Nebe Suresi 8. Ayette “Sizi Çiftler Hâlinde Yarattık” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve İnsanların Kadın Ve Erkek Olarak Yaratılmasının Hikmeti Nedir
“İnsan tek başına dünyaya gelir gibi görünür; fakat hayatını sürdüren bağların neredeyse tamamı başka bir insanla kurduğu ilişkiye dayanır.”
Ersan Karavelioğlu
Nebe Suresinin 6. ayetinde yeryüzüne, 7. ayetinde dağlara dikkat çekildikten sonra 8. ayette insan doğrudan kendi yaratılışına yönlendirilir:
“Sizi çiftler hâlinde yarattık.”
Ayetin Arapçasındaki “ezvâcen” (أَزْوَاجًا) kelimesi; eşler, çiftler ve birbirleriyle ilişki kuran karşılıklı unsurlar anlamlarını taşıyabilir.
Surenin bağlamında insanın kadın ve erkek olarak yaratılması, neslin devamından aileye, sevgiden toplumsal hayata kadar son derece geniş bir anlam alanı ortaya çıkarır.
Ancak ayetin asıl amacı yalnızca biyolojik bir bilgi vermek değildir.
Kur’an insanı kendi bedenine ve varoluş biçimine bakmaya çağırarak şu büyük soruya hazırlamaktadır:
İlk defa bu kadar karmaşık biçimde yaratılan insanın yeniden yaratılması neden imkânsız olsun?
“Sizi Çiftler Hâlinde Yarattık” Ne Anlama Gelir
Ayetin temel anlamı insanın eşli ve birbirini tamamlayan bir yaratılış düzeni içerisinde var edilmesidir.
En doğrudan anlamıyla kadın ve erkekten oluşan insan nesline dikkat çekilir.
İnsanlığın devamı tek bir bireyle mümkün değildir.
Neslin devam etmesi için birbirleriyle biyolojik olarak ilişkili iki cinsiyetin varlığı gereklidir.
Bu nedenle ayet insanın yaratılışındaki temel düzene dikkat çeker.
“Ezvâc” Kelimesi Sadece Kadın Ve Erkek mi Demektir
Kelime daha geniş bir anlam alanına sahiptir.
Arapçada “zevc”, eş veya bir çiftin iki unsurundan biri anlamına gelebilir.
Dolayısıyla “ezvâc”:
anlamlarında kullanılabilir.
Ancak Nebe Suresi 8. ayetin insanlara doğrudan hitap etmesi nedeniyle en belirgin yorum, kadın ve erkek olarak yaratılıştır.
İnsanların Kadın Ve Erkek Olarak Yaratılmasının İlk Hikmeti Nedir
En açık biyolojik sonuç:
neslin devamıdır.
İnsan nesli:
doğum,
üreme,
ebeveynlik,
yeni kuşakların yetişmesi
yoluyla sürer.
Böylece insanlık bireysel ömürleri aşarak kuşaktan kuşağa devam eder.
Bir insan ölür fakat insanlık sürer.
Bu devamlılığın temelinde üreme sistemi vardır.
İnsan Neden Tek Başına Üreyemez
İnsan eşeyli üreyen bir canlıdır.
Yeni insanın genetik yapısı hem anneden hem babadan gelen genetik materyalin birleşmesiyle oluşur.
Bu sistem yeni bireylerin genetik olarak birbirlerinden farklı olmasını sağlar.
Dolayısıyla “çiftler hâlinde yaratılış” yalnızca sosyal değil, biyolojik yapının da merkezindedir.
Genetik Çeşitlilik Neden Önemlidir
Eşeyli üreme genetik çeşitliliğin oluşmasına katkıda bulunur.
Her çocuk anne ve babasından gelen genlerin kendine özgü bir birleşimine sahiptir.
Bu nedenle kardeşler bile tamamen aynı değildir.
Genetik çeşitlilik toplumların ve türlerin çevresel değişikliklere karşı dayanıklılığı açısından önemli olabilir.
Böylece çiftli yaratılışın sonucu yalnızca yeni insanların dünyaya gelmesi değildir.
Farklı insanların dünyaya gelmesidir.
Ayet Sevgi Ve Eş İlişkisiyle Bağlantılı mıdır
Nebe 8. ayette doğrudan sevgi veya merhamet kelimeleri geçmez.
Fakat Kur’an’ın başka ayetlerinde eşler arasındaki ilişki:
kavramlarıyla anlatılır.
Bu nedenle Kur’an bütünlüğü içerisinde eşlilik yalnızca biyolojik üreme mekanizması değildir.
İnsanlar arasında duygusal ve sosyal bağların oluştuğu bir ilişki biçimidir.
İnsan Neden Başka Bir İnsana İhtiyaç Duyar
İnsan son derece sosyal bir varlıktır.
Doğduğu anda bile tek başına hayatta kalamaz.
Bir bebeğin:
beslenmesi,
korunması,
öğrenmesi,
konuşması,
sosyal gelişimi
başka insanlarla kurduğu ilişkilere bağlıdır.
Dolayısıyla insanın varoluşu yalnızca biyolojik olarak değil, psikolojik ve toplumsal olarak da ilişkisel bir varoluştur.
Çift Olmak “Eksik İnsan” Olmak Anlamına mı Gelir
Hayır.
Bir insanın değeri evli veya bir ilişki içinde olmasına bağlı değildir.
Ayet insanın bireysel değerini azaltmaz.
“Çiftler hâlinde yaratılış” insan türünün genel yaratılış düzenini ifade eder.
Dolayısıyla:
bekâr olmak,
evlenmemek,
eşini kaybetmiş olmak
insanı eksik bir insan yapmaz.
İnsan birey olarak başlı başına değerlidir.
Kadın Ve Erkek Birbirinin Aynısı mıdır
İnsan olarak temel değer açısından biri diğerinden daha az insan değildir.
Bunun yanında biyolojik açıdan kadın ve erkek arasında bazı farklılıklar vardır.
Üreme anatomisi,
hormon sistemleri,
bazı fizyolojik özellikler
farklılık gösterebilir.
Ancak biyolojik farklılıkları otomatik olarak:
“Biri üstün, diğeri aşağıdır.”
sonucuna dönüştürmek bilimsel veya mantıksal bir zorunluluk değildir.
Farklılık ile üstünlük aynı şey değildir.
“Birbirini Tamamlama” Ne Anlama Gelir
Bu ifade dikkatli anlaşılmalıdır.
Kadın ve erkek birbirini yalnızca romantik anlamda “yarım insanı tamamlayan diğer yarım” olarak görmek zorunda değildir.
Daha geniş anlamda insan neslinin oluşumu, aile hayatı ve kuşakların devamı birbirine bağlı roller sayesinde gerçekleşir.
Dolayısıyla tamamlama:
birinin insan olarak eksik olduğu
anlamına değil,
insanlığın devamında karşılıklı biyolojik ilişkinin bulunmasına
işaret eder.

Çiftli Yaratılış Aileyi Nasıl Ortaya Çıkarır
Kadın ve erkek arasındaki birliktelikten çocuk dünyaya geldiğinde yeni bir sosyal yapı ortaya çıkar:
aile.
Aile tarih boyunca:
açısından temel yapılardan biri olmuştur.
Dolayısıyla biyolojik çiftlilik zamanla büyük sosyal yapılara dönüşür.

Bir Kadın Ve Bir Erkekten Nasıl Milyarlarca İnsan Ortaya Çıkabilir
İnsan neslinin dikkat çekici özelliklerinden biri kuşaklar boyunca çoğalabilmesidir.
Her yeni nesil bir sonraki neslin başlangıcına dönüşür.
Böylece:
anne ve baba,
çocuklar,
torunlar,
sonraki kuşaklar
şeklinde büyük bir insanlık zinciri meydana gelir.
Bugün yaşayan milyarlarca insan bu uzun biyolojik devamlılığın sonucudur.

Çiftlilik Sadece İnsanlarda mı Görülür
Hayır.
Eşeyli üreme doğada son derece yaygındır.
Çok sayıda:
türünde genetik materyalin iki farklı üreme hücresinden birleşmesi söz konusudur.
Ancak doğadaki bütün canlıları basit biçimde “erkek ve dişi çiftleri” kalıbına sıkıştırmak doğru değildir.
Biyolojik dünyada oldukça farklı üreme sistemleri de vardır.
Bu nedenle ayeti modern biyolojinin bütün çeşitliliğini açıklayan teknik bir cümle hâline getirmemek gerekir.

Ayetin Bilimsel Bir Mucize Olduğu Söylenebilir mi
Ayetin temel mesajını anlamak için böyle bir iddia kurmak gerekli değildir.
Kadın ve erkek şeklindeki insan üremesi Kur’an’ın ilk muhataplarının da gözlemleyebildiği bir gerçekti.
Ayetin derinliği bilinmeyen biyolojik bir keşfi açıklamasından çok:
insanın çok alıştığı bir gerçeğin üzerinde düşünmesini istemesindedir.
Kur’an sık sık insanın bildiği şeylere yeniden bakmasını ister.
Çünkü alışkanlık bazen hayret duygusunu ortadan kaldırır.

İnsanların Birbirlerinden Farklı Olması Çiftli Yaratılışla Çelişir mi
Hayır.
Kadın ve erkek şeklindeki biyolojik sınıflandırmanın yanında insanlar olağanüstü bireysel farklılıklar gösterir.
Yüzler,
sesler,
karakterler,
yetenekler,
genetik özellikler,
kültürler
birbirinden farklıdır.
Dolayısıyla “çiftler hâlinde yaratılış” insanların yalnızca iki kalıp hâlinde birbirinin kopyası olduğu anlamına gelmez.
İnsanlık aynı zamanda son derece büyük bir çeşitlilik dünyasıdır.

Ayetin Psikolojik Boyutu Nedir
İnsan genellikle görülmek, anlaşılmak ve bağ kurmak ister.
Yalnızlık uzun sürdüğünde birçok insan için psikolojik açıdan zorlayıcı olabilir.
Arkadaşlık,
aile,
eş ilişkileri,
topluluklar
insanın sosyal dünyasının önemli parçalarını oluşturur.
Bu açıdan insanın “çiftler hâlinde” yaratılmasını yalnızca üreme açısından değil, insanın ilişki kuran bir varlık oluşuyla da birlikte düşünmek mümkündür.

Nebe Suresi Neden Dağlardan Sonra İnsanın Yaratılışına Geçer
Sure çok dikkat çekici bir düşünce yolculuğu kurar.
Önce:
sonra:
ardından:
anlatılır.
İnsan önce dış dünyaya bakar.
Sonra kendi varlığına döner.
Adeta şöyle denmektedir:
“Yalnızca dışarıya bakma; kendine de bak.”
Çünkü insanın kendisi de surenin sunduğu yaratılış delillerinden biridir.

Çiftler Hâlinde Yaratılış Yeniden Dirilişe Nasıl Delil Olarak Sunulur
Surenin ana konusu hâlâ unutulmamalıdır:
“Büyük haber” yani kıyamet ve yeniden diriliş.
İnsan:
“Öldükten sonra yeniden nasıl yaratılacağım?”
diye sormaktadır.
Kur’an ise insana önce kendi başlangıcını düşündürmektedir.
Bir zamanlar dünyada olmayan insan:
anne ve babasından gelen iki küçücük üreme hücresinin birleşmesiyle başlayan olağanüstü bir gelişim sürecinden geçmiştir.
Embriyo oluşmuş,
organlar gelişmiş,
beyin şekillenmiş,
bilinçli bir insan dünyaya gelmiştir.
Kur’an’ın kurduğu düşünce şudur:
İlk yaratılış gerçekleşmişse yeniden yaratılışı mutlak biçimde imkânsız görmek neden?

“Sizi Çiftler Hâlinde Yarattık” Ayetinin En Derin Mesajı Nedir
İnsan kendi varlığını çoğu zaman normal kabul eder.
Kadın vardır.
Erkek vardır.
Çocuklar dünyaya gelir.
Nesiller devam eder.
Ve bütün bunlar tekrarlandığı için sıradan görünür.
Fakat biraz geriye çekilip bakıldığında son derece büyük bir gerçek ortaya çıkar:
Hiçbir insan kendisini yaratmadı.
Hiçbir insan doğacağı zamanı seçmedi.
Anne babasını seçmedi.
Genlerini seçmedi.
Bedenini kendisi tasarlamadı.
İnsan kendisini, çoktan işleyen büyük bir hayat zincirinin içerisinde buldu.
Nebe Suresi bu nedenle insana yalnızca:
“Kadın ve erkek olarak yaratıldınız.”
dememektedir.
Daha derin bir soru sormaktadır:
“Kendi varoluşunun nasıl başladığını gerçekten hiç düşündün mü?”
Ve bu soru surenin asıl meselesine geri döner:
İlk kez kendisini var etmeyen insan, ölümden sonra yeniden var edilmenin imkânsız olduğuna hangi kesinlikle hükmedebilir?
“İnsan kendisini hayatın başlangıcı sanır; oysa her insan, kendisinden çok önce başlayan ve kendisinden sonra da devam eden büyük bir varoluş zincirinin yalnızca bir halkasıdır.”
Ersan Karavelioğlu