📖 Tekvîr Suresi 15 Ve 16. Ayetlerde “Gizlenip Ortaya Çıkan, Akıp Yuvalarına Giren Yıldızlara Andolsun” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Kur’an Kıyamet

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,226
2,724,948
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Tekvîr Suresi 15 Ve 16. Ayetlerde “Gizlenip Ortaya Çıkan, Akıp Yuvalarına Giren Yıldızlara Andolsun” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Kur’an Kıyamet Tasvirinden Sonra Neden Gökyüzündeki Gizemli Hareketlere Yemin Eder ❓


“Tekvîr, insanı önce evrenin sonuna götürür; sonra yeniden gökyüzüne baktırır. Çünkü insanın başının üzerindeki düzen, yalnızca hayranlık uyandıran bir manzara değil, vahyin hakikatine dikkat çeken büyük bir işaretler kitabıdır.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ 🌌 Tekvîr Suresi 15 Ve 16. Ayetlerde Ne Buyrulur ❓


Tekvîr Suresinin 15 ve 16. ayetlerinde anlam olarak:


“Hayır! Gizlenip ortaya çıkanlara, akıp yuvalarına girenlere andolsun…”


buyrulur.


İlk on dört ayette kıyametin olağanüstü sahneleri anlatılmış ve sonunda:


“Her nefis ne getirdiğini bilecektir.”


denilmişti.


Şimdi surede dikkat çekici bir yön değişikliği meydana gelir.


Kıyametin gelecekteki büyük sahnesinden yeniden insanın bugün gözlemleyebildiği gökyüzüne dönülür.


Ve gökyüzündeki hareketli varlıklar üzerine yemin edilir.


Bu yeminlerin amacı biraz sonra açıklanacak büyük hakikate dikkat çekmektir:


Kur’an'ın vahiy oluşuna ve onu getiren elçinin güvenilirliğine.


2️⃣ ✨ Ayetteki “Hunnes” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


  1. ayette geçen önemli kelimelerden biri:

“el-hunnes”


ifadesidir.


Kelime genel olarak:


geri çekilmek,


gizlenmek,


görünmez hâle gelmek


gibi anlamlarla ilişkilendirilmiştir.


Bu nedenle klasik yorumlarda ayette gökyüzünde bazen görünen, bazen görünmez hâle gelen gök cisimlerinden söz edildiği düşünülmüştür.


Ortaya çıkan görüntü son derece etkileyicidir:


Gökyüzünde hareket eden, sonra gözden kaybolan gizemli ışıklar.


3️⃣ 🌠 “Cevâr” Kelimesi Neyi Anlatır ❓


Ayette kullanılan diğer kelime:


“el-cevâr”


ifadesidir.


Bu kelime:


akıp gidenler, hareket edenler


anlam alanına sahiptir.


Dolayısıyla söz konusu gök cisimleri yalnızca gökyüzünde duran sabit noktalar olarak tasvir edilmez.


Onlar:


hareket etmektedir.


İnsan gökyüzüne baktığında çoğu yıldızı durağanmış gibi görebilir.


Fakat dikkatli gözlem, göğün aslında sürekli hareket halinde olduğunu gösterir.


Kur’an'ın yemini de bu hareketliliğe dikkat çekmektedir.


4️⃣ 🌑 “Künnes” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


  1. ayette geçen:

“el-künnes”


kelimesi ise yuvasına veya saklandığı yere çekilen varlık görüntüsüyle ilişkilendirilmiştir.


Arapçada hayvanın barınağına çekilmesini çağrıştıran bir anlam alanı vardır.


Böylece ayetlerde çok güçlü bir görüntü ortaya çıkar:


Göksel varlıklar görünür.


Hareket eder.


Sonra:


sanki yuvalarına girer gibi gözden kaybolurlar.


Bu son derece şiirsel fakat aynı zamanda gözleme dayalı bir gökyüzü tasviridir.


5️⃣ 🪐 Bu Ayetlerde Gezegenlerden mi Söz Edilmektedir ❓


Klasik tefsirlerde güçlü yorumlardan biri, burada çıplak gözle gözlenebilen bazı gezegenlerin kastedildiğidir.


Çünkü gezegenler yıldızlardan farklı biçimde gökyüzünde dikkat çekici hareketler gösterir.


Bazı dönemlerde görünürler.


Sonra Güneş'e yakın konumlarda gözden kaybolurlar.


Gökyüzündeki konumları zamanla değişir.


Bu özellikler:


gizlenme, akıp gitme ve çekilme


ifadeleriyle ilişkilendirilmiştir.


Ancak ayeti yalnızca belirli gezegenlerin teknik astronomik tarifi olarak sınırlamak zorunlu değildir.


Ana görüntü:


göğün olağanüstü hareketli düzenidir.


6️⃣ 🔭 Eski İnsanlar Gezegenlerin Farklı Hareket Ettiklerini Biliyor muydu ❓


Evet.


Teleskoplardan binlerce yıl önce insanlar gökyüzünü son derece dikkatli gözlemliyorlardı.


Bazı parlak gök cisimlerinin yıldızlardan farklı hareket ettiğini fark etmişlerdi.


Bugün “gezegen” dediğimiz kelimenin eski dillerdeki karşılıklarında bile çoğu zaman:


“gezinen, dolaşan yıldız”


düşüncesi bulunur.


Dolayısıyla Tekvîr'in ilk muhatapları da gökyüzündeki bu sıra dışı hareketleri gözlemleyebilecek bir dünyada yaşıyorlardı.


Elektrik ışığının olmadığı çöl gecelerinde gökyüzü onların üzerinde devasa bir açık kitap gibiydi.


7️⃣ 🌌 Kur’an Neden Gökyüzündeki Bu Hareketlere Yemin Eder ❓


Kur’an'daki yeminlerin amacı yemin edilen şeyleri ilahlaştırmak değildir.


Aksine dikkatleri onların taşıdığı işaretlere yöneltmektir.


İnsan her gece gökyüzünü görebilir.


Fakat görmek ile fark etmek aynı şey değildir.


Tekvîr:


“Bak.”


der gibidir.


Gökyüzünde sessizce işleyen bir düzen vardır.


Hareket vardır.


Kayboluş vardır.


Yeniden görünüş vardır.


Ve bütün bunlar insanın müdahalesinden bağımsız gerçekleşir.


8️⃣ 🌠 Neden Kıyametten Sonra Yeniden Gökyüzüne Dönülür ❓


Bu geçiş surenin yapısındaki en güzel noktalardan biridir.


Başlangıçta:


gelecekte bozulacak gökyüzü


anlatılmıştı.


Şimdi:


bugün düzen içinde çalışan gökyüzü


anlatılmaktadır.


Bir tarafta kıyamet günündeki çözülüş...


Diğer tarafta bugünkü kusursuz hareket...


Bu karşıtlık insana şunu düşündürür:


Bugünkü düzenin kendisi de bir işarettir; bu düzenin sona ereceğinin haberi de vahyin konusudur.


9️⃣ 🧠 İnsan Sürekli Gördüğü Gökyüzüne Neden Şaşırmayı Bırakır ❓


İnsan alışkanlık geliştiren bir varlıktır.


Her gece yıldızları görür.


Güneş her sabah doğar.


Ay düzenli biçimde görünür.


Bir süre sonra bütün bunlar:


“normal”


hâle gelir.


Fakat normal dediğimiz şey aslında olağanüstü olabilir.


Bir gezegen milyarlarca kilometrelik sistem içinde belirli bir yörüngede hareket eder.


Dünya döner.


Ay hareket eder.


Güneş sistemi galaksi içinde ilerler.


Bütün bu muazzam hareketlilik bize sıradan gelir çünkü:


onun içinde doğduk.


Tekvîr'in yemini insanı alışkanlığın uyuşturuculuğundan çıkarır.


🔟 🌗 Görünmek Ve Kaybolmak Neden Güçlü Bir Sembol Oluşturur ❓


İnsan varlığı çoğu zaman görünür olanla özdeşleştirir.


Göremediğinde bir şeyin yok olduğunu düşünebilir.


Fakat gök cismi kaybolduğunda gerçekten yok olmaz.


Yalnızca:


görüş alanımızdan çıkar.


Bu, insan bilgisinin sınırları açısından derin bir düşünce doğurur:


Görmediğimiz şeyin yok olduğunu düşünmek zorunda değiliz.


Bu çağrışım, vahiy ve ahiret bağlamında özellikle anlamlıdır.


İnsan ahireti görmez.


Fakat görmemek:


yokluğun kanıtı değildir.


1️⃣1️⃣ 🪞 Gökyüzündeki Gizlenme İnsan Bilgisinin Sınırlarını mı Hatırlatır ❓


Evet.


İnsan gökyüzüne baktığında yalnızca belirli bir anda kendisine görünen kısmı görür.


Bir gök cismi ufkun altına iner.


Fakat varlığını sürdürür.


Güneş batar.


Fakat Güneş yok olmaz.


Bir gezegen görünmez hâle gelir.


Ama hareket etmeye devam eder.


Bu durum insan açısından çok önemli bir epistemolojik ders taşır:


Gerçeklik, insanın o anda görebildiğinden daha büyüktür.


1️⃣2️⃣ 🌍 İnsan Evrenin Merkezinde Olmadığını Bu Ayetlerden Nasıl Hissedebilir ❓


Gökyüzünün hareketleri insana bağlı değildir.


Gezegenler insan istediği için hareket etmez.


Yıldızlar insan uyuduğunda durmaz.


Evren:


insandan bağımsız devasa bir düzen içinde işler.


Bu durum insan merkezli kibri kırabilecek güçlü bir farkındalıktır.


İnsan önemlidir.


Fakat evrenin sahibi değildir.


Kendi yaşamını bile sınırlı ölçüde kontrol edebilirken göklerin hareketlerini kontrol etmesi mümkün değildir.


1️⃣3️⃣ 📖 Bu Yeminlerin Kur’an'ın Vahiy Oluşuyla Bağı Nedir ❓


Tekvîr 15 ve 16'dan başlayan yeminler ilerleyen ayetlerde belirli bir sonuca bağlanır.


Kur’an'ın:


değerli bir elçinin getirdiği söz


olduğu vurgulanacaktır.


Dolayısıyla bu gökyüzü yeminleri kendi başına astronomik merak oluşturmak için değildir.


Gökyüzündeki düzen tanık gösterilir ve ardından vahyin kaynağına ilişkin çok önemli bir açıklama yapılır.


Adeta:


Düzenli gökyüzüne bakın; şimdi size bu varlığın anlamını haber veren vahyin güvenilirliğini düşünün.


denilmektedir.


1️⃣4️⃣ ⭐ Kur’an Neden Soyut Bir İddiadan Önce Somut Evrene Dikkat Çeker ❓


Çünkü insan düşüncesi çoğu zaman bilinenden bilinmeyene ilerler.


İnsan gökyüzünü görür.


Geceyi görür.


Sabahı görür.


Sonra vahiy ona görmediği alan hakkında bilgi verir:


ahiret,


melek,


hesap,


kıyamet...


Tekvîr'in yöntemi dikkat çekicidir.


Önce insanın gözlerinin önündeki gerçeklik gösterilir.


Ardından:


gözlerinin göremediği gerçeklik


hakkında konuşulur.


1️⃣5️⃣ 🌠 Ayetleri Modern Astronomik Keşiflerle Birebir Eşleştirmek Doğru mudur ❓


Burada ölçülü olmak gerekir.


Modern astronomi gezegen hareketlerini son derece ayrıntılı biçimde açıklayabilir.


Retrograd hareketler...


Yörüngeler...


Güneş çevresindeki dönüşler...


Gezegenlerin görünürlük dönemleri...


fiziksel modellerle hesaplanabilir.


Ancak Tekvîr 15 ve 16'yı belirli tek bir modern astronomik olguyu gizlice haber veren teknik formül gibi sunmak metnin amacını daraltabilir.


Ayetin temel amacı:


astronomi kitabı yazmak değil, gökyüzünün dikkat çekici düzenini yemin konusu yapmaktır.


1️⃣6️⃣ 💫 Hareket Eden Bir Evren Fikri Neden Çok Derindir ❓


İnsan gökyüzünü bazen devasa sabit bir tablo gibi algılar.


Oysa evren hareket halindedir.


Dünya döner.


Dünya Güneş'in çevresinde hareket eder.


Ay Dünya çevresinde döner.


Güneş galaksi içinde ilerler.


Galaksiler hareket eder.


Bu perspektiften bakıldığında:


varlık durağan bir resim değil, büyük bir süreçtir.


Tekvîr'in “akanlar” tasviri de insan zihninde güçlü biçimde hareketli bir gökyüzü oluşturur.


1️⃣7️⃣ 🌙 Gizlenip Yeniden Ortaya Çıkmak Kıyamet Temasıyla Nasıl Bağlantılıdır ❓


Tekvîr'in başında bildiğimiz kozmik düzenin sona ereceği anlatılmıştır.


Burada ise gök cisimlerinin günlük veya dönemsel görünme ve kaybolmaları hatırlatılır.


Bu iki görüntü arasında düşünsel bir paralellik kurulabilir:


İnsan bir şeyin kaybolmasını:


mutlak son


sanabilir.


Oysa doğada kayboluş ile dönüş sürekli yan yana görülür.


Gece gelir.


Sabah gelir.


Gök cismi kaybolur.


Sonra yeniden görünür.


Bu durum doğrudan dirilişin fiziksel kanıtı değildir; fakat insan zihnine:


“Gördüğün düzen tek biçimli değildir.”


fikrini güçlü biçimde hatırlatır.


1️⃣8️⃣ 🌌 15 Ve 16. Ayetler İnsana Nasıl Bakması Gerektiğini Öğretir ❓


İnsan gökyüzüne iki şekilde bakabilir.


Birincisi:


bakıp geçmek.


İkincisi:


görüp düşünmek.


Tekvîr'in çağrısı ikinci bakışadır.


Bir yıldız neden görünür?


Bir gezegen neden yer değiştirir?


Gece neden gelir?


Sabah neden açılır?


Evren neden düzenlidir?


Ve bütün bunların ortasında:


insan neden vardır?


Kur’an gökyüzünü yalnızca estetik bir manzara değil, düşüncenin başladığı büyük bir alan hâline getirir.


1️⃣9️⃣ ✨ Tekvîr Suresi 15 Ve 16. Ayetlerin En Derin Mesajı Nedir ❓


Tekvîr Suresinin 15 ve 16. ayetleri, insanı kıyametin olağanüstü görüntülerinden çıkarıp yeniden sessiz gece göğünün altına getirir.


Biraz önce:


Güneş dürülmüştü.


Yıldızlar dökülmüştü.


Gökyüzü sıyrılmıştı.


Şimdi ise henüz kıyamet gelmeden önceki evrene bakıyoruz.


Göksel varlıklar hareket ediyor.


Bazıları ortaya çıkıyor.


Bazıları gözden kayboluyor.


Bazıları ufukta ilerliyor.


Ve bütün bu sessiz hareketler üzerine yemin ediliyor.


Burada olağanüstü bir karşıtlık vardır:


Bugün düzen içinde hareket eden gökler, bir gün düzenlerini kaybedecektir.


Fakat bu ayetlerin nihai amacı yalnızca göğe hayran bırakmak değildir.


Yeminlerin ardından Kur’an'ın vahiy oluşu ve onu getiren elçinin güvenilirliği açıklanacaktır.


Dolayısıyla gökyüzü burada büyük bir tanık gibidir.


İnsan başını kaldırıp göğe baktığında yalnızca yıldızları değil:


düzen, hareket, ölçü, gizleniş ve yeniden görünüşü


görür.


Ve belki bu ayetlerin insana bıraktığı en derin düşünce şudur:


Evren gözümüzün önünde sürekli hareket ederken, insan nasıl olur da yalnızca gördüğü anı bütün gerçeklik sanabilir?


Görünen gelir ve gider.


Gece gelir ve geçer.


Yıldız görünür ve kaybolur.


İnsan doğar ve ölür.


Fakat Tekvîr bütün bu değişimin ortasında insanı:


hakikatin kaynağını düşünmeye


çağırır.


“Gökyüzünde görünür olup sonra gözden kaybolan yıldızlar, insana basit bir gerçeği hatırlatır: Görüşümüzün sınırı, hakikatin sınırı değildir. Tekvîr göğe baktırırken aslında insanın düşüncesinin ufkunu genişletir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt