📖 Nisâ Suresi 172. Ayette “Mesih de Allah’a Kul Olmaktan Asla Çekinmez, Allah’a Yakın Melekler de; Kim O’na Kulluktan Çekinir ve Büyüklük Taslarsa

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,336
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nisâ Suresi 172. Ayette “Mesih de Allah’a Kul Olmaktan Asla Çekinmez, Allah’a Yakın Melekler de; Kim O’na Kulluktan Çekinir ve Büyüklük Taslarsa Allah Onların Hepsini Huzurunda Toplayacaktır” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“Nisâ 172, kulluğu insanı küçülten bir durum değil, varlığın hakikatini kabul etmek olarak sunar. Hz. İsa da Allah’ın en yakın melekleri de Allah’a kul olmaktan yüksünmez; çünkü gerçek büyüklük Allah’a rakip olmakta değil, O’nun karşısındaki yerini bilmektir.”
Ersan Karavelioğlu

Nisâ Suresi’nin 172. ayeti, bir önceki ayette Hz. İsa’nın konumunu açıklayan ve “dininizde aşırı gitmeyin” uyarısını yapan 171. ayetin doğrudan devamıdır.


  1. ayette Hz. İsa;

Mesih,


Meryem’in oğlu,


Allah’ın elçisi,


Meryem’e ulaştırdığı kelimesi


ve O’ndan bir ruh


olarak tanımlanmıştı.


Ancak onun ilahlaştırılması reddedilmişti.


  1. ayet ise bu konuyu son derece güçlü bir noktadan tamamlar:

Hz. İsa’nın kendisi Allah’a kul olmaktan çekinmez.


Ayetin anlamı genel olarak şöyledir:


“Mesih, Allah’a kul olmaktan asla çekinmez; Allah’a yakın melekler de çekinmezler. Kim Allah’a kulluk etmekten çekinir ve büyüklük taslarsa, Allah onların hepsini huzurunda toplayacaktır.”


1️⃣ Nisâ Suresi 172. Ayetin Temel Mesajı Nedir ❓


Ayetin temel mesajı şudur:


Allah’a kulluk, Hz. İsa’nın değerini azaltan bir durum değildir.


Tam tersine Kur’an’a göre peygamberlerin büyüklüğü, Allah’a olan kulluklarıyla birlikte anlaşılır.


Hz. İsa ne kadar yüce bir peygamber olursa olsun Allah’ın kulu ve elçisidir.


Aynı şekilde Allah’a yakın melekler de kulluk makamını küçümsemez.


Bu nedenle insanın:


“Kulluk bana yakışmaz.”


demesi, Kur’an açısından yücelik değil kibirdir.


2️⃣ “Mesih Allah’a Kul Olmaktan Çekinmez” Ne Demektir ❓


Ayette kullanılan ifade, Hz. İsa’nın Allah’a kulluğu aşağılayıcı veya kendisine yakışmayan bir durum olarak görmediğini anlatır.


Yani Hz. İsa:


“Ben bundan daha yüceyim.”


demez.


Kur’an’ın Hz. İsa tasvirinde onun büyüklüğü Allah’a ortak oluşundan değil, Allah’a sadık bir elçi oluşundan gelir.


Bu, İslam’daki İsa anlayışının temel noktalarından biridir.


3️⃣ Ayet Neden Özellikle Hz. İsa’yı Anıyor ❓


Çünkü 171. ayetin ana konusu Hz. İsa’nın kimliği ve onun hakkında aşırıya gidilmesiydi.


Bazı Hristiyan teolojilerinde Hz. İsa’ya ilahî nitelik atfedilir.


Kur’an ise hemen ardından:


“Mesih Allah’a kul olmaktan çekinmez.”


diyerek kendi teolojik konumunu netleştirir.


Yani Kur’an’ın iddiasına göre Hz. İsa’nın kendisini Allah’ın kulu olarak görmek, onu küçültmek değil doğru konumuna yerleştirmektir.


4️⃣ İslam’da “Kul” Olmak Neden Küçültücü Değildir ❓


Günlük dilde “kul” veya “köle” kelimeleri bazen aşağılayıcı çağrışımlar taşıyabilir.


Fakat Kur’an’daki Allah’a kulluk kavramı bundan farklıdır.


Allah’a kul olmak;


başka insanların kölesi olmak,


onurunu kaybetmek


ve özgürlüğünü yok etmek


anlamına gelmez.


Aksine insanın kendisini;


paraya,


güce,


şöhrete,


başka insanlara


ve nefsine


mutlak biçimde teslim etmemesini sağlar.


Tevhid, kulluğu yalnızca Allah’a yöneltir.


5️⃣ Hz. İsa’nın Kulluğu ile Onun Yüceliği Çelişir mi ❓


Hayır.


Kur’an’ın bakışında tam tersine birbirini tamamlar.


Peygamberin yüceliği:


“Ben Allah’a ihtiyacım yok.”


demesinde değildir.


Allah’a en bilinçli biçimde yönelmesindedir.


Hz. İsa’nın;


Mesih olması,


mucizeleri,


mucizevi doğumu


ve Allah tarafından desteklenmesi


onu Allah’a bağımlı olmaktan çıkarmaz.


Mucize, kulluğu ortadan kaldırmaz.


6️⃣ “Allah’a Yakın Melekler de” İfadesi Neden Kullanılıyor ❓


Ayet yalnızca Hz. İsa’yı değil, Allah’a yakın melekleri de örnek verir.


Melekler Kur’an’da;


Allah’a itaat eden,


emirlerini yerine getiren


ve O’na karşı gelmeyen


varlıklar olarak anlatılır.


Dolayısıyla ayetin mantığı şöyledir:


Hz. İsa kulluktan çekinmiyor.


Allah’a yakın melekler de çekinmiyor.


Öyleyse insan hangi büyüklük iddiasıyla Allah’a kulluğu küçümseyebilir?


7️⃣ “Allah’a Yakın Melekler” Kimlerdir ❓


Ayet genel bir ifade kullanır.


Klasik tefsirlerde Allah’a yakın melekler denildiğinde Cebrâil, Mikâil ve benzeri büyük melekler hatırlatılmıştır.


Ancak ayet tek tek isim vermekten çok onların yüksek konumuna vurgu yapar.


Yani yaratılmışlar arasında çok yüce konumda kabul edilen varlıklar bile Allah’ın kullarıdır.


Bu, tevhidin sınırını son derece net çizer.


8️⃣ Meleklerin Kulluğu Neden Hz. İsa ile Birlikte Anılıyor ❓


Çünkü hem Hz. İsa hem de melekler tarih boyunca insanların aşırı yüceltmesine konu olabilmiştir.


Bazı insanlar melekleri ilahî varlıklar gibi görebilir.


Bazıları Hz. İsa’yı ilahlaştırabilir.


Kur’an ise her ikisini de aynı temel çizgide toplar:


Yüce olabilirler ama yaratılmıştırlar.


Allah’a yakındırlar ama Allah değildirler.



Bu, tevhidin çok açık bir sınırıdır.


9️⃣ “Kulluktan Çekinmek” Ne Anlama Gelir ❓


Buradaki çekinme sıradan bir üşengeçlik değildir.


Daha derin bir anlam taşır:


Kulluğu kendine yakıştıramamak.


Kendisini Allah’a itaat etmekten daha yukarıda görmek.


İnsanın içinden:


“Ben kimseye boyun eğmem.”


demesi gibi.


Kur’an’ın eleştirdiği şey, insanın kendisini mutlaklaştırmasıdır.


🔟 “Büyüklük Taslamak” Ne Anlama Gelir ❓


Ayet kulluktan çekinmenin yanına kibir ve büyüklük taslamayı koyar.


Bu çok anlamlıdır.


Sorunun merkezinde yalnızca ibadet etmeme yoktur.


İnsanın kendisini olması gerekenden daha büyük görmesi vardır.


Kibir:


“Ben yanılmam.”


“Benim üstümde otorite yok.”


“Ben hesap vermem.”


diyen zihniyete dönüşebilir.


Tevhid ise insanın mutlak olmadığını hatırlatır.


1️⃣1️⃣ Kibir Neden Kur’an’da Bu Kadar Tehlikelidir ❓


Çünkü kibir hakikate ulaşmanın önüne geçebilir.


İnsan bilgisiz olabilir ve öğrenebilir.


Yanlış yapabilir ve düzeltebilir.


Ama kibirli insanın sorunu daha derindir:


Yanlış olabileceğini kabul etmek istemez.


Bu nedenle kibir;


tövbeyi,


öğrenmeyi,


öz eleştiriyi


ve hakikate dönüşü


zorlaştırabilir.


İblis anlatısında da en önemli problemlerden biri kibirdir.


1️⃣2️⃣ Allah’a Kulluk ile İnsan Özgürlüğü Çelişir mi ❓


Kur’an açısından hayır.


İnsan mutlaka bir şeylerin etkisi altında yaşar.


Nefsinin,


toplumun,


modanın,


paranın,


gücün,


başka insanların beklentilerinin...


Allah’a kulluk, bunların hiçbirinin mutlak otorite hâline gelmesine izin vermemektir.


Bu nedenle tevhid paradoksal biçimde insana yaratılmışlara karşı özgürlük kazandırır.


1️⃣3️⃣ Allah’a Kul Olmayan İnsan Gerçekten Tamamen Bağımsız mıdır ❓


Çoğu zaman hayır.


İnsan:


“Ben kimsenin kulu değilim.”


diyebilir.


Ama sonra hayatının tamamını;


para kazanmak,


başkalarının onayını almak,


şöhret kazanmak,


bedenini sergilemek,


statü sahibi olmak


veya güç elde etmek


için yaşayabilir.


Bu durumda insan Allah’a kulluğu reddederken başka şeylere bağımlı hâle gelebilir.


Kur’an’ın sorusu şudur:


Gerçekten kimseden bağımsız mısın, yoksa sadece efendini mi değiştirdin?


1️⃣4️⃣ Hz. İsa’nın Kulluğu Hristiyanlıkla İslam Arasındaki Farkı Nasıl Gösterir ❓


Ana akım Hristiyanlık Hz. İsa’nın ilahî kimliğini ve Teslis içindeki konumunu kabul eder.


İslam ise Hz. İsa’yı büyük bir Mesih ve peygamber olarak kabul eder fakat onu Allah’ın kulu ve elçisi olarak tanımlar.


Nisâ 172 bu ayrımı son derece açık biçimde ortaya koyar.


Bu farklılığı doğru ifade etmek önemlidir.


Ancak farklılık;


Hristiyanlara hakaret,


aşağılama


veya düşmanlık


için gerekçe değildir.


Teolojik görüş ayrılığı adalet ve saygıyı ortadan kaldırmaz.


1️⃣5️⃣ “Allah Onların Hepsini Huzurunda Toplayacaktır” Ne Demektir ❓


Ayetin sonunda hesap günü hatırlatılır.


Kulluktan çekinen,


büyüklük taslayan


ve kendisini Allah karşısında bağımsız gören insanlar


sonunda Allah’ın huzurunda toplanacaktır.


Bu ifade insanın dünyadaki gururunun geçiciliğini gösterir.


İnsan dünyada:


“Kimseye hesap vermem.”


diyebilir.


Kur’an ise:


Nihai hesap vardır.


der.


1️⃣6️⃣ Herkesin Allah’ın Huzurunda Toplanması Ne Anlatır ❓


Bu, büyük bir eşitlik fikri taşır.


Kral da.


Yoksul da.


Peygamber de.


Sıradan insan da.


Güç sahibi de.


Güçsüz de.


Herkes aynı ilahî hüküm karşısında toplanacaktır.


Dünyadaki makam ve unvanlar orada insanı mutlak ayrıcalıklı yapmaz.


Bu nedenle ahiret fikri, insan kibrine karşı güçlü bir denge oluşturur.


1️⃣7️⃣ Nisâ 171 ile Nisâ 172 Nasıl Birlikte Okunmalıdır ❓


  1. ayet:

Hz. İsa’yı ilahlaştırmayın.


mesajını verir.


  1. ayet ise nedenini çok güçlü biçimde tamamlar:

İsa’nın kendisi Allah’a kul olmaktan çekinmez.


Yani:


Onun kendisine atfetmediği bir ilahlık konumunu ona vermeyin.


Hz. İsa’nın gerçek büyüklüğü, Allah’a rakip oluşunda değil, Allah’a teslimiyetinde görülür.


Bu iki ayet birlikte Kur’an’ın İsa anlayışını çok net biçimde ortaya koyar.


1️⃣8️⃣ Nisâ 172 Günümüz İnsanına Ne Söyler ❓


Bugünün insanında güçlü bir düşünce vardır:


“Kimsenin bana ne yapacağımı söylemeye hakkı yok.”


Bu cümle baskıcı insan otoritelerine karşı bazen haklı olabilir.


Ama insan bunu bütün varoluşun merkezine koyduğunda kendisini mutlaklaştırabilir.


Nisâ 172 şu soruyu sorar:


Sen gerçekten mutlak mısın?


Kendini yaratmadın.


Ölümü durduramıyorsun.


Her şeyi bilmiyorsun.


Her şeyi kontrol edemiyorsun.


Öyleyse sınırlılığını kabul etmek küçülmek değil, gerçeklikle barışmaktır.


1️⃣9️⃣ Nisâ 172’nin En Derin Mesajı Nedir ❓


Nisâ Suresi 172. ayetin en çarpıcı tarafı, insanın büyüklük anlayışını tersine çevirmesidir.


İnsan çoğu zaman şöyle düşünür:


Boyun eğmemek büyüklüktür.


Kimseye ihtiyaç duymamak güçtür.


Hesap vermemek özgürlüktür.


Kur’an ise başka bir ölçü getirir.


Hz. İsa gibi büyük bir peygamber Allah’a kul olmaktan çekinmiyorsa...


Allah’a yakın melekler bile kulluğu küçümsemiyorsa...


İnsanın:


“Ben kulluktan daha yüceyim.”


demesi ne kadar büyük bir yanılgı olabilir?


Belki de ayetin merkezindeki paradoks şudur:


İnsan Allah’a kul olduğunu kabul ettiğinde küçülmez; gerçek boyutunu bulur.


Çünkü o zaman kendisinin Allah olmadığını,


her şeyi kontrol etmediğini,


yanılabileceğini,


hesap vereceğini


ve başka insanları da köleleştiremeyeceğini


kabul eder.


Tevhid sadece Allah’ı yüceltmez.


İnsanın sınırlarını da belirler.


Ve insanın sınırını bilmesi onu değersizleştirmez.


Tam tersine kibirden kurtarır.


Daha adil,


daha mütevazı,


daha öğrenmeye açık


ve daha gerçekçi


bir insan hâline getirebilir.


Ayetin sonunda herkesin Allah’ın huzurunda toplanacağının bildirilmesi de bu yüzden çok anlamlıdır.


Bugün kim ne kadar güçlü görünürse görünsün,


hangi makamda bulunursa bulunsun,


kaç kişinin üzerinde otorite kurarsa kursun,


sonunda herkes aynı hakikat karşısında duracaktır.


Belki de Nisâ 172’nin bugünün insanına bıraktığı en güçlü soru şudur:


Allah’a kul olmayı küçülmek olarak mı görüyorum, yoksa beni para, güç, ego ve başka insanların onayına kul olmaktan kurtarabilecek en büyük özgürlük olarak mı anlayabiliyorum?


“Kulluk insanın değerini düşürmez; kime kul olduğunu belirler. Allah’a kul olduğunu bilen insan, kendisini tanrılaştırmaz ve başka insanların önünde de mutlak bir köleye dönüşmez.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt