📖 Mutaffifîn Suresi 2. Ayette “İnsanlardan Ölçerek Bir Şey Aldıklarında Tam Ölçerler” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve İnsan Kendi Hakkını Alırken Neden

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,256
2,724,953
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Mutaffifîn Suresi 2. Ayette “İnsanlardan Ölçerek Bir Şey Aldıklarında Tam Ölçerler” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve İnsan Kendi Hakkını Alırken Neden Eksiksiz Adalet Talep Eder ❓


“İnsan çoğu zaman adaleti kendi hakkı söz konusu olduğunda çok net görür. Mutaffifîn ise tam burada vicdanın aynasını çevirir: Kendin için eksiksiz istediğin hakkı, başkasına verirken de aynı titizlikle koruyor musun?”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ ⚖️ Mutaffifîn Suresi 2. Ayette Ne Buyrulur ❓


Mutaffifîn Suresinin ikinci ayetinde anlam olarak:


“Onlar insanlardan ölçerek bir şey aldıklarında tam ölçerler.”


buyrulur.


Birinci ayette:


ölçü ve tartıda hile yapanlara


sert bir uyarı yapılmıştı.


İkinci ayet ise bu insanların karakterindeki temel çelişkiyi açığa çıkarır.


Kendileri alırken:


tam isterler.


Kendileri verirken ise:


eksiltmeye yönelebilirler.


Yani sorun sadece ticari hile değildir.


Daha derinde:


çifte standart


vardır.


2️⃣ 🧠 İnsan Neden Kendi Hakkını Çok Daha Kolay Fark Eder ❓


Çünkü insan kendi kaybını doğrudan hisseder.


Bir ürün eksik verilirse fark eder.


Maaşı eksik yatarsa itiraz eder.


Borcu tam ödenmezse rahatsız olur.


Kendi hakkı ihlal edildiğinde adalet duygusu hemen harekete geçebilir.


Fakat başkasının hakkını eksiltirken aynı hassasiyetin kaybolması:


ahlaki benmerkezciliğin


göstergesidir.


3️⃣ 📜 “İnsanlardan Ölçerek Aldıklarında” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Burada temel düşünce şudur:


Bu insanlar başkasından haklarını alırken:


ölçünün,


hesabın,


miktarın


tam olmasını isterler.


Bir eksiklik olduğunda hemen fark ederler.


Dolayısıyla adalet kavramını bilmiyor değillerdir.


Tam tersine:


adaletin ne olduğunu çok iyi bilirler.


Problem, bu bilgiyi sadece kendi lehlerine kullanmalarıdır.


4️⃣ 🪞 Ayet Aslında İnsan Vicdanındaki Çelişkiyi mi Gösteriyor ❓


Evet.


Mutaffifîn’in son derece güçlü taraflarından biri budur.


Ayet:


“Bu insanlar ölçünün ne olduğunu bilmiyor.”


demez.


Onların ölçüyü bildiğini gösterir.


Çünkü kendileri için:


tam ölçü isterler.


Demek ki sorun bilgisizlik değil:


çıkar ortaya çıktığında ahlaki ölçünün değişmesidir.


Bu, çok daha ciddi bir problemdir.


5️⃣ ⚖️ Çifte Standart Nedir ❓


Çifte standart:


aynı davranışı kimin yaptığına göre farklı değerlendirmektir.


Kendimiz yapınca:


mazeret buluruz.


Başkası yapınca:


sert biçimde eleştiririz.


Kendimiz için hak isteriz.


Başkasının hakkını küçümseriz.


Mutaffifîn 2 bu tutumun ekonomik biçimini anlatır.


Ama ilke hayatın çok daha geniş alanlarına uygulanabilir.


6️⃣ 💰 Kendi Paramız Eksildiğinde Neden Daha Hassas Oluruz ❓


Çünkü kayıp doğrudan bize aittir.


İnsan kendi emeğini:


değerli,


kendi parasını:


önemli,


kendi zamanını:


kıymetli


görmeye eğilimlidir.


Fakat ahlak tam burada başlar:


Başkasının emeğini de kendi emeğin kadar gerçek görebiliyor musun?


Mutaffifîn’in sorusu budur.


7️⃣ 🤝 Gerçek Adalet Kendimiz İçin İstediğimizi Başkasına Da Vermek midir ❓


Büyük ölçüde evet.


Ahlakın en temel ilkelerinden biri:


kendimiz için kabul etmediğimiz haksızlığı başkasına da yapmamaktır.


Kendi maaşımızın eksilmesini istemiyorsak:


başkasının ücretini eksiltmemeliyiz.


Kandırılmak istemiyorsak:


başkasını kandırmamalıyız.


Bu karşılıklılık ilkesi adaletin en temel sınavlarından biridir.


8️⃣ 🛒 Alışverişte Bu Çifte Standart Nasıl Görülür ❓


Bir müşteri:


parasının tam karşılığını ister.


Bu doğaldır.


Satıcı da:


ödemenin tam yapılmasını ister.


Bu da doğaldır.


Problem şu noktada başlar:


Bir taraf kendi hakkını tam isterken:


karşı tarafın hakkını bilinçli biçimde eksiltirse.


İşte Mutaffifîn 2 bu dengesizliği gözler önüne serer.


9️⃣ 👷 İşveren Ve Çalışan İlişkisinde Aynı İlke Geçerli midir ❓


Evet.


İşveren:


çalışandan tam emek bekliyorsa,


ücret ve hakları da adil biçimde vermelidir.


Çalışan:


tam ücret alıyorsa,


yükümlülüğünü bilinçli biçimde sürekli eksiltmemelidir.


Buradaki temel ilke iki yönlüdür:


Tam almak istiyorsan, tam vermeye de hazır olmalısın.


🔟 ⏰ Zaman Konusunda Da “Ölçüde Eksiltme” Olabilir mi ❓


Mecazi olarak evet.


Bir insan sürekli başkasının zamanını değersiz görebilir.


Kendi randevusuna geç kalınmasına kızar.


Ama kendisi başkalarını sürekli bekletebilir.


Kendi zamanı değerlidir.


Başkalarının zamanı sanki değersizdir.


Bu da aynı çifte standardın başka bir biçimidir.


Mutaffifîn’in terazisi sadece dükkânda değil:


hayatın birçok alanında


karşımıza çıkabilir.


1️⃣1️⃣ 🗣️ Saygı Konusunda Da Aynı Haksızlık Yapılabilir mi ❓


Evet.


Bir insan:


kendisine saygılı davranılmasını ister.


Ama başkalarına kaba davranabilir.


Kendisine hakaret edilmesini istemez.


Ama başkalarını küçümseyebilir.


Kendi onurunu korumak ister.


Ama karşısındakinin onurunu önemsemeyebilir.


Bu durumda da temel sorun aynıdır:


Kendim için tam, başkası için eksik.


1️⃣2️⃣ 🧠 İnsan Kendi Hatasına Neden Mazeret, Başkasının Hatasına Neden Hüküm Bulur ❓


Çünkü kendi davranışımızın arka planını biliriz.


“Yorgundum.”


“Zor durumdaydım.”


“Başka seçeneğim yoktu.”


deriz.


Başkasının davranışında ise çoğu zaman yalnızca sonucu görürüz.


Bu yüzden kendimize:


bağlam,


başkasına:


etiket


uygulayabiliriz.


Mutaffifîn’in ahlaki mantığı bu eğilimi de sorgulatır.


1️⃣3️⃣ ⚖️ Adalet Kendi Aleyhimize Olduğunda Da Adalet midir ❓


Asıl sınav tam burada başlar.


Kendi lehimize olan doğruyu kabul etmek kolaydır.


Fakat gerçek adalet:


kendi çıkarımıza ters düştüğünde de doğruyu kabul edebilmektir.


Bir hata bizden kaynaklanıyorsa bunu söyleyebilmek...


Borç bize aitse ödemek...


Haksızsak özür dilemek...


Bunlar ahlaki olgunluğun göstergeleridir.


1️⃣4️⃣ 🌍 Toplumlar Da Kendi Lehine Çifte Standart Uygulayabilir mi ❓


Evet.


Bu davranış yalnızca bireysel değildir.


Toplumlar, kurumlar ve devletler de:


kendilerine yapılınca haksızlık dedikleri şeyi,


başkasına yaptıklarında meşrulaştırabilirler.


Bu nedenle Mutaffifîn’in ilkeleri ekonomik hayatın ötesinde:


evrensel adalet düşüncesine


uzanabilecek kadar güçlüdür.


1️⃣5️⃣ 📱 Sosyal Medyada Çifte Standart Nasıl Görülür ❓


Bir insan kendisine yönelik ağır eleştiriyi:


“linç”


olarak görebilir.


Ama başkasına aynı şeyi yaptığında:


“eleştiri hakkım”


diyebilir.


Kendisinin özel hayatına müdahale edilmesini istemez.


Ama başkasının mahremiyetini rahatlıkla paylaşabilir.


Yani modern dünyanın terazileri fiziksel olmayabilir.


Ama:


iki farklı ölçü kullanma problemi


devam eder.


1️⃣6️⃣ 🪞 Bu Ayet Kendimizi Test Etmek İçin Nasıl Kullanılabilir ❓


Basit bir soru çok şey gösterebilir:


“Aynı şey bana yapılsaydı bunu adil bulur muydum?”


Eğer cevap:


“Hayır.”


ise,


başkasına yaptığımız davranışı tekrar düşünmek gerekir.


Bu soru insanın kendi lehine kurduğu mazeretleri kırabilen güçlü bir vicdan ölçüsüdür.


1️⃣7️⃣ 🌱 Çifte Standarttan Kurtulmak Mümkün müdür ❓


Tamamen kolay değildir.


Çünkü insan doğal olarak kendi çıkarına daha duyarlıdır.


Ama farkındalık geliştirilebilir.


Karar vermeden önce:


karşı tarafın yerine geçmek,


hakları açık biçimde belirlemek,


aynı kuralları herkese uygulamak


ve gerektiğinde kendi çıkarından vazgeçmek


bu konuda yardımcı olabilir.


Ahlaki olgunluk:


terazinin iki kefesine de aynı gözle bakabilmektir.


1️⃣8️⃣ 🔗 1. Ve 2. Ayetler Birlikte Nasıl Bir Karakter Analizi Yapar ❓


Birinci ayet:


“Eksiltenlerin vay hâline.”


der.


İkinci ayet:


“Onlar kendileri alırken tam alırlar.”


diye açıklar.


Yani sure önce davranışı mahkûm eder.


Sonra:


davranışın arkasındaki psikolojiyi


gösterir.


Sorun sadece:


eksik vermek değildir.


Sorun:


kendisine başka, başkasına başka ölçü uygulayan vicdandır.


1️⃣9️⃣ ✨ Mutaffifîn Suresi 2. Ayetin En Derin Mesajı Nedir ❓


Mutaffifîn Suresinin ikinci ayeti insanın ahlaki çelişkilerinden birini çok kısa bir görüntüyle açığa çıkarır:


Kendisi alırken tam istiyor.


Bu cümle çok basit görünür.


Fakat arkasında büyük bir insanlık problemi vardır.


Çünkü hepimiz kendi hakkımızı çok iyi biliriz.


Bir kuruş eksik olsa fark ederiz.


Bir söz tutulmasa hatırlarız.


Birine verdiğimiz emek karşılıksız kalsa üzülürüz.


Saygısızlığa uğrasak rahatsız oluruz.


Yani:


adaletin ne olduğunu kendi üzerimizde çok iyi anlayabiliriz.


Asıl sınav başkasına geldiğinde başlar.


Onun parasını da kendi paramız kadar değerli görüyor muyuz?


Onun zamanını da kendi zamanımız kadar önemli buluyor muyuz?


Onun emeğini de kendi emeğimiz kadar gerçek kabul ediyor muyuz?


Onun onuru da bizimki kadar korunmaya değer mi?


Mutaffifîn 2 bütün bu soruları bir terazinin içine sığdırır.


Ve bize gösterir ki:


ahlaksızlığın bazı biçimleri doğruyu bilmemekten değil, doğruyu yalnızca kendimiz için istemekten doğar.


İşte bu yüzden adalet:


“Benim hakkım nedir?”


sorusuyla tamamlanmaz.


Gerçek adalet şu ikinci soruyla başlar:


“Başkasının hakkını, kendi hakkımı koruduğum kadar koruyor muyum?”


“İnsan kendi hakkını ölçerken son derece hassas, başkasının hakkını verirken gevşek davranıyorsa sorun terazide değil vicdandadır. Mutaffifîn’in ikinci ayeti, gerçek adaletin kendimiz için istediğimiz ölçüyü başkası için de korumak olduğunu hatırlatır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt