Lokman Suresi'nin Okunuşu ve Anlamı Nasıldır
"Kur'an'ın bazı sureleri yalnız hüküm öğretmez; aynı zamanda bir babanın evladına bıraktığı hikmeti, kalbin taşıması gereken edebi ve insanın kendini Rabbin huzurunda nasıl konumlandırması gerektiğini de öğretir. Lokman Suresi, işte bu yüzden yalnız okunmaz; aynı zamanda yaşanmak üzere kalbe indirilir."
— Ersan Karavelioğlu
Lokman Suresi Hakkında Kısa Bilgi Nedir
Bu sure, özellikle Hz. Lokman'ın oğluna verdiği öğütlerle tanındığı için, Kur'an'daki en etkileyici hikmet ve terbiye surelerinden biri kabul edilir. Bu yönüyle sadece bilgi veren değil; insanın iç dünyasını şekillendiren bir sure olarak okunur.
Lokman Suresi'nin Ana Teması Nedir
Lokman Suresi'nin Okunuşuna Başlamadan Önce Nasıl Bir Niyet Taşınmalıdır
1-5. Ayetlerin Okunuşu ve Anlamı Nasıldır
1. Elif lâm mîm.
2. Tilke âyâtul kitâbil hakîm.
3. Huden ve rahmeten lil muhsinîn.
4. Ellezîne yukîmûnes salâte ve yu'tûnez zekâte ve hum bil âhirati hum yûkinûn.
5. Ulâike alâ huden min rabbihim ve ulâike humul muflihûn.
1. Elif, Lâm, Mîm.
2. Bunlar, hikmet dolu Kitab'ın ayetleridir.
3. Güzel davrananlar için bir hidayet ve rahmet olarak indirilmiştir.
4. Onlar namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler ve ahirete de kesin olarak inanırlar.
5. İşte onlar Rablerinden bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır.
6-7. Ayetlerin Okunuşu ve Anlamı Nasıldır
6. Ve minen nâsi men yeşterî lehvel hadîsi li yudille an sebîlillâhi bi gayri ilmin ve yettehizehâ huzuvâ, ulâike lehum azâbun muhîn.
7. Ve izâ tutlâ aleyhi âyâtunâ vellâ mustekbiren ke en lem yesma'hâ ke enne fî uzuneyhi vakrâ, febeşşirhu bi azâbin elîm.
6. İnsanlardan öylesi vardır ki, bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve onu alaya almak için boş ve oyalayıcı sözleri satın alır. İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.
7. Ona ayetlerimiz okunduğunda ise, sanki onları işitmemiş gibi büyüklük taslayarak yüz çevirir; sanki kulaklarında ağırlık varmış gibidir. Ona elem verici bir azabı müjdele.
8-9. Ayetlerin Okunuşu ve Anlamı Nasıldır
8. İnne ellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti lehum cennâtun naîm.
9. Hâlidîne fîhâ, va'dallâhi hakkâ, ve huvel azîzul hakîm.
8. Şüphesiz iman edip salih ameller işleyenler için nimet cennetleri vardır.
9. Orada ebedî kalacaklardır. Bu Allah'ın gerçek vaadidir. O mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
10-11. Ayetlerin Okunuşu ve Anlamı Nasıldır
10. Halakas semâvâti bi gayri amedin teravne hâ ve elkâ fil ardı revâsiye en temîde bikum ve besse fîhâ min kulli dâbbeh, ve enzelnâ mines semâi mâen fe embetnâ fîhâ min kulli zevcin kerîm.
11. Hâzâ halkullâh, fe erûnî mâzâ halakallezîne min dûnih, beliz zâlimûne fî dalâlin mubîn.
10. Gökleri gördüğünüz gibi direksiz yarattı; sizi sarsmasın diye yere sabit dağlar yerleştirdi; orada her tür canlıyı yaydı. Gökten su indirdik de onunla yeryüzünde her güzel çiftten bitkiler bitirdik.
11. İşte bu Allah'ın yaratmasıdır. Şimdi O'ndan başkalarının ne yarattığını bana gösterin. Hayır, zalimler apaçık bir sapıklık içindedir.
12. Ayetin Okunuşu ve Anlamı Nasıldır
12. Ve lekad âteynâ Lukmânel hikmete enişkur lillâh, ve men yeşkur fe innemâ yeşkuru li nefsih, ve men kefere fe innallâhe ganiyyun hamîd.
12. Andolsun ki biz Lokman'a hikmet verdik: "Allah'a şükret." Kim şükrederse ancak kendi iyiliği için şükretmiş olur. Kim nankörlük ederse bilsin ki Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, her türlü övgüye layıktır.
13. Ayetin Okunuşu ve Anlamı Nasıldır
13. Ve iz kâle Lukmânu libnihi ve huve ya'izuhû yâ buneyye lâ tuşrik billâh, innen şirke le zulmun azîm.
13. Lokman, oğluna öğüt vererek demişti ki: "Yavrucuğum! Allah'a ortak koşma. Çünkü şirk gerçekten çok büyük bir zulümdür."
14-15. Ayetlerin Okunuşu ve Anlamı Nasıldır
14. Ve vessaynel insane bi vâlideyhi, hamelethü ummühû vehnen alâ vehnin ve fisâlühû fî âmeyn, enişkur lî ve li vâlideyk, ileyyel masîr.
15. Ve in câhedâke alâ en tuşrike bî mâ leyse leke bihî ilmün fe lâ tuti'humâ, ve sâhibhumâ fid الدنيا ma'rûfâ, vettebi' sebîle men enâbe ileyy, ثم ileyye merci'ukum fe unebbiukum bimâ kuntum ta'melûn.
14. Biz insana anne ve babasını tavsiye ettik. Annesi onu güçsüzlük üstüne güçsüzlük çekerek taşıdı. Sütten ayrılması da iki yıl içindedir. Bana ve anne-babana şükret; dönüş ancak banadır.
15. Eğer onlar seni, hakkında bilgin olmayan bir şeyi bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itaat etme. Ama dünyada onlarla iyi geçin. Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonunda dönüşünüz banadır; ben de size yaptıklarınızı haber vereceğim.

16. Ayetin Okunuşu ve Anlamı Nasıldır
16. Yâ buneyye innehâ in tekü miskâle habbetin min hardalin فتekün fî sahretin ev fis semâvâti ev fil ardı ye'ti bihallâh, innallâhe latîfun habîr.
16. "Yavrucuğum! Yaptığın şey bir hardal tanesi ağırlığında olsa da, bir kayanın içinde, göklerde veya yerde bulunsa bile Allah onu getirir. Şüphesiz Allah en ince işleri bilendir, her şeyden haberdardır."

17. Ayetin Okunuşu ve Anlamı Nasıldır
17. Yâ buneyye ekımis salâte ve'mur bil ma'rûfi venhe anil münkeri vesbir alâ mâ esâbek, inne zâlike min azmil umûr.
17. "Yavrucuğum! Namazı dosdoğru kıl, iyiliği emret, kötülükten sakındır ve başına gelene sabret. Çünkü bunlar azim gerektiren işlerdendir."

18-19. Ayetlerin Okunuşu ve Anlamı Nasıldır
18. Ve lâ tusa''ir haddeke lin nâsi ve lâ temşi fil ardı merahâ, innallâhe lâ yuhibbu kulle المختال فخور.
19. Vaksid fî meşyike vagsud min savtik, inne enkarel asvâti le savtul hamîr.
18. İnsanlara karşı yanağını kibirle çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü Allah kendini beğenmiş, övünüp duran hiçbir kimseyi sevmez.
19. Yürüyüşünde ölçülü ol, sesini de alçalt. Çünkü seslerin en çirkini, elbette merkeplerin sesidir.

20-21. Ayetlerin Okunuşu ve Anlamı Nasıldır
20. Elem terav ennallâhe sehharalekum mâ fis semâvâti ve mâ fil ardı ve esbeğa aleykum ni'amehû zâhiraten ve bâtıneh, ve minen nâsi men yücâdilu fillâhi bi gayri ilmin ve lâ huden ve lâ kitâbin münîr.
21. Ve izâ kîle lehumuttebi'û mâ enzelallâhu kâlû bel nettebi'u mâ vecednâ aleyhi âbâenâ, evelev kâneş şeytânu yed'ûhum ilâ azâbis sa'îr.
20. Görmediniz mi ki Allah göklerde ve yerde olanları sizin hizmetinize verdi, açık ve gizli nimetlerini üzerinize bolca yaydı. Yine de insanlardan kimi vardır ki hiçbir bilgiye, hidayete ve aydınlatıcı kitaba dayanmadan Allah hakkında tartışır.
21. Onlara "Allah'ın indirdiğine uyun" denildiğinde, "Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız" derler. Ya şeytan onları çılgın ateşin azabına çağırıyor idiyse de mi?

22-24. Ayetlerin Okunuşu ve Anlamı Nasıldır
22. Ve men yuslim vechehû ilallâhi ve huve muhsinun فقدistemseke bil urvetil vusqâ, ve ilallâhi âkıbetul umûr.
23. Ve men kefera fe lâ yahzunke kufruh, ileynâ merci'uhum fe nunebbiuhum bimâ amilû, innallâhe alîmun bi zâtis sudûr.
24. Numetti'uhum kalîlen summe nadtarruhum ilâ azâbin galîz.
22. Kim iyilik yaparak yüzünü Allah'a teslim ederse, gerçekten en sağlam kulpa tutunmuş olur. İşlerin sonu Allah'a varır.
23. Kim inkâr ederse onun inkârı seni üzmesin. Dönüşleri bizedir; yaptıklarını kendilerine haber vereceğiz. Şüphesiz Allah kalplerde olanı bilir.
24. Onları biraz faydalandırırız; sonra da şiddetli bir azaba zorlarız.

25-27. Ayetlerin Okunuşu ve Anlamı Nasıldır
25. Ve lein seeltehum men halakas semâvâti vel arda le yekûlunnallâh, kulil hamdu lillâh, bel ekseruhum lâ ya'lemûn.
26. Lillâhi mâ fis semâvâti vel ard, innallâhe huvel ganiyyul hamîd.
27. Ve lev ennemâ fil ardı min şeceratin aklâmun vel bahru yemudduhû min ba'dihî seb'atu ebhurin mâ nefidet kelimâtullâh, innallâhe azîzun hakîm.
25. Andolsun, onlara "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan mutlaka "Allah" derler. De ki: "Hamd Allah'a mahsustur." Fakat onların çoğu bilmezler.
26. Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Şüphesiz Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, övgüye layıktır.
27. Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem olsa ve deniz, ardından yedi deniz daha katılarak mürekkep olsa, yine Allah'ın sözleri tükenmez. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hikmet sahibidir.

28-30. Ayetlerin Okunuşu ve Anlamı Nasıldır
28. Mâ halkukum ve lâ ba'sukum illâ ke nefsin vâhidetin, innallâhe semîun basîr.
29. Elem tera ennallâhe yûlicul leyle fin nehâri ve yûlicun nehâra fil leyli ve sehhares şemse vel kamer, kullun yecrî ilâ ecelin müsemmâ, ve ennallâhe bimâ ta'melûne habîr.
30. Zâlike bi ennallâhe huvel hakk, ve enne mâ yed'ûne min dûnihil bâtıl, ve ennallâhe huvel aliyyul kebîr.
28. Sizin yaratılmanız ve yeniden diriltilmeniz, ancak tek bir kişinin yaratılması ve diriltilmesi gibidir. Şüphesiz Allah işitendir, görendir.
29. Görmedin mi ki Allah geceyi gündüze, gündüzü geceye katar; güneşi ve ayı emrine vermiştir. Her biri belirlenmiş bir süreye kadar akıp gider. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
30. Bu böyledir. Çünkü Allah hakkın ta kendisidir; O'ndan başka yalvarıp taptıkları ise batıldır. Şüphesiz Allah çok yücedir, çok büyüktür.

31-34. Ayetlerin Okunuşu ve Anlamı Nasıldır
31. Elem tera ennel fulke tecrî fil bahri bi ni'metillâhi li yuriyekum min âyâtih, inne fî zâlike le âyâtin likulli sabbârin şekûr.
32. Ve izâ gaşiyehum mevcun kez zuleli de'avullâhe muhlisîne lehud dîn, felemmâ neccâhum ilel berri فمنhum muktesıd, ve mâ yechadu bi âyâtinâ illâ kullu hattârin kefûr.
33. Yâ eyyuhen nâsuttekû rabbekum vahşev yevmen lâ yeczî vâlidun an veledihî ve lâ mevlûdun huve câzin an vâlidihî şey'â, inne va'dallâhi hakk, fe lâ teğurrannekumul hayâtud الدنيا ve lâ yeğurrannekum billâhil ğarûr.
34. Innallâhe indehû ilmus sâ'ah, ve yunezzilul gayse, ve ya'lemu mâ fil erhâm, ve mâ tedrî nefsun mâzâ teksibu gadâ, ve mâ tedrî nefsun bi eyyi ardın temût, innallâhe alîmun habîr.
31. Görmedin mi ki gemiler Allah'ın nimetiyle denizde yüzüp gider; bu, O'nun ayetlerinden size göstermesi içindir. Şüphesiz bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
32. Dağlar gibi dalgalar onları sardığında dini yalnız Allah'a has kılarak O'na yalvarırlar. Fakat Allah onları karaya çıkarıp kurtarınca içlerinden bir kısmı orta yolu tutar. Ayetlerimizi ancak son derece hain ve nankör kimseler inkâr eder.
33. Ey insanlar! Rabbinizden sakının. Öyle bir günden korkun ki, o gün ne baba oğluna bir fayda sağlayabilir ne de çocuk babasına bir şey kazandırabilir. Allah'ın vaadi gerçektir. O hâlde dünya hayatı sizi aldatmasın ve aldatıcı da Allah hakkında sizi kandırmasın.
34. Şüphesiz kıyametin bilgisi Allah katındadır. Yağmuru O indirir. Rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiç kimse hangi yerde öleceğini de bilmez. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır.
İnsan bilir sanır; ama yarınını, ölüm yerini, gaybın hakikatini bilmez. Bu bilgi yalnız Allah katındadır.

Son Söz
Lokman Suresi Yalnız Okunan Değil, Karaktere Dönüşmesi Gereken Bir Hikmet Mirasıdır
"Lokman Suresi'nin en büyük güzelliği, insanı korkutarak değil; hikmetle derinleştirerek terbiye etmesidir. Bu sureyi okuyan kişi yalnız ayetleri değil, aslında kendi yürüyüşünü, sesini, kalbini ve evladına bırakacağı ahlakı da yeniden düşünmeye başlar."
— Ersan Karavelioğlu
Son düzenleme: