Kıyamet Suresi 36. Ayette “İnsan Kendisinin Başıboş Bırakılacağını mı Sanır” Sorusu Ne Anlama Gelir
“İnsan başıboş değildir; çünkü kendisine akıl, irade, vicdan ve hayat verilmiştir. Özgürlük, hiçbir sonuçla karşılaşmadan yaşamak değil; yaptığı tercihlerin sorumluluğunu taşıyabilmektir.”
Ersan Karavelioğlu
“İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır?”
Kıyamet Suresi 36. Ayet
“İnsan Kendisinin Başıboş Bırakılacağını mı Sanır” İfadesi Ne Anlama Gelir
Bu ayet, insanın yaratıldıktan sonra hiçbir amaç, sorumluluk ve hesap olmadan kendi hâline bırakılacağını düşünmesini sorgular.
İnsan dünyaya gelmiş, yaşamış, istediği gibi davranmış ve sonunda hiçbir şey olmamış gibi yokluğa karışmış değildir.
Ayet insana şu temel soruyu yöneltir:
“Sana verilen hayatın, aklın, iradenin ve imkânların hiçbir anlamı ve hesabı bulunmadığını mı düşünüyorsun?”
İnsan başıboş değildir; çünkü:
Ayette Geçen “Südâ” Kelimesi Ne Anlama Gelir
Ayette kullanılan “südâ” kelimesi; başıboş, sahipsiz, amaçsız, emirsiz ve sorumluluktan uzak bırakılmış anlamlarına gelir.
Bu kelime, bir insanın:
yaşayacağını sanmasını ifade eder.
Ayet bu düşünceyi reddeder.
İnsan özgürdür; fakat sorumsuz değildir. Seçim yapabilir; fakat seçimlerinin sonuçlarından kaçamaz.
İnsan Neden Başıboş Bırakılmadığını Düşünmelidir
İnsan, diğer varlıklardan farklı olarak kendisini ve hayatın anlamını sorgulayabilen bir bilince sahiptir.
İnsana:
verilmiştir.
Bu kadar büyük yeteneklerin hiçbir amaç olmadan verilmiş olduğunu düşünmek, insan hayatının taşıdığı anlamı küçültür.
İnsanın iyilik ile kötülük arasında seçim yapabilmesi, onun ahlaki sorumluluk taşıdığını gösterir.
Başıboş Bırakılmamak Özgürlüğün Olmadığı Anlamına mı Gelir
Hayır. Başıboş bırakılmamak, insanın iradesiz bir varlık olduğu anlamına gelmez.
İnsan:
Doğruyu veya yanlışı seçebilir.
İman edebilir veya reddedebilir.
İyilik yapabilir veya kötülüğe yönelebilir.
Tövbe edebilir veya yanlışında ısrar edebilir.
Ancak özgür seçim, sonuçsuz seçim değildir.
Bir insan istediği kararı verebilir; fakat verdiği kararın kendisi ve başkaları üzerindeki sonuçlarını da taşır.
Gerçek özgürlük, sorumluluktan kaçmak değil; bilinçli tercihler yapabilmektir.
İnsan Hangi Sorumluluklarla Yaratılmıştır
İnsanın sorumlulukları yalnızca ibadetlerle sınırlı değildir.
İnsan:
sorumluluğu taşır.
İnsan yalnızca kendisi için yaşamaz. Davranışları ailesini, toplumunu, doğayı ve gelecek nesilleri etkileyebilir.
Bu nedenle insanın hayatı yalnızca kişisel arzularından ibaret görülemez.
Allah İnsanı Neden İmtihan Etmektedir
İmtihan, Allah’ın insan hakkında bilmediği bir şeyi öğrenmesi için değildir. Allah insanın bütün niyetlerini ve yapacaklarını bilir.
İmtihanın anlamı, insanın tercihlerini fiilen ortaya koymasıdır.
İnsan:
Böylece insanın yalnızca ne söylediği değil, nasıl yaşadığı da ortaya çıkar.
Hayatın Bir Amacı Olması Ne Anlama Gelir
Hayatın amacı yalnızca doğmak, büyümek, tüketmek, çoğalmak ve ölmek değildir.
İnsan:
için sorumluluk taşır.
Hayatın amacı, dünyadaki bütün güzelliklerden uzaklaşmak değil; onları doğru ölçüyle ve sorumlulukla yaşamaktır.
İnsan Hesaba Çekilmeyecek Olsaydı Ne Olurdu
Eğer insan hiçbir zaman hesap vermeyecek olsaydı dünyada karşılıksız kalan birçok büyük haksızlık cevapsız kalırdı.
Bazı zalimler ceza görmeden ölebilir.
Bazı mazlumlar haklarını alamadan dünyadan ayrılabilir.
Gizli iyilikler bilinmeyebilir.
Gizli kötülükler ortaya çıkmayabilir.
Ahiret ve hesap inancı, dünyada tamamlanmayan adaletin ilahi huzurda tamamlanacağını bildirir.
Bu nedenle hesap günü yalnızca korkunun değil, mazlumlar için adalet ümidinin de ifadesidir.
İnsan Yaptıklarının Karşılığını Neden Görmelidir
Sorumluluk, tercihin gerçek bir anlam taşımasını sağlar.
İyilik ile kötülüğün hiçbir farkı ve sonucu bulunmasaydı ahlaki seçimlerin değeri zayıflardı.
İnsan:
Bir yetimi korumakla onu ezmenin,
doğru söylemekle yalan söylemenin,
adaletli olmakla zulmetmenin,
emaneti korumakla ona ihanet etmenin
aynı olmadığını bilir.
Ayet, insanın ahlaki sezgisini güçlendirir:
İyilik ve kötülük sonuçsuz kalmayacaktır.
İnsan Kendisini Neden Bağımsız Ve Hesapsız Görmek İster
İnsan sorumluluk taşımadan özgür olmak isteyebilir.
Çünkü hesap düşüncesi:
gerektirir.
İnsan hayatını değiştirmek istemediğinde başıboş olduğunu düşünmeyi daha rahat bulabilir.
Böylece istediği gibi yaşayabileceğini ve hiçbir nihai sonuçla karşılaşmayacağını sanabilir.

Başıboşluk Düşüncesi Ahlakı Nasıl Etkileyebilir
İnsan hiçbir nihai sorumluluk taşımadığına inanırsa ahlakını yalnızca çıkarına göre şekillendirme tehlikesi yaşayabilir.
Şöyle düşünebilir:
“Yakalanmadığım sürece sorun yok.”
“Gücüm yetiyorsa yapabilirim.”
“Herkes böyle davranıyor.”
“Sonuçta herkes ölecek.”
Bu anlayışta doğru ile yanlış, kalıcı ilkeler olmaktan çıkar ve kişisel çıkara göre değişebilir.
Ayet ise insanın görünmeyen yerde de sorumluluk taşıdığını bildirir.

İnsan Yalnızca Allah’a Karşı mı Sorumludur
İnsan nihai olarak Allah’a karşı sorumludur; fakat bu sorumluluk yaratılmışlarla ilişkilerini de kapsar.
Allah’ın huzurunda insan:
hesaba çekilebilir.
Allah’a kulluk, insanlara karşı sorumsuz davranmak değildir.
Namaz kılan fakat başkalarına zulmeden kişi, kulluğunun ahlaki yönünü eksik bırakmış olur.

Kul Hakkı Başıboş Bırakılmamanın En Açık Örneklerinden Biri midir
Evet. Kul hakkı, insan davranışlarının sonuçsuz kalmadığını gösteren en önemli sorumluluk alanlarından biridir.
İnsan:
Dünyada bunların bir bölümünden kaçabilir. Fakat Allah’ın bilgisinden ve adaletinden kaçamaz.
İnsan başıboş olmadığı için başkalarına yaşattıklarının da hesabını taşır.

İnsan Vücudu Ve Hayatı Kendisine Ait Sınırsız Bir Mülk müdür
İslam anlayışında insanın bedeni ve hayatı kendisine verilmiş bir emanettir.
İnsan bedenini:
İnsan bedeni üzerinde karar yetkisine sahip olsa da onu mutlak ve sınırsız bir mülk gibi görmemelidir.
Hayat yalnızca tüketilecek bir fırsat değil, sorumlulukla değerlendirilecek bir emanettir.

İnsan Başına Gelen Her Şeyden Sorumlu mudur
Hayır. İnsan iradesi dışında gerçekleşen olaylardan aynı biçimde sorumlu tutulmaz.
Kişi:
Doğduğu aileyi,
bedensel özelliklerini,
başına gelen birçok hastalığı,
doğal afetleri,
başkalarının kendisine yaptığı haksızlıkları
kendisi seçmemiş olabilir.
İnsanın sorumluluğu, kontrol edemediği olaylardan çok; elindeki imkânlarla yaptığı bilinçli tercihlerle ilgilidir.
Allah herkesin şartını, gücünü, bilgisini ve niyetini eksiksiz bilir.

Ayet Günümüz İnsanına Ne Söyler
Günümüz kültüründe insanın istediği her şeyi yapmasının özgürlük olduğu sıkça savunulabilir.
Fakat her arzuya uymak gerçek özgürlük olmayabilir.
İnsan:
Ayet modern insana şu soruyu yöneltir:
“Yapabiliyor olman, yaptığının doğru ve hesapsız olduğu anlamına mı gelir?”
Teknolojik güç arttıkça ahlaki sorumluluk da artar.

İnsan Bu Ayeti Okuduğunda Kendisine Ne Sormalıdır
Ayet insanı hayatının amacı ve sorumlulukları üzerinde düşünmeye çağırır.
İnsan kendisine şu soruları sorabilir:
“Hayatımı yalnızca kendim için mi yaşıyorum?”
“Bana verilen imkânları nasıl kullanıyorum?”
“Üzerimde kimin hakkı bulunuyor?”
“Kimse görmediğinde nasıl davranıyorum?”
“Özgürlüğümü başkalarına zarar vermek için kullanıyor muyum?”
“Rabbimin huzurunda hangi tercihimin hesabından korkarım?”
Bu sorular insanı umutsuzluğa değil, bilinçli ve sorumlu yaşamaya yöneltmelidir.

Ayetin En Derin Mesajı Nedir
Ayetin en derin mesajı, insan hayatının rastgele, değersiz ve sonuçsuz olmadığını bildirmesidir.
İnsan:
Bir amaçla yaratılmış,
akıl ve iradeyle donatılmış,
doğru yol kendisine gösterilmiş,
tercih yapabilecek bir alana bırakılmış
ve sonunda hesapla karşılaşacak bir varlıktır.
Başıboş bırakılmamak insanın değersizliğini değil, tam tersine büyük bir değer ve sorumluluk taşıdığını gösterir.
Sorumluluk yalnızca yük değildir; insanın seçimlerinin gerçek anlam taşıdığının kanıtıdır.

Sonuç: “İnsan Kendisinin Başıboş Bırakılacağını mı Sanır” Sorusu İnsana Ne Öğretir
Kıyamet Suresi’nin otuz altıncı ayeti, insanın amaçsız, sahipsiz ve hesapsız bırakılacağı düşüncesini kesin biçimde sorgular.
İnsan:
Yaratılmış,
akıl ve vicdanla donatılmış,
özgür seçim yapabilen,
doğru ile yanlış kendisine gösterilen
ve yaptıklarından sorumlu tutulan
bir varlıktır.
Başıboş bırakılmamak, insanın özgürlüğünün bulunmadığı anlamına gelmez. Tam tersine özgürlüğün gerçek bir anlam taşıdığını gösterir.
İnsan seçim yapar; fakat tercihlerinin sonuçlarını da üstlenir.
Ayet dünyada cezasız kalan zulümlerin, karşılıksız görünen iyiliklerin ve unutulduğu sanılan kul haklarının nihai hesapta ortaya çıkacağını bildirir.
İnsan kendisine verilen:
Zamanı,
bedeni,
serveti,
bilgiyi,
gücü,
makamı
ve ilişkileri
nasıl kullandığından sorumludur.
Bu ayetin amacı insanı sürekli korku içinde yaşatmak değil, hayatını bilinçsiz ve sorumsuz biçimde tüketmesini engellemektir.
İnsan başıboş değildir; çünkü hayatı anlamsız değildir. Her seçiminin, söylediği sözün, yaptığı iyiliğin ve işlediği haksızlığın bir değeri ve sonucu vardır. İnsanın büyüklüğü dilediğini yapabilmesinde değil, doğru olanı özgür iradesiyle seçip sorumluluğunu taşıyabilmesindedir.
“Başıboş olmadığını bilmek insanı küçültmez; hayatına anlam kazandırır. Çünkü sorumluluk varsa iyilik değerlidir, adalet gereklidir ve insanın yaptığı hiçbir güzel davranış sonsuzluk içinde kaybolmaz.”
Ersan Karavelioğlu