🕊️ Hz. Muhammed (SAV) Hayatı Nasıl Geçmiştir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu?

  • Evet

    Oy: 104 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    104

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
47,341
2,494,305
113
42
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

🕊️ Hz. Muhammed (SAV) Hayatı Nasıl Geçmiştir ❓


“Bir insanın hayatı, söylediklerinden çok yaşadıklarıyla insanlığa yön verir.”
Ersan Karavelioğlu

Hz. Muhammed (SAV)’in hayatı, yalnızca bir peygamberin yaşam öyküsü değil;
🌙 ahlakın ete kemiğe bürünmüş hali,
🌿 sabırla yoğrulmuş bir mücadele,
💫 insanlığa sunulan bir rehberlik yolculuğudur.




1️⃣ 🌟 Doğumu: Işığın Başlangıcı ❓


📍 571 yılında Mekke’de doğdu.


✨ Yetim olarak dünyaya geldi
✨ Çocuklukta annesini de kaybetti


➡️ Bu zorluklar:


💎 Onun merhamet ve dayanıklılık karakterini şekillendirdi ❗




2️⃣ 🌿 Gençliği: Güvenilirlik Dönemi ❓


Toplum onu:


🕊️ El-Emin (Güvenilir)


olarak tanıdı.


➡️ Bu dönem:


✨ Doğruluk
✨ Adalet
✨ Sözünde durma


özellikleriyle doluydu.


💎 Peygamberlikten önce bile ahlaki örnekti ❗




3️⃣ 💞 Evliliği: Sadakat ve Huzur ❓


Hz. Hatice ile evlendi.


🌸 Bu evlilik:


➡️ Sevgi
➡️ Saygı
➡️ Destek


temelinde ilerledi.


✨ Hz. Hatice:


💎 İlk inanan ve en büyük destekçi oldu ❗




4️⃣ 🌙 Vahyin Başlangıcı ❓


40 yaşında Hira Mağarası’nda:


📖 İlk vahiy geldi.


➡️ Bu:


🌌 İnsanlık için yeni bir çağın başlangıcıydı.


💫 Oku emriyle başlayan bir bilinç devrimi ❗




5️⃣ 🔥 Mekke Dönemi: Sabır ve Mücadele ❓


Bu dönem:


⚠️ Zorluklarla doluydu


➡️ İşkenceler
➡️ Boykot
➡️ Hakaretler


yaşandı.


Ama:


💎 O, şiddete değil sabra sarıldı ❗




6️⃣ 🕊️ Hicret: Yeni Bir Başlangıç ❓


Medine’ye hicret etti.


➡️ Bu:


🌱 Sadece bir göç değil
🌍 Bir toplum inşasıydı


✨ Medine’de:


💎 Adalet temelli bir düzen kuruldu ❗




7️⃣ ⚖️ Medine Dönemi: Toplumsal İnşa ❓


Hz. Muhammed:


🌿 Barış anlaşmaları yaptı
🌿 Farklı inançlarla birlikte yaşama modeli oluşturdu


➡️ Medine Sözleşmesi:


💎 İlk çok kültürlü toplum sözleşmelerinden biridir ❗




8️⃣ 🛡️ Savunma Savaşları ❓


Bedir, Uhud, Hendek:


➡️ Savaşlar:


⚠️ Saldırı değil
🛡️ Savunma amaçlıydı


💫 Adaletin korunması için mücadele edildi ❗




9️⃣ 🌿 Merhameti ❓


Düşmanlarına bile:


🕊️ Affedici davrandı


➡️ Mekke’nin fethinde:


✨ İntikam almadı


💎 Bağışlamayı tercih etti ❗




🔟 🌙 Aile Hayatı ❓


➡️ Eşlerine karşı:


🌸 Nazik
🌸 Adil
🌸 Saygılıydı


💫 Aile içinde sevgi temelli bir örnek sundu ❗




1️⃣1️⃣ 📖 Eğitimci Kimliği ❓


➡️ İnsanları:


🌱 Sabır
🌱 Doğruluk
🌱 Adalet


üzerine eğitti.


💎 En büyük öğretmenlerden biri oldu ❗




1️⃣2️⃣ ⚖️ Adalet Anlayışı ❓


➡️ Herkese eşit davrandı


✨ Yakınlarına ayrıcalık tanımadı


💫 Adalet onun temel prensibiydi ❗




1️⃣3️⃣ 🌿 Sadelik ❓


➡️ Mütevazı yaşadı


⚠️ Lüksü reddetti


💎 Basit yaşamı tercih etti ❗




1️⃣4️⃣ 🌙 Sabır ❓


➡️ Zorluklar karşısında:


✨ Umudunu kaybetmedi


💫 Sabır onun en güçlü yönlerindendi ❗




1️⃣5️⃣ 🕊️ Barış Anlayışı ❓


➡️ Sulh yolunu tercih etti


✨ Hudeybiye bunun örneğidir


💎 Barışı stratejik bir değer olarak gördü ❗




1️⃣6️⃣ 🌱 Toplumsal Reform ❓


➡️ Kadın haklarını güçlendirdi
➡️ Köleliği azaltmaya yöneldi


💫 Toplumu dönüştürdü ❗




1️⃣7️⃣ 🌟 Son Mesaj ❓


Veda Hutbesi’nde:


✨ İnsan eşitliğini vurguladı


💎 Irk üstünlüğünü reddetti ❗




1️⃣8️⃣ 🌌 Vefatı ❓


632 yılında vefat etti.


➡️ Ama:


🌿 Öğretileri kaldı


💫 Mirası ahlaktı ❗




1️⃣9️⃣ 🌠 Son Söz ❓ O Bir Rehberdi​


Hz. Muhammed (SAV)’in hayatı:


🌙 Sabır
🌿 Merhamet
⚖️ Adalet
💫 Bilinç


üzerine kuruluydu.


➡️ O:


💎 İnsanlığa yaşanmış bir örnek sundu ❗




“Gerçek rehberlik sözle değil, yaşanmış hayatla olur.”
Ersan Karavelioğlu
 
Son düzenleme:

MT

❤️Keşfet❤️
Moderator
MT
Kayıtlı Kullanıcı
30 Kas 2019
32,515
985,447
113

İtibar Puanı:

🌟 Hz. Muhammed (SAV) Hayatı Nasıl Geçmiştir❓ 🕋✨


📌 Hz. Muhammed (SAV), İslam’ın son peygamberi olup, hayatı boyunca insanlığa tevhid inancını ve ahlaki değerleri öğretmiştir. O’nun yaşamı, doğruluk, adalet, sabır ve merhamet gibi erdemlerle doludur.


🔎 Peki, Hz. Muhammed’in hayatı nasıl geçmiştir❓ Hangi zorluklarla karşılaşmış ve nasıl bir liderlik sergilemiştir❓




👶 1. Hz. Muhammed’in Doğumu ve Çocukluk Yılları


📌 Hz. Muhammed (SAV), 571 yılında Mekke’de doğmuştur.


✅ Doğduğu yıl, "Fil Vakası" olarak bilinen ve Kâbe'ye saldırının olduğu yıldır.
✅ Annesi: Âmine, Babası: Abdullah’tır.
✅ Babası o doğmadan önce vefat etmiş, annesi ise 6 yaşında iken vefat etmiştir.
✅ Büyükbabası Abdülmuttalib ve ardından amcası Ebu Talib tarafından büyütülmüştür.


💡 Hz. Muhammed (SAV), erken yaşta yetim kalarak zor bir çocukluk geçirmiştir.




🏗 2. Gençlik ve Güvenilir Kişiliği


📌 Genç yaşta dürüstlüğü ve güvenilirliği ile tanınmıştır.


✅ Mekke’de ticaretle uğraşmış ve dürüstlüğü sayesinde "El-Emin" (Güvenilir) lakabını almıştır.
✅ Zengin ve saygın bir tüccar olan Hz. Hatice ile 25 yaşında evlenmiştir.
✅ İnsanlara yalan söylememesi, emanete sadık olması ve doğru sözlülüğü ile örnek olmuştur.


💡 Hz. Muhammed (SAV), peygamber olmadan önce bile toplumda ahlakı ile saygı görmüştür.




🕌 3. Peygamberlik Dönemi ve İlk Vahiy


📌 Hz. Muhammed (SAV), 40 yaşında peygamber olarak görevlendirilmiştir.


📖 610 yılında Hira Mağarası’nda ilk vahiy Cebrail (AS) tarafından kendisine iletilmiştir:
"Oku! Yaratan Rabbinin adıyla oku!" (Alak, 1-5)


✅ İlk vahiyden sonra insanları İslam’a davet etmeye başlamıştır.
✅ İlk Müslümanlar arasında Hz. Hatice, Hz. Ali, Hz. Ebubekir ve Zeyd bin Harise yer almıştır.
✅ Mekkeliler, onun tebliğini reddederek baskı ve zulüm yapmaya başlamıştır.


💡 Hz. Muhammed (SAV), peygamberliğin ilk yıllarında büyük zorluklarla karşılaşmıştır.




🏛 4. Mekke Döneminde Karşılaştığı Zorluklar


📌 Mekke’de müşrikler tarafından büyük baskılar görmüştür.


✅ Müslümanlar zulme uğramış, boykot ve işkenceler yapılmıştır.
✅ Taif yolculuğunda taşlanmış, ancak yine de beddua etmemiştir.
✅ Mirac mucizesi ile İsra ve Mirac yolculuğuna çıkmıştır.
✅ Medine’den gelen Müslümanlarla Akabe Biatları gerçekleşmiş ve Medine’ye hicret kararı alınmıştır.


💡 Hz. Muhammed (SAV), Mekke’de 13 yıl boyunca İslam’ı tebliğ ederken büyük sıkıntılar yaşamıştır.




🛤 5. Medine’ye Hicret ve Yeni Bir Devletin Kurulması


📌 622 yılında Hz. Muhammed (SAV) ve Müslümanlar, Medine’ye hicret etmiştir.


✅ Medine’de Müslümanlarla Yahudiler arasında Medine Sözleşmesi imzalanmıştır.
✅ İlk mescit olan Mescid-i Nebevi inşa edilmiştir.
✅ Ensar ve Muhacirler kardeş ilan edilerek birlik sağlanmıştır.


💡 Hicret, İslam tarihinin en önemli olaylarından biri olmuş ve İslam Devleti’nin temelleri atılmıştır.




6. Savaşlar ve İslam’ın Yayılışı


📌 Mekke müşrikleri, Müslümanlara karşı savaş açmıştır.


✅ Bedir Savaşı (624): Müslümanların ilk zaferi olmuştur.
✅ Uhud Savaşı (625): Müslümanlar zor anlar yaşamış, ancak Hz. Muhammed (SAV) sabır göstermiştir.
✅ Hendek Savaşı (627): Medine’yi savunmak için hendek kazılmış ve zafer kazanılmıştır.
✅ Hudeybiye Antlaşması (628): Mekkeliler ile barış sağlanmış, ancak kısa sürede bozulmuştur.
✅ Mekke’nin Fethi (630): Hz. Muhammed (SAV), Mekke’ye zaferle girmiş ve şehri barış içinde fethetmiştir.


💡 Hz. Muhammed (SAV), savaşları sadece savunma ve barışı sağlamak için yapmış, affedici olmuştur.




🤲 7. Veda Haccı ve Son Veda Hutbesi


📌 632 yılında Hz. Muhammed (SAV), Veda Haccı’nda Müslümanlara son mesajlarını vermiştir.


📖 Veda Hutbesi'nde şu önemli mesajlar verilmiştir:


✅ "Ey insanlar! Hepiniz eşitsiniz, hiçbir kavmin diğerine üstünlüğü yoktur."
✅ "Kadınlar sizin emanetinizdir, onlara iyi davranın."
✅ "Size Kur’an ve sünnetimi bırakıyorum, onlara uyarsanız asla sapıtmazsınız."
✅ "Bugün dininizi tamamladım." (Maide, 3)


💡 Veda Hutbesi, İslam’ın temel ilkelerini özetleyen en önemli konuşmalardan biridir.




🌿 8. Hz. Muhammed’in (SAV) Vefatı


📌 Hz. Muhammed (SAV), 8 Haziran 632’de (Hicri 11) Medine’de vefat etmiştir.


✅ Son sözleri: "Allah’ım, en yüce dosta (Cenab-ı Hakk’a) kavuşmayı diliyorum."
✅ Medine’de Mescid-i Nebevi’de defnedilmiştir.
✅ Vefatından sonra İslam hızla yayılmış ve Müslümanlar geniş coğrafyalara ulaşmıştır.


💡 Hz. Muhammed (SAV), insanlığa örnek bir lider ve rehber olarak yaşamış, geride ahlaki ve dini bir miras bırakmıştır.




🎯 9. Sonuç: Hz. Muhammed’in Hayatı Neden Önemlidir❓


📌 Hz. Muhammed (SAV), sadece bir peygamber değil, aynı zamanda bir lider, öğretmen, aile babası ve mükemmel bir ahlak örneğidir.


📌 Özetle:


✅ Yetim olarak büyümüş, ama "El-Emin" lakabını almıştır.
✅ Peygamber olduktan sonra büyük zorluklarla karşılaşmıştır.
✅ İslam’ı yaymak için mücadele etmiş, barışçıl bir lider olmuştur.
✅ Savaşlarda bile merhametli olmuş, affediciliği ile tanınmıştır.
✅ Veda Hutbesi ile insanlığa en güzel mesajları bırakmıştır.
✅ O’nun hayatı, İslam’ı anlamak için en büyük rehberdir.


💡 Hz. Muhammed’in hayatı, adalet, doğruluk ve sabırla doludur ve her insan için bir örnektir!


💬 Sence Hz. Muhammed’in hayatındaki en büyük erdem hangisidir❓ Sabır mı, merhamet mi, adalet mi❓ 🚀✨
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

YuzGec.Com

Moderator
MT
11 Ara 2019
5,081
83,110
113

İtibar Puanı:

Hz. Peygamber, ilk vahyin tedirginliğinden sonra Cebrâil’in yeniden görünmesini arzulamaya başladı. Bu amaçla sık sık Hira mağarasına gidiyor, fakat günler geçtiği halde melek gelmiyordu. Bu dönemde rabbinin kendisini terkettiği zannına kapılarak endişeli günler geçirdi. Kaynaklarda “fetretü’l-vahy” denilen bu devrenin müddeti hakkında birkaç aydan üç yıla kadar varan süreler zikredilmiştir. Resûlullah bir gün Hira mağarasından dönerken Cebrâil’i tekrar gördü, yine korku ve heyecanla evine gidip yatağına girdi. Cebrâil evinde karşısına çıkarak Müddessir sûresinin ilk âyetlerini okudu (74/1-5). Bu âyetlerde artık ilâhî tebliğleri insanlara ulaştırma zamanının geldiği belirtilmekte, bu görevi ifa ederken yüce rabbine güvenmesi istenmekte, ayrıca maddî ve mânevî kirlerden uzak durması tâlimatı verilmekteydi. Hz. Peygamber o andan itibaren çevresindeki insanları İslâm’a davet etmeye başladı. Bu davet üç yıl kadar gizlice sürdü. Önce eşi Hatice, ardından yakın dostu Ebû Bekir, Ali b. Ebû Tâlib ve Zeyd b. Hârise, kızları Zeyneb, Rukıyye ve Ümmü Külsûm müslüman oldu. Üç yıllık gizli davet sırasında Hz. Ebû Bekir’in yakın dostları olan Osman b. Affân, Zübeyr b. Avvâm, Abdurrahman b. Avf, Talha b. Ubeydullah, Sa‘d b. Ebû Vakkās, Osman b. Maz‘ûn, Saîd b. Zeyd, Ayyâş b. Ebû Rebîa ve hanımı Esmâ bint Selâme, Ebû Ubeyde b. Cerrâh, Erkam b. Ebü’l-Erkam, Ebû Seleme, Ca‘fer b. Ebû Tâlib ve Ubeyde b. Hâris de Hz. Peygamber’e gelip İslâmiyet’i kabul ettiler. Bu dönemde Resûl-i Ekrem evinde, ıssız dağ eteklerinde, öğle tenhalığı sırasında Harem’de namaz kılıyor, bazan da ibadetlerini müslümanlarla birlikte yapabiliyordu. Bu arada nâzil olan Kur’an âyetlerini onlara okuyor, tevhid inancı, âhiret günü ve güzel ahlâk üzerine sohbetlerine devam ediyordu. Müşriklerin olduğu yerlerde bir arada bulunmamaya özen gösteriyordu. Gizlilik devresinde Hz. Peygamber ile müslümanlar, genç yaşta İslâmiyet’i benimseyen Erkam b. Ebü’l-Erkam’ın Safâ tepesinin eteklerindeki evinde toplanıyorlardı. Hac ve umre amacıyla Mekke’ye gelenlerle rahatça görüşülebilecek bir yer olması yanında müslümanların Resûl-i Ekrem’le bir arada bulunmalarını sağlayan bu evdeki faaliyetler Ömer b. Hattâb’ın müslüman olmasına kadar devam etti. Dârülerkam kaynaklarda sahâbîlerin İslâmiyet’i benimseyişini tarihlendirmek için kullanılmış, İslâm’ın yayılması hususunda oynadığı rolle İslâm tarihindeki yerini almıştır.
 

Kemik.Net

Moderator
MT
11 Ara 2019
3,482
38,209
113

İtibar Puanı:

Mekke’de nübüvvetin 4. yılından itibaren İslâm daveti açıktan yapılmaya başlanınca Hz. Peygamber’in ilk muhatabı Kureyşliler oldu. Putlarını Kâbe’nin içine ve çevresine yerleştiren Kureyşliler, Hz. İbrâhim ve İsmâil’den beri devam eden hac ve umre ibadetlerini de idare ediyor ve bundan dolayı diğer kabileler arasında mümtaz bir yere sahip bulunuyordu. Kureyşliler, Kâbe’yi ziyarete gelenlerden âzami derecede faydalanmak amacıyla çeşitli kabilelerin putlarını da Kâbe’ye ve çevresine dikmişlerdi. Bu sırada Resûlullah’tan, vahyedilen gerçekleri müşriklerden çekinmeden açıkça tebliğ etmesi istenmiş (el-Hicr 15/94) ve en yakınlarından başlamak üzere uyarıda bulunması emredilmişti (eş-Şuarâ 26/214). Resûl-i Ekrem, Mekke’nin fethine kadar yaklaşık yirmi yıl sürecek olan bu çetin mücadeleye yakın akrabalarını bir ziyafete davet etmekle başladı. Kureyş’in Hâşim ve Muttaliboğulları’ndan yaklaşık kırk beş kişi bu davete katıldı. Ancak yemekten sonra amcası Ebû Leheb onun konuşmasına fırsat vermeden söze başlayıp, “Kabilesine senin getirdiğin gibi kötü şey getiren birini görmedim” deyince davetliler dağıldı. Resûlullah birkaç gün sonra bir toplantı daha tertip etti. Burada yaptığı konuşmada Allah’ın bir olduğunu, O’nun eşi ve benzerinin bulunmadığını, O’na inanıp güvendiğini belirterek davetlilere asla yalan söylemeyeceğini açıkladıktan sonra konuşmasına şöyle devam etti: “Ben özellikle size ve bütün insanlara gönderilmiş olan Allah elçisiyim. Allah’a yemin ederim ki uykuya daldığınız gibi öleceksiniz, uykudan uyandığınız gibi diriltileceksiniz. Yaptıklarınızdan hesaba çekileceksiniz; iyilikleriniz karşılığında iyilik, kötülükleriniz karşılığında ceza göreceksiniz. Cennet de cehennem de ebedîdir. İlk uyardığım da sizlersiniz” (Belâzürî, I, 118-119). Ebû Tâlib, Hz. Peygamber’in sözlerini güzel bulduğunu ve kendisini destekleyeceğini, ancak atalarının dininden ayrılmayacağını bildirdi. Diğer amcası Ebû Leheb ise akrabalarının ona engel olmasını, davetini kabul ettikleri takdirde zillete düşeceklerini, kendisini himaye ederlerse öldürüleceklerini bildirdi. Bunun üzerine Ebû Tâlib sağ olduğu sürece yeğenini himaye edeceğini ilân etti. Ebû Leheb karısıyla birlikte Resûl-i Ekrem’e daima muhalefet etmiş, bilhassa Mekke’ye dışarıdan gelenlerle konuşmasını engellemeye çalışmış, onun bir sihirbaz olduğunu ve kabilesini birbirine düşürdüğünü söylemiştir. Bu sebeple Kur’an’da adının geçtiği bir sûre nâzil olmuş ve karısıyla birlikte cehennemlik olduğu ifade edilmiştir (Tebbet 111/1-5).
 

TurkiyeTur.Com

Moderator
MT
22 May 2021
2,732
30,970
113

İtibar Puanı:

Hz. Peygamber’in gittikçe taraftar topladığını, inanç ve davranışlarını eleştirdiğini gören Kureyşliler onu küçümsemeye ve ona hakaret etmeye başladılar, giderek şiddete başvurdular. Mekkî sûreler incelendiğinde bu tepkilerin yansımalarını görmek mümkündür. Kureyşliler’in Resûlullah’a karşı düşmanca faaliyetlerinde aktif bir şekilde yer alan ve putperestlerin fikir babalığını yapan Velîd b. Mugīre’ye dair 100 kadar âyet nâzil olmuştur (meselâ bk. el-Hicr 15/94-96; ez-Zuhruf 43/31-32; el-Kalem 68/10-16; el-Müddessir 74/11-26). Resûl-i Ekrem’in Kâbe’de namaz kılmasını ve Mekke’ye dışarıdan gelenlerle görüşmesini engelleyen, Yâsir ailesine yaptığı zulüm ve işkencelerle tarihe geçen Ebû Cehil hakkında da âyetler inmiştir (el-Alak 96/9-19; krş. Taberî, Câmiʿu’l-beyân, XXX, 163-166). Kur’an’ın etkileyiciliği karşısında Kureyşliler, Hz. Muhammed’in onu bir hıristiyandan öğrendiğini (en-Nahl 16/103; bk. İbn Hişâm, I, 393), kendisinin kâhin, mecnun (ed-Duhân 44/14; et-Tûr 52/29; el-Kalem 68/2) veya şair olduğunu (el-Enbiyâ 21/5), getirdiği Kur’an’ın bir büyü (el-En‘âm 6/7) veya eskilerin masalı (el-Furkān 25/5) sayıldığını ileri sürdüler. Fakat ilâhî beyanlar sürekli olarak bu iddiaları çürütmüştür.
 

SuBoregi.Com

Moderator
MT
22 May 2021
2,266
19,953
113

İtibar Puanı:

Mekke dönemindeki tebliğ faaliyetleri sırasında iki kişinin müslüman olmasının ayrı bir önemi vardır. Nübüvvetin 6. yılında (616) Ebû Cehil ve adamlarının Resûlullah’a hakaret ettiğini gören bir câriye durumu Kâbe’yi tavaf etmeye gelen Hamza’ya anlattı. Öfkeye kapılan Hamza elindeki yay ile Ebû Cehil’in başına vurdu, arkasından, “İşte ben de Muhammed’in dinini benimsiyorum, cesareti olan varsa gelsin dövüşelim” diyerek Müslümanlığını ilân etti. O esnada Dârülerkam’da bulunan Hz. Peygamber amcasının müslüman oluşuna çok sevindi. Tebliğ faaliyetlerini yürütürken büyük sıkıntılar çeken Resûl-i Ekrem, İslâm’ın zaferi için nüfuz sahibi bazı kimselere hidayet nasip etmesi için rabbine niyazda bulunmuştu. Bunlardan biri de Ömer’di. Ömer bir gün Hz. Muhammed’i öldürmek için harekete geçmiş, yolda kız kardeşi Fâtıma’nın İslâmiyet’i benimsediğini öğrenince onun evine gitmiş, Tâhâ sûresinin ilk âyetlerini okuyan eniştesini ve kız kardeşini dövmüştü. Ardından pişmanlık duyarak okudukları sayfaları istemiş, Tâhâ ve Abese sûrelerinin ilk âyetlerinin etkisinde kalarak Resûl-i Ekrem’in huzuruna çıkıp müslüman olmuştu (İbn İshak, s. 160-165; Kurtubî, XI, 110-111). Bunun üzerine Hz. Peygamber yanında bulunanlarla birlikte Kâbe’ye gitti. Bu arada Ebû Zer el-Gıfârî, Tufeyl b. Amr ed-Devsî, Dımâd b. Sa‘lebe gibi kişiler de İslâm’ı kabul etti (İbn İshak, s. 122; İbn Hişâm, I, 382-383; İbn Sa‘d, IV, 241).
 

Kimy.Net

Moderator
MT
Kayıtlı Kullanıcı
22 May 2021
3,118
120,920
113

İtibar Puanı:

İslâmiyet Mekke’de yayıldıkça müşriklerin müslümanlara karşı tavrı da sertleşiyordu. Onların hakaretlerine fiilî müdahaleleri de eklenmişti. Ashabının mâruz kaldığı zulüm ve işkenceleri engellemeye gücü yetmeyen Resûlullah, bazı müslümanlara hıristiyan olan Necâşî Ashame’nin ülkesi Habeşistan’a hicret etmeye izin verdi. Aralarında Hz. Osman ve eşi Resûlullah’ın kızı Rukıyye’nin de bulunduğu on bir erkekle dört kadından oluşan kafile 615 yılında Habeşistan’a gitti. İslâm’da ilk hicret olarak önem taşıyan bu gelişme Hz. Peygamber’in Afrika ile temasa geçmesini de sağlamıştı. Bir yıl sonra Mekke’ye dönen Hz. Osman’ın anlattıklarından müslümanların orada iyi karşılandığı sonucuna varılmış olmalıdır ki 108 kişiden oluşan ikinci bir kafile de Ca‘fer b. Ebû Tâlib başkanlığında Habeşistan’a göç etti (DİA, XIII, 361-365). Kureyşliler hicret edenlerin iadesi için Habeşistan’a bir heyet gönderdilerse de sonuç alamadılar. Habeş muhacirlerinden otuz üç kişi, Ebû Tâlib mahallesindeki (Şi‘bü Ebî Tâlib) boykotun sona ermesinin ardından Mekke’ye döndü (620). Ashame, Bedir Gazvesi’nden sonra yeni bir heyet yollayan Kureyşliler’in iade talebini de reddetti. Kalan Habeş muhacirlerinin bir kısmı hicretten sonra, diğerleri 7 (628) yılında Medine’ye döndü.
 

Tgrt.org

Moderator
MT
Kayıtlı Kullanıcı
22 May 2021
515
1,774
93

İtibar Puanı:

Kureyşliler, Hamza ile Ömer’in İslâmiyet’i benimsemesiyle güç kazanan Resûl-i Ekrem’i etkisiz hale getirmeye karar verdiler ve bu iş gerçekleşinceye kadar Hâşimoğulları ve Muttaliboğulları ile aralarındaki akrabalığa ve hukuka riayet etmeyeceklerini söyleyip bu iki zümreyi düşman ilân ettiler. Onlarla konuşmamaya ve alışveriş yapmamaya karar verdiler ve boykotun şartlarını bir kâğıda yazıp Kâbe’nin duvarına astılar. Bunun üzerine Ebû Tâlib, yeğenini ve mensuplarını kendi mahallesinde topladı. Müşriklerin safında yer alan Ebû Leheb ve oğulları hariç bütün Hâşimoğulları ve Muttaliboğulları orada yaşamak zorunda kaldılar (616-619). Hz. Hatice ile Ebû Tâlib’in servetleri bu sıkıntılı günlerde tükendi. Ticarî faaliyette bulunmak ve hac mevsimi dışında alışveriş yapmak mümkün değildi. Nihayet aralarında Ebû Tâlib’in kız kardeşinin oğlu Züheyr b. Ümeyye ve Hişâm b. Amr’ın da bulunduğu bazı kimseler Kureyş ileri gelenlerinden Mut‘im b. Adî ve Zem‘a b. Esved ile anlaşıp boykota son verdiler.
 

Reis

Kayıtlı Kullanıcı
9 Ocak 2020
6
1,319
78

İtibar Puanı:

Medine Dönemi. Hicret, Hz. Peygamber’in risâlet görevini daha iyi şartlarda yerine getirmesini ve İslâmiyet’in yayılmasını sağlayan çok önemli bir olaydır. Resûlullah’ın en büyük hedefi Kur’an âyetlerini tebliğ etmek, dini yaşayarak öğretmek, dinin gelecek nesillere değiştirilmeden intikalini sağlayacak müminlerin sayısını arttırmaktı. Resûlullah bu amaçla bazı düzenlemeler yapmaya karar verdi. Mekke döneminde müslümanların bir araya gelip ibadet etme ve Resûlullah’ı dinleme imkânları çok kısıtlıydı. Medine’de özellikle Birinci Akabe Biatı’nın ardından müslümanların sayısı artınca Es‘ad b. Zürâre, daha sonra Mescid-i Nebevî’nin inşa edileceği arazideki hurma kurutma yerinin etrafını çevirerek kıblesi Kudüs’e doğru olan bir mescid yaptırmıştı. O sıralarda Mekke’deki müslümanlar henüz cuma namazı kılamazken Medineliler burada cemaatle namaz kılıyordu (İbn Sa‘d, I, 239). Resûl-i Ekrem, Medine’ye ilk defa girerken devesinin çöktüğü yeri mescid yaptırmak üzere sahiplerinden satın aldı. Yedi ay kadar süren mescidin inşası esnasında Hz. Peygamber, Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin evinde misafir kaldı ve burada Medineli müslüman erkeklerden, bir başka evde de kadınlardan biat aldı. Risâlet vazifesinin bütün gereklerini mescidle ona bitişik olan evinde yerine getiriyor ve yeni nâzil olan Kur’an âyetlerini burada tebliğ ediyordu. Kimsesiz müslümanlarla ilim tahsil etmek isteyen sahâbîlerin barınması için Mescid-i Nebevî’nin arka kısmında Suffe inşa edilmişti. Resûlullah, Medine dışına gönderilecek heyetleri oluştururken ehl-i Suffe’den faydalanıyordu.
 

Dado

Kayıtlı Kullanıcı
29 Tem 2020
23
3,719
78

İtibar Puanı:

Medine Dönemi. Hicret, Hz. Peygamber’in risâlet görevini daha iyi şartlarda yerine getirmesini ve İslâmiyet’in yayılmasını sağlayan çok önemli bir olaydır. Resûlullah’ın en büyük hedefi Kur’an âyetlerini tebliğ etmek, dini yaşayarak öğretmek, dinin gelecek nesillere değiştirilmeden intikalini sağlayacak müminlerin sayısını arttırmaktı. Resûlullah bu amaçla bazı düzenlemeler yapmaya karar verdi. Mekke döneminde müslümanların bir araya gelip ibadet etme ve Resûlullah’ı dinleme imkânları çok kısıtlıydı. Medine’de özellikle Birinci Akabe Biatı’nın ardından müslümanların sayısı artınca Es‘ad b. Zürâre, daha sonra Mescid-i Nebevî’nin inşa edileceği arazideki hurma kurutma yerinin etrafını çevirerek kıblesi Kudüs’e doğru olan bir mescid yaptırmıştı. O sıralarda Mekke’deki müslümanlar henüz cuma namazı kılamazken Medineliler burada cemaatle namaz kılıyordu (İbn Sa‘d, I, 239). Resûl-i Ekrem, Medine’ye ilk defa girerken devesinin çöktüğü yeri mescid yaptırmak üzere sahiplerinden satın aldı. Yedi ay kadar süren mescidin inşası esnasında Hz. Peygamber, Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin evinde misafir kaldı ve burada Medineli müslüman erkeklerden, bir başka evde de kadınlardan biat aldı. Risâlet vazifesinin bütün gereklerini mescidle ona bitişik olan evinde yerine getiriyor ve yeni nâzil olan Kur’an âyetlerini burada tebliğ ediyordu. Kimsesiz müslümanlarla ilim tahsil etmek isteyen sahâbîlerin barınması için Mescid-i Nebevî’nin arka kısmında Suffe inşa edilmişti. Resûlullah, Medine dışına gönderilecek heyetleri oluştururken ehl-i Suffe’den faydalanıyordu.
Hz. Peygamber, hicretten hemen sonra muhacirlerin her birini Evs veya Hazrec kabilesinden bir müslümanla kardeş ilân etti. Böylece bütün varlıklarını Mekke’de bırakıp gelen muhacirlerin maddî ve mânevî ihtiyaçlarının karşılanması için büyük bir destek sağlanmış oldu. Medineli müslümanlar muhacirleri öz kardeşleri gibi kabul edip ellerindeki imkânları onlarla paylaştılar (bk. MUÂHÂT). Resûl-i Ekrem, böyle bir kardeşlik bağı kurmak suretiyle yalnızca zor durumda olan muhacirlerin ihtiyaçlarını karşılamakla kalmamış, kabile esasına bağlı kardeşlik anlayışının yerine din kardeşliği anlayışının geçmesini de sağlamıştır. Resûlullah, Medine döneminin ilk yıllarında gerek Mekke’den gerek Medine çevresinden biat etmek üzere huzuruna gelen herkesin Medine’ye hicret etmesini biat şartı olarak ileri sürüyordu (Buhârî, “Meġāzî”, 53; Müslim, “Birr”, 6). Ayrıca Medine’ye hicret edenlerin daha sonra oradan ayrılmasını da hoş karşılamıyor, hicretin kararlı ve semereli olması için Allah’a dua ediyordu
 

SimDiinDiR.Com

Moderator
MT
30 Eki 2024
3,079
144,290
113

İtibar Puanı:

Hz. Muhammed (SAV), İslam dininin son peygamberi olarak kabul edilir ve İslam dünyası için büyük bir öneme sahiptir. Muhammed (SAV), Mekke şehrinde MÖ 570 yılında doğmuştur. Babası Abdullah, annesi ise Aminah'tır. Babası hayatta kalmadan önce, annesi ise henüz altı yaşındayken ölmüştür. Bunun üzerine Hz. Muhammed, dedesi ve sonra da amcası tarafından büyütülmüştür.

Hz. Muhammed, 40 yaşında Allah tarafından peygamber olarak seçildiğini ve Kuran'ın ilk ayetlerini aldığını bildirmiştir. Peygamberlik misyonunu başlattıktan sonra, İslam dinini yaymak için çeşitli mücadeleler verdi. İlk Müslümanlar arasında yakın arkadaşlarından Hazreti Ebubekir de bulunuyordu.

Mekke'de İslam'ı yaymak için mücadele veren Hz. Muhammed, dönemin liderleri tarafından baskıya uğradı ve müslümanlar pek çok zulme maruz kaldılar. Bu nedenle, Hz. Muhammed ve birçok müslüman Mekke'den Medine'ye göç etmek zorunda kaldılar. Bu olaya hicret denir ve İslam takviminin başlangıcı olarak kabul edilir.

Hz. Muhammed, Medine'de İslam toplumunu oluşturdu ve İslam'ın yayılması için çalışmalarını sürdürdü. Medine'deki Müslümanların birlik olması sayesinde, Mekke liderleriyle yapılan savaşlarda başarılı oldular ve İslam'ın yayılmasına katkı sağladılar.

Hz. Muhammed, İslam dini ve Müslümanlar için önemli bir liderdi. Hayatı boyunca adalet, merhamet, sevgi ve hoşgörü gibi İslami değerleri uygulamaya çalıştı. Ayrıca, Müslümanlar arasında dayanışma ve birlik oluşturma konusunda da önemli adımlar attı.

Hz. Muhammed, İslam dininin öğretilerini Kuran ve Sünnet adı verilen öğreti kaynaklarına kaydettirdi. Hz. Muhammed'in hayatı ve öğretileri, İslam'ın temel kaynakları olarak kabul edilir. Hz. Muhammed, M.S. 632 yılında Medine'de vefat etmiştir.
 

MobilyaTakimlari

Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Kayıtlı Kullanıcı
20 Haz 2019
906
34,355
113

İtibar Puanı:

Hz. Muhammed (SAV), İslam peygamberi ve Müslümanların son peygamberi olarak kabul edilir. Hayatı, İslam tarihinde ve Müslümanların inançlarında büyük bir öneme sahiptir. İşte Hz. Muhammed'in hayatının ana hatları:
  1. Doğumu ve Ailesi: Hz. Muhammed, 570 yılında Mekke'de doğmuştur. Babası Abdullah, annesi ise Amine'dir. Abdullah, Kureyş kabilesine mensup önemli bir aileden gelirken, Amine de aynı kabiledendir.
  2. Yetimlik Dönemi: Hz. Muhammed, çok küçük yaşta babasını kaybetmiş ve daha sonra annesi Amine de vefat etmiştir. Bu nedenle, Hz. Muhammed'in çocukluğu ve gençliği yetimlik içinde geçmiştir. Dedesi Abdulmuttalib tarafından büyütülmüştür.
  3. Ticaret Kariyeri: Genç yaşta ticaret yapmaya başlayan Hz. Muhammed, ticaret konusunda başarılı bir iş adamı olarak tanınmıştır. Ticaret seyahatleri sırasında, dürüstlük ve adalet gibi erdemleriyle tanınmıştır.
  4. İlk Vahiy ve Peygamberlik: Hz. Muhammed, 40 yaşında iken Mekke'de Hira Mağarası'nda inzivaya çekilmişken, Cebrail tarafından ilk vahiy alınmıştır. Bu olay, İslam inancına göre peygamberlik misyonunun başlangıcıdır.
  5. İslam'ın Yayılması: Hz. Muhammed'in peygamberlik misyonu, İslam'ın yayılması ve tebliğ edilmesiyle devam etmiştir. Mekke döneminde, Müslümanlar baskı ve zulme maruz kalmış, bir kısmı Habeşistan'a hicret etmiştir.
  6. Medine Dönemi: Hz. Muhammed ve Müslümanlar, Mekke'den Medine'ye hicret etmişlerdir. Medine'de İslam toplumu daha da güçlenmiş ve örgütlenmiştir. Bu dönemde İslam devletinin ilk temelleri atılmıştır.
  7. Savaşlar ve Anlaşmalar: Hz. Muhammed ve Müslümanlar, çeşitli savaşlarla ve antlaşmalarla İslam'ı korumuş ve yaymışlardır. Bu dönemde Medine Anayasası gibi önemli belgeler hazırlanmıştır.
  8. Hac ve Veda Hutbesi: Hz. Muhammed, hayatının son döneminde, Hicret'in 10. yılında son hac ziyaretini gerçekleştirmiş ve Veda Hutbesi'ni vermiştir. Bu hutbede Müslümanlar arasındaki birlik ve kardeşlik vurgulanmıştır.
  9. Vefatı: Hz. Muhammed, 632 yılında Medine'de vefat etmiştir. Vefatından önce, İslam toplumuna bir vasiyet bırakmış ve Müslümanlar arasında birliğin korunmasını istemiştir.
Hz. Muhammed'in hayatı, İslam'ın doğuşu ve yayılmasında kritik bir rol oynamıştır. Onun liderliği ve öğretileri, İslam'ın temelini oluşturmuş ve milyonlarca insanı etkilemiştir. Hz. Muhammed'in hayatı, Müslümanlar için kutsal bir örnek olarak kabul edilir ve İslam'ın prensiplerinin yaşanmasında rehberlik eder.
 

TikLarMisiniz.Com

Moderator
MT
4 Ara 2019
1,845
85,667
113

İtibar Puanı:

Hz. Muhammed’in hayatı vatandaşlar tarafından araştırılıyor. Peygamber Efendimiz (sav), 571 yılında Mekke'de doğduğu biliyor. Mekke'nin ve Arabistan'ın en nüfuslu kabilesi olan Kureyş'in, Benihaşim (Haşimoğulları) boyundan olup Hz. Muhammed’in babası ise Kureyş kabilesinin lideri ve Mekke yöneticisi olan Abdülmuttalip'in oğlu Abdullah, annesi ise yine aynı kabilenin Zühre boyundan Vehb bin Abd Menaf'ın kızı Amine idi. Süt annesinin ismi ise Halime'dir. Ramazan ayında tüm Müslümanlar ibadetlerini gerçekleştirirken öte yandan inandıkları dinin peygamberinin hayatını da araştırıyor. İşte Allah tarafından cihana gönderilmiş son peygamber Hz. Muhammed’in hayatı…

İslam dini inanışına göre; Allah tarafından gönderilen son elçi ve peygamber olan Hz. Muhammed hayatı ile vatandaşların araştırma konusu oluyor. 571 yılında Mekke'de doğduğu bilinen ve doğmadan önce babası Abdullah'ı, henüz 6 yaşında iken ise annesi Amine'yi kaybeden Hz. Muhammed; küçük yaşta ticarete atılmış ve insanlar tarafından henüz genç yaşında güzel ahlakı, dürüstlüğü ve adaletiyle tanınmıştır. Ramazan ayında olduğumuz şu günlerde birçok vatandaş tarafından "Hz. Muhammed'in hayatı" araştırmaları gerçekleştirilmeye devam ediyor. İşte son peygamberin kısaca hayatı.

HZ. MUHAMMED'İN HAYATI
Hz. Muhammed (s.a.v.) 571 yılında Mekke'de doğdu.
Doğmadan önce babası Abdullah'ı; 6 yaşındayken annesi Âmine'yi kaybetti. Sonra dedesi Abdulmuttalib'in himayesine girdi. Dedesinin vefatından sonra amcası Ebû Talib'in yanında yetişti.

Küçük yaşlardan itibaren ticarete atıldı. Mekke'de yaşayan ve puta tapan insanlara karşı çıktı. Peygamber olmadan önce insanlar arasında güzel ahlakı, dürüstlüğü, adâleti ile tanınarak "el-Emîn: En emniyetli kişi" sıfatını aldı.
25 yaşında iken Hz. Hatice ile evlendi. Hz. Hatice'den Kasım, Abdullah, Zeynep, Rukiye, Ümmü Gülsüm, Fatıma adında 6 çocuğu oldu. Kasım ve Abdullah küçük yaştayken vefat etti.
Ara sıra yanına azığını alarak Nur Dağı'ndaki Hira Mağarası'nda inzivaya çekilirdi. 610 senesinde Ramazan ayının 17. günü Hira Mağrası'da vahiy meleği Cebrail (a.s.) geldi ve ona ilk vahiy "oku" emrini verdi. Böylece Hz. Muhammed'e (s.a.v.) 40 yaşında peygamberlik verilmiş oldu.
Peygamber Efendimiz, tebliğe en yakınlarından başladı. O'na ilk eşi Hz. Hatice sonra kızları iman etti. Ardından Hz. Ali daha sonra Zeyd bin Harise ve Hz. Ebubekir iman etti. İnsanlar arasındaki eşitsizliği gideren, adaleti gözeten İslam dini daha çok fakir insanlar ve köleler arasında kabul gördü. Müslümanların sayısını günden güne arttı.

İlk Müslümanlar Mekkeli putperestlerin hakâret, alay, eziyet, işkence ve boykot gibi kötü tavır ve davranışlarına mâruz kaldı.
Müslümanlar Mekke'de oturamayacak hâle geldikleri zaman Allah'ın izniyle Peygamber Efendimiz ve ashabı 622 senesinde Mekke'den Medine'ye hicret etti. Hz. Ebubekir, Peygamber Efendimiz'in yol arkadaşı oldu. Medineli Müslümanlar (Ensar) Mekkeli muhacirleri çok iyi karşıladılar. Ensar ile muhacirler kardeş ilan edildi. Böylece Medine İslam Devleti kuruldu. İslam Devleti'nin kurulmasıyla müşrikler Müslümanlara saldırmaya başladı.
624 yılında müşriklerle yapılan ilk savaş olan Bedir Savaşı'nı Müslümanlar kazandı. Mekkeli müşrikler Bedir Savaşı'nın intikamını almak için Medine üzerine yürüdüler. 625 yılında yapılan Uhud Savaşı'nda Peygamberimizin görevlendirdiği okçuların yerini terk etmesiyle Hz. Hamza ile birlikte 70 sahabe şehit oldu. İki taraf birbirine üstünlük kuramadığı için Mekkeli müşrikler büyük bir güç toplayarak tekrar Medine üzerine yürüdüler. Peygamber Efendimiz bunu haber alınca Selman-ı Farisi'nin tavsiyesi ile Medine'nin etrafına hendekler kazdırdı. 627 yılında yapılan Hendek Savaşı'nda müşrikler kayıplar vererek çekildiler.

628 yılında Müslümanlar hacca gitmeye karar verdiler. Bundan tedirgin olan Mekkeliler Müslümanlara izin vermek istemediler. 628 yılında imzalanan Hudeybiye Anlaşması ile Mekkeli müşrikler Müslümanların varlığını resmen tanıdı.
628 yılında Müslümanlar Hayber'i fethetti. Hayber'in fethi ile Şam ticaret yolu Müslümanların eline geçti.
Müslümanlar, Bizans ile ilk kez 629 yılında Mute'de savaştılar. 630 yılında Mekke'nin fethi gerçekleşti. Mekke'nin fethinden sonra Arap yarımadası hızlı bir şekilde Müslümanların kontrolü altına girdi. Müslümanlar ve putperest Arap kabileleri arasında 630 yılında gerçekleşen Huneyn Savaşı'nı Müslümanlar kazandı. Hz Muhammed'in (s.a.v.) son seferi ise 631 yılında Tebük'e oldu.
Hz. Muhammed (s.a.v.) son kez Müslümanlarla beraber 632 yılında hacca gitti ve buna Veda Haccı adı verildi. Veda Haccı'nda 100 bin Müslümana veda niteliğinde konuşan Hz. Muhammed (s.a.v.) 632 yılında Medine'de vefat etti.
Kabri Medine'de Ravza-ı Mutahhara'da bulunmaktadır.
 

Kopuyoruz.com

Moderator
MT
13 Kas 2025
21
583
78

İtibar Puanı:

Hz. Muhammed’in Hira’da bulunduğu 610 yılı Ramazan ayının son on günü içinde bir gece, bazı rivayetlere göre pazartesi günü sabaha karşı Cebrâil aslî sûretiyle geldi, okumasını istedi, onun Allah’ın elçisi, kendisinin de Cebrâil olduğunu söyledi. Ardından, “Yaratan rabbinin adıyla oku!” mânasındaki cümle ile başlayan Alak sûresinin ilk beş âyetini ona tebliğ etti. Bu olay üzerine heyecanlanıp korkuya kapılan Hz. Muhammed oradan ayrılarak evine gitti, yatağa girerek Hatice’den üstünü örtmesini istedi ve uyandıktan sonra başından geçenleri anlattı. Bunun üzerine Hatice, Allah’ın kendisini utandırmayacağını, çünkü onun akrabasını gözettiğini, doğru konuştuğunu, âcizlerin elinden tuttuğunu, yoksullara yardım ettiğini, misafirleri ağırladığını söyleyerek tesellide bulundu ve kendisine inandığını belirtti. Ardından Hz. Peygamber’i kendi amcasının oğlu Varaka b. Nevfel’e götürdü. Varaka onu dinledikten sonra kendisine gelen meleğin bütün peygamberlere vahiy getiren melek olduğunu söyledi. Siyer âlimleri, Cebrâil’in ilk vahyi getirişi sırasında Resûlullah’a abdesti ve namazı öğrettiği hususunda ittifak etmişlerdir.
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt