM), devletin en yüksek yargı organlarından biridir ve görev alanı anayasal denetim ile temel hak ve özgürlüklerin korunmasıdır. Türkiye’de hukuk sisteminin tepesinde yer alan bu kurumun kararları, çoğu zaman “nihai” niteliktedir. Peki, bu kararlar Yargıtay tarafından denetlenebilir mi
Anayasa Mahkemesi’nin Hukuki Konumu
Anayasa’nın 146. maddesi, Anayasa Mahkemesi’ni “Yargı yetkisini bağımsız olarak kullanan yüksek mahkemelerden biri” olarak tanımlar.
Görev alanı:
- Norm denetimi (Kanunların ve KHK’ların Anayasa’ya uygunluğunu denetlemek),
- Bireysel başvurular (Temel hak ihlali iddialarını incelemek),
- Siyasi parti kapatma davaları,
- Cumhurbaşkanının vatana ihanet suçlaması gibi özel yetkilerdir.
Yargıtay’ın Görev Alanı
Yargıtay ise adli yargı sisteminin en üst mahkemesidir.
Görevleri şunlardır:
| Alan | Görev |
|---|---|
| Ceza ve hukuk davaları | İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi kararlarını temyizen inceler. |
| İçtihat birliği | Alt mahkemeler arasında hukuk birliğini sağlar. |
| Yargısal denetim | Ancak yalnızca adli yargı kararları üzerinde yetkilidir. |
Dolayısıyla, Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi farklı yargı alanlarında faaliyet gösterir.
AYM Kararlarının Niteliği
Anayasa Mahkemesi kararları:
- Kesindir.
- Geriye yürütülemez.
- Tüm organları, idareleri ve yargı mercilerini bağlar.
Bu durum Anayasa’nın 153. maddesi ile açıkça hüküm altına alınmıştır:
“Anayasa Mahkemesi kararları kesindir. Kararlar Resmî Gazete’de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme, yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.”
Bu ifade, kararların temyiz edilemeyeceğini açıkça ortaya koyar.
Yargıtay’a Başvuru Mümkün mü
Hayır.
Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı Yargıtay’a başvurulamaz.
Çünkü:
- Yargıtay, yalnızca adli yargı kararlarını inceler.
- Anayasa Mahkemesi ise anayasal yargı organıdır.
İki kurum arasında üst-alt hiyerarşisi yoktur. Her biri kendi alanında “en yüksek merci”dir.
Ancak… (İstisnai Durumlar) 
Bazı karmaşık durumlarda iki mahkemenin görev alanları örtüşür gibi görünebilir.
Örneğin:
- AYM’nin verdiği bireysel başvuru kararları, alt mahkemelerin yeniden yargılama yapmasını gerektirebilir.
- Bu durumda kararı uygulayacak olan mahkeme, Yargıtay denetimine açık hale gelir.
Ancak burada Yargıtay, AYM kararını değil, uygulamayı denetler.
Yani kararın kendisine değil, nasıl yerine getirildiğine bakar.
Bireysel Başvuru Kararları ve Sonuçları
Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru sonucunda bir hak ihlali tespit ederse:
- İhlalin ortadan kaldırılması için dosya ilgili mahkemeye gönderilir.
- Bu mahkeme, AYM’nin kararına uymak zorundadır.
Uymadığı takdirde, bu durum yeni bir hak ihlaline yol açar ve yeniden bireysel başvuru yapılabilir.
Ancak yine Yargıtay’a doğrudan gidilemez.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Boyutu
AYM’nin bireysel başvuru kararına rağmen kişi, hakkının ihlal edildiğini düşünüyorsa,
AİHM’e başvuru hakkı saklıdır.
Yani Anayasa Mahkemesi son iç hukuk mercii, AİHM ise uluslararası denetim merciidir.
Bu da “Yargıtay’a başvuru” yerine “AİHM’e taşıma” yolunun açık olduğunu gösterir.
Hukukun Temel İlkesi: Nihai Merci
Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının kesinliği, hukuki güvenlik ilkesinin gereğidir.
Eğer bu kararlara karşı bir üst başvuru yolu olsaydı,
hukukun en tepesinde sürekli bir döngü oluşur, yargısal istikrar kaybolurdu.
Bu nedenle AYM kararları devlet otoritesinin en son sözü olarak kabul edilir.
Toplumsal ve Felsefi Değerlendirme
Bir toplumun hukuk sistemi, yalnızca yasalarla değil,
adaletin içselleştirilme biçimiyle işler.
Anayasa Mahkemesi, bu adaletin vicdanıdır;
Yargıtay ise onun uygulama dengesidir.
Bu iki organın ayrılığı, denge ve denetim ilkesinin temelidir.
Her biri kendi alanında “son söz” hakkını kullanır, ancak hiçbiri hukukun üstünde değildir.

Özetle
| Soru | Cevap |
|---|---|
| AYM kararına karşı Yargıtay’a gidilebilir mi? | |
| AYM kararları temyize açık mı? | |
| AYM kararına uyulmazsa ne olur? | |
| AİHM’e gidilebilir mi? |

Son Söz
Adaletin Zirvesinde Sessizlik
Anayasa Mahkemesi’nin kararı, hukukun sessiz zirvesinde yankılanan son sözdür.
O söz, yalnızca bir hüküm değil; devletin, adaletin ve bilincin vicdani imzasıdır.
Bu yüzden ona karşı değil, onunla birlikte düşünmek gerekir —
çünkü hukuk, insanın kendi vicdanıyla uzlaşmasıdır.
“Gerçek adalet, hükmü verenin değil; onu anlayan toplumun bilincinde şekillenir.”
— Ersan Karavelioğlu
Son düzenleme: