📖 Beled Suresi 8. Ayette “Biz Ona İki Göz Vermedik mi” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Görme Nimeti, Algı, Bilinç, Sorumluluk, Hakikati Görmek, Şükür

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,450
2,724,955
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Beled Suresi 8. Ayette “Biz Ona İki Göz Vermedik mi” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Görme Nimeti, Algı, Bilinç, Sorumluluk, Hakikati Görmek, Şükür Ve İnsanın Kendisine Verilen İmkânları Kullanması Açısından Nasıl Anlaşılmalıdır ❓


“Göz yalnız dünyayı görmek için verilmiş bir organ değildir; gördüğümüz şey karşısında ne yaptığımızı da sınayan bir emanettir. Çünkü görmek, bazen yalnız bilgi değil, sorumluluk doğurur.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ “أَلَمْ نَجْعَلْ لَهُ عَيْنَيْنِ — Elem Nec‘al Lehû Ayneyn” Ne Demektir ❓


Beled Suresi’nin sekizinci ayetinde şöyle buyrulur:


أَلَمْ نَجْعَلْ لَهُ عَيْنَيْنِ


Anlam olarak:


“Biz ona iki göz vermedik mi?”
(Beled Suresi, 90/8)



Bir önceki ayette insan:


“Kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?”


sorusuyla karşı karşıya bırakılmıştı.


Şimdi dikkat insanın bizzat kendisine çevrilir:


Sen görülmediğini düşünüyorsun; peki sana verilen görme yetisini hiç düşündün mü?


Ayet böylece insanın kibir ve servet iddiasından, ona verilmiş en temel nimetlerden birine geçer.


2️⃣ 👁️ Neden Özellikle “İki Göz” Hatırlatılmaktadır ❓


Çünkü göz insanın dünyayla kurduğu en güçlü ilişkilerden biridir.


Göz sayesinde insan:


yüzleri tanır,


tehlikeyi fark eder,


yolu bulur,


okur,


öğrenir,


doğayı gözlemler.


Görme o kadar gündelik ve sürekli bir nimettir ki insan onun değerini kolayca unutabilir.


Beled Suresi sıradanlaşmış olanı yeniden görünür hâle getirir:


“Bu görme imkânını kendin mi oluşturdun?”


3️⃣ 🧠 Görmek Yalnızca Gözün İşlevi midir ❓


Fiziksel görme yalnız göz küresinden ibaret değildir.


Göz ışığı alır.


Sinir sistemi bilgiyi taşır.


Beyin bu bilgiyi işler.


İnsan sonunda:


şekil,


renk,


derinlik,


hareket


algılar.


Bu nedenle görme, çok katmanlı bir biyolojik ve zihinsel süreçtir.


Kur’an’ın ayetteki amacı bilimsel anatomiyi açıklamak değildir.


Fakat insana kendi bedenindeki olağanüstü imkânları düşünmesi için bir kapı açar.


4️⃣ 🌍 İnsan Görme Yetisinin Değerini Neden Kolayca Unutur ❓


Çünkü sürekli sahip olduğumuz nimetler görünmezleşebilir.


İnsan her sabah gözlerini açar.


Etrafını görür.


Okur.


Yürür.


İnsanların yüzlerini seçer.


Bütün bunlar tekrarlandıkça sıradanlaşır.


Ama görme yetisi azaldığında veya kaybedildiğinde onun ne kadar büyük bir imkân olduğu çok daha belirgin hâle gelir.


Bu yüzden şükür bazen yeni bir şey kazanmak değil, zaten sahip olduğumuz şeyi yeniden fark etmektir.


5️⃣ 👀 Görmek İle Bakmak Arasında Bir Fark Var mıdır ❓


Evet.


İnsan bir şeye bakabilir ama onu gerçekten fark etmeyebilir.


Bir yoksulu görebilir ama ihtiyacını görmeyebilir.


Bir çocuğun yüzüne bakabilir ama üzüntüsünü fark etmeyebilir.


Doğaya bakabilir ama onun değerini düşünmeyebilir.


Bu nedenle fiziksel görme ile ahlaki görme arasında fark vardır.


Beled Suresi ilerleyen ayetlerde:


yetim,


açlık,


yoksulluk


gibi gerçeklerden söz edecektir.


Asıl mesele yalnız gözün açık olması değil, vicdanın da gördüğünü anlayabilmesidir.


6️⃣ ❤️ Bir İnsanı Gerçekten “Görmek” Ne Demektir ❓


İnsanı görmek yalnız yüzünü seçmek değildir.


Onun:


ihtiyacını,


acısını,


onurunu,


yalnızlığını,


insanlığını


fark edebilmektir.


Bir kişi kalabalık içinde görünür ama yine de kimse tarafından gerçekten görülmediğini hissedebilir.


Bu açıdan görme ahlaki bir eyleme dönüşür:


Karşındaki insanı araç olarak mı görüyorsun, yoksa kendi değeri olan bir insan olarak mı?


7️⃣ ⚖️ Görmek Sorumluluk Doğurur mu ❓


Çoğu durumda evet.


Bir haksızlığı hiç bilmiyorsanız sorumluluğunuz farklı olabilir.


Ama gördüğünüz hâlde:


susuyorsanız,


görmezden geliyorsanız,


faydalanıyorsanız


durum değişir.


Bilgi bazen insana yükümlülük getirir.


Bu yüzden göz nimeti yalnız özgürlük değildir.


Aynı zamanda ahlaki sorumluluk kapasitesidir.


Gördüğünüz şey karşısında ne yaptığınız önem kazanır.


8️⃣ 👶 Yetimi Görmek İle Yetimin Hakkını Görmek Aynı Şey midir ❓


Hayır.


Bir toplumda yetimler herkesin gözünün önünde olabilir.


Fakat yine de:


ihmal edilebilir,


malları korunmayabilir,


duygusal ihtiyaçları göz ardı edilebilir.


Dolayısıyla sorun her zaman fiziksel görünmezlik değildir.


Bazen insan görür ama önemsemez.


Beled Suresi’nin ilerleyen sosyal adalet vurgusu açısından bu çok önemlidir:


Gerçek görme, insanın gördüğü ihtiyaç karşısında vicdanının da uyanmasıdır.


9️⃣ 🍞 Açlık Görüldüğü Hâlde Neden Normalleşebilir ❓


Çünkü insan sürekli gördüğü acılara alışabilir.


Bir şehirde yoksulluk çok yaygınsa zamanla:


“Hayat böyle.”


denmeye başlanabilir.


Bu psikolojik alışma insanı koruyabilir ama aynı zamanda duyarsızlaştırabilir.


Beled Suresi birkaç ayet sonra özellikle:


açlık gününde doyurmayı


övgüyle anacaktır.


Bu nedenle 8. ayetteki göz nimeti ilerideki şu soruya zemin hazırlıyor gibidir:


Gözün var; peki aç olanı gerçekten görüyor musun?


🔟 🧠 İnsan Gördüğü Şeyi Kendi Önyargılarıyla Çarpıtabilir mi ❓


Evet.


İnsan gözleriyle aynı manzaraya baksa bile zihni gördüğünü yorumlar.


Önyargılar:


insanları,


olayları,


toplumları


değerlendirme biçimimizi etkileyebilir.


Örneğin aynı yoksulu biri:


“Tembel.”


diye görebilir.


Başka biri:


“Şartlarını bilmiyorum.”


diye yaklaşabilir.


Bu nedenle hakikati görmek yalnız göz sahibi olmakla değil, adil düşünme yeteneğiyle de ilgilidir.


1️⃣1️⃣ 🌅 Görme Nimeti Bilgi Ve Öğrenme Açısından Ne Kadar Önemlidir ❓


İnsan bilgi dünyasının büyük bölümünü görme üzerinden edinir.


Okur.


Yazar.


Gözlemler.


Harita inceler.


Sanat görür.


İnsan yüzündeki ifadeleri fark eder.


Bu nedenle iki göz yalnız biyolojik organ değildir.


Aynı zamanda:


📚 öğrenmenin,


🎨 estetiğin,


🧭 yön bulmanın,


🤝 iletişimin


önemli araçlarıdır.


Bu nimet insanın hem maddi hem zihinsel dünyasını genişletir.


1️⃣2️⃣ 🌌 Doğaya Bakmak İnsanda Tevazu Oluşturabilir mi ❓


Evet.


İnsan:


gökyüzüne,


dağlara,


denize,


yıldızlara


baktığında kendi ölçeğini yeniden düşünebilir.


Göz insana yalnız dünyayı kullanma imkânı vermez.


Aynı zamanda dünyanın büyüklüğü karşısında hayranlık ve tevazu da doğurabilir.


İnsanın kendisini evrenin mutlak merkezi sanması, gördüğü şeyler üzerinde gerçekten düşündüğünde sarsılabilir.


1️⃣3️⃣ 👑 Önceki Güç Ve Servet Ayetleriyle “İki Göz” Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır ❓


Sure biraz önce insanın:


👑 kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini sanmasını,


💰 yığınla mal harcadığını söylemesini,


👁️ kimsenin kendisini görmediğini düşünmesini


eleştirmişti.


Şimdi insanın bizzat sahip olduğu organlara dikkat çekilir.


Bu çok güçlü bir dönüşümdür.


İnsan büyük servetleriyle övünürken Kur’an ona adeta sorar:


Sahip olduğun en temel imkânları sen mi yarattın?


İki göz bile insana verilmişse, kibir için ne kadar sağlam bir zemin vardır?


1️⃣4️⃣ 🤲 Şükür Göz Nimeti Açısından Nasıl Yaşanabilir ❓


Şükür yalnız:


“Gözlerim olduğu için teşekkür ederim.”


demekten ibaret değildir.


Gözün şükrü:


doğruyu görmeye çalışmak,


haram ve zarar verici görüntülerden korunmak,


başkasının mahremiyetine saygı göstermek,


ihtiyaç sahibini fark etmek,


bilgi öğrenmek


ile de yaşanabilir.


Yani nimetin şükrü, nimeti iyi kullanmakla tamamlanır.


1️⃣5️⃣ 🔍 Görmek Hakikate Ulaşmak İçin Yeterli midir ❓


Hayır.


Göz önemlidir ama tek başına yeterli değildir.


İnsan görsel yanılsamalara düşebilir.


Bir şey dışarıdan iyi görünüp gerçekte zararlı olabilir.


Bir insan zengin görünüp mutsuz olabilir.


Bir toplum güçlü görünüp içeriden çürüyor olabilir.


Bu nedenle hakikat için:


gözlem,


akıl,


vicdan,


bilgi


birlikte gerekir.


Beled Suresi insanı yalnız bakmaya değil, gördüğü şey üzerinde düşünmeye çağırır.


1️⃣6️⃣ 🪞 İnsan Başkasını Görürken Kendisini de Görmeyi Öğrenmeli midir ❓


Evet.


İnsan başkalarının:


hatalarını,


kibirlerini,


bencilliklerini


çok kolay fark edebilir.


Fakat kendi davranışlarını aynı netlikle görmekte zorlanabilir.


Bu nedenle gözün en önemli yönlerinden biri mecazi anlamda kendine dönük bakıştır.


Şu sorular değerlidir:


Ben neyi görmezden geliyorum?


Hangi hatamı başkasında hemen fark edip kendimde görmüyorum?


Bu öz eleştiri insanın ahlaki olgunlaşmasında önemlidir.


1️⃣7️⃣ 🧭 İki Gözün Ardından Dil Ve İki Dudaktan Söz Edilecek Olması Neden Anlamlıdır ❓


Beled Suresi 8. ayette:


👁️ iki göz,


  1. ayette ise:

👅 bir dil ve iki dudak


hatırlatılacaktır.


Bu sıralama insanın temel iletişim ve bilinç araçlarını ön plana çıkarır.


İnsan:


görür,


anlar,


konuşur,


ifade eder.


Bu yeteneklerin her biri büyük bir imkândır.


Ama aynı zamanda sorumluluk doğurur.


Göz neyi gördü?


Dil ne söyledi?


İnsan kendisine verilen imkânları hangi yönde kullandı?


1️⃣8️⃣ 🔄 Beled Suresinin 5, 6, 7 Ve 8. Ayetleri Birlikte Nasıl Okunmalıdır ❓


Bu ayetlerde çok dikkat çekici bir ilerleme vardır:


5. Ayet:
👑 “Kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?”


İnsanın güç yanılgısı.


6. Ayet:
💰 “Yığınla mal harcadım, der.”


Servetle övünme.


7. Ayet:
👁️ “Kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?”


Görülmediğini sanma.


8. Ayet:
👀 “Biz ona iki göz vermedik mi?”


İnsanın kendisine verilen nimetlerin hatırlatılması.


Yani sure insanı:


kibirden nimete,


iddiadansa şükre



çekmeye başlar.


1️⃣9️⃣ 👁️ Sonuç: İki Göz İnsana Yalnız Dünyayı Değil, Sorumluluğunu da Gösterir​


Beled Suresi’nin sekizinci ayetindeki:


“Biz ona iki göz vermedik mi?”


sorusu ilk bakışta çok basit görünür.


Ama aslında insanı kendi varlığının temeline götürür.


İnsan:


💰 servetiyle övünebilir,


👑 gücünü büyütebilir,


🎭 kendi imajını oluşturabilir.


Fakat bütün bunlardan önce ona verilmiş temel imkânlar vardır.


Göz bunlardan biridir.


Bu gözlerle insan:


🌍 dünyayı görür,


📚 öğrenir,


❤️ sevdiklerini tanır,


⚠️ tehlikeyi fark eder,


👶 ihtiyaç sahibini görebilir,


⚖️ haksızlığa tanık olabilir.


Ve tam burada nimet sorumluluğa dönüşür.


Çünkü görmek yalnız ayrıcalık değildir.


Gördüğün şeye karşı nasıl davrandığın da önemlidir.


Bir yoksulu gördün mü?


Bir haksızlığı gördün mü?


Bir insanın sessiz yardım çağrısını fark ettin mi?


Kendi hatanı görebildin mi?


İşte fiziksel gözün ötesinde asıl görme burada başlar.


Beled Suresi bundan sonraki ayette insanın ikinci büyük imkânına geçecektir:


“Ona bir dil ve iki dudak vermedik mi?”


Böylece gözün ardından sözün sorumluluğu gündeme gelecektir.


“Göz nimeti yalnız güzelliği seyretmek için değil, görülmesi gereken gerçeği fark etmek için de verilmiştir. İnsan bazen gözlerini kapatarak hakikati ortadan kaldıramaz; yalnız kendi sorumluluğunu görmezden gelmiş olur.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt