📖 Nebe Suresi 39. Ayette “İşte Bu Hak Gündür, Artık Dileyen Rabbine Doğru Bir Yol Tutsun” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve İnsan Gerçekten Kendi Yolunu

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,124
2,724,946
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nebe Suresi 39. Ayette “İşte Bu Hak Gündür, Artık Dileyen Rabbine Doğru Bir Yol Tutsun” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve İnsan Gerçekten Kendi Yolunu Seçebilir mi ❓


“İnsanın önündeki yolların varlığı özgürlüğü, seçtiği yolun sonucuyla karşılaşması ise sorumluluğu doğurur.”
Ersan Karavelioğlu

Nebe Suresinin 39. ayetinde kıyamet ve hesap anlatısının ardından insanın dünya hayatındaki seçimine yeniden dönülür:


“İşte bu hak gündür. Artık dileyen Rabbine doğru bir dönüş yolu tutsun.”


Bu ifade son derece önemlidir.


Çünkü sure boyunca:


🌍 yaratılış,


🌌 kozmik düzen,


⚖️ hesap,


🔥 cehennem,


🌿 cennet,


👼 melekler


anlatıldıktan sonra insanın karşısına son kez seçim çıkarılır.


Hakikat gösterilmiştir.


Sonuçlar açıklanmıştır.


Fakat insanın dünya hayatındaki iradesi bütünüyle ortadan kaldırılmaz.


Ayet:


“Dileyen Rabbine doğru bir yol tutsun.”


der.


Bu nedenle Nebe 39, kader ile özgür irade arasındaki en temel sorulardan birine kapı açar:


İnsan gerçekten kendi yolunu seçebilir mi?


1️⃣ “İşte Bu Hak Gündür” Ne Anlama Gelir ❓


Ayette:


“Zâlike’l-yevmu’l-hakk”


ifadesi bulunur.


Yaklaşık anlamı:


“İşte bu, gerçekleşmesi kesin olan hak gündür.”


şeklindedir.


Buradaki “hak”:


gerçek,


kesin,


kaçınılmaz,


boş bir iddia olmayan


anlamlarını taşır.


Kur’an açısından kıyamet günü bir ihtimal değil, gerçekleşecek bir hakikat olarak sunulur.


2️⃣ Neden “Hak Gün” Deniliyor ❓


Çünkü dünya hayatında gerçek ile görüntü her zaman aynı olmayabilir.


Haksız kişi güçlü görünebilir.


Masum insan kaybedebilir.


Yalan bazen kazanabilir.


Doğru söyleyen yalnız kalabilir.


Ahiret günü ise bu geçici görüntülerin kalktığı ve gerçek değerin ortaya çıktığı gün olarak anlatılır.


Bu nedenle o gün yalnızca “kıyamet günü” değil, aynı zamanda hakikatin görünür olduğu gündür.


3️⃣ “Dileyen Rabbine Doğru Bir Yol Tutsun” Ne Demektir ❓


Ayetin ikinci kısmında:


“Fe men şâe’ttehaze ilâ rabbihî meâbâ.”


ifadesi yer alır.


Yaklaşık olarak:


“Artık dileyen Rabbine doğru bir dönüş yolu edinsin.”


anlamındadır.


Burada insanın karşısına bir tercih konur.


İnsan:


Rabbine yönelmeyi,


hayatını buna göre düzenlemeyi,


dönüş yolunu seçmeyi


isteyebilir.


Bu ifade insanın ahlaki sorumluluğunun anlamlı olabilmesi için seçim alanına sahip olduğunu düşündürür.


4️⃣ “Meâb” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


Meâb, dönüş yeri veya dönüş yolu anlamına gelir.


Kelimenin kökünde:


geri dönmek


fikri vardır.


Bu nedenle insanın Rabbine yönelmesi yalnızca bir mekâna gitmek değildir.


Varoluşun kaynağına doğru bilinçli bir dönüş anlamı taşır.


İnsan dünyaya gelir, yaşar ve sonunda Rabbine döner.


Asıl soru:


Bu dönüşe nasıl hazırlanacaktır?


5️⃣ Ayetteki “Dileyen” İfadesi Özgür İradeye Delil midir ❓


Ayet insanın iradesinin bulunduğunu açıkça düşündüren ifadelerden biridir.


Çünkü:


“Dileyen…”


denilmektedir.


Eğer insanın hiçbir tercih gücü bulunmasaydı:


uyarı,


sorumluluk,


ödül,


ceza


kavramlarının anlamı ciddi biçimde zorlaşırdı.


Kur’an’ın genel anlatısında insan tamamen bağımsız değildir fakat ahlaki seçim yapabilen bir varlık olarak görülür.


6️⃣ İnsan Tamamen Özgür müdür ❓


Hayır.


İnsan sınırsız özgürlüğe sahip değildir.


Kimse:


doğacağı aileyi,


doğacağı ülkeyi,


genetik özelliklerini,


ölüm zamanını


özgürce seçmez.


İnsan birçok şartın içine doğar.


Fakat bu şartların içinde belirli kararlar verebilir.


Bu nedenle insan özgürlüğünü:


sınırsız özgürlük


değil,


şartlar içerisinde seçim yapabilme gücü


olarak düşünmek daha doğru olabilir.


7️⃣ Seçemediğimiz Şeylerden Sorumlu muyuz ❓


Adalet açısından insanın kontrolünde olmayan şeylerden aynı biçimde sorumlu tutulması düşünülemez.


Bir insan:


doğuştan sahip olduğu özellikleri,


zorla maruz kaldığı durumları,


bilmediği şeyleri


kendi tercihiymiş gibi değerlendiremez.


Ahlaki sorumluluğun temelinde kişinin:


bilgisi,


imkânı,


iradesi,


niyeti


bulunur.


Bu nedenle ilahi adalet düşüncesinde insanın koşullarının da bilindiği kabul edilir.


8️⃣ İnsan Kaderini Seçebilir mi ❓


“Kader” çok geniş bir kavramdır.


İnsan hayatındaki her şeyi seçemez.


Fakat bütün seçimlerinin hiçbir anlamı olmadığını söylemek de Kur’an’ın sorumluluk anlayışıyla uyuşmaz.


İnsan önündeki şartları seçmemiş olabilir fakat o şartlara nasıl cevap vereceği konusunda belirli bir irade alanına sahip olabilir.


Örneğin:


başına gelen haksızlığı seçmemiş olabilir.


Ama haksızlığın ardından ne yapacağını belirli ölçüde seçebilir.


9️⃣ Allah Her Şeyi Biliyorsa İnsan Nasıl Özgür Olabilir ❓


Bu din felsefesinin en önemli sorularından biridir.


Allah’ın bir insanın ne yapacağını bilmesi ile o kişiyi bunu yapmaya zorlaması aynı şey değildir.


Bilmek:


zorlamak


anlamına gelmez.


Bir olayın Allah tarafından bilinmesi, insan açısından tercihin gerçek olmadığı sonucunu zorunlu olarak doğurmaz.


Ancak ilahi bilgi ile insan iradesinin tam metafizik ilişkisi tarih boyunca farklı teolojik ekoller tarafından farklı biçimlerde açıklanmıştır.


🔟 Allah İnsanların Seçimini Önceden Biliyorsa Sınavın Anlamı Nedir ❓


Sınavın Allah’ın bilgi edinmesi için olduğu düşünülmez.


İslam teolojisine göre Allah zaten bilir.


Dünya hayatındaki sınav, insanın potansiyel tercihlerinin fiilî hayata dönüşmesi açısından önemlidir.


İnsan seçim yapar.


Karakterini oluşturur.


Yaptığı tercihler gerçek bir hayat hâline gelir.


Dolayısıyla hesap soyut ihtimaller üzerinden değil, yaşanmış tercihler üzerinden gerçekleşir.


1️⃣1️⃣ İnsan Kötülüğü Seçebiliyorsa Allah Neden Buna İzin Veriyor ❓


Gerçek seçim imkânı varsa yanlış seçim ihtimali de vardır.


İnsan yalnızca iyiyi yapabilecek şekilde programlanmış olsaydı ahlaki seçimden söz etmek zorlaşırdı.


Merhametin değerli olabilmesi için merhametsizliğin mümkün olması,


dürüstlüğün değerli olması için yalanın mümkün olması


gibi düşünülebilir.


Bu, dünyadaki bütün kötülük problemini tek başına çözmez; ancak ahlaki özgürlük ile kötülük ihtimali arasındaki ilişkiyi açıklar.


1️⃣2️⃣ “Dileyen” Denmesi İnsanların İnanmaya Zorlanmadığını mı Gösterir ❓


Ayetin doğal anlamı seçim çağrısıdır.


Hakikat ilan edilir.


Sonuç açıklanır.


Ardından:


“Dileyen Rabbine bir yol tutsun.”


denilir.


Bu yapı, imanın mekanik zorlamayla oluşmadığını düşündürür.


Çünkü zorla söylenen bir kabul ile insanın bilinçli olarak yönelmesi aynı şey değildir.


İnanç, kendi doğası gereği en azından belli ölçüde içsel kabul gerektirir.


1️⃣3️⃣ O Hâlde Din Tamamen Kişisel Bir Seçim midir ❓


İnanç kişisel bir yöneliş içerir fakat bunun toplumsal ve ahlaki sonuçları da olabilir.


İnsan:


neye inandığını,


nasıl yaşadığını,


başkasına nasıl davrandığını


birbirinden tamamen ayıramaz.


Ancak insanın vicdanındaki inancı zorla üretmek mümkün değildir.


Bu nedenle gerçek yönelişin temelinde samimiyet bulunmalıdır.


1️⃣4️⃣ Rabbine Yol Tutmak Sadece İbadet Etmek midir ❓


Hayır.


İbadet elbette bunun önemli bir parçasıdır.


Fakat Rabbine yönelmek daha geniş bir anlam taşır.


⚖️ adil olmak,


❤️ merhamet göstermek,


🤝 hakkı gözetmek,


🧠 hakikati aramak,


🤲 tövbe etmek,


🌱 kendini düzeltmek


de bu yolun parçalarıdır.


Yol yalnızca ritüellerden değil, hayatın bütününden oluşur.


1️⃣5️⃣ İnsan Bir Anda mı Değişir Yoksa Yol Yavaş Yavaş mı Oluşur ❓


Çoğu insan için değişim aşamalıdır.


Büyük hayat dönüşümleri bazen tek bir karar anıyla başlayabilir.


Fakat karakter:


günlük seçimlerle,


alışkanlıklarla,


tekrarlarla


oluşur.


Bu nedenle ayetteki “yol tutmak” ifadesi anlamlıdır.


Yol tek bir adım değildir.


Birçok adımın aynı yöne gitmesidir.


1️⃣6️⃣ Yanlış Yola Girmiş Bir İnsan Geri Dönebilir mi ❓


Dünya hayatında evet.


Kur’an’ın tövbe anlayışının temelinde bu vardır.


İnsan geçmişte:


yanlış yapmış,


haksızlık etmiş,


inkâr etmiş


olabilir.


Ancak henüz hayat devam ediyorsa yönünü değiştirebilir.


Bu nedenle insanın geçmişi önemli olsa da gelecekteki bütün seçimlerini zorunlu olarak belirlemez.


Yol değiştirilebilir.


1️⃣7️⃣ “Hak Gün” İle “Dileyen” İfadesi Arasındaki Bağ Nedir ❓


Önce gerçeklik bildirilir:


“Bu hak gündür.”


Sonra seçim çağrısı gelir:


“Dileyen Rabbine yol tutsun.”


Bu sıralama önemlidir.


İnsan boşlukta seçim yapmaz.


Önce kendisine hakikat ve sonuç anlatılır.


Sonra karar vermesi istenir.


Dolayısıyla Kur’an’ın çağrısı:


bilgi + seçim + sorumluluk


üçlüsü üzerine kuruludur.


1️⃣8️⃣ Ayetin Bugünkü İnsana Sorduğu En Büyük Soru Nedir ❓


Belki de şu sorudur:


“Şu anda yürüdüğün yol seni nereye götürüyor?”


Çünkü insan her gün büyük kararlar vermeyebilir.


Ama küçük seçimler birikir.


Bugünkü davranış yarının alışkanlığı olur.


Alışkanlık karaktere dönüşür.


Karakter de insanın hayatının yönünü belirler.


Bu nedenle insanın asıl kaderlerinden biri belki de tekrar tekrar seçtiği yönün kendisidir.


1️⃣9️⃣ “Dileyen Rabbine Doğru Bir Yol Tutsun” Ayetinin En Derin Mesajı Nedir ❓


Nebe Suresi insanın önüne çok büyük sahneler koymuştur.


Gökler.


Yer.


Dağlar.


Güneş.


Kıyamet.


Melekler.


Cehennem.


Cennet.


Bütün bunların ardından sure yeniden tek bir insana döner.


Ve ona şunu söyler:


“Dileyen Rabbine doğru bir yol tutsun.”


Bu son derece çarpıcıdır.


Çünkü bütün kozmik anlatının sonunda mesele tekrar senin seçimine gelir.


İnsan evreni yönetemez.


Ölümü durduramaz.


Kıyametin zamanını değiştiremez.


Ama bugün:


yalan söyleyip söylememeyi,


bir insanın hakkını yiyip yememeyi,


özür dileyip dilememeyi,


merhamet edip etmemeyi,


hakikati arayıp aramamayı


belirli ölçüde seçebilir.


Belki insan özgürlüğünün gerçek büyüklüğü de burada saklıdır:


Her şeyi seçemeyiz; fakat bize verilen hayatın içinde kim olmaya çalışacağımızı seçebiliriz.


Nebe 39’un çağrısı bu nedenle yalnızca gelecekteki ahiretle ilgili değildir.


Bugünün sorusudur:


Hangi yöne gidiyorsun?


Çünkü yolun sonu kadar, her gün attığın küçük adımlar da hayatının kimliğini oluşturmaktadır.


“İnsan hayatın bütün şartlarını seçemez; fakat o şartların içinde hangi yöne yürümeye devam edeceği, karakterinin en büyük imzalarından biridir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt