📖 Nisâ Suresi 176. Ayette “Senden Fetva İstiyorlar; De ki Allah Kelâle Hakkında Size Hükmünü Açıklıyor” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,336
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nisâ Suresi 176. Ayette “Senden Fetva İstiyorlar; De ki Allah Kelâle Hakkında Size Hükmünü Açıklıyor” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“Nisâ 176, bir miras hükmüyle başlayan Nisâ Suresi’nin yine aile, hak ve adalet üzerinden kapanmasının ne kadar anlamlı olduğunu gösterir. İnsan öldüğünde malı geride kalır; Kur’an ise o malın güce göre değil, belirlenmiş haklara göre paylaşılmasını ister.”
Ersan Karavelioğlu

Nisâ Suresi’nin 176. ve son ayeti, oldukça dikkat çekici biçimde bir miras meselesiyle sona erer.


Ayetin anlamı genel olarak şöyledir:


“Senden fetva istiyorlar. De ki: Allah size kelâle hakkında hükmünü açıklıyor. Çocuğu olmayan bir kimse ölür ve onun bir kız kardeşi bulunursa, bıraktığı mirasın yarısı onundur. Eğer ölen kadın çocuksuzsa erkek kardeşi onun mirasçısı olur. Eğer iki kız kardeş varsa bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer erkek ve kız kardeşler birlikte bulunurlarsa erkeğe iki kadının payı kadar vardır. Allah şaşırmamanız için size açıklıyor. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.”


Bu ayet yalnızca matematiksel miras oranları vermemektedir.


Aynı zamanda;


ölüm, aile, mülkiyet, hak, sorumluluk ve adalet


arasında son derece güçlü bir bağ kurmaktadır.


1️⃣ Nisâ Suresi 176. Ayetin Temel Mesajı Nedir ❓


Ayetin temel konusu kelâle durumunda mirasın nasıl paylaşılacağıdır.


Yani ölen kişinin doğrudan çocuklarının bulunmadığı belirli aile durumlarında kardeşlerin miras hakkı açıklanır.


Kur’an burada mirası:


“Kim güçlü ise o alsın.”


“Kim mala önce el koyarsa onun olsun.”


şeklinde bırakmaz.


Ölen insan artık kendisini savunamayacağı için miras düzeni yaşayanların vicdanına terk edilmez.


Haklar önceden belirlenir.


2️⃣ “Senden Fetva İstiyorlar” Ne Anlama Gelir ❓


Ayette Hz. Muhammed’e insanların bir konuda hüküm sordukları bildirilmektedir.


Buradaki fetva, dinî ve hukukî bir mesele hakkındaki açıklayıcı hüküm anlamındadır.


İnsanlar şu soruyla karşı karşıyadır:


Bir kişi ölürse,


çocuğu bulunmazsa,


kardeşleri varsa,


mal nasıl paylaşılacaktır?


Ayet bu belirsizliğe cevap verir.


Bu durum bize önemli bir şey de öğretir:


Dinî hukukta soru sormak meşrudur.


Anlaşılmayan mesele sorulur ve açıklık aranır.


3️⃣ “Kelâle” Ne Demektir ❓


Kelâle, İslam miras hukukunun önemli kavramlarından biridir.


Klasik fıkıhta yaygın açıklamaya göre kelâle, arkasında çocuk bırakmadan ve baba gibi doğrudan üst soy mirasçısı bulunmadan ölen kişi ile ilgili miras durumunu ifade eder.


Kavramın ayrıntıları tarih boyunca fakihler arasında tartışılmıştır.


Bu nedenle gerçek bir miras paylaşımında yalnızca kelimenin basit sözlük karşılığına bakılarak işlem yapmak doğru olmaz.


Çünkü;


baba,


dede,


anne,


eş,


kardeş türleri


ve başka mirasçılar


nihai hesabı değiştirebilir.


4️⃣ Kelâle Neden Bu Kadar Özel Bir Hükme İhtiyaç Duyar ❓


Çünkü normalde insanın mirasında çocukları ve anne-babası önemli mirasçılardır.


Fakat bunlardan bazılarının bulunmadığı durumda soru ortaya çıkar:


Mal kime geçecek?


İşte kardeşlerin miras hakkı burada önem kazanır.


Kur’an aile bağlarının sadece anne-baba ve çocuklardan ibaret olmadığını gösterir.


Kardeşlik de ölüm sonrasında hukukî sonuç doğurabilen bir akrabalık ilişkisidir.


5️⃣ Bir Kız Kardeşin Payı Neden Yarısıdır ❓


Ayet, belirttiği kelâle durumunda bir kız kardeş bulunursa ona mirasın yarısının verileceğini bildirir.


Burada önemli olan, bu oranın her miras olayında bütün şartlardan bağımsız biçimde uygulanmadığını bilmektir.


İslam miras hukuku birden fazla mirasçının aynı anda bulunmasına göre hesaplanır.


Dolayısıyla ayet belli bir aile konfigürasyonunu açıklamaktadır.


Miras hükümlerinin doğruluğu için bütün mirasçıların birlikte değerlendirilmesi gerekir.


6️⃣ Ölen Kadının Erkek Kardeşi Varsa Ne Olur ❓


Ayet:


Çocuğu bulunmayan bir kadın ölür ve ilgili durumda erkek kardeşi mirasçı olursa, onun mirasını erkek kardeşi alır.


şeklinde bir hüküm bildirir.


Buradaki ifade de diğer mirasçıların bulunup bulunmamasına bağlı hukukî ayrıntılarla birlikte anlaşılır.


Dolayısıyla ayeti:


“Bir erkek kardeş varsa her durumda bütün mirası o alır.”


şeklinde genellemek doğru değildir.


Kur’an’daki diğer miras ayetleri de hesaba katılmalıdır.


7️⃣ İki Kız Kardeş Varsa Neden Üçte İki Pay Verilir ❓


Ayet, iki kız kardeş bulunması hâlinde bunların toplam olarak mirasın üçte ikisini alacağını bildirir.


Bu oran kardeşlerin aile içindeki miras hakkını güvence altına alır.


Özellikle tarihsel bağlam düşünüldüğünde bu çok önemlidir.


Çünkü birçok eski toplumda kadınlar miras hakkından tamamen mahrum bırakılabiliyordu.


Kur’an ise kadın akrabaya açık ve hesaplanabilir bir pay tanımlar.


Bu, malın sadece erkeklerin kontrolüne bırakılmasına karşı hukukî bir sınırdır.


8️⃣ Erkek ve Kız Kardeşler Birlikteyse Paylaşım Nasıl Olur ❓


Ayetin açık hükmüne göre:


Erkeğe iki kadının payı kadar verilir.


Yani örneğin aynı kategoride bir erkek ve bir kız kardeş varsa paylaşım oranı:


erkek için iki pay,


kız için bir pay


şeklinde oluşturulur.


Fakat burada da gerçek miras hesabının, ölen kişinin diğer mirasçılarının durumuyla birlikte yapılması gerekir.


Bu oran tek başına bütün İslam miras hukukunu açıklamaz.


9️⃣ Erkeğe Neden İki Kadın Payı Veriliyor ❓


Bu, Nisâ Suresi boyunca en çok tartışılan miras meselelerinden biridir.


Klasik İslam hukukunda bu fark, erkeğin taşıdığı ekonomik yükümlülüklerle birlikte değerlendirilir.


Erkeğin;


eşinin nafakası,


çocuklarının geçimi


ve belirli ailevi ekonomik sorumlulukları


bulunurken kadının kendi malını aileye harcamakla aynı hukukî yükümlülüğe sahip olmadığı kabul edilir.


Dolayısıyla geleneksel açıklamada miras payı yalnızca “kim daha değerlidir?” sorusuna göre değil, ekonomik yükümlülüklerle birlikte ele alınır.


🔟 Erkek İki Pay Aldığı İçin Kadın İnsani Değer Bakımından Yarım mı Sayılmıştır ❓


Hayır.


Miras oranı insanın Allah katındaki değerinin matematiksel ölçüsü değildir.


Kur’an’ın iman ve ahlâk anlayışında insanın değeri;


cinsiyetinden,


servetinden


veya aldığı miras miktarından


belirlenmez.


Ayrıca İslam miras hukukunda:


“Kadın her zaman erkeğin yarısını alır.”


şeklinde genel bir kural da yoktur.


Bazı durumlarda kadın ve erkek eşit pay alabilir.


Bazı durumlarda kadın farklı oranlarda mirasçı olabilir.


Dolayısıyla tek bir formülü bütün miras sisteminin özeti hâline getirmek yanıltıcıdır.


1️⃣1️⃣ Nisâ 12’de Kardeşler İçin Neden Farklı Bir Paylaşım Vardı ❓


Bu çok önemli bir ayrıntıdır.


Nisâ 12’de de kelâle bağlamında kardeşlerden söz edilir ve belirli kardeşlerin mirasta eşit oranlarda pay aldığı bir durum anlatılır.


Klasik fıkıhta Nisâ 12’deki kardeşler genel olarak anne bir kardeşler, Nisâ 176’daki hükümler ise özellikle öz veya baba bir kardeşler bağlamında açıklanmıştır.


Bu yüzden Kur’an’daki miras hükümlerini tek bir ayetten okumak yerine bütün ilgili ayetleri birlikte değerlendirmek gerekir.


1️⃣2️⃣ Miras Hükümleri Neden Bu Kadar Ayrıntılıdır ❓


Çünkü ölüm sonrasında aile içindeki en büyük çatışmalardan biri mal paylaşımıdır.


İnsan henüz cenaze kaldırılmadan bile miras kavgasına başlayabilir.


Kardeş kardeşe düşebilir.


Güçlü olan zayıfın hakkını alabilir.


Belgeler saklanabilir.


Kadınların payları verilmemeye çalışılabilir.


Kur’an ayrıntılı oranlar koyarak mirası yalnızca aile büyüklerinin keyfine bırakmaz.


Ölenin malında başkalarının da hakkı vardır.


1️⃣3️⃣ Bir Baba “Kızlarıma Hiçbir Şey Vermiyorum” Diyebilir mi ❓


İslam miras hukukunda mirasçıların Kur’an tarafından belirlenmiş haklarını keyfî biçimde ortadan kaldırmak doğru kabul edilmez.


İnsan hayattayken malıyla ilgili belirli tasarruflara sahip olsa da bunu mirasçıların hakkını hileyle ortadan kaldırmak amacıyla kullanmak ciddi bir ahlâkî sorun doğurabilir.


Özellikle:


“Kız evlendi, artık bu aileden sayılmaz.”


diyerek kız çocuklarını mirastan tamamen mahrum bırakmak Kur’an’ın tanıdığı miras hakkıyla bağdaşmaz.


1️⃣4️⃣ Mirası Hileyle Bir Kişinin Üzerine Geçirmek Doğru mudur ❓


Yasal bir işlem yapılmış olması her zaman ahlâken doğru olduğu anlamına gelmez.


Bir insan ölümünden hemen önce mallarını göstermelik biçimde bir çocuğuna geçirerek diğer mirasçıların haklarını ortadan kaldırmaya çalışabilir.


Hukuk sistemine göre bazı işlemler teknik olarak geçerli görünebilir.


Fakat Kur’an’ın ahlâkî sorusu daha derindir:


Başkasının hakkını hileyle ortadan kaldırıyor musun?


Hukukî form ile adalet her zaman aynı şey değildir.


1️⃣5️⃣ Vasiyet ile Miras Aynı Şey midir ❓


Hayır.


Miras, ölümden sonra belirli mirasçıların haklarını ifade eder.


Vasiyet ise kişinin ölümünden önce malının belirli bölümü hakkında ortaya koyduğu iradedir ve İslam hukukunda bunun da sınırları ve ayrıntıları vardır.


Borçlar,


cenaze giderleri,


geçerli vasiyet


ve ardından miras paylaşımı


gibi aşamalar bulunabilir.


Bu nedenle gerçek bir tereke hesabı bazen oldukça karmaşık hâle gelebilir.


1️⃣6️⃣ “Allah Şaşırmamanız İçin Size Açıklıyor” Ne Anlama Gelir ❓


Ayetin son bölümünde çok anlamlı bir gerekçe vardır:


“Allah size açıklıyor ki yanılmayasınız.”


Miras meselesinde insanlar kendi çıkarlarına göre hüküm verseydi sürekli kavga çıkabilirdi.


Herkes:


“Ben daha çok hak ediyorum.”


diyebilirdi.


Kur’an ise paylaşımı kişisel çıkar pazarlığı olmaktan çıkararak belirli hukuk ilkelerine bağlar.


Açıklığın amacı anlaşmazlığı ve haksızlığı azaltmaktır.


1️⃣7️⃣ “Allah Her Şeyi Bilendir” İfadesi Miras Ayetinin Sonunda Neden Yer Alır ❓


Çünkü insan yalnızca kendi ihtiyacını görür.


Allah ise ayetin teolojik perspektifinde;


ailenin tamamını,


insan psikolojisini,


ölümü,


mal kavgasını,


kadının hakkını,


erkeğin sorumluluğunu


ve gelecekte ortaya çıkabilecek ihtilafları


bilir.


Ayet bu yüzden:


“Allah her şeyi bilendir.”


ifadesiyle tamamlanır.


Miras düzeni, Kur’an’ın kendi iddiasına göre ilahî bilgiye dayandırılır.


1️⃣8️⃣ Nisâ 176 Günümüz İnsanına Ne Söyler ❓


Bugün miras kavgaları hâlâ aileleri parçalayabiliyor.


Yıllarca birbirini seven kardeşler;


bir ev,


bir arsa,


bir banka hesabı


veya birkaç parça mal


yüzünden birbirine düşman olabiliyor.


Bazen yaşlı anne veya baba üzerinde baskı kuruluyor.


Bazen kız kardeşlere:


“Sen hakkından vazgeç.”


deniliyor.


Bazen güçlü olan bütün terekeyi kontrol ediyor.


Nisâ 176 ise ölümün ardından bile adaletin devam etmesi gerektiğini söyler.


Miras, güçlünün ganimeti değildir.


1️⃣9️⃣ Nisâ 176’nın ve Nisâ Suresi’nin En Derin Mesajı Nedir ❓


Nisâ Suresi’nin son ayetinin miras hakkında olması son derece anlamlıdır.


Bu sure boyunca;


kadınlar,


yetimler,


evlilik,


aile,


adalet,


emanet,


savaş,


barış,


münafıklık,


Ehl i Kitap,


peygamberler,


Hz. İsa,


vahiy,


iman


ve ahiret


gibi çok büyük meseleler konuşuldu.


Ve bütün bu büyük teolojik tartışmaların ardından sure son derece somut bir meseleyle kapanıyor:


Bir insan öldüğünde malını nasıl paylaşacaksınız?


Bu, Kur’an’ın din anlayışı hakkında çok şey söyler.


İman sadece Allah hakkında doğru cümleler kurmak değildir.


Allah’a inanıp kardeşinin mirasını yiyemezsin.


Ahirete inanıp kız kardeşinin hakkını yok sayamazsın.


Kur’an okuyup yetimin malına el uzatamazsın.


Dindarlığını anlatıp güçsüz mirasçıyı masadan kaldıramazsın.


Çünkü din, insanın mal karşısındaki ahlâkını da sınar.


Belki de miras bu yüzden çok güçlü bir sınavdır.


Çünkü ölen kişi artık konuşamaz.


Mal ortadadır.


Ve yaşayanların karakteri ortaya çıkar.


Kim:


“Benim hakkım ne?”


diye soruyor?


Kim:


“Başkasının hakkı ne?”


diye soruyor?


İşte adalet ikinci soruda başlar.


Nisâ Suresi kadınların ve yetimlerin haklarıyla açılmış, aile ve miras haklarını düzenleyen bir ayetle sona ermiştir.


Bu sanki surenin tamamını birbirine bağlayan büyük bir çember gibidir:


Güçsüzün hakkını koru.


Adaleti ayakta tut.


Emanete ihanet etme.


Mal seni ahlâksızlaştırmasın.



Ve ölüm geldiğinde bile geride bıraktığın dünyada haklar çiğnenmesin.


Nisâ 176’nın belki de bize bıraktığı en güçlü soru şudur:


Bir miras masasında kendi payımı büyütmek yerine başkasının hakkını eksiksiz koruyabilecek kadar adil olabilir miyim?


“İnsan öldüğünde malını yanında götüremez; fakat o mal paylaşılırken yapılan adalet veya haksızlık yaşayanların ahlâkını ortaya çıkarır. Nisâ Suresi bize en sonunda bile aynı şeyi hatırlatır: Hak, güçlünün istediği değil, adaletin sahibine teslim ettiği şeydir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt