📖 Hadîd Suresi 27. Ayette Hz. İsa’nın Gönderilmesi, Ona Uyanların Kalplerine Şefkat Ve Merhamet Konulması, Ruhbanlığın Sonradan Ortaya Çıkması

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,582
2,724,936
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Hadîd Suresi 27. Ayette Hz. İsa’nın Gönderilmesi, Ona Uyanların Kalplerine Şefkat Ve Merhamet Konulması, Ruhbanlığın Sonradan Ortaya Çıkması Ne Anlama Gelir ❓


“Merhamet, Allah’ın kalplere yerleştirdiği en büyük nimetlerden biridir. Ancak en güzel niyet bile vahyin ölçüsünden uzaklaşırsa zamanla insan eliyle değişebilir.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ Hadîd Suresi 27. Ayetin Arapça Yazılışı​


ثُمَّ قَفَّيْنَا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ بِرُسُلِنَا وَقَفَّيْنَا بِع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَ وَاٰتَيْنَاهُ الْاِنْج۪يلَۙ وَجَعَلْنَا ف۪ي قُلُوبِ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُ رَأْفَةً وَرَحْمَةًۚ وَرَهْبَانِيَّةً ابْتَدَعُوهَا مَا كَتَبْنَاهَا عَلَيْهِمْ اِلَّا ابْتِغَٓاءَ رِضْوَانِ اللّٰهِ فَمَا رَعَوْهَا حَقَّ رِعَايَتِهَاۚ فَاٰتَيْنَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْهُمْ اَجْرَهُمْۚ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ


Okunuşu:


Sümme kaffeynâ alâ âsârihim bi rusülinâ ve kaffeynâ bi Îsebni Meryem ve âteynâhül İncîl. Ve cealnâ fî kulûbillezînettebeûhû ra'feten ve rahmeh. Ve rahbâniyyetenibtedaûhâ mâ ketebnâhâ aleyhim illâbtigâe rıdvânillâhi femâ reavhâ hakka riâyetihâ. Fe âteynellezîne âmenû minhüm ecrahum ve kesîrun minhüm fâsikûn.



2️⃣ Hadîd Suresi 27. Ayetin Meali​


“Sonra onların izleri üzerine peygamberlerimizi peş peşe gönderdik. Arkalarından da Meryem oğlu İsa’yı gönderdik ve ona İncil’i verdik. Ona uyanların kalplerine şefkat ve merhamet yerleştirdik. Ruhbanlığı ise kendileri ortaya çıkardılar. Biz onu onlara farz kılmamıştık. Onlar bunu yalnızca Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla yaptılar; fakat ona da gereği gibi uymadılar. İçlerinden iman edenlere mükâfatlarını verdik. Fakat onların çoğu yoldan çıkmıştır.”


Bu ayet, Hz. İsa'nın gönderilişini, İncil'in verilmesini, gerçek müminlerin güzel ahlakını ve zamanla din adına ortaya çıkan bazı uygulamaları birlikte değerlendirmektedir.


3️⃣ Hz. İsa’nın Gönderilişi Ne Anlama Gelir ❓


Hz. İsa, Allah’ın insanlara gönderdiği büyük peygamberlerden biridir.


O, Hz. Musa’dan sonra İsrailoğullarına gönderilmiş ve insanları yeniden Allah’ın birliğine, ahlaka ve samimi kulluğa çağırmıştır.


Kur’an, Hz. İsa’yı ilahlaştırmaz; onu Allah’ın seçkin elçilerinden biri olarak tanıtır.


Onun görevi insanları kendisine değil, Allah’a yöneltmektir.


4️⃣ İncil’in Verilmesi Ne Anlama Gelir ❓


İncil, Allah tarafından Hz. İsa’ya vahyedilen ilahî kitaptır.


İnsanlara:


Tevhidi,


Merhameti,


Affediciliği,


İbadeti,


Ahlakı ve Allah’a bağlılığı öğretmek için gönderilmiştir.


Kur’an’a göre İncil de diğer ilahî kitaplar gibi insanlara rehber olması amacıyla indirilmiştir.


5️⃣ “Kalplerine Şefkat Ve Merhamet Yerleştirdik” Ne Demektir ❓


Allah, Hz. İsa’ya samimiyetle uyan müminlerin kalplerine özel bir yumuşaklık vermiştir.


Şefkat; insanların acısını hissedebilmek,


Merhamet ise o acıyı gidermek için çaba göstermektir.


Gerçek iman kalbi sertleştirmez; aksine daha duyarlı, daha affedici ve daha yardımsever hâle getirir.


6️⃣ Şefkat Ve Merhamet Arasındaki Fark Nedir ❓


Şefkat, başkasının acısını kalpte hissedebilme yeteneğidir.


Merhamet ise bu hissin davranışa dönüşmesidir.


Bir insan üzülene üzülüyor ama hiçbir yardımda bulunmuyorsa şefkat hissedebilir.


Fakat yardım etmek için harekete geçtiğinde merhamet ortaya çıkar.


Kur’an, bu iki güzel ahlakı birlikte zikrederek imanın hem kalpte hem davranışta görülmesi gerektiğini öğretir.


7️⃣ Ruhbanlık Nedir ❓


Ruhbanlık; dünya hayatından büyük ölçüde uzaklaşıp ibadete yönelmeyi esas alan dinî yaşam biçimidir.


Bazı kişiler evlenmemeyi, toplumdan çekilmeyi ve kendilerini tamamen ibadete vermeyi tercih etmişlerdir.


Kur’an, bu uygulamanın Allah tarafından farz kılınmadığını açıkça bildirir.


8️⃣ Ruhbanlık Allah Tarafından Emredilmiş Midir ❓


Hayır.


Ayette açıkça:


“Biz onu onlara yazmadık.”


buyurulmaktadır.


Yani Allah böyle bir ibadet şeklini zorunlu kılmamıştır.


Bu uygulama insanların kendi tercihleriyle ortaya çıkmıştır.


Dolayısıyla din adına yapılan her uygulama ilahî emir anlamına gelmez.


9️⃣ İnsanlar Ruhbanlığı Neden Ortaya Çıkardı ❓


Ayete göre amaçlarının önemli bir kısmı Allah’ın rızasını kazanmaktı.


Yani başlangıç niyetleri samimi olabilir.


Dünyanın kötülüklerinden uzak durmak,


Daha fazla ibadet etmek,


Nefsi terbiye etmek istemiş olabilirler.


Fakat iyi niyet, her uygulamanın doğru olduğu anlamına gelmez.


İbadetin şekli vahyin ölçüsüne uygun olmalıdır.


🔟 “Ona Gereği Gibi Uymadılar” Ne Anlama Gelir ❓


Kur’an, ortaya çıkardıkları ruhbanlık uygulamasını bile gereği gibi sürdüremediklerini bildirir.


Bazıları verdikleri sözleri tutmamış,


Bazıları dini zorlaştırmış,


Bazıları ise zamanla özünden uzaklaşmıştır.


İnsan kendi koyduğu kuralları bile sürdüremeyebilir.


Bu nedenle din, insanların değil Allah’ın belirlediği ölçülere dayanmalıdır.


1️⃣1️⃣ İyi Niyet Tek Başına Yeterli Midir ❓


Hayır.


İyi niyet çok değerlidir; ancak doğru bilgiyle birleşmelidir.


İnsan:


Samimi olabilir,


Fedakâr olabilir,


Çok ibadet edebilir.


Fakat yaptığı şey vahyin ölçüsüne aykırıysa hata yapabilir.


Kur’an, niyet ile doğru yöntemin birlikte bulunmasını ister.


1️⃣2️⃣ Din Adına Sonradan Ortaya Çıkan Uygulamalar Nasıl Değerlendirilmelidir ❓


Bu ayet önemli bir ilke öğretir.


Bir uygulamanın eski olması veya birçok kişi tarafından yapılması onun doğru olduğunu göstermeyebilir.


Önemli olan:


Kur’an’a,


Peygamberlerin öğretilerine,


İlahi ölçülere uygun olup olmadığıdır.


Din, insan geleneklerinden değil vahiyden öğrenilmelidir.


1️⃣3️⃣ İslam’da Ruhbanlık Var Mıdır ❓


İslam’da zorunlu ruhbanlık anlayışı yoktur.


İnsan:


Evlenebilir,


Çalışabilir,


Ticaret yapabilir,


Aile kurabilir,


Toplum içinde yaşayabilir.


Bütün bunları yaparken Allah’a kulluğunu sürdürebilir.


İslam, dünya ile ahiret arasında dengeli bir hayat önerir.


1️⃣4️⃣ Dünya Hayatı Terk Edilmeli Midir ❓


Hayır.


Kur’an dünya nimetlerinden helal olanları yasaklamaz.


Asıl amaç dünyanın kölesi olmamaktır.


İnsan çalışmalı,


Üretmeli,


Ailesine bakmalı,


Topluma faydalı olmalı,


Fakat bütün bunları Allah’ı unutmadan yapmalıdır.


Dünya araçtır; amaç değildir.


1️⃣5️⃣ Gerçek Takva Nasıl Yaşanır ❓


Takva yalnızca inzivaya çekilmek değildir.


Doğru ticaret yapmak,


Kul hakkından kaçınmak,


Aile sorumluluklarını yerine getirmek,


Sabırlı olmak,


Merhametli davranmak,


Helal kazanç elde etmek de takvanın parçalarıdır.


Allah’ın istediği kulluk, hayatın her alanına yayılan bilinçli bir yaşamdır.


1️⃣6️⃣ Ayette Kimler Övülmektedir ❓


Kur’an bütün bir topluluğu tek kalıpta değerlendirmez.


Hz. İsa’ya gerçekten iman eden, samimi kalan ve Allah’ın rızasını arayan kişiler övülmektedir.


Allah onların mükâfatlarını verdiğini bildirmektedir.


Bu durum Kur’an’ın adaletini gösterir.


İnsanlar topluca değil, kendi iman ve amellerine göre değerlendirilir.


1️⃣7️⃣ “Çoğu Fâsıktır” İfadesi Ne Anlatır ❓


Fâsık; Allah’ın koyduğu sınırları aşan kişidir.


Ayet, her toplulukta olduğu gibi burada da hakka bağlı kalanlarla yoldan çıkanların bulunduğunu bildirir.


Çoğunluğun yanlış yapabilmesi mümkündür.


Bu nedenle insan, toplumun genel gidişine değil vahyin rehberliğine uymalıdır.


1️⃣8️⃣ Bu Ayet Günümüz İnsanına Ne Söyler ❓


Bugün de insanlar bazen din adına Allah’ın emretmediği yükleri kendilerine veya başkalarına yükleyebilir.


Kimi zaman dini zorlaştırabilir,


Kimi zaman gelenekleri dinin yerine koyabilir,


Kimi zaman da şekli özün önüne geçirebilir.


Hadîd Suresi'nin 27. ayeti, samimi niyet kadar doğru ölçünün de gerekli olduğunu öğretir.


Gerçek kulluk, Allah’ın istediğini yapmak; Allah’ın istemediğini din hâline getirmemektir.


1️⃣9️⃣ Sonuç Olarak Hadîd Suresi 27. Ayet Ne Anlatır ❓


Hadîd Suresi'nin 27. ayeti, Hz. İsa'nın Allah tarafından peygamber olarak gönderildiğini ve kendisine İncil'in verildiğini bildirir.


Hz. İsa'ya samimiyetle uyanların kalplerine Allah tarafından şefkat ve merhamet yerleştirilmiştir.


Bu, gerçek imanın insanı daha yumuşak, daha adil ve daha yardımsever hâle getirdiğini gösterir.


Ayet aynı zamanda ruhbanlığın Allah tarafından emredilmediğini, insanların bunu kendi istekleriyle ortaya çıkardıklarını ifade eder.


Başlangıçtaki iyi niyetlerine rağmen bu uygulamayı gereği gibi sürdürememişlerdir.


Kur'an böylece önemli bir ilke ortaya koymaktadır:


İbadette samimiyet kadar, Allah'ın belirlediği ölçülere bağlılık da gereklidir.


İnsan dini kendi arzularına göre artırıp eksiltmemeli; vahyin gösterdiği dengeyi korumalıdır.


“Allah'ın razı olduğu kulluk, insanın kendi koyduğu ağır kurallarla değil; vahyin gösterdiği hikmetli dengeyle yaşanır. Merhamet ise bu dengenin kalpte açan en güzel meyvesidir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt