🌟Taha Suresi'nin Arapça Okunuşu Nasılıdır ❓ | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

🌟Taha Suresi'nin Arapça Okunuşu Nasılıdır ❓

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
47,349
2,494,312
113
42
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

🌟 Taha Suresi'nin Tamamı: Arapça Okunuşu ve Anlamları ile 🌟

Taha Suresi, Kur’an-ı Kerim’in 20. suresi olup 135 ayetten oluşur. Bu surede, Hz. Musa’nın kıssası üzerinden Allah’a iman, sabır ve ibadetin önemi vurgulanır. Aşağıda tüm ayetleri süsleyerek, Arapça okunuşları ve anlamları ile birlikte sunuyorum.

🌟 Taha Suresi'nin İlk Ayetleri (1-10)​


1️⃣ طه

🌟 Okunuşu: Taha
✨ Anlamı: Harflerin mucizesi. Bu harfler, surenin ismi olarak belirtilmiştir.


2️⃣ مَا أَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْقُرْآنَ لِتَشْقَىٰ

📖 Okunuşu: Mā anzalnā ʿalayka l-qurʾāna li-tashqā
💡 Anlamı: Biz sana Kur'an'ı sıkıntıya düşmen için indirmedik.


3️⃣ إِلَّا تَذْكِرَةً لِمَنْ يَخْشَىٰ

📖 Okunuşu: Illā tadhkiratan liman yakhshā
🌿 Anlamı: Ancak Allah’tan korkanlara bir hatırlatma olsun diye indirdik.


4️⃣ تَنْزِيلًا مِمَّنْ خَلَقَ الْأَرْضَ وَالسَّمَاوَاتِ الْعُلَىٰ

📖 Okunuşu: Tanzīlan mimman khalaqa l-arḍa wa-l-samāwāti l-ʿulā
🏞️ Anlamı: Bu, yüce gökleri ve yeri yaratanın indirdiği bir kitaptır.


5️⃣ الرَّحْمَٰنُ عَلَى الْعَرْشِ اسْتَوَىٰ

📖 Okunuşu: Al-Raḥmānu ʿalā l-ʿarshi istawā
🌟 Anlamı: Rahmân olan Allah, Arş’a istiva etmiştir.


6️⃣ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَمَا تَحْتَ الثَّرَىٰ

📖 Okunuşu: Lahu mā fī l-samāwāti wa-mā fī l-arḍi wa-mā baynahumā wa-mā taḥta l-tharā
✨ Anlamı: Göklerde, yerde ve bu ikisi arasındakiler ile toprağın altındakiler O'nundur.


7️⃣ وَإِنْ تَجْهَرْ بِالْقَوْلِ فَإِنَّهُ يَعْلَمُ السِّرَّ وَأَخْفَىٰ

📖 Okunuşu: Wa-in tajhar bil-qawli fa-innahū yaʿlamu l-sirra wa-akhfā
💡 Anlamı: Sen sözünü yüksek sesle söylesen de, Allah gizli olanı ve daha gizlisini bilir.


8️⃣ اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ لَهُ الْأَسْمَاءُ الْحُسْنَىٰ

📖 Okunuşu: Allāhu lā ilāha illā huwa lahu l-asmāʾu l-ḥusnā
🌟 Anlamı: Allah’tan başka ilah yoktur. En güzel isimler O’na aittir.


9️⃣ وَهَلْ أَتَاكَ حَدِيثُ مُوسَىٰ

📖 Okunuşu: Wa-hal atāka ḥadīthu Mūsā
❓ Anlamı: Sana Musa’nın haberi ulaştı mı?


🔟 إِذْ رَأَىٰ نَارًا فَقَالَ لِأَهْلِهِ امْكُثُوا إِنِّي آنَسْتُ نَارًا لَعَلِّي آتِيكُمْ مِنْهَا بِقَبَسٍ أَوْ أَجِدُ عَلَى النَّارِ هُدًى

📖 Okunuşu: Idh raʾā nāran fa-qāla li-ahlihi imkuthū innī ānastu nāran laʿallī ātīkum minhā bi-qabas aw ajidu ʿalā l-nāri hudan
🔥 Anlamı: Hani, Musa bir ateş gördü ve ailesine dedi ki: “Burada bekleyin, çünkü ben bir ateş gördüm. Belki size ondan bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol gösterici bulurum.”


🌟 Taha Suresi'nin Ayetleri (11-20) 🌟


1️⃣1️⃣ فَلَمَّا أَتَاهَا نُودِيَ يَا مُوسَىٰ

📖 Okunuşu: Falammā atāhā nūdiya yā Mūsā
📜 Anlamı: Nihayet oraya vardığında, “Ey Musa!” diye seslenildi.


1️⃣2️⃣ إِنِّي أَنَا رَبُّكَ فَاخْلَعْ نَعْلَيْكَ إِنَّكَ بِالْوَادِي الْمُقَدَّسِ طُوًى

📖 Okunuşu: Innī anā rabbuka fa-ikhlaʿ naʿlayka innaka bi-l-wādi l-muqaddasi ṭuwā
🌟 Anlamı: “Ben senin Rabbinim. Ayakkabılarını çıkar; çünkü sen kutsal vadi Tuva’dasın.”


1️⃣3️⃣ وَأَنَا اخْتَرْتُكَ فَاسْتَمِعْ لِمَا يُوحَىٰ

📖 Okunuşu: Wa-anā ikhtartuka fa-istamiʿ limā yūḥā
🎶 Anlamı: “Ben seni seçtim; şimdi sana vahyedilene dikkatle kulak ver.”


1️⃣4️⃣ إِنَّنِي أَنَا اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا أَنَا فَاعْبُدْنِي وَأَقِمِ الصَّلَاةَ لِذِكْرِي

📖 Okunuşu: Innanī anā Allāhu lā ilāha illā anā fa-ʿbudnī wa-aqimi ṣ-ṣalata li-dhikrī
🌿 Anlamı: “Şüphesiz ki ben Allah’ım. Benden başka ilah yoktur. O hâlde bana ibadet et ve beni anmak için namaz kıl.”


1️⃣5️⃣ إِنَّ السَّاعَةَ آتِيَةٌ أَكَادُ أُخْفِيهَا لِتُجْزَىٰ كُلُّ نَفْسٍ بِمَا تَسْعَىٰ

📖 Okunuşu: Inna s-sāʿata ātīatun akādu ukhfīhā li-tujzā kullu nafsin bimā tasʿā
⏳ Anlamı: “Kıyamet mutlaka gelecektir. Onu gizli tutuyorum ki herkes, çalıştığının karşılığını alsın.”


1️⃣6️⃣ فَلَا يَصُدَّنَّكَ عَنْهَا مَنْ لَا يُؤْمِنُ بِهَا وَاتَّبَعَ هَوَاهُ فَتَرْدَىٰ

📖 Okunuşu: Fa-lā yaṣuddannaka ʿanhā man lā yuʾminu bihā wa-ittabaʿ hawāhu fa-tardā
🚫 Anlamı: “Kıyamete inanmayan ve hevasına uyan kimse seni ona inanmaktan alıkoymasın; yoksa helak olursun.”


1️⃣7️⃣ وَمَا تِلْكَ بِيَمِينِكَ يَا مُوسَىٰ

📖 Okunuşu: Wa-mā tilka biyamīnika yā Mūsā
❓ Anlamı: “Ey Musa! Sağ elindeki nedir?”


1️⃣8️⃣ قَالَ هِيَ عَصَايَ أَتَوَكَّأُ عَلَيْهَا وَأَهُشُّ بِهَا عَلَىٰ غَنَمِي وَلِيَ فِيهَا مَآرِبُ أُخْرَىٰ

📖 Okunuşu: Qāla hiya ʿaṣāya atawakkaʾu ʿalayhā wa-ahushshu bihā ʿalā ghanamī wa-lī fīhā maʾāribu ukhrā
🌳 Anlamı: Musa dedi ki: “O, benim asamdır. Ona dayanırım; onunla koyunlarım için yaprak silkerim ve onda başka işlerim de vardır.”


1️⃣9️⃣ قَالَ أَلْقِهَا يَا مُوسَىٰ

📖 Okunuşu: Qāla alqihā yā Mūsā
🌀 Anlamı: Allah dedi ki: “Onu yere bırak, ey Musa!”


2️⃣0️⃣ فَأَلْقَاهَا فَإِذَا هِيَ حَيَّةٌ تَسْعَىٰ

📖 Okunuşu: Fa-alqāhā fa-idhā hiya ḥayyatun tasʿā
🐍 Anlamı: Musa asayı yere attı ve birdenbire onun hızlıca hareket eden bir yılan olduğunu gördü.


🌟 Taha Suresi'nin Ayetleri (21-40) 🌟

2️⃣1️⃣ قَالَ خُذْهَا وَلَا تَخَفْ سَنُعِيدُهَا سِيرَتَهَا الْأُولَىٰ

📖 Okunuşu: Qāla khudh'hā wa-lā takhaf sa-nuʿīduhā sīratahā l-ūlā
🔄 Anlamı: Allah dedi ki: “Onu tut, korkma! Onu eski hâline döndüreceğiz.”


2️⃣2️⃣ وَاضْمُمْ يَدَكَ إِلَىٰ جَنَاحِكَ تَخْرُجْ بَيْضَاءَ مِنْ غَيْرِ سُوءٍ آيَةً أُخْرَىٰ

📖 Okunuşu: Wa-ḍmum yadaka ilā janāḥika takhruj bayḍāʾa min ghayri sūʾin āyatan ukhrā
🌟 Anlamı: “Elini koynuna sok, kusursuz bir beyazlıkla çıksın. Bu da başka bir mucizedir.”


2️⃣3️⃣ لِنُرِيَكَ مِنْ آيَاتِنَا الْكُبْرَىٰ

📖 Okunuşu: Li-nuriyaka min āyātinā l-kubrá
✨ Anlamı: “Böylece sana büyük ayetlerimizden bazılarını göstereceğiz.”


2️⃣4️⃣ اذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُ طَغَىٰ

📖 Okunuşu: Idhhab ilā firʿawna innahu ṭaghá
🛡️ Anlamı: “Firavun’a git! Çünkü o azdı.”


2️⃣5️⃣ قَالَ رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي

📖 Okunuşu: Qāla rabbi ish'raḥ lī ṣadrī
💖 Anlamı: Musa dedi ki: “Rabbim! Göğsümü genişlet.”


2️⃣6️⃣ وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي

📖 Okunuşu: Wa-yassir lī amrī
💡 Anlamı: “İşimi kolaylaştır.”


2️⃣7️⃣ وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانِي

📖 Okunuşu: Wa-iḥlul ʿuqdatan min lisānī
🗣️ Anlamı: “Dilimdeki düğümü çöz.”


2️⃣8️⃣ يَفْقَهُوا قَوْلِي

📖 Okunuşu: Yafqahū qawlī
🎶 Anlamı: “Ki sözümü anlasınlar.”


2️⃣9️⃣ وَاجْعَلْ لِي وَزِيرًا مِنْ أَهْلِي

📖 Okunuşu: Wa-ajʿal lī wazīran min ahlī
🤝 Anlamı: “Ailemden bana bir yardımcı ver.”


3️⃣0️⃣ هَارُونَ أَخِي

📖 Okunuşu: Hārūna akhī
👬 Anlamı: “Kardeşim Harun’u (yardımcı olarak).”


3️⃣1️⃣ اشْدُدْ بِهِ أَزْرِي

📖 Okunuşu: Ushdud bihi azrī
💪 Anlamı: “Onunla gücümü artır.”


3️⃣2️⃣ وَأَشْرِكْهُ فِي أَمْرِي

📖 Okunuşu: Wa-ashrikhu fī amrī
🛡️ Anlamı: “Onu işime ortak et.”


3️⃣3️⃣ كَيْ نُسَبِّحَكَ كَثِيرًا

📖 Okunuşu: Kay nusabbiḥaka kathīran
🙏 Anlamı: “Ki Seni çokça tesbih edelim.”


3️⃣4️⃣ وَنَذْكُرَكَ كَثِيرًا

📖 Okunuşu: Wa-nadhkuraka kathīran
🌿 Anlamı: “Ve Seni çokça analım.”


3️⃣5️⃣ إِنَّكَ كُنْتَ بِنَا بَصِيرًا

📖 Okunuşu: Innaka kunta binā baṣīran
👁️ Anlamı: “Şüphesiz ki Sen, bizi her zaman görensin.”


3️⃣6️⃣ قَالَ قَدْ أُوتِيتَ سُؤْلَكَ يَا مُوسَىٰ

📖 Okunuşu: Qāla qad ūtīta suʾlaka yā Mūsá
🌟 Anlamı: Allah dedi ki: “Ey Musa! İstediğin sana verilmiştir.”


3️⃣7️⃣ وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَيْكَ مَرَّةً أُخْرَىٰ

📖 Okunuşu: Wa-laqad manannā ʿalayka marratan ukhrá
🌸 Anlamı: “Biz, sana bir defa daha lütufta bulunmuştuk.”


3️⃣8️⃣ إِذْ أَوْحَيْنَا إِلَىٰ أُمِّكَ مَا يُوحَىٰ

📖 Okunuşu: Idh awḥaynā ilá ummika mā yūḥá
💡 Anlamı: “Hani annene vahyettiğimiz şeyleri vahyetmiştik.”


3️⃣9️⃣ أَنِ اقْذِفِيهِ فِي التَّابُوتِ فَاقْذِفِيهِ فِي الْيَمِّ فَلْيُلْقِهِ الْيَمُّ بِالسَّاحِلِ يَأْخُذْهُ عَدُوٌّ لِي وَعَدُوٌّ لَهُ وَأَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مِنِّي وَلِتُصْنَعَ عَلَىٰ عَيْنِي

📖 Okunuşu: An iqdhifīhi fī l-tābūti fa-iqdhifīhi fī l-yammi fa-l-yulqihi l-yammu bi-l-sāḥili yaʾkhudh'hu ʿaduwwun lī wa-ʿaduwwun lahu wa-alqaytu ʿalayka maḥabbatan minnī wa-li-tuṣnaʿa ʿalá ʿaynī
🌊 Anlamı: “Onu sandığa koy ve nehre bırak; nehir onu kıyıya atsın. Benim ve onun düşmanı onu alsın. Üzerine tarafımdan bir sevgi koydum ki, gözümün önünde yetiştiresin.”


4️⃣0️⃣ إِذْ تَمْشِي أُخْتُكَ فَتَقُولُ هَلْ أَدُلُّكُمْ عَلَىٰ مَنْ يَكْفُلُهُ فَرَجَعْنَاكَ إِلَىٰ أُمِّكَ كَيْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَ وَقَتَلْتَ نَفْسًا فَنَجَّيْنَاكَ مِنَ الْغَمِّ وَفَتَنَّاكَ فُتُونًا فَلَبِثْتَ سِنِينَ فِي أَهْلِ مَدْيَنَ ثُمَّ جِئْتَ عَلَىٰ قَدَرٍ يَا مُوسَىٰ

📖 Okunuşu: Idh tamshī ukhtuka fa-taqūlu hal adullukum ʿalá man yakfuluhu fa-rajaʿnāka ilá ummika kay taqarra ʿaynuhā wa-lā taḥzan wa-qatalta nafsan fa-najjaynāka mina l-ghammi wa-fatannāka futūnan fa-labith'ta sinīna fī ahli madyana thumma jiʾta ʿalá qadrin yā Mūsá
🌟 Anlamı: “Hani kız kardeşin (nehrin kenarında) yürüyüp: ‘Onun bakımını üstlenecek birini size göstereyim mi?’ demişti. Böylece seni annene geri verdik ki gözü aydın olsun ve üzülmesin. Sonra bir cana kıydın; seni kederden kurtardık ve türlü imtihanlarla denedik. Medyen halkı arasında yıllarca kaldın; nihayet bir takdir üzerine buraya geldin, ey Musa.”


🌟 Taha Suresi'nin Ayetleri (41-60) 🌟

4️⃣1️⃣ وَاصْطَنَعْتُكَ لِنَفْسِي

📖 Okunuşu: Wa-ṣṭanaʿtuka linafsī
🌟 Anlamı: “Seni kendim için seçtim.”


4️⃣2️⃣ اذْهَبْ أَنْتَ وَأَخُوكَ بِآيَاتِي وَلَا تَنِيَا فِي ذِكْرِي

📖 Okunuşu: Idhhab anta wa-akhūka bi-āyātī wa-lā taniyā fī dhikrī
🛡️ Anlamı: “Sen ve kardeşin, ayetlerimle birlikte gidin ve beni anmayı ihmal etmeyin.”


4️⃣3️⃣ اذْهَبَا إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُ طَغَىٰ

📖 Okunuşu: Idhhabā ilá firʿawna innahu ṭaghá
🏞️ Anlamı: “Firavun’a gidin; çünkü o azdı.”


4️⃣4️⃣ فَقُولَا لَهُ قَوْلًا لَيِّنًا لَعَلَّهُ يَتَذَكَّرُ أَوْ يَخْشَىٰ

📖 Okunuşu: Fa-qūlā lahu qawlan layyinan laʿallahu yatadhakkaru aw yakhshá
💬 Anlamı: “Ona yumuşak bir söz söyleyin; belki öğüt alır ya da korkar.”


4️⃣5️⃣ قَالَا رَبَّنَا إِنَّنَا نَخَافُ أَنْ يَفْرُطَ عَلَيْنَا أَوْ أَنْ يَطْغَىٰ

📖 Okunuşu: Qālā rabbanā innanā nakhāfu an yafruṭa ʿalaynā aw an yaṭghá
🌿 Anlamı: Dediler ki: “Rabbimiz! Firavun’un bize karşı taşkınlık yapmasından ya da azgınlık etmesinden korkuyoruz.”


4️⃣6️⃣ قَالَ لَا تَخَافَا إِنَّنِي مَعَكُمَا أَسْمَعُ وَأَرَىٰ

📖 Okunuşu: Qāla lā takhāfā innanī maʿakumā asmaʿu wa-ará
👁️ Anlamı: Allah dedi ki: “Korkmayın! Şüphesiz ki Ben sizinle beraberim; işitiyorum ve görüyorum.”


4️⃣7️⃣ فَأْتِيَاهُ فَقُولَا إِنَّا رَسُولَا رَبِّكَ فَأَرْسِلْ مَعَنَا بَنِي إِسْرَائِيلَ وَلَا تُعَذِّبْهُمْ قَدْ جِئْنَاكَ بِآيَةٍ مِنْ رَبِّكَ وَالسَّلَامُ عَلَىٰ مَنِ اتَّبَعَ الْهُدَىٰ

📖 Okunuşu: Fa-atiyāhu fa-qūlā innā rasūlā rabbika fa-arsil maʿanā banī isrāʾīla wa-lā tuʿadhdhibhum qad jiʾnāka bi-āyatin min rabbika wa-s-salāmu ʿalá mani ittabaʿa l-hudá
🌟 Anlamı: “Ona gidin ve deyin ki: ‘Biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle gönder ve onlara eziyet etme. Sana Rabbinden bir ayetle geldik. Doğru yolu izleyenlere selam olsun.’”


4️⃣8️⃣ إِنَّا قَدْ أُوحِيَ إِلَيْنَا أَنَّ الْعَذَابَ عَلَىٰ مَنْ كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ

📖 Okunuşu: Innā qad ūḥiya ilaynā anna l-ʿadhāba ʿalá man kadhdhaba wa-tawallá
🔥 Anlamı: “Bize vahyedildi ki azap, hakikati yalanlayan ve yüz çevirenleredir.”


4️⃣9️⃣ قَالَ فَمَنْ رَبُّكُمَا يَا مُوسَىٰ

📖 Okunuşu: Qāla fa-man rabbukumā yā Mūsá
❓ Anlamı: Firavun dedi ki: “Ey Musa! Sizin Rabbiniz kimdir?”


5️⃣0️⃣ قَالَ رَبُّنَا الَّذِي أَعْطَىٰ كُلَّ شَيْءٍ خَلْقَهُ ثُمَّ هَدَىٰ

📖 Okunuşu: Qāla rabbunā alladhī aʿṭá kulla shayʾin khalqahu thumma hadá
🌿 Anlamı: Musa dedi ki: “Bizim Rabbimiz, her şeyi yaratıp ona düzen veren ve yol gösterendir.”


5️⃣1️⃣ قَالَ فَمَا بَالُ الْقُرُونِ الْأُولَىٰ

📖 Okunuşu: Qāla fa-mā bālu l-qurūni l-ūlá
❓ Anlamı: Firavun dedi: “Önceki nesillerin hâli ne olacak?”


5️⃣2️⃣ قَالَ عِلْمُهَا عِنْدَ رَبِّي فِي كِتَابٍ لَا يَضِلُّ رَبِّي وَلَا يَنْسَى

📖 Okunuşu: Qāla ʿilmuha ʿinda rabbī fī kitābin lā yaḍillu rabbī wa-lā yansá
📜 Anlamı: Musa dedi: “Onların bilgisi, Rabbimin katındaki bir kitaptadır. Rabbim ne yanılır ne de unutur.”


5️⃣3️⃣ الَّذِي جَعَلَ لَكُمُ الْأَرْضَ مَهْدًا وَسَلَكَ لَكُمْ فِيهَا سُبُلًا وَأَنْزَلَ مِنَ السَّمَاءِ مَاءً فَأَخْرَجْنَا بِهِ أَزْوَاجًا مِنْ نَبَاتٍ شَتَّىٰ

📖 Okunuşu: Alladhī jaʿala lakumu l-arḍa mahdan wa-salaka lakum fīhā subulan wa-anzala mina s-samāʾi māʾan fa-akhrajnā bihi azwājan min nabātin shattá
🌱 Anlamı: “O Allah ki, yeryüzünü size bir beşik yaptı, onda yollar açtı ve gökten su indirdi; böylece onunla çeşitli bitkiler çıkardık.”


5️⃣4️⃣ كُلُوا وَارْعَوْا أَنْعَامَكُمْ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَاتٍ لِأُولِي النُّهَىٰ

📖 Okunuşu: Kulū wa-arʿaw anʿāmakum inna fī dhālika la-āyātin li-ulī n-nuhá
🍃 Anlamı: “Yiyin ve hayvanlarınızı otlatın. Şüphesiz ki bunda akıl sahipleri için ayetler vardır.”


5️⃣5️⃣ مِنْهَا خَلَقْنَاكُمْ وَفِيهَا نُعِيدُكُمْ وَمِنْهَا نُخْرِجُكُمْ تَارَةً أُخْرَىٰ

📖 Okunuşu: Minha khalaqnākum wa-fīhā nuʿīdukum wa-minhā nukhrijukum tāratan ukhrá
🌍 Anlamı: “Sizi ondan (topraktan) yarattık, oraya döndüreceğiz ve bir kez daha ondan çıkaracağız.”


5️⃣6️⃣ وَلَقَدْ أَرَيْنَاهُ آيَاتِنَا كُلَّهَا فَكَذَّبَ وَأَبَىٰ

📖 Okunuşu: Wa-laqad araynāhu āyātinā kullahā fa-kadhdhab wa-abá
🚫 Anlamı: “Ona ayetlerimizin tamamını gösterdik; ancak yalanladı ve inat etti.”


5️⃣7️⃣ قَالَ أَجِئْتَنَا لِتُخْرِجَنَا مِنْ أَرْضِنَا بِسِحْرِكَ يَا مُوسَىٰ

📖 Okunuşu: Qāla ajiʾtanā li-tukhrijanā min arḍinā bi-siḥrika yā Mūsá
❓ Anlamı: Firavun dedi: “Ey Musa! Bizi sihrinle yurdumuzdan çıkarmaya mı geldin?”


5️⃣8️⃣ فَلَنَأْتِيَنَّكَ بِسِحْرٍ مِثْلِهِ فَاجْعَلْ بَيْنَنَا وَبَيْنَكَ مَوْعِدًا لَا نُخْلِفُهُ نَحْنُ وَلَا أَنْتَ مَكَانًا سُوًى

📖 Okunuşu: Fa-la-naʾtiyannaka bi-siḥrin mithlihi fa-jʿal baynanā wa-baynika mawʿidan lā nukhlifuhu naḥnu wa-lā anta makānan suwan
✨ Anlamı: “Biz de senin sihrin gibi bir sihir getireceğiz. Aramızda bir buluşma yeri belirle; orada sözümüzden dönmeyelim.”


5️⃣9️⃣ قَالَ مَوْعِدُكُمْ يَوْمُ الزِّينَةِ وَأَنْ يُحْشَرَ النَّاسُ ضُحًى

📖 Okunuşu: Qāla mawʿidukum yawmu z-zīnati wa-an yuḥshara n-nāsu ḍuḥá
📅 Anlamı: Musa dedi: “Buluşma yerimiz bayram günü ve kuşluk vakti insanların toplanacağı yerdir.”


6️⃣0️⃣ فَتَوَلَّىٰ فِرْعَوْنُ فَجَمَعَ كَيْدَهُ ثُمَّ أَتَىٰ

📖 Okunuşu: Fa-tawallá firʿawnu fa-jamaʿa kaydahu thumma atá
🔗 Anlamı: Firavun dönüp hilesini topladı ve (belirlenen yere) geldi.


🌟 Taha Suresi'nin Ayetleri (61-80) 🌟


6️⃣1️⃣ قَالَ لَهُمْ مُوسَىٰ وَيْلَكُمْ لَا تَفْتَرُوا عَلَى اللَّهِ كَذِبًا فَيُسْحِتَكُمْ بِعَذَابٍ وَقَدْ خَابَ مَنِ افْتَرَىٰ

📖 Okunuşu: Qāla lahum Mūsá waylakum lā taftarū ʿalá Allāhi kadhiban fa-yusḥitakum bi-ʿadhābin wa-qad khāba mani if'tará
🔥 Anlamı: Musa onlara dedi ki: “Yazıklar olsun size! Allah’a yalan isnat etmeyin. Yoksa sizi azapla helak eder. Allah’a iftira eden kimse mutlaka kaybeder.”


6️⃣2️⃣ فَتَنَازَعُوا أَمْرَهُمْ بَيْنَهُمْ وَأَسَرُّوا النَّجْوَىٰ

📖 Okunuşu: Fa-tanāzaʿū amrahum baynahum wa-asarrū n-najwá
🗣️ Anlamı: Bunun üzerine kendi aralarında tartıştılar ve gizli konuşmalar yaptılar.


6️⃣3️⃣ قَالُوا إِنْ هَذَانِ لَسَاحِرَانِ يُرِيدَانِ أَنْ يُخْرِجَاكُمْ مِنْ أَرْضِكُمْ بِسِحْرِهِمَا وَيَذْهَبَا بِطَرِيقَتِكُمُ الْمُثْلَىٰ

📖 Okunuşu: Qālū in hādhāni la-sāḥirāni yurīdāni an yukhrijākum min arḍikum bi-siḥrihimā wa-yadhhabā bi-ṭarīqatikumu l-muthlá
❓ Anlamı: Dediler ki: “Bunlar iki sihirbazdır. Sizi büyüleriyle yurdunuzdan çıkarmak ve üstün gelen yolunuzu ortadan kaldırmak istiyorlar.”


6️⃣4️⃣ فَأَجْمِعُوا كَيْدَكُمْ ثُمَّ ائْتُوا صَفًّا وَقَدْ أَفْلَحَ الْيَوْمَ مَنِ اسْتَعْلَىٰ

📖 Okunuşu: Fa-ajmiʿū kaydakum thumma i'tū ṣaffan wa-qad aflaḥa l-yawma mani istaʿlá
🔗 Anlamı: “Hilelerinizi toplayın, sonra saf tutarak gelin. Bugün üstün gelen mutlaka kurtulmuştur.”


6️⃣5️⃣ قَالُوا يَا مُوسَىٰ إِمَّا أَنْ تُلْقِيَ وَإِمَّا أَنْ نَكُونَ أَوَّلَ مَنْ أَلْقَىٰ

📖 Okunuşu: Qālū yā Mūsá immā an tulqiya wa-immā an nakūna awwala man alqá
❓ Anlamı: Dediler ki: “Ey Musa! Ya sen at ya da önce atan biz olalım.”


6️⃣6️⃣ قَالَ بَلْ أَلْقُوا فَإِذَا حِبَالُهُمْ وَعِصِيُّهُمْ يُخَيَّلُ إِلَيْهِ مِنْ سِحْرِهِمْ أَنَّهَا تَسْعَىٰ

📖 Okunuşu: Qāla bal alqū fa-idhā ḥibāluhum wa-ʿiṣiyyuhum yukhayyalu ilayhi min siḥrihim annahā tasʿá
🐍 Anlamı: Musa dedi ki: “Hayır, siz atın!” Birden onların ipleri ve değnekleri büyülerinden dolayı ona (Musa’ya) hareket ediyor gibi göründü.


6️⃣7️⃣ فَأَوْجَسَ فِي نَفْسِهِ خِيفَةً مُوسَىٰ

📖 Okunuşu: Fa-awjasa fī nafsihi khīfatan Mūsá
🌟 Anlamı: Musa, içinde bir korku hissetti.


6️⃣8️⃣ قُلْنَا لَا تَخَفْ إِنَّكَ أَنْتَ الْأَعْلَىٰ

📖 Okunuşu: Qulnā lā takhaf innaka anta l-aʿlá
💡 Anlamı: Biz dedik ki: “Korkma! Çünkü üstün olan sensin.”


6️⃣9️⃣ وَأَلْقِ مَا فِي يَمِينِكَ تَلْقَفْ مَا صَنَعُوا إِنَّمَا صَنَعُوا كَيْدُ سَاحِرٍ وَلَا يُفْلِحُ السَّاحِرُ حَيْثُ أَتَىٰ

📖 Okunuşu: Wa-alqi mā fī yamīnika talqaf mā ṣanaʿū innamā ṣanaʿū kaydu sāḥirin wa-lā yuf'liḥu s-sāḥiru ḥaythu atá
✨ Anlamı: “Elindeki değneği bırak; onların yaptıklarını yutsun! Onların yaptıkları sadece sihirbaz hilesidir. Sihirbaz ise nerede olursa olsun başarıya ulaşamaz.”


7️⃣0️⃣ فَأُلْقِيَ السَّحَرَةُ سُجَّدًا قَالُوا آمَنَّا بِرَبِّ هَارُونَ وَمُوسَىٰ

📖 Okunuşu: Fa-ulqiya s-saḥaratu sujjadan qālū āmannā bi-rabbi Hārūna wa-Mūsá
🙏 Anlamı: Sihirbazlar hemen secdeye kapandılar ve dediler ki: “Harun ve Musa’nın Rabbine iman ettik.”


7️⃣1️⃣ قَالَ آمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ أَنْ آذَنَ لَكُمْ إِنَّهُ لَكَبِيرُكُمُ الَّذِي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَ فَلَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ فِي جُذُوعِ النَّخْلِ وَلَتَعْلَمُنَّ أَيُّنَا أَشَدُّ عَذَابًا وَأَبْقَىٰ

📖 Okunuşu: Qāla āman'tum lahu qabla an ādhana lakum innahu la-kabīrukumu alladhī ʿallamakumu s-siḥra fa-la-uqaṭṭiʿanna aydiyakum wa-arjulakum min khilāfin wa-la-uṣallibannakum fī judhūʿi n-nakhli wa-la-taʿlamunna ayyuna ashaddu ʿadhāban wa-abqá
🔥 Anlamı: Firavun dedi ki: “Ben size izin vermeden O’na iman ettiniz ha! Demek ki size sihri öğreten ustanız O. Ellerinizle ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve hurma dallarına asacağım. O zaman hangimizin azabı daha çetin ve daha kalıcı olduğunu anlayacaksınız.”


7️⃣2️⃣ قَالُوا لَنْ نُؤْثِرَكَ عَلَىٰ مَا جَاءَنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ وَالَّذِي فَطَرَنَا فَاقْضِ مَا أَنْتَ قَاضٍ إِنَّمَا تَقْضِي هَٰذِهِ الْحَيَاةَ الدُّنْيَا

📖 Okunuşu: Qālū lan nuʾthiraka ʿalá mā jāʾanā mina l-bayyināti wa-alladhī faṭaranā faqḍi mā anta qāḍin innamā taqḍī hādhihi l-ḥayāta d-dunyā
🛡️ Anlamı: Sihirbazlar dediler ki: “Bize gelen açık delillerden ve bizi yaratan Allah’tan asla seni üstün tutmayacağız. Artık istediğini hükmet! Sen ancak bu dünya hayatında hüküm verebilirsin.”


7️⃣3️⃣ إِنَّا آمَنَّا بِرَبِّنَا لِيَغْفِرَ لَنَا خَطَايَانَا وَمَا أَكْرَهْتَنَا عَلَيْهِ مِنَ السِّحْرِ وَاللَّهُ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰ

📖 Okunuşu: Innā āmannā bi-rabbinā li-yaghfira lanā khaṭāyānā wa-mā akrahtanā ʿalayhi mina s-siḥri wa-Allāhu khayrun wa-abqá
💡 Anlamı: “Biz Rabbimize iman ettik ki, günahlarımızı ve bizi zorlayarak yaptırdığın sihri bağışlasın. Allah, hayırda en üstün ve sonsuz olandır.”


7️⃣4️⃣ إِنَّهُ مَنْ يَأْتِ رَبَّهُ مُجْرِمًا فَإِنَّ لَهُ جَهَنَّمَ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَىٰ

📖 Okunuşu: Innahu man yaʾti rabbahu mujrimān fa-inna lahu jahannama lā yamūtu fīhā wa-lā yaḥyá
🔥 Anlamı: “Kim Rabbinin huzuruna suçlu olarak gelirse, ona cehennem vardır. Orada ne ölür ne de yaşar.”


7️⃣5️⃣ وَمَنْ يَأْتِهِ مُؤْمِنًا قَدْ عَمِلَ الصَّالِحَاتِ فَأُوْلَٰئِكَ لَهُمُ الدَّرَجَاتُ الْعُلَىٰ

📖 Okunuşu: Wa-man yaʾtihi muʾminan qad ʿamila ṣ-ṣāliḥāti fa-ulāʾika lahumu d-darajātu l-ʿulá
✨ Anlamı: “Kim iman ederek ve salih amel işleyerek gelirse, işte onlar için yüksek dereceler vardır.”


7️⃣6️⃣ جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا وَذَٰلِكَ جَزَاءُ مَنْ تَزَكَّىٰ

📖 Okunuşu: Jannātu ʿadnin tajrī min taḥtihā l-anhāru khālidīna fīhā wa-dhālika jazāʾu man tazakká
🌴 Anlamı: “Adn cennetleri, altından ırmaklar akar, orada ebedî kalacaklar. İşte bu, temizlenenlerin mükâfatıdır.”


7️⃣7️⃣ وَلَقَدْ أَوْحَيْنَا إِلَىٰ مُوسَىٰ أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِي فَاضْرِبْ لَهُمْ طَرِيقًا فِي الْبَحْرِ يَبَسًا لَا تَخَافُ دَرَكًا وَلَا تَخْشَىٰ

📖 Okunuşu: Wa-laqad awḥaynā ilá Mūsá an asri bi-ʿibādī fa-iḍrib lahum ṭarīqan fī l-baḥri yabasan lā takhāfu darakan wa-lā takhshá
🌊 Anlamı: “Musa’ya vahyettik ki: ‘Kullarımı geceleyin yola çıkar. Onlar için denizde kuru bir yol aç. Arkandan yetişilmesinden korkma ve endişe etme.’”


7️⃣8️⃣ فَأَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ بِجُنُودِهِ فَغَشِيَهُمْ مِنَ الْيَمِّ مَا غَشِيَهُمْ

📖 Okunuşu: Fa-atbaʿahum firʿawnu bi-junūdihi fa-ghashiyahum mina l-yammi mā ghashiyahum
🌊 Anlamı: Firavun ordusuyla onların peşine düştü. Ancak deniz onları kapladı.


7️⃣9️⃣ وَأَضَلَّ فِرْعَوْنُ قَوْمَهُ وَمَا هَدَىٰ

📖 Okunuşu: Wa-aḍalla firʿawnu qawmahu wa-mā hadá
❌ Anlamı: Firavun kavmini saptırdı, doğru yola ulaştıramadı.


8️⃣0️⃣ يَا بَنِي إِسْرَائِيلَ قَدْ أَنْجَيْنَاكُمْ مِنْ عَدُوِّكُمْ وَوَاعَدْنَاكُمْ جَانِبَ الطُّورِ الْأَيْمَنَ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكُمُ الْمَنَّ وَالسَّلْوَىٰ

📖 Okunuşu: Yā Banī Isrāʾīla qad anjaynakum min ʿaduwwikum wa-wāʿadnākum jānb aṭ-ṭūri l-aymana wa-nazzalnā ʿalaykumu l-manna wa-s-salwá
🌟 Anlamı: “Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanlarınızdan kurtardık, Tur’un sağ tarafında sizinle buluşmayı vaat ettik ve size kudret helvası ve bıldırcın indirdik.”


🌟 Taha Suresi'nin Ayetleri (81-100) 🌟


8️⃣1️⃣ كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْ وَلَا تَطْغَوْا فِيهِ فَيَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَبِي وَمَنْ يَحْلِلْ عَلَيْهِ غَضَبِي فَقَدْ هَوَىٰ

📖 Okunuşu: Kulū min ṭayyibāti mā razaqnākum wa-lā taṭghaw fīhi fa-yaḥilla ʿalaykum ghaḍabī wa-man yaḥlil ʿalayhi ghaḍabī faqad hawá
🍃 Anlamı: “Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin. Ama aşırı gitmeyin ki gazabım üzerinize çökmesin. Gazabım kimin üzerine çökse, o mahvolur.”


8️⃣2️⃣ وَإِنِّي لَغَفَّارٌ لِمَنْ تَابَ وَآمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا ثُمَّ اهْتَدَىٰ

📖 Okunuşu: Wa-innī la-ghaffārun liman tāba wa-āmana wa-ʿamila ṣāliḥan thumma ihtadá
🌟 Anlamı: “Ama kim tövbe eder, iman eder, salih amel işler ve doğru yola yönelirse, şüphesiz ben çok bağışlayıcıyım.”


8️⃣3️⃣ وَمَا أَعْجَلَكَ عَنْ قَوْمِكَ يَا مُوسَىٰ

📖 Okunuşu: Wa-mā aʿjalaka ʿan qawmika yā Mūsá
❓ Anlamı: (Allah) dedi: “Ey Musa! Seni kavminden ayrılıp acele ettiren nedir?”


8️⃣4️⃣ قَالَ هُمْ أُولَٰئِ عَلَىٰ أَثَرِي وَعَجِلْتُ إِلَيْكَ رَبِّ لِتَرْضَىٰ

📖 Okunuşu: Qāla hum ulāʾi ʿalá atharī wa-ʿajiltu ilayka rabbi li-tarḍá
🙏 Anlamı: Musa dedi ki: “Onlar da benim izimden geliyorlar. Ey Rabbim! Ben, Senin rızanı kazanmak için acele ettim.”


8️⃣5️⃣ قَالَ فَإِنَّا قَدْ فَتَنَّا قَوْمَكَ مِنْ بَعْدِكَ وَأَضَلَّهُمُ السَّامِرِيُّ

📖 Okunuşu: Qāla fa-innā qad fatannā qawmaka min baʿdika wa-aḍallahumu s-sāmiriyyu
🔥 Anlamı: (Allah) dedi: “Senden sonra kavmini imtihan ettik. Samiri onları saptırdı.”


8️⃣6️⃣ فَرَجَعَ مُوسَىٰ إِلَىٰ قَوْمِهِ غَضْبَانَ أَسِفًا قَالَ يَا قَوْمِ أَلَمْ يَعِدْكُمْ رَبُّكُمْ وَعْدًا حَسَنًا أَفَطَالَ عَلَيْكُمُ الْعَهْدُ أَمْ أَرَدْتُمْ أَنْ يَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَبٌ مِنْ رَبِّكُمْ فَأَخْلَفْتُمْ مَوْعِدِي

📖 Okunuşu: Fa-rajaʿa Mūsá ilá qawmihi ghaḍbānan asifan qāla yā qawmi a-lam yaʿidkum rabbukum waʿdan ḥasanan a-faṭāla ʿalaykumu l-ʿahdu am aradtum an yaḥilla ʿalaykum ghaḍabun min rabbikum fa-akhlaf'tum mawʿidī
💬 Anlamı: Musa öfkeli ve üzgün bir halde kavmine döndü. Dedi ki: “Ey kavmim! Rabbiniz size güzel bir söz vermedi mi? Yoksa süre mi uzun geldi? Yoksa Rabbinizin gazabını üzerinize çekmek mi istediniz ki bana verdiğiniz sözü tuttunuz?”


8️⃣7️⃣ قَالُوا مَا أَخْلَفْنَا مَوْعِدَكَ بِمَلْكِنَا وَلَٰكِنَّا حُمِّلْنَا أَوْزَارًا مِنْ زِينَةِ الْقَوْمِ فَقَذَفْنَاهَا فَكَذَٰلِكَ أَلْقَى السَّامِرِيُّ

📖 Okunuşu: Qālū mā akhlafnā mawʿidaka bi-malkinā wa-lākinna ḥummilnā awzāran min zīnati l-qawmi fa-qadhafnāhā fa-kadhālika alqā s-sāmiriyyu
🛡️ Anlamı: Dediler ki: “Biz kendi isteğimizle verdiğimiz sözü bozmadık. Ama kavmin süs eşyalarından bir yük taşıyorduk. Onları ateşe attık ve Samiri de aynı şekilde yaptı.”


8️⃣8️⃣ فَأَخْرَجَ لَهُمْ عِجْلًا جَسَدًا لَهُ خُوَارٌ فَقَالُوا هَٰذَا إِلَٰهُكُمْ وَإِلَٰهُ مُوسَىٰ فَنَسِيَ

📖 Okunuşu: Fa-akhraja lahum ʿijlan jasadan lahu khuwārun fa-qālū hādhā ilāhukum wa-ilāhu Mūsá fa-nasiya
🐂 Anlamı: Samiri onlara böğüren bir buzağı heykeli yaptı. Dediler ki: “Bu sizin ilahınızdır ve Musa’nın da ilahıdır. Ama Musa unuttu.”


8️⃣9️⃣ أَفَلَا يَرَوْنَ أَلَّا يَرْجِعُ إِلَيْهِمْ قَوْلًا وَلَا يَمْلِكُ لَهُمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًا

📖 Okunuşu: A-fa-lā yarawna allā yarjiʿu ilayhim qawlan wa-lā yamliku lahum ḍarran wa-lā nafʿan
❌ Anlamı: Onlar, buzağının kendilerine hiçbir sözle karşılık veremediğini, onlara zarar veya fayda sağlayamadığını görmüyorlar mı?


9️⃣0️⃣ وَلَقَدْ قَالَ لَهُمْ هَارُونُ مِنْ قَبْلُ يَا قَوْمِ إِنَّمَا فُتِنتُمْ بِهِ وَإِنَّ رَبَّكُمُ الرَّحْمَٰنُ فَاتَّبِعُونِي وَأَطِيعُوا أَمْرِي

📖 Okunuşu: Wa-laqad qāla lahum Hārūnu min qablu yā qawmi innamā futintum bihi wa-inna rabbakumu r-raḥmānu fa-ittabiʿūnī wa-aṭīʿū amrī
🙏 Anlamı: Harun daha önce onlara şöyle demişti: “Ey kavmim! Buzağı ile imtihan edildiniz. Sizin Rabbiniz Rahman’dır. Bana uyun ve emirlerime itaat edin.”


9️⃣1️⃣ قَالُوا لَنْ نَبْرَحَ عَلَيْهِ عَاكِفِينَ حَتَّىٰ يَرْجِعَ إِلَيْنَا مُوسَىٰ

📖 Okunuşu: Qālū lan nabraḥa ʿalayhi ʿākifīna ḥattá yarjiʿa ilaynā Mūsá
🚫 Anlamı: Dediler ki: “Musa bize dönene kadar ona tapmaktan vazgeçmeyeceğiz.”


9️⃣2️⃣ قَالَ يَا هَارُونُ مَا مَنَعَكَ إِذْ رَأَيْتَهُمْ ضَلُّوا

📖 Okunuşu: Qāla yā Hārūnu mā manaʿaka idh raʾaytahum ḍallū
❓ Anlamı: Musa dedi ki: “Ey Harun! Onların saptığını gördüğünde seni alıkoyan neydi?”


9️⃣3️⃣ أَلَّا تَتَّبِعَنِ أَفَعَصَيْتَ أَمْرِي

📖 Okunuşu: Allā tattabiʿani a-fa-ʿaṣayta amrī
💬 Anlamı: “Neden bana uymadın? Yoksa emrime karşı mı geldin?”


9️⃣4️⃣ قَالَ يَا ابْنَ أُمَّ لَا تَأْخُذْ بِلِحْيَتِي وَلَا بِرَأْسِي إِنِّي خَشِيتُ أَنْ تَقُولَ فَرَّقْتَ بَيْنَ بَنِي إِسْرَائِيلَ وَلَمْ تَرْقُبْ قَوْلِي

📖 Okunuşu: Qāla yā ibna umma lā taʾkhudh bi-liḥyatī wa-lā bi-raʾsī innī khashītu an taqūla farraqta bayna Banī Isrāʾīla wa-lam tarqub qawlī
🙏 Anlamı: Harun dedi ki: “Ey annemin oğlu! Sakalımı ve başımı tutma. Ben, ‘İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın ve sözümü tutmadın.’ dersin diye korktum.”


9️⃣5️⃣ قَالَ فَمَا خَطْبُكَ يَا سَامِرِيُّ

📖 Okunuşu: Qāla fa-mā khaṭbuka yā Sāmiriyyu
❓ Anlamı: Musa dedi ki: “Ey Samiri! Senin yaptığın iş nedir?”


9️⃣6️⃣ قَالَ بَصُرْتُ بِمَا لَمْ يَبْصُرُوا بِهِ فَقَبَضْتُ قَبْضَةً مِنْ أَثَرِ الرَّسُولِ فَنَبَذْتُهَا وَكَذَٰلِكَ سَوَّلَتْ لِي نَفْسِي

📖 Okunuşu: Qāla baṣurtu bimā lam yabṣurū bihi fa-qabaḍtu qabḍatan min athari r-rasūli fa-nabadh'tuhā wa-kadhālika sawwalat lī nafsī
🔥 Anlamı: Samiri dedi ki: “Onların görmediği bir şeyi gördüm. Elçi’nin izinden bir avuç aldım ve onu (ateşe) attım. Böylece nefsim bunu bana güzel gösterdi.”


9️⃣7️⃣ قَالَ فَاذْهَبْ فَإِنَّ لَكَ فِي الْحَيَاةِ أَنْ تَقُولَ لَا مِسَاسَ وَإِنَّ لَكَ مَوْعِدًا لَنْ تُخْلَفَهُ وَانْظُرْ إِلَىٰ إِلَٰهِكَ الَّذِي ظَلْتَ عَلَيْهِ عَاكِفًا لَنُحَرِّقَنَّهُ ثُمَّ لَنَنْسِفَنَّهُ فِي الْيَمِّ نَسْفًا

📖 Okunuşu: Qāla fa-dhhab fa-inna laka fī l-ḥayāti an taqūla lā misās wa-inna laka mawʿidan lan tukhlafahu wa-unẓur ilá ilāhika alladhī ẓalta ʿalayhi ʿākifan la-nuḥarriqannahu thumma la-nansifannahu fī l-yammi nasfan
🔥 Anlamı: Musa dedi ki: “Git! Artık hayatta senin ‘Bana dokunmayın!’ demenden başka bir şeyin olmayacak. Şüphesiz senin için asla yerine getirilmeyecek bir vaat vardır. Şimdi tapındığın ilaha bak! Onu yakacağız ve sonra denize savuracağız.”


9️⃣8️⃣ إِنَّمَا إِلَٰهُكُمُ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ وَسِعَ كُلَّ شَيْءٍ عِلْمًا

📖 Okunuşu: Innamā ilāhukum Allāhu alladhī lā ilāha illā huwa wasiʿa kulla shayʾin ʿilman
🌟 Anlamı: “Sizin ilahınız, kendisinden başka hiçbir ilah olmayan Allah’tır. O, her şeyi ilmiyle kuşatmıştır.”


9️⃣9️⃣ كَذَٰلِكَ نَقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ أَنْبَاءِ مَا قَدْ سَبَقَ وَقَدْ آتَيْنَاكَ مِنْ لَدُنَّا ذِكْرًا

📖 Okunuşu: Kadhālika naquṣṣu ʿalayka min anbāʾi mā qad sabaqa wa-qad ātaynāka min ladunnā dhikrán
📜 Anlamı: “İşte böylece sana geçmiş olaylardan haberler anlatıyoruz ve sana katımızdan bir zikir verdik.”


🔟0️⃣0️⃣ مَنْ أَعْرَضَ عَنْهُ فَإِنَّهُ يَحْمِلُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وِزْرًا

📖 Okunuşu: Man aʿraḍa ʿanhu fa-innahu yaḥmilu yawma l-qiyāmati wizran
⚖️ Anlamı: “Kim ondan (zikirden) yüz çevirirse, şüphesiz kıyamet günü ağır bir yük taşır.”


🌟 Taha Suresi'nin Ayetleri (101-135) 🌟


1️⃣0️⃣1️⃣ خَالِدِينَ فِيهِ ۖ وَسَاءَ لَهُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ حِمْلًا

📖 Okunuşu: Khālidīna fīhi wa-sāʾa lahum yawma l-qiyāmati ḥimlan
⚖️ Anlamı: “Onlar, o yükün içinde ebedî kalacaklardır. Kıyamet günü onlar için ne kötü bir yük olacaktır!”


1️⃣0️⃣2️⃣ يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ وَنَحْشُرُ الْمُجْرِمِينَ يَوْمَئِذٍ زُرْقًا

📖 Okunuşu: Yawma yunfakhu fī ṣ-ṣūri wa-naḥshuru l-mujrimīna yawmaʾidhin zurqan
🌌 Anlamı: “O gün sura üflenilecek ve suçlular mavi gözlü bir şekilde bir araya toplanacak.”


1️⃣0️⃣3️⃣ يَتَخَافَتُونَ بَيْنَهُمْ إِنْ لَبِثْتُمْ إِلَّا عَشْرًا

📖 Okunuşu: Yatakāfatūna baynahum in labith'tum illā ʿashran
💬 Anlamı: “Aralarında fısıldaşarak şöyle diyecekler: ‘Sadece on gün kaldınız.’”


1️⃣0️⃣4️⃣ نَحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ إِذْ يَقُولُ أَمْثَلُهُمْ طَرِيقَةً إِنْ لَبِثْتُمْ إِلَّا يَوْمًا

📖 Okunuşu: Naḥnu aʿlamu bimā yaqūlūna idh yaqūlu amthalahum ṭarīqatan in labith'tum illā yawman
🌟 Anlamı: “Biz onların ne söylediklerini daha iyi biliriz. İçlerinden en doğru olanı, ‘Sadece bir gün kaldınız.’ diyecektir.”


1️⃣0️⃣5️⃣ وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الْجِبَالِ فَقُلْ يَنْسِفُهَا رَبِّي نَسْفًا

📖 Okunuşu: Wa-yasʾalūnaka ʿani l-jibāli fa-qul yansifuhā rabbī nasfan
⛰️ Anlamı: “Sana dağları soruyorlar. De ki: ‘Rabbim onları toz haline getirip savuracaktır.’”


1️⃣0️⃣6️⃣ فَيَذَرُهَا قَاعًا صَفْصَفًا

📖 Okunuşu: Fa-yadharuhā qāʿan ṣafṣafan
🏞️ Anlamı