📖 Nisâ Suresi 20. Ayette “Bir Eşin Yerine Başka Bir Eş Almak İsterseniz ve Öncekine Yüklerle Mal Vermiş Olsanız Bile Ondan Hiçbir Şeyi Geri Almayın

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,173
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nisâ Suresi 20. Ayette “Bir Eşin Yerine Başka Bir Eş Almak İsterseniz ve Öncekine Yüklerle Mal Vermiş Olsanız Bile Ondan Hiçbir Şeyi Geri Almayın” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓



“Nisâ 20, evliliğin sona ermesini ekonomik intikama dönüştürmez. Bir ilişki bitebilir; fakat daha önce verilmiş bir hakkı geri almak için diğer tarafı ezmek adalet değildir.”
Ersan Karavelioğlu


Nisâ Suresi’nin 20. ayeti, bir önceki ayette anlatılan kadına baskı yapmama, onun ekonomik hakkını koruma ve eşler arasında iyi muamele ilkesini devam ettirir.



Ayet bu kez daha özel bir durumdan söz eder:

Bir erkek mevcut evliliğini sona erdirip başka bir kadınla evlenmek isteyebilir.



Kur’an bu durumda erkeğin daha önce eşine verdiği büyük miktardaki mehri veya malı geri almak için baskı kurmasını açık biçimde yasaklar.



Ayetin temel mesajı son derece nettir:

Bir ilişkinin sona ermesi, verilmiş hakkı geri alma yetkisi doğurmaz.



1️⃣ “Bir Eşin Yerine Başka Bir Eş Almak İsterseniz” Ne Demektir ❓



Ayet, evliliğin sona erdirilmek istendiği bir durumu ele alır.



Buradaki ifade, erkeğin mevcut eşinden ayrılıp başka biriyle evlenmeyi istemesini anlatır.



Kur’an bu tercihin kendisini burada doğrudan tartışmaktan çok, bu süreçte kadının ekonomik hakkının nasıl korunacağını açıklar.



Yani ayrılık kararı, haksızlık yapma hakkı vermez.



2️⃣ Evlilik Bittiğinde Mehir Otomatik Olarak Geri mi Dönmelidir ❓



Hayır.



Ayet tam tersini söyler.



Kadına verilmiş olan mehir, belirli şartlar altında onun mülkiyetidir.



Evliliğin sona ermesi, erkeğe:

“Artık paramı geri ver.”

deme hakkını otomatik olarak kazandırmaz.



Kur’an burada verilen malı kadının hakkı olarak korur.



3️⃣ “Yüklerle Mal Vermiş Olsanız Bile” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓



Ayette çok büyük bir serveti ifade eden “kıntâr” kelimesi kullanılır.



Bu, büyük miktarda mal veya servet anlamında kullanılmıştır.



Yani ayetin mesajı şudur:

Kadına çok küçük değil, son derece büyük bir mehir vermiş olsanız bile sırf evlilik sona eriyor diye onu geri alma hakkınız yoktur.



Miktarın büyüklüğü hakkın niteliğini değiştirmez.



4️⃣ Neden Büyük Bir Miktar Özellikle Vurgulanmıştır ❓



Çünkü insan küçük bir şeyi bırakmaya razı olabilir ama büyük bir servet söz konusu olduğunda hırs artabilir.



Erkek şöyle düşünebilir:

“Bu kadar büyük parayı ona bırakamam.”



Kur’an tam da bu noktada sınır çizer:

Çok vermiş olman, geri alma hakkı oluşturmaz.



Bu, ekonomik adalet açısından son derece güçlü bir ilkedir.



5️⃣ Ayet Mehrin Üst Sınırını Belirliyor mu ❓



Hayır.



Bu ayet belirli bir mehir miktarı emretmez.



“Kıntâr” ifadesi, çok büyük miktardaki malın bile verilmiş olabileceğini varsayar.



Klasik yorumlarda bu ifade, mehrin yüksek olmasının teorik olarak mümkün olduğuna dair tartışmalarda da kullanılmıştır.



Ancak ayetin asıl amacı mehir miktarını teşvik etmek değil, verilmiş hakkın geri alınmasını yasaklamaktır.



6️⃣ “Ondan Hiçbir Şey Almayın” İfadesi Ne Kadar Kesindir ❓



İfade oldukça güçlüdür.



Kur’an yalnızca:

“Çoğunu geri almayın.”

demez.



“Hiçbir şey almayın.”

anlamında kesin bir sınır getirir.



Bu, ayrılık sırasında ekonomik baskının önünü kapatmayı amaçlar.



7️⃣ Kadını Mehrinden Vazgeçmeye Zorlamak da Bu Kapsama Girer mi ❓



Evet, ayetin ruhu açısından bu açık biçimde sorunludur.



Bir erkek eşine:

“Boşanmak istiyorsan mehrinden vazgeç.”

“Parayı geri vermezsen seni bırakmam.”

gibi baskılar uyguluyorsa burada gerçek bir rıza bulunmayabilir.



Kur’an’ın önceki ayette yasakladığı sıkıştırma ve ekonomik baskı burada da devam eden temel ilkedir.



8️⃣ Kadın Kendi İsteğiyle Bir Şeyi Geri Verebilir mi ❓



Kur’an başka ayetlerde, kadının gerçek ve özgür rızasıyla bir hakkından vazgeçebileceğini kabul eder.



Ancak kritik kavram rızadır.



Zorlamayla,

korkuyla,

tehditle,

psikolojik baskıyla

elde edilen “kabul”, gerçek gönüllülük değildir.



Bu nedenle ayetin merkezindeki mesele yalnızca para değil, özgür iradedir.



9️⃣ “Onu İftira Ederek ve Apaçık Günah İşleyerek mi Alacaksınız?” Ne Demektir ❓



Ayet, verilen malı geri almaya çalışmayı son derece sert bir dille eleştirir.



Burada kullanılan ifadeler, haksız ekonomik kazancı sıradan bir aile tartışması olmaktan çıkarır.



Bir hakkı geri almak için kadını suçlamak, itibarsızlaştırmak veya ona haksız isnatlarda bulunmak ayrıca ağır bir ahlaki problem oluşturur.



Yani ekonomik haksızlık bazen iftira ve karakter saldırısıyla birlikte gerçekleşebilir.



🔟 Bir Kadını Suçlayarak Malını Geri Almaya Çalışmak Neden Ağırdır ❓



Çünkü burada iki ayrı haksızlık birleşir:

Kadının malına zarar vermek.

Kadının onuruna zarar vermek.



Örneğin bir erkek, verdiği mehri geri alabilmek için eşini kötü bir insan gibi göstermeye çalışabilir.



Kur’an bu tür davranışların hem ekonomik hem de ahlaki boyutunu kınar.



1️⃣1️⃣ Boşanma Bir İntikam Aracına Dönüşebilir mi ❓



İnsan ilişkileri sona ererken öfke çok yoğun olabilir.



Taraflardan biri diğerini;

maddi olarak cezalandırmak,

itibarını zedelemek,

elindekileri geri almak

isteyebilir.



Nisâ 20 tam da bu psikolojiye karşı sınır koyar:

Ayrılık, intikam hakkı değildir.



İlişki bitebilir ama adalet bitmemelidir.



1️⃣2️⃣ Ayet Kadının Ekonomik Bağımsızlığını Nasıl Korur ❓



Kadına verilmiş malın geri alınmaması, onun ekonomik güvenliğini korur.



Eğer erkek evlilik sona erdiğinde verdiği bütün malları geri alabilseydi kadın ciddi şekilde ekonomik baskıya açık hale gelebilirdi.



Bu nedenle ayet, evlilik içindeki mal transferinin gerçek bir mülkiyet sonucu doğurduğunu kabul eder.



Kadının sahip olduğu şey, yalnızca kocasının izniyle elinde tuttuğu geçici bir mal değildir.



1️⃣3️⃣ “Ben Kazandım, Ben Verdim, Geri Alırım” Mantığı Neden Yanlıştır ❓



Çünkü bir mal hukuken ve ahlaken başkasına verildiğinde mülkiyet değişebilir.



Bir insan:

“Bu parayı ben kazanmıştım.”

diyerek artık başkasının malı olmuş bir şeyi geri alamaz.



Ayet bu temel mülkiyet ilkesini evlilik içinde de korur.



Verilmiş olan, sırf veren pişman oldu diye otomatik olarak geri dönmez.



