Kur’an’da ‘Allah’ın Gökte ve Yerde Olması’ İfadeleri Nasıl Anlaşılmalıdır

Kur’an-ı Kerim’de
"Allah’ın gökte ve yerde olduğu" şeklinde geçen ifadeler, tarih boyunca birçok İslam âlimi tarafından incelenmiş ve farklı yorumlara tabi tutulmuştur.
Peki, Allah gerçekten bir mekânda mı bulunur
Yoksa bu ifadeler mecazi bir anlam mı taşır
Kur’an’da geçen bazı ilgili ayetler:
"O, gökte de ilahtır, yerde de ilahtır." (Zuhruf 84)
"Göklerde ve yerde olan her şey O’nundur." (En’am 3)
"O, gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra Arş’a istiva etti." (Hadid 4)
Bu ayetleri
sözlük anlamına göre yorumlarsak, Allah’ın
bir mekânda olduğunu düşünmemiz gerekir. Ancak İslam inancına göre
Allah, mekândan ve zamandan münezzehtir. Öyleyse bu ayetler nasıl anlaşılmalıdır



















Allah Mekândan Münezzehtir: Kelam İlminin Görüşü
İslam kelamcılarına göre, Allah’ın
zamandan ve mekândan bağımsız olması temel bir inanç ilkesidir.
"O’nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, hakkıyla işiten ve görendir." (Şura 11)
"Gözler O’nu idrak edemez, fakat O, gözleri idrak eder." (En’am 103)
Bu ayetlerden anlıyoruz ki:
Allah, yaratılmış varlıklar gibi bir yer kaplamaz.
"Gökte ve yerde" ifadesi, Allah’ın her yerde var olduğunu ve her şeyi kontrol ettiğini simgeler.
Allah’ın ‘gökte’ veya ‘yerde’ olması, hâkimiyet ve kudret anlamında mecazîdir.



















1. Allah’ın ‘Gökte ve Yerde Olması’ Kudret Anlamında Kullanılmıştır
Kur’an’da "gökler" ifadesi, genellikle büyüklük ve yücelik anlamında kullanılır.
Allah’ın gökte ve yerde olması, O’nun sınırsız kudretini ve her şeye hâkimiyetini anlatır.
"Allah’ın her şeye gücü yeter." (Bakara 284)
Allah, varlık âlemine hâkimdir, ancak bir mekânda sınırlı değildir.
"O gökte de ilahtır, yerde de ilahtır" ayeti, Allah’ın otoritesini ve mutlak hâkimiyetini vurgular.
Sonuç: Allah, belirli bir mekânda değil; her an, her yerde ilmi ve kudretiyle mevcuttur.



















2. Allah’ın Arş’a İstiva Etmesi Ne Anlama Gelir
Kur’an’da geçen
"Allah Arş’a istiva etti" ifadesi, bazıları tarafından
Allah’ın gökte olduğu şeklinde yorumlanmıştır.
"O, gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra Arş’a istiva etti." (Hadid 4)
Bu konuda iki temel görüş vardır:
1. Selefî Görüşü: Allah Arş’tadır, Fakat Mahiyeti Bilinemez
Bu görüşe göre, Allah’ın Arş’a istiva etmesi gerçektir, ancak nasıl olduğu bilinemez.
Selef âlimleri, "Bu ayetin tevil edilmesi gerekmez, Allah’ın bildirdiği şekildedir." der.
2. Tevilci Görüş: Arş’a İstiva, Kudret ve Hükümranlık Anlamına Gelir
İslam âlimlerinin çoğu, "Arş’a istiva" ifadesini, Allah’ın evren üzerindeki hâkimiyeti olarak yorumlamıştır.
Allah, bir mekânda değildir; ancak O’nun kudreti her yeri kapsar.
"Arş’ı su üzerindeydi" (Hud 7) ifadesi de, Allah’ın her şeye hâkim olduğunu vurgulayan bir anlatımdır.
Sonuç: "Arş’a istiva etmek" ifadesi, Allah’ın tüm varlık âlemi üzerindeki mutlak otoritesini ve yönetimini temsil eder.



















Sonuç: Allah Mekândan ve Zamandan Bağımsızdır
Kur’an’da geçen "Allah’ın gökte ve yerde olması" ifadeleri, fiziksel bir varoluşu değil, O’nun kudretini ve hâkimiyetini ifade eder.
Allah bir mekânda değildir; çünkü zaman ve mekânı yaratan O’dur.
"Arş’a istiva etmek" ifadesi, Allah’ın evren üzerindeki mutlak hâkimiyetini simgeler.
İslam inancına göre Allah, hiçbir şeye benzemez ve yaratılmış varlıkların özellikleri O’na atfedilemez.
Bir Soru: Sence Allah’ın "zamansız ve mekânsız" olması kavramı nasıl anlaşılmalıdır
Unutma: "Allah’ı yaratılmış varlıklar gibi düşünmek, O’nun sınırsız kudretini kavrayamamaktır
" 
