⚖️ Adaletli İnsan Kimdir ❓ Hak, Hakkaniyet, Tarafsızlık, Vicdan Ve Güç Karşısında Doğru Duruş Nasıl Anlaşılır ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
49,623
2,724,390
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

⚖️ Adaletli İnsan Kimdir ❓ Hak, Hakkaniyet, Tarafsızlık, Vicdan Ve Güç Karşısında Doğru Duruş Nasıl Anlaşılır ❓


“Adalet, insanın sevdiğine ayrı, sevmediğine ayrı ölçü kullanmaması; hakkı, kalbinin öfkesinden ve çıkarının gölgesinden daha üstün tutabilmesidir.”
— Ersan Karavelioğlu

Adaletli insan, yalnızca haksızlığa kızan, doğruyu savunduğunu söyleyen, mahkemeden, hukuktan veya ahlaktan söz eden kişi değildir. Gerçek anlamda adaletli insan; hak sahibine hakkını veren, sevdiği insan haksız olduğunda da gerçeği görebilen, sevmediği insan haklı olduğunda hakkını teslim edebilen, güçlüye ayrı, zayıfa ayrı ölçü kullanmayan, menfaat için hakikati eğip bükmeyen, vicdanını tarafgirliğe teslim etmeyen ve hakkaniyeti kendi duygularından üstün tutabilen kişidir.


Adalet, insan karakterinin en büyük sınavlarından biridir. Çünkü insan genellikle kendine yakın olana merhametli, kendine uzak olana sert; sevdiğine anlayışlı, sevmediğine acımasız; kendi grubuna hoşgörülü, karşı tarafa hüküm verici olabilir. İşte gerçek adalet, tam da bu eğilimi aşabilmektir.


Adaletli insanın iç terazisi vardır. Bu terazi, yalnız başkalarını tartmak için değil; önce kendi nefsini, kendi niyetini, kendi öfkesini, kendi çıkarını ve kendi tarafgirliğini tartmak içindir. Çünkü insan kendi içindeki haksızlığı görmeden dışarıdaki adaleti tam savunamaz.




1️⃣ Adaletli İnsan Kimdir ❓


Adaletli insan, hakkı sahibine teslim etmeye çalışan, karar verirken duygularını, çıkarlarını, önyargılarını ve tarafgirliğini kontrol etmeye gayret eden kişidir. Onun için adalet, yalnız büyük davaların değil, günlük hayatın da temel ölçüsüdür.


Adaletli insanın temel özellikleri şunlardır:


Hakkı gözetir.
Haksızlığı normalleştirmez.
Sevdiğini haksızken savunmaz.
Sevmediğini haklıyken inkâr etmez.
Güçlüye göre eğilmez.
Zayıfın hakkını küçümsemez.
Delil, vicdan ve hakkaniyetle hareket eder.
Öfkesini hüküm yerine koymaz.
Menfaat için gerçeği çarpıtmaz.



Adaletli insan kusursuz değildir. O da yanılabilir. Fakat farkı şudur: Yanıldığını fark ettiğinde hakkı kabul etmekten utanmaz. Çünkü onun amacı kendini haklı göstermek değil, hakkı ortaya koymaktır.


Adalet, insanın hakikat karşısında nefsini geri çekebilme terbiyesidir.




2️⃣ Adalet Nedir ❓


Adalet, her şeyi yerli yerine koymak, hak sahibine hakkını vermek, ölçüyü bozmamak, haksızlığı engellemek ve insanlar arasında hakkaniyetli davranmaktır.


Adalet şunları içerir:


Hak bilinci.
Eşit ölçü.
Hakkaniyet.
Tarafsız değerlendirme.
Delile dayanma.
Zayıfı ezdirmeme.
Güçlüyü kayırmama.
Suç ile ceza arasında ölçü.
Emeğe ve insana hakkını verme.



Adalet yalnız mahkeme salonlarında aranmaz. Evde, işte, dostlukta, ailede, ticarette, konuşmada, eleştiride, mirasta, görev dağılımında, çocuk yetiştirmede ve günlük ilişkilerde de adalet vardır.


Bir insanın adaletli olup olmadığı, büyük sözlerinden çok küçük davranışlarında anlaşılır. Çünkü insanın gerçek ahlakı, sıradan görünen anlarda ortaya çıkar.




3️⃣ Adalet İle Eşitlik Aynı Şey midir ❓


Adalet ile eşitlik birbirine yakındır; fakat her zaman aynı şey değildir. Eşitlik, herkese aynı davranmak anlamına gelebilir. Adalet ise herkesin durumunu, hakkını, ihtiyacını ve şartlarını dikkate alarak doğru ölçüyü bulmaktır.


Bazen eşit davranmak adildir.
Bazen herkese aynı davranmak adaletsiz olabilir.


Örneğin:


Aynı emeğe aynı hakkı vermek eşitlik ve adalettir.
Farklı ihtiyacı olan iki kişiye tamamen aynı desteği vermek ise bazen hakkaniyeti eksik bırakabilir.
Suçu farklı olan iki kişiye aynı ceza vermek eşit görünse de adil olmayabilir.
Aynı işi yapan iki kişiden birine fazla, diğerine az değer vermek ise adaletsizliktir.



Bu yüzden adalet, yalnız mekanik bir eşitlik değildir. Adalet, ölçüyü doğru kurma ahlakıdır.


Adaletli insan, eşitlik görüntüsünün arkasında haksızlık olup olmadığını da sorgular.




4️⃣ Adaletli İnsan Tarafsız mıdır ❓


Adaletli insan tarafsız olmaya çalışır; fakat tarafsızlık, haksızlık karşısında sessiz kalmak anlamına gelmez. Gerçek tarafsızlık, delile, hakikate ve hakka bağlı kalmaktır.


Adaletli tarafsızlık şudur:


Kendi yakını haksızsa bunu görebilmek.
Sevmediği kişi haklıysa hakkını teslim edebilmek.
Duygularla hüküm vermemek.
Kalabalığın baskısıyla karar değiştirmemek.
Güçlü olanı otomatik haklı saymamak.



Bazı insanlar “tarafsızım” diyerek haksızlık karşısında sessiz kalır. Bu gerçek tarafsızlık değildir. Çünkü bir yerde açık zulüm varsa, zalimle mazlumu aynı mesafede tutmak adalet değil, haksızlığın devamına hizmet edebilir.


Adaletli insan kişilere göre taraf tutmaz; hakka göre duruş alır.




5️⃣ Adaletli İnsan Sevdiğini Haksızken Savunur mu ❓


Hayır. Adaletli insan sevdiği kişiyi haksızken körü körüne savunmaz. Çünkü gerçek sevgi, haksızlığı büyütmek değil; sevdiğini hakka çağırmaktır.


Sevdiğini haksızken savunmak:


Adaleti bozar.
Haksızlığı güçlendirir.
Sevilen kişinin hatasını büyütür.
Mazlumun hakkını çiğner.
Vicdanı tarafgirliğe teslim eder.



Adaletli insan sevdiğini terk etmeden de haksızlığını söyleyebilir. Onu herkesin önünde küçük düşürmeden, ama yanlışı da doğru diye sunmadan davranabilir.


Gerçek dostluk ve gerçek aile ahlakı, sevdiğini her şartta haklı çıkarmak değildir. Bazen en büyük sadakat, sevdiğine “Burada haksızsın” diyebilmektir.


Çünkü adalet, sevginin de ahlaki sınırıdır.




6️⃣ Adaletli İnsan Sevmediği Kişinin Hakkını Teslim Eder mi ❓


Evet. Adaletli insan sevmediği kişinin de hakkını teslim eder. Bu, adaletin en zor sınavlarından biridir. Çünkü insan sevmediği kişinin doğrusunu küçümsemeye, başarısını yok saymaya veya haklı olduğu yerde bile kusur aramaya eğilimli olabilir.


Adaletli insan şunu bilir:


Sevmemek, haksızlık yapma hakkı vermez.
Kırgınlık, gerçeği bozma izni değildir.
Öfke, hakkı inkâr etmenin bahanesi olamaz.
Bir insanın yanlışları, yaptığı her doğruyu yok etmez.



Bu çok yüksek bir karakter seviyesidir. Çünkü insanın nefsine ağır gelir. Fakat adalet tam da burada ortaya çıkar.


Sevmediğin insana bile hakkını verebiliyorsan, adalet terazinin yalnız çıkarına göre çalışmadığını gösterirsin.




7️⃣ Adaletli İnsan Öfkeliyken Nasıl Davranır ❓


Öfke, adaletin en büyük sınavlarından biridir. Çünkü insan öfkeliyken adaleti değil, intikamı adalet sanabilir. Kendi kırgınlığını haklı gerekçe gibi görebilir.


Adaletli insan öfkeliyken:


Hemen hüküm vermemeye çalışır.
Sözünü kontrol eder.
Karşı tarafı tamamen yok saymaz.
Suçu büyütüp kişiliği tümden mahkûm etmez.
İntikam duygusunu adalet gibi göstermemeye çalışır.
Delili ve ölçüyü kaybetmez.



Öfke bazen haksızlığa karşı haklı bir tepkidir. Fakat kontrolsüz öfke adaleti bozar. Çünkü öfke insanın gözünü daraltır; yalnız kendi acısını büyütür, karşı tarafın hakkını küçültür.


Adaletli insan, öfkesini dinler ama ona teslim olmaz.




8️⃣ Adaletli İnsan Güçlü Karşısında Nasıl Durur ❓


Adaletli insan güçlü karşısında hakkı eğip bükmez. Güçlünün baskısından, makamından, parasından, çevresinden veya etkisinden dolayı haksızlığı meşrulaştırmaz.


Güçlü karşısında adaletli duruş:


Güçlüyü otomatik haklı saymamaktır.
Menfaat için haksızlığa göz yummamaktır.
Korku nedeniyle gerçeği tamamen inkâr etmemektir.
Mazlumun sesini küçümsememektir.
Yetkiyi ve gücü denetlenmesi gereken emanet olarak görmektir.



Adaletin gerçek sınavı, çoğu zaman zayıfa karşı değil; güçlüye karşıdır. Çünkü güçlüye karşı adaletli olmak bedel isteyebilir.


Adaletli insan her zaman kahramanca bağırabilecek güçte olmayabilir; ama kalbinde haksızlığı haklı ilan etmez. En azından vicdanında doğru yeri bilir.




9️⃣ Adaletli İnsan Zayıfın Hakkını Korur mu ❓


Evet. Adaletli insan zayıfın hakkını korur. Çünkü zayıfın hakkı çoğu zaman daha kolay çiğnenir. Sesi az çıkan, kendini savunamayan, yoksul, yalnız, çocuk, yaşlı, hasta, işçi, mağdur veya dışlanmış insanın hakkını görmek adaletin temelidir.


Zayıfın hakkını korumak şudur:


Onu küçümsememek.
Sesini duymak.
Hakkını güçlüye ezdirmemek.
Mahcubiyetini kullanmamak.
Yardım ederken haysiyetini korumak.
Onun çaresizliğinden çıkar sağlamamak.



Adaletli insan bilir ki güçsüzün hakkı da haktır. Hakkın değeri, sahibinin gücüne göre değişmez.


Bir toplumda zayıfların hakkı korunmuyorsa, o toplumda adalet yalnız güçlülerin konforuna hizmet eden bir kelimeye dönüşür.




1️⃣0️⃣ Adaletli İnsan Ailede Nasıl Davranır ❓


Adalet ailede çok önemlidir. Çünkü ailede adalet bozulduğunda sevgi de yara alır. Eşler arasında, kardeşler arasında, çocuklar arasında ve büyüklerle küçükler arasında adaletli davranmak aile huzurunun temelidir.


Ailede adaletli insan:


Çocuklar arasında ayrımcılık yapmaz.
Eşinin emeğini küçümsemez.
Aile içindeki yükü tek kişiye yıkmaz.
Miras ve para meselelerinde hakkı gözetir.
Yaşlıların hakkını korur.
Kardeşler arasında fitne değil hakkaniyet arar.
Sevdiğini kayırıp diğerini ezmez.



Ailede adaletsizlik, en derin kırgınlıklardan birini doğurur. Çünkü insan en çok yakınlarından hakkaniyet bekler.


Adaletli aile, kusursuz aile değildir; ama içinde hak ve emek mümkün olduğunca görülür.




1️⃣1️⃣ Adaletli İnsan İş Hayatında Nasıl Belli Olur ❓


İş hayatında adalet, emeğe hakkını vermek, görev dağılımında hakkaniyetli olmak, çalışanları kayırmacılıkla ezmemek ve insanların alın terini değersizleştirmemektir.


İş hayatında adaletli insan:


Emeği görür.
Hak edilen karşılığı geciktirmez.
Başkasının başarısını kendine mal etmez.
Adam kayırmaz.
Hataları kişiye göre değil, ölçüye göre değerlendirir.
Yetkisini baskı için kullanmaz.
Çalışanın mahcubiyetinden yararlanmaz.



İş yerinde adalet yoksa güven azalır. İnsanlar çalışırken sadece yorulmaz; aynı zamanda değersizlik hisseder. Adaletli bir ortamda ise emek daha anlamlı, sorumluluk daha güçlü ve aidiyet daha sağlıklı olur.


Adalet, çalışma hayatının ahlaki omurgasıdır.




1️⃣2️⃣ Adaletli İnsan Dostlukta Nasıl Davranır ❓


Dostlukta adalet, dostunu her zaman haklı çıkarmak değil; dostluğun içinde hakkı, dürüstlüğü ve dengeyi korumaktır.


Adaletli dost:


Dostunun yanlışını körü körüne savunmaz.
Kırgınlıkta sırları silah yapmaz.
Emeği tek taraflı tüketmez.
Dostluğun yükünü hep karşı tarafa yıkmaz.
Dostunun başarısını kıskançlıkla küçültmez.
Dostunun hakkını başkalarının yanında da korur.



Dostlukta adaletsizlik bazen çok sessiz başlar. Bir taraf sürekli verir, diğeri sürekli alır. Bir taraf sürekli dinler, diğeri hiç dinlemez. Bir taraf hep hatırlanır, diğeri unutulur. Zamanla bu dengesizlik dostluğu yorar.


Adaletli dostluk, hem sevgi hem emek hem de hakkaniyet taşır.




1️⃣3️⃣ Adaletli İnsan Dilinde Adalet Taşır mı ❓


Evet. Adalet yalnız davranışta değil, dilde de olmalıdır. Çünkü insan diliyle de haksızlık yapabilir. Birini yanlış anlatmak, iftira etmek, eksik bilgiyle hüküm vermek, alay etmek, birinin emeğini küçümsemek ve haksız ithamda bulunmak da adaletsizliktir.


Dilde adalet şudur:


Duyduğunu hemen yaymamak.
Bilmediği konuda kesin hüküm vermemek.
İftira etmemek.
Övgüde ve eleştiride ölçülü olmak.
Birinin hatasını tüm kişiliğine yaymamak.
Kırgınlıkla gerçeği çarpıtmamak.



Adaletli insan, sözün de bir hak taşıdığını bilir. Çünkü bir cümle insanın itibarını, kalbini ve toplum içindeki yerini etkileyebilir.


Dilde adalet, konuşmadan önce vicdanın kapısından geçmektir.




1️⃣4️⃣ Adaletli İnsan Kendine Karşı Da Adil midir ❓


Evet. Adaletli insan kendine karşı da adil olmaya çalışır. Kendini sürekli temize çıkarmaz; ama kendini sürekli haksız yere suçlamaz da. Kendi hatasını görür, fakat kendi değerini de yok saymaz.


Kendine karşı adalet şudur:


Hatasını kabul etmek.
Ama kendini tek bir hataya mahkûm etmemek.
Kendi emeğini küçümsememek.
Kendi sınırlarını görmek.
Kendine zulmetmemek.
Kendini sürekli başkalarıyla haksızca kıyaslamamak.



Bazı insanlar başkalarına karşı adalet ararken kendilerine karşı zalimdir. Kendini sürekli suçlar, dinlenmeyi hak görmez, emeğini değersizleştirir, geçmiş hatalarıyla kendini ezer.


Gerçek adalet, insanın kendi ruhuna da hakkını vermesidir.




1️⃣5️⃣ Adaletsiz İnsan Nasıl Anlaşılır ❓


Adaletsiz insan, ölçüyü kişiye göre değiştiren, güçlüye başka zayıfa başka davranan, kendi çıkarı için hakkı çarpıtan ve sevdiği kişilerin yanlışını görmezden gelen kişidir.


Adaletsizliğin işaretleri:


Çifte standart uygulamak.
Sevdiğini sürekli haklı çıkarmak.
Sevmediğinin hakkını inkâr etmek.
Güçlüye eğilip zayıfa sert davranmak.
Menfaat için gerçeği değiştirmek.
Haksız kazancı başarı saymak.
Emeği görmezden gelmek.
Öfkeyi hüküm yerine koymak.
İftira ve dedikoduyla insanı mahkûm etmek.



Adaletsiz insan çoğu zaman kendini adaletli zanneder. Çünkü kendi tarafgirliğini hakikat gibi görür. Bu yüzden adaletsizliğin en tehlikeli hâli, insanın kendi haksızlığını fark etmemesidir.


Adalet için önce insanın kendi içindeki çifte standardı görmesi gerekir.




1️⃣6️⃣ Adalet Nasıl Geliştirilir ❓


Adalet geliştirilebilir. Bunun için insanın nefsini, öfkesini, tarafgirliğini, çıkarını ve önyargılarını fark etmesi gerekir.


Adaleti geliştirmek için:


Karar vermeden önce dinlemek gerekir.
Delil aramak gerekir.
Kendi tarafını da sorgulamak gerekir.
Sevmediğin kişinin hakkını teslim etmeyi öğrenmek gerekir.
Sevdiğin kişinin yanlışını görebilmek gerekir.
Öfkeyle hüküm vermemek gerekir.
Kul hakkını ciddiye almak gerekir.
Güçsüzün sesini duymak gerekir.



Adalet, sadece öğrenilen bir kavram değil; sürekli uygulanan bir ahlaki disiplindir. İnsan her gün küçük kararlarında adaleti ya güçlendirir ya zayıflatır.


Adaletli olmak, insanın iç terazisini sürekli kontrol etmesidir.




1️⃣7️⃣ Adalet Dini Ve Manevi Hayatta Neden Önemlidir ❓


Adalet, dini ve manevi hayatta çok temel bir değerdir. Çünkü iman yalnız ibadetle değil, insanlara karşı hak ve sorumluluk bilinciyle de görünür hâle gelir. Bir insan ibadet ederken kul hakkını çiğniyorsa, adaleti eksik bırakıyorsa, emeği yok sayıyorsa, manevi hayatında ciddi bir boşluk oluşur.


Manevi açıdan adalet şunları hatırlatır:


Allah'ın adil olduğunu.
Kul hakkının ağır olduğunu.
Mazlumun ahının önemini.
Güç ve makamın emanet olduğunu.
Hesap gününün gerçek olduğunu.
İnsanın yalnız niyetiyle değil, davranışıyla da sorumlu olduğunu.



Adalet, ibadetin sosyal ahlaka dönüşmesidir. İnsan yalnız secdede değil; alışverişte, ailede, mirasta, sözde, işte ve yönetimde de sınanır.


Gerçek maneviyat, insanı daha adaletli yapmalıdır.




1️⃣8️⃣ Adalet Toplum İçin Neden Hayatidir ❓


Adalet, toplumun ayakta kalması için en temel değerlerden biridir. Adalet zayıflarsa güven azalır, insanlar birbirinden şüphe eder, güçlü olan haklı sanılır, zayıf ezilir, emek değersizleşir ve toplumun ahlaki dokusu bozulur.


Adaletli toplumda:


Hak korunur.
Güç denetlenir.
Zayıf ezilmez.
Emek değer görür.
İnsanlar kurallara daha çok güvenir.
Toplumsal huzur güçlenir.
Kin ve intikam duygusu azalır.



Adaletsiz toplumda ise insanlar hukuka, yönetime, aileye, kuruma ve birbirine güvenini kaybeder. Güven kaybolduğunda toplum dışarıdan ayakta görünse bile içeriden çözülmeye başlar.


Adalet, toplumun görünmeyen omurgasıdır. Omurga kırılırsa beden ayakta duramaz.




1️⃣9️⃣ Son Söz: Adaletli İnsan, Hakkı Kendi Duygusundan Üstün Tutan İnsandır ❓


Adaletli insan, hak ile çıkar, hakkaniyet ile tarafgirlik, vicdan ile öfke, gerçek ile menfaat arasında kaldığında hakkı seçmeye çalışan kişidir. O, sevdiğini haksızken korumaz; sevmediğini haklıyken yok saymaz. Güçlüye göre eğilmez, zayıfın hakkını küçümsemez, kendi öfkesini adalet zannetmez.


Adaletli insan:


Hakkı gözetir.
Delile değer verir.
Tarafgirliği sorgular.
Sevdiğinin yanlışını görebilir.
Sevmediğinin hakkını teslim edebilir.
Güç karşısında vicdanını satmaz.
Zayıfın hakkını önemser.
Dilde, davranışta, ailede, işte ve toplumda hakkaniyet arar.
Kendi nefsini de adalet terazisine koyar.



Adalet, insanın en zor ama en gerekli erdemlerinden biridir. Çünkü adalet yalnız başkasına hüküm vermek değil; insanın kendi içinde sakladığı önyargıları, çıkarları, öfkeleri ve kör tarafları da yargılayabilmesidir.


Bir insan gerçekten adaletli olmak istiyorsa, önce şu soruyu kendine sormalıdır:


“Ben hakkı mı savunuyorum, yoksa kendi tarafımı mı haklı çıkarmaya çalışıyorum ❓


Bu soru, adalet yolunun kapısını açar.


“Adaletli insan, hakkın terazisini kendi öfkesine, sevgisine, çıkarına ve korkusuna teslim etmeyen; hakikat karşısında önce kendi nefsini tartabilen insandır.”
— Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt