📖 Müddessir Suresi 26. Ayette “Onu Sekar’a Sokacağım” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,925
2,724,945
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Müddessir Suresi 26. Ayette “Onu Sekar’a Sokacağım” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“İnsan hakikati küçümseyerek ondan kurtulduğunu sanabilir; fakat bilinçli biçimde söylenen her yalan, yapılan her haksızlık ve başkalarını yanlış yola sürükleyen her söz kendi sonucunu hazırlar. Sekar, insanın kaçtığı hakikatle artık kaçamayacağı biçimde karşılaşmasıdır.”
Ersan Karavelioğlu

Müddessir Suresi’nin yirmi altıncı ayetinde şöyle buyrulur:


“Onu Sekar’a sokacağım.”


Ayetin Arapçası:


سَأُصْلِيهِ سَقَرَ


Okunuşu:


“Seuslîhi sekar.”


Önceki ayetlerde kendisine geniş servet, evlatlar ve büyük imkânlar verilen bir kişinin Kur’an’a karşı tavrı anlatılmıştı. Bu kişi vahyin etkisini fark etmiş; fakat hakikati kabul etmek yerine uzun uzun düşünerek Kur’an’ı “büyü” ve “insan sözü” olarak nitelendirmişti.


Bu ayette ise onun bilinçli inkârının, kibrinin ve insanları hakikatten uzaklaştırma çabasının sonucu bildirilmektedir.


1️⃣ Sekar Ne Anlama Gelir ❓


Sekar, Kur’an’da cehennemin isimlerinden veya cehennemdeki ağır azap alanlarından biri olarak kullanılan bir kelimedir.


Kelime:


Yakıp kavuran, şiddetli sıcaklığıyla zarar veren ve insanı tüketen ateş


anlamlarıyla ilişkilendirilir.


Sekar sıradan bir dünya ateşi değildir. Ahirette kötülükte ısrar eden insanların karşılaşacağı ağır sonucu anlatır.


Bir sonraki ayetlerde Sekar’ın ne kadar dehşetli olduğu ayrıca açıklanacaktır.


2️⃣ “Onu Sekar’a Sokacağım” Ne Anlama Gelir ❓


Bu ifade, söz konusu kişinin cehennemin ağır azabına gireceğini bildiren kesin bir ilahi hükümdür.


Kişi dünyada:


Servetine, çocuklarına, toplumdaki makamına ve güçlü çevresine


güvenmiştir.


Ancak bunların hiçbiri onu ilahi adaletten kurtaramayacaktır.


Allah’ın:


“Onu Sekar’a sokacağım.”


buyurması, insanın dünyadaki gücünün ahirette hiçbir mutlak koruma sağlamayacağını gösterir.


3️⃣ Ayette Geçen “Seuslîhi” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayetteki “seuslîhi” kelimesi:


Onu ateşe sokacağım, ateşin sıcaklığını tattıracağım ve yakıcı azapla karşılaştıracağım


anlamlarını taşır.


Kelimenin başındaki gelecek zaman anlamı, bildirilen sonucun gerçekleşeceğini vurgular.


Bu yalnızca bir ihtimal veya belirsiz tehdit değildir.


Kişinin inkâr ve kötülükte ısrar etmesi hâlinde karşılaşacağı kesin sonuçtur.


4️⃣ Sekar Neden Özellikle Bu Kişiye Bildirilmiştir ❓


Söz konusu kişi yalnızca kendisi inanmamış değildir.


O, Kur’an’ın insanlar üzerindeki etkisini fark ettikten sonra başkalarını da ondan uzaklaştıracak bir suçlama üretmiştir.


Aklını ve toplumdaki nüfuzunu:


Hakikati araştırmak için değil, hakikati çarpıtmak ve toplumun gözünde değersizleştirmek için


kullanmıştır.


Bu nedenle sorumluluğu yalnızca kişisel inkârından ibaret değildir.


Onun yaydığı yalan, başka insanların da hakikate ulaşmasını engelleyebilecek bir etkiye sahiptir.


5️⃣ Ayetlerde Sözü Edilen Kişi Kimdir ❓


Klasik tefsirlerde bu ayetlerin özellikle Velîd bin Muğîre hakkında indirildiği belirtilir.


Velîd bin Muğîre, Mekke’nin zengin, güçlü ve etkili kişilerinden biriydi.


Kur’an’ı dinlediğinde onun sıradan bir söz olmadığını fark ettiği; fakat toplumdaki makamını ve çıkarlarını korumak için onu reddettiği aktarılır.


Kur’an’a:


“Başkalarından aktarılan bir büyüdür.”


ve:


“Yalnızca bir insan sözüdür.”


demesi, bilinçli inkârının açık ifadesi olmuştur.


6️⃣ Bir İnsanın İnkârı Neden Bu Kadar Ağır Bir Sonuç Doğurur ❓


Burada eleştirilen inkâr, basit bir bilgisizlik veya samimi bir şüphe değildir.


Kişi:


Düşünmüş, gerçeğin etkisini fark etmiş, çıkarlarıyla karşılaştırmış ve ardından onu çarpıtmaya karar vermiştir.


Üstelik başkalarının da Kur’an’ı dinlememesi için etkili bir propaganda sözü hazırlamıştır.


Dolayısıyla cezaya sebep olan yalnızca zihinsel bir kanaat değil; kibir, yalan, haksızlık ve insanları bilinçli biçimde yanıltma tavrıdır.


7️⃣ Sekar İlahi İntikam mı, İlahi Adalet mi İfade Eder ❓


Sekar keyfî bir öfkenin sonucu değildir.


Kur’an’ın genel anlatımında insan:


Uyarılır, düşünmeye çağrılır, doğru ile yanlış kendisine açıklanır ve tövbe etmesi için zaman verilir.


Kişi bütün bu fırsatlara rağmen kötülüğünde bilinçli biçimde ısrar ederse yaptıklarının sonucuyla karşılaşır.


Bu nedenle Sekar, ölçüsüz bir intikamdan çok ilahi adaletin ve insanın tercihlerinin karşılığının ifadesidir.


8️⃣ Allah’ın Merhameti İle Cehennem Nasıl Birlikte Anlaşılır ❓


Allah’ın merhameti, kötülüğün ve zulmün hiçbir karşılık görmemesi anlamına gelmez.


Bir zalimin yaptığı her şeyin cezasız kalması, mağdur edilen insanlara karşı adaletsizlik olurdu.


Allah’ın merhameti:


İnsanlara uyarı göndermesinde, tövbe kapısını açık tutmasında, iyilikleri karşılıksız bırakmamasında ve değişme fırsatı vermesinde


görülür.


Cehennem ise bu fırsatları bilinçli biçimde reddeden ve kötülükte ısrar eden kişinin adaletle karşılaşmasıdır.


9️⃣ Sekar Dünyadaki Ateşe Benzer mi ❓


Kur’an cehennem azabını insanların anlayabileceği ateş, yakıcılık ve susuzluk gibi kavramlarla anlatır.


Ancak ahiret hayatının gerçekliği dünya şartlarıyla tamamen aynı olmak zorunda değildir.


Sekar’ın mahiyetini bütünüyle bilmek insan için mümkün değildir.


Ayetin temel amacı fiziksel ayrıntıların tamamını açıklamak değil:


İnsanı kötülüğünün ağır sonuçları konusunda uyarmaktır.


Dünya ateşi bile insan için dayanılmazken Sekar’ın çok daha ağır olduğu vurgulanır.


🔟 Sekar Yalnızca Bedeni mi Yakacaktır ❓


Kur’an’daki cehennem anlatımları bedensel azabın yanında ruhsal pişmanlığı ve kaybı da düşündürür.


İnsan orada:


Hakikati reddettiğini, kendisine verilen fırsatları boşa harcadığını ve geri dönemeyeceğini


fark edecektir.


Bu pişmanlık da başlı başına ağır bir acıdır.


Sekar yalnızca dışarıdan gelen ateşi değil, insanın kendi tercihlerinin gerçeğiyle karşılaşmasının oluşturduğu derin manevi sıkıntıyı da hatırlatır.


1️⃣1️⃣ İnsan Kendi Sekar’ını Hazırlayabilir mi ❓


Ahiretteki Sekar Allah’ın hükmüdür. Ancak insan o sonuca götüren yolu kendi seçimleriyle hazırlayabilir.


Her bilinçli yalan, her haksızlık ve her kibirli direniş insanın yönünü belirler.


Bir davranış tekrarlandıkça alışkanlığa, alışkanlık ise karaktere dönüşebilir.


İnsan:


Vicdanını susturdukça, hakikatten uzaklaştıkça ve yanlışını savundukça


kendi sorumluluğunu ağırlaştırır.


Bu anlamda insan cezasını keyfî biçimde değil, kendi tercihlerinin ahlaki sonucu olarak karşısında bulur.


1️⃣2️⃣ İnsanları Yanıltmanın Sorumluluğu Neden Daha Ağırdır ❓


Bir insan yalnızca kendi yanlışından sorumlu olabilir.


Fakat başkalarını da yanlış yönlendirdiğinde davranışının etkisi büyür.


Yalan bir bilgi yayan kişi:


İnsanların kararlarını, inançlarını, ilişkilerini ve hayatlarını


olumsuz etkileyebilir.


Onun sözü başka kişiler tarafından tekrar edilirse kötülüğün etkisi yıllarca devam edebilir.


Velîd bin Muğîre’nin tavrı da kişisel inkârı toplumsal bir engelleme hareketine dönüştürdüğü için ağır biçimde eleştirilmiştir.


1️⃣3️⃣ Servet İnsanı Sekar’dan Kurtarabilir mi ❓


Önceki ayetlerde söz konusu kişiye geniş servet verildiği bildirilmiştir.


Fakat serveti onu ilahi hükümden koruyamamıştır.


Dünya hayatında para:


Konfor, güvenlik, tedavi, itibar ve güçlü bağlantılar


sağlayabilir.


Ancak ölüm ve hesap karşısında bunların mutlak gücü yoktur.


Ahirette insanın yanında malının miktarı değil, onu hangi yolla kazandığı ve nasıl kullandığı bulunacaktır.


1️⃣4️⃣ Çocuklar Ve Güçlü Çevre İnsanı Kurtarabilir mi ❓


Söz konusu kişiye yanında bulunan oğullar da verilmişti.


Bu evlatlar dünyada onun toplumsal gücünü ve güven duygusunu artırmış olabilir.


Fakat hesap gününde hiç kimse başkasının sorumluluğunu üstlenemez.


Aile, kabile ve dost çevresi:


İnsanın bilinçli kötülüğünü doğruya çeviremez ve ilahi adaleti engelleyemez.


İnsan dünyada kalabalıkların içinde güçlü görünebilir; fakat hesap verirken kendi tercihleriyle baş başa kalır.


1️⃣5️⃣ Tövbe Eden İnsan Sekar’dan Kurtulabilir mi ❓


İnsan dünya hayatında bulunduğu sürece tövbe ve dönüş kapısı açıktır.


Samimi tövbe:


Yanlışı kabul etmeyi, pişman olmayı, kötülüğü bırakmayı ve mümkünse verilen zararı telafi etmeyi


gerektirir.


Yalnızca dil ile:


“Pişmanım.”


demek yeterli değildir.


İnsan başkalarına iftira attıysa gerçeği açıklamalı, hak yediyse hakkı geri vermeli ve yanlış yönlendirdiği kişileri düzeltmeye çalışmalıdır.


Gerçek tövbe, insanın yönünü değiştirmesidir.


1️⃣6️⃣ Cehennem Uyarıları İnsanı Korkuyla Yönetmek İçin midir ❓


Cehennem ayetlerinde elbette korkutucu bir uyarı vardır.


Ancak amaç insanı anlamsız bir dehşet içinde bırakmak değildir.


Bir tehlikeyi önceden haber vermek:


İnsanın ondan korunabilmesi için bir fırsat sunmaktır.


Kur’an yalnızca cehennemi anlatmaz; tövbe, bağışlanma, merhamet, iyilik ve cennetten de söz eder.


Korku insanı umutsuzluğa değil, sorumluluğa ve değişime yönelttiğinde anlamlıdır.


1️⃣7️⃣ Günümüz İnsanına Sekar Uyarısı Ne Söyler ❓


Günümüzde insanlar geniş kitleleri medya, siyaset, reklam ve sosyal ağlar aracılığıyla etkileyebilir.


Bir kişinin hazırladığı yanlış bilgi milyonlarca insana ulaşabilir.


İnsan:


Kendi çıkarını korumak için hakikati çarpıtabilir, masum kişileri suçlayabilir veya toplumsal nefreti körükleyebilir.


Ayet, sözün ve bilginin gücünü kullanan herkese ağır bir sorumluluk yükler.


Etkisi büyük olan kişinin hesabı da etkisi ölçüsünde büyüyebilir.


1️⃣8️⃣ Ayetin En Derin Anlamı Nedir ❓


Ayetin en derin anlamı, hakikati bilinçli biçimde çarpıtmanın sonuçsuz kalmayacağını göstermesidir.


Söz konusu kişi önce nimete kavuşmuş, ardından bu nimetlerle kibirlenmiş ve Kur’an’a karşı hesaplı bir propaganda üretmiştir.


Sekar onun:


Bilgisizliğinin değil, bildiği gerçeğe karşı ahlaki direnişinin


sonucudur.


Ayet insana, aklın ve sözün nötr olmadığını hatırlatır.


İnsan bu yeteneklerini hakikati açıklamak için de gizlemek için de kullanabilir.


1️⃣9️⃣ Sonuç: Hakikati Çarpıtmanın Ağır Bir Karşılığı Vardır​


Müddessir Suresi’nin yirmi altıncı ayeti, Kur’an’ı bilinçli biçimde insan sözü ve büyü olarak nitelendiren kişi hakkında şöyle buyurur:


“Onu Sekar’a sokacağım.”


Bu hüküm, bir insanın yalnızca soru sorması veya şüphe duyması nedeniyle verilmiş değildir.


Söz konusu kişi:


Hakikatin etkisini fark etmiş, çıkarları uğruna onu reddetmiş, insanları yanıltacak bir suçlama hazırlamış ve toplumdaki gücünü bu yalanı yaymak için kullanmıştır.


Ayet bugünün insanına şu soruları yöneltir:


Bildiğim gerçeği çıkarlarım için gizliyor muyum?


Başkalarını etkileyebilecek bir yalanı bilinçli biçimde yayıyor muyum?


Servetime, çevreme ve makamıma güvenerek hesap vermeyeceğimi mi sanıyorum?


Yanlışımı kabul etmek yerine onu savunmak için yeni iftiralar mı üretiyorum?


Tövbe etmem ve düzeltmem gereken hangi davranışları sürekli erteliyorum?



Sekar, insanın kötülüğünün önemsiz olmadığını ve adaletin sonunda mutlaka gerçekleşeceğini bildirir.


Fakat bu uyarı aynı zamanda insan henüz hayattayken yönünü değiştirebilsin diye yapılmıştır.


İnsan Sekar’ın ne olduğunu yalnızca merak etmekle yetinmemeli; kendisini oraya götürebilecek kibir, yalan, zulüm ve bilinçli inkârdan uzak durmalıdır.


“Sekar’a götüren yol bir anda başlamaz; insanın bildiği gerçeği her çarpıtışında, vicdanını her susturuşunda ve başkalarını her bilinçli yanıltışında biraz daha belirginleşir. Kurtuluş, yolun sonunu beklemeden yönünü değiştirebilmektir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt