Machiavellizm, İnsanın Varoluşunu Nasıl Açıklar
"İnsan bazen iyilikle değil, korkuyla; erdemle değil, çıkarla; hakikatle değil, güç hesabıyla hareket eder. Machiavellizm'in rahatsız edici tarafı da tam burada başlar: O, insanı olması gerektiği gibi değil, çoğu zaman davrandığı gibi okumaya çalışır."
- Ersan Karavelioğlu
Machiavellizm Nedir
Machiavellizm, kökenini Niccolò Machiavelli'nin siyasal düşüncesinden alan; insanı, toplumu ve iktidarı çoğu zaman
çıkar,
güç,
strateji,
denetim ve
gerçekçilik ekseninde yorumlayan yaklaşımın genel adıdır. Machiavelli özellikle
The Prince ve
Discourses çizgisinde siyaseti ahlaki dile tamamen teslim olmayan, güç ilişkileri içinde işleyen bir alan olarak ele alır. Stanford Encyclopedia of Philosophy, Machiavelli'nin siyasal faaliyeti karakteristik olarak
güç üzerinden düşündüğünü ve "iyi olmak" ile "iktidarı sürdürmek" arasında çoğu zaman gerilim bulunduğunu vurgular.

Bu yüzden Machiavellizm, yalnız bir siyaset tekniği değildir.

Aynı zamanda insanın ne olduğuna dair sert bir varsayım taşır.

O varsayım da şudur: İnsan çoğu zaman ideal olana değil,
faydalı olana yönelir.

Ve bu yöneliş, varoluşun en çıplak yüzlerinden birini açığa çıkarır.
Machiavelli İnsana Nasıl Bakar

Machiavelli'nin insan anlayışı romantik değildir. Britannica'nın Machiavelli özetinde onun insan doğasını çoğu zaman
çıkarcı,
ele geçirici ve güvenilmez yönleriyle gördüğü belirtilir; SEP de onun siyasal düşüncesinde iyi niyetin tek başına yeterli olmadığını açıkça gösterir.

Bu bakışa göre insan:

kolayca değişebilir,

çıkara göre saf değiştirebilir,

korku ve umut arasında yön değiştirebilir,

güven verici sözler söyleyip başka türlü davranabilir,

ahlaki görünürken hesapçı olabilir.
Bu nedenle Machiavellizm, insan varoluşunu saf iyilik üzerinden değil;
kararsızlık, çıkar ve güç arzusu üzerinden okumaya meyleder.
Machiavellizm İnsanın Varoluşunu Neden "Güç" Üzerinden Açıklar

Machiavelli için siyaset, tesadüfi bir nezaket alanı değil; yüksek riskli bir mücadele zeminidir. SEP, onun siyaseti adeta daha büyük ölçekte bir savaş alanı gibi kavradığını söyler. Bu, insan varoluşunun da yalnız düşünsel değil, aynı zamanda
çatışmalı ve
rekabetçi olduğuna işaret eder.

Machiavellist bakışta insan:

yalnız seven değil, rakip olan,

yalnız düşünen değil, hesap yapan,

yalnız inanan değil, güvenlik arayan,

yalnız ahlaki özne değil, iktidar ilişkileri içinde yer tutmaya çalışan bir varlıktır.
Yani burada varoluş, "Ben kimim?" sorusundan çok,
"Bu dünyada nasıl ayakta kalırım?" sorusuyla sertleşir.
Machiavellizm'e Göre İnsan Önce Ahlaki mi, Önce Stratejik midir

Machiavellizm'in en rahatsız edici cevabı şudur: İnsan çoğu durumda önce
stratejiktir. Machiavelli'nin siyasal gerçekçiliği, ahlaki saflığın çoğu zaman iktidarı korumaya yetmediğini söyler. Britannica da onun tarih ve gücü ahlaki bir çerçeve yerine daha "amoral" bir inceleme konusu gibi ele aldığını belirtir.

Bu yüzden Machiavellizm şunu ima eder:

insan erdemli görünebilir ama hesap yapar,

sadakat gösterebilir ama çıkarı değişince yön değiştirebilir,

merhametli konuşabilir ama korku doğuran fırsatı kullanabilir,

idealler savunabilir ama zeminde kendi güvenliğini önceleyebilir.
Burada varoluş, ahlaktan önce
hayatta kalma ve kontrol ihtiyacı ile okunur.
Machiavellizm'de "Olması Gereken İnsan" mı, "Gerçekte Olan İnsan" mı Önemlidir

Machiavelli'yi klasik ahlak filozoflarından ayıran temel noktalardan biri budur. SEP, onun siyasal yazısının, insanların nasıl yaşamaları gerektiğinden çok, iktidarın fiilen nasıl kazanıldığı ve korunduğu sorusuna yöneldiğini gösterir.

Bu nedenle Machiavellizm:

ideali değil vakıayı,

ahlak vaadini değil davranış gerçeğini,

sözü değil sonucu,

iyi niyeti değil etkiyi,

insanın anlatısını değil fiilini merkeze alır.
Yani insan varoluşu burada, normatif yücelikten çok
çıplak gerçeklik içinde analiz edilir.
Machiavellizm İnsanı Güvensiz Bir Dünya İçinde mi Düşünür

Evet. Machiavellist düşüncede insan, istikrarlı cennetimsi bir ahlak evreninde değil; riskli, değişken ve çoğu zaman tehdit üreten bir dünyada yaşar. SEP'nin Machiavelli maddesinde de
fortuna ile
virtù arasındaki gerilim, koşulların değişkenliğini ve insanın buna uyum sağlama zorunluluğunu öne çıkarır.

Böyle bir dünyada varoluş şu hale gelir:

her an dengesi bozulabilecek bir alan,

güvenin kırılabileceği bir ilişki ağı,

dostluğun bile stratejik olabileceği bir zemin,

ahlaki iyiliğin tek başına koruma sunmadığı bir gerçeklik,

sürekli dikkat gerektiren bir insanlık durumu.
Bu yüzden Machiavellizm, insanı "evinde" değil; daima biraz
tehlike içinde tasvir eder.
Machiavellizm'e Göre İnsan Sevilmek mi, Korkutmak mı İster

Machiavelli'nin en ünlü tartışmalarından biri, yöneticinin sevilmesinden çok korku uyandırmasının daha güvenilir olup olmadığıdır. Bu, onun insan varoluşunu nasıl okuduğunu doğrudan gösterir: Sevgi kırılgandır; korku ise daha hesap edilebilir olabilir. SEP ve Britannica'nın Machiavelli özetleri, onun tam da bu nedenle iyiliğin tek başına siyasal güvence sunmadığını düşündüğünü gösterir.

Bu yaklaşım bize şunu söyler:

insan sevgiyi över ama ondan kolay vazgeçebilir,

menfaat bozulduğunda sadakat dağılabilir,

korku ise davranışı daha istikrarlı biçimde yönlendirebilir,

dolayısıyla insanın varoluşunda duygudan çok
çıkarın ve sonuç korkusunun etkisi büyüktür.
Bu çok sert bir insan yorumudur.
Machiavellizm İnsanın Özgürlüğünü Nasıl Anlar

Machiavellizm'de özgürlük salt içsel huzur değildir; daha çok
koşulları yönetebilme,
fortuna'ya karşı koyabilme ve
gücünü etkili kullanabilme kapasitesidir. Britannica'nın açıklamasında da Machiavelli'de erdemin, talihin insan üzerindeki etkisini azaltmaya dönük bir güç olarak anlaşıldığı görülür.

Bu açıdan insan varoluşu:

pasif kabulleniş değil,

duruma uyum sağlama becerisi,

fırsatları okuma keskinliği,

değişkenlik karşısında ayakta kalma kabiliyeti,

iradeyi stratejiye dönüştürme yeteneği olarak belirir.
Yani özgürlük burada ahlaki masumiyet değil;
etkin yön bulma kudretidir.
Machiavellizm'e Göre Erdem Neden Klasik Ahlaktaki Erdemden Farklıdır

Machiavelli'nin
virtù kavramı klasik ahlakın "iyi insan olma" erdemiyle birebir aynı değildir. SEP, Machiavelli'de virtù'nun koşullara uygun stratejiyi bilme ve etkin davranma becerisine yaklaştığını vurgular.

Bu durumda erdem:

sadece merhametli olmak değil,

gerektiğinde sert davranabilmek,

sadece doğruyu bilmek değil,

doğru zamanı okuyabilmek,

sadece temiz kalmak değil,

gerçekliği yönlendirecek güç üretmek anlamına gelir.
Bu yüzden Machiavellizm, insan varoluşunu ahlaki arınma kadar
başarı ve etki üretme becerisi üzerinden de tanımlar.
Machiavellizm İnsanın Kötülüğünü mü, Kırılganlığını mı Açığa Çıkarır

Aslında ikisini birden açığa çıkarır. Machiavellist okuma, insanın manipülatif ve hesapçı yüzünü gösterirken, aynı zamanda onun ne kadar kırılgan, korkulu ve istikrarsız olduğunu da ima eder. Çünkü çıkarcılık çoğu zaman yalnız kötülükten değil;
güvensizlikten,
kaybetme korkusundan ve
kontrol arzusundan doğar.

Bu yüzden Machiavellizm'in insan tasviri:

kötü olmaya eğilimli,

ama aynı zamanda korkan,

hâkim olmak isteyen,

ama daima tehdit hisseden,

güçlü görünmeye çalışan,

ama içten içe kırılgan bir varlıktır.
Burada insanın trajedisi, yalnız zalim oluşu değil;
güvende hissetmeyişidir.

Machiavellizm İlişkileri Nasıl Yorumlar

Machiavellist çerçevede ilişkiler çoğu zaman saf duygusal bağlar değil; güç, çıkar, sadakat, korku ve fırsat arasında kurulan hassas denklemlerdir. Bu yaklaşım sevgi, dostluk ve bağlılık gibi değerleri inkâr etmez; fakat bunların istikrarsız olabileceğini düşünür.

Dolayısıyla insan varoluşu burada:

güven ama denetle,

yakınlaş ama tedbiri bırakma,

sadakati kabul et ama kalıcılığına kör olma,

insanı dinle ama sözünü mutlak sayma,

dostluğu yaşa ama güç dengesini unutma
şeklinde okunur.
Bu, varoluşun romantizmini azaltır; ama çıplak gerçeklik iddiasını artırır.

Machiavellizm'e Göre Toplum Nedir

Machiavellizm'e göre toplum, yalnız ortak iyinin safça gerçekleştiği alan değildir. Daha çok farklı çıkarların, korkuların, liderlik biçimlerinin ve denetim mekanizmalarının iç içe geçtiği bir yapı olarak görünür. Bu bakış, insan varoluşunu bireysel yalnızlık içinde değil;
sürekli mücadele üreten bir kamusal alan içinde açıklar.

Böylece toplum:

ortak hayatın zorunlu alanı,

ama aynı zamanda rekabet sahası,

düzenin kurulduğu yer,

fakat bozulmanın da her an mümkün olduğu zemin,

insanın kendini gösterdiği ama aynı zamanda sakladığı arena haline gelir.

Machiavellizm İnsanın Dindarlığını veya Ahlakını Nasıl Okur

Machiavellist bakış, dinin ve ahlakın toplumsal işlevini küçümsemez; fakat onları her zaman saf içtenlik üzerinden okumaz. Britannica ve SEP'nin Machiavelli okumaları, onun siyaseti geleneksel ahlak çerçevesine tam olarak teslim etmediğini ve kamu hayatında farklı bir gerçekçilik geliştirdiğini gösterir.

Bu açıdan insanın ahlakı bazen:

gerçekten inandığı ilke,

bazen düzen kuran araç,

bazen meşruiyet sağlayan görünüş,

bazen de güç kullanımı için örtü olabilir.
Burada varoluş, "insan neye inanır?" sorusundan çok,
"inanç ve ahlakı nasıl kullanır ya da nasıl yaşar?" sorusuna kayar.

Machiavellizm İnsanı Umutsuz Bir Varlık Olarak mı Görür

Tam anlamıyla değil. Machiavellizm karamsardır; ama çaresiz değildir. Çünkü Machiavelli, insanın değişken ve sorunlu doğasını kabul ederken, aynı zamanda
virtù, yani beceri, cesaret, zamanlama ve siyasal zekâyla bu gerçekliğin yönetilebileceğini düşünür.

Bu yüzden insan varoluşu burada:

kusurlu ama tümüyle mahkûm değil,

karanlık eğilimler taşıyan ama yön verebilen,

tehdit altında ama strateji üretebilen,

talihin oyuncağı ama tamamen güçsüz olmayan bir yapıdadır.
Yani Machiavellizm insanı yüceltmez; ama onu tamamen silip de atmaz.

Machiavellizm İnsanın Anlam Arayışını Açıklar mı, Yoksa Sadece Gücü mü Açıklar

En büyük eleştirilerden biri burada gelir. Machiavellizm insanın
güç,
çıkar,
iktidar,
korku ve
yönetişim boyutunu son derece iyi açıklar; fakat insanın aşk, merhamet, fedakarlık, ibadet, sanat, vicdan ve anlam arayışı gibi daha yüksek katmanlarını eksik bırakabilir.

Çünkü insan varoluşu yalnız şunlardan ibaret değildir:

güvenlik,

iktidar,

çıkar,

denetim.
İnsan aynı zamanda:

sevgi,

hakikat,

vicdan,

sonsuzluk sezgisi,

kendini aşma arzusu da taşır.
Bu nedenle Machiavellizm çok güçlü bir açıklama sunsa da,
insanın tamamını açıklamaz.

Modern Psikolojideki "Machiavellianism" ile Felsefi Machiavellizm Aynı Şey midir

Tam olarak aynı değildir, ama ilişkilidir. Modern psikolojide "Machiavellianism", daha çok manipülatif, hesapçı ve araçsal ilişki kuran kişilik eğilimini ifade eder; Britannica bunu "dark triad" bağlamında manipülatif davranış eğilimiyle açıklar. Felsefi-siyasal Machiavellizm ise daha geniştir ve insan, iktidar ve toplum hakkında genel bir gerçekçilik taşır.

Bu yüzden ayrım şudur:

psikolojik Machiavellianism = kişilik eğilimi,

felsefi Machiavellizm = insan ve siyaset yorumu.
Ama her ikisinin kesiştiği yer, insanın ilişkilerde
araçsallaştırıcı ve
hesapçı yüzüdür.

Machiavellizm İnsanın Varoluşunu Tek Cümleyle Nasıl Açıklar

Tek cümleyle söylersek Machiavellizm, insan varoluşunu şöyle açıklar:
İnsan, belirsiz ve rekabetçi bir dünyada, güvenliğini, etkisini ve konumunu korumak için çoğu zaman ahlak ile çıkar arasında stratejik davranan bir varlıktır.
Bu cümledeki ana kelimeler çok şey anlatır:

belirsizlik,

rekabet,

güvenlik,

etki,

strateji.
İşte Machiavellizm'in varoluş yorumu bu sert omurga üzerinde yükselir.

Machiavellizm'den Ne Öğrenilebilir, Neye Karşı Tedbirli Olunmalıdır

Machiavellizm'den öğrenilebilecek çok şey vardır. İnsanların her zaman söyledikleri gibi davranmayabileceğini, gücün ahlaki dilin arkasına saklanabileceğini, siyasal ve toplumsal hayatın saf masumiyetle okunamayacağını öğretir. SEP ve Britannica okumaları da Machiavelli'nin kalıcı etkisinin büyük ölçüde bu gerçekçilikten geldiğini gösterir.

Ama dikkat edilmesi gereken şey de büyüktür:

insanı sadece çıkara indirgememek,

ahlakı yalnız araç saymamak,

sevgiyi zayıflık sanmamak,

vicdanı siyaseten işlevsiz görmemek,

gerçekçiliği nihilizme dönüştürmemek.
Yani Machiavellizm göz açıcı olabilir; ama tek başına insanlığın nihai resmi değildir.

Son Söz
Machiavellizm, İnsanın Yüce Yüzünü Değil, Tehlike Altındaki Yüzünü Açığa Çıkarır

Machiavellizm, insanın varoluşunu en çok
güç,
çıkar,
korku,
kontrol,
belirsizlik ve
strateji üzerinden açıklar. Bu yaklaşım, insanı olması gerektiği gibi değil; çoğu zaman davrandığı gibi okumaya çalışır. Bu yüzden rahatsız edicidir; ama aynı zamanda açıklayıcıdır. Bize, insanın ne kadar kolay ideal dil kurup pragmatik davranabildiğini, güvenlik arayışının ahlaki söylemleri nasıl geride bırakabildiğini ve iktidar ortamında karakterin nasıl sınandığını gösterir.

Fakat insan bundan ibaret değildir.

Machiavellizm onun karanlık aklını gösterir,

ama bütün vicdanını göstermez.

Hesabını gösterir,

ama bütün sevgisini göstermez.

Güç tutkusunu gösterir,

ama hakikat özlemini tam açıklayamaz.
Bu yüzden en doğru hüküm belki şudur:
Machiavellizm, insan varoluşunun tamamını değil;
özellikle
tehdit altında, iktidar içinde ve çıkar çatışmalarında açığa çıkan sert yüzünü açıklamada çok güçlüdür.
"İnsanı yalnız melek sananlar aldanır; onu yalnız kurt sananlar da eksik kalır. Machiavellizm, insanın karanlık tedbir aklını gösterir; fakat onun bütün hakikatini anlamak için yine de vicdanın, aşkın ve anlamın sesine ihtiyaç vardır."
- Ersan Karavelioğlu