1️⃣4️⃣ Evliliğin Süresi Mehrin Hakkını Değiştirir mi ❓



Mehirle ilgili farklı evlilik durumları İslam hukukunda ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir.



Fakat Nisâ 20’nin ele aldığı durumda ana ilke şudur:

Bir eşle yaşanmış ve ona verilmiş büyük bir mal varsa, sırf başka biriyle evlenme isteği ortaya çıktı diye bu mal geri alınamaz.



Dolayısıyla ayet, sonradan ortaya çıkan tercihi geçmişteki hakkın iptal gerekçesi yapmaz.



1️⃣5️⃣ Ayet Erkeklerin Boşanmasını Yasaklıyor mu ❓



Hayır.



Kur’an boşanmayı tamamen yasaklamaz.



Başka ayetlerde boşanmanın nasıl yürütüleceği ayrıntılı biçimde açıklanır.



Nisâ 20’nin söylediği şey farklıdır:

Boşanabilirsin ama haksızlık yapamazsın.



Ayrılık kararı, mal gaspını meşrulaştırmaz.



1️⃣6️⃣ Bu İlke Günümüzde Nasıl Düşünülebilir ❓



Bugün boşanmalarda da ekonomik çatışmalar sık görülür.



Taraflar;

mal paylaşımı,

hediyeler,

borçlar,

ortak mülkler,

kişisel eşyalar

konusunda anlaşmazlık yaşayabilir.



Modern hukuk bunları ülkenin medeni hukuk sistemine göre düzenler.



Nisâ 20’nin ahlaki ilkesi ise hâlâ anlamlıdır:

Ayrılık sırasında diğer tarafın hakkını öfke nedeniyle gasp etme.



1️⃣7️⃣ Nisâ 19 ile Nisâ 20 Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır ❓



Nisâ 19’da erkeklere:

Kadınları sıkıştırmayın ve onlarla iyi geçinin.

denilmişti.



Nisâ 20’de ise daha somut bir örnek gelir:

Başka bir eşle evlenmek istiyorsanız öncekine verdiğiniz malı geri almaya çalışmayın.



Yani bir önceki ayetteki genel ahlak ilkesi, bu ayette ekonomik davranışa dönüşür.



1️⃣8️⃣ Ayetin En Önemli Ahlaki İlkesi Nedir ❓



Belki de en önemli ilke şudur:

Bir ilişki sona erdiğinde bile hak sona ermez.



İnsanların birbirlerine duyduğu sevgi bitebilir.



Evlilik sona erebilir.



Taraflar bir daha görüşmek istemeyebilir.



Fakat bütün bunlar, geçmişte verilmiş bir hakkın veya malın haksız biçimde geri alınmasını meşru hale getirmez.



Adalet, sevginin varlığına bağlı olmamalıdır.



1️⃣9️⃣ Nisâ Suresi 20. Ayetin Bugüne Verdiği En Büyük Mesaj Nedir ❓



Nisâ 20, ayrılık anındaki insan karakterini sınayan bir ayettir.



Bir ilişki devam ederken adil davranmak nispeten kolay olabilir.



Asıl sınav, ilişki bittikten sonra başlar.



Öfke varsa,

kırgınlık varsa,

başka biriyle yeni bir hayat kurulacaksa

insan eski eşinin hakkını yok saymaya daha yatkın olabilir.



Kur’an tam bu noktada çok kesin bir sınır koyar:

Daha önce verdiğin hakkı geri alma.



Çok vermiş olabilirsin.

Pişman olmuş olabilirsin.

Başka biriyle evlenmek istiyor olabilirsin.



Ama bunların hiçbiri sana başkasının malı üzerinde yeniden hak vermez.



Bu yüzden ayetin mesajı sadece evlilik hukukuna ait değildir.



Daha genel bir adalet ilkesi taşır:

Bir insanla ilişkin bittiyse ona karşı sorumluluğun tamamen bitmiş olmayabilir.



İlişkiyi bitirebilirsin.

Ama adaleti bitiremezsin.



“İnsan karakteri yalnızca severken değil, ayrılırken de ortaya çıkar. Bir ilişki sona erdiğinde bile karşındaki insanın hakkını koruyabiliyorsan, adalet gerçekten ilkeye dönüşmüş demektir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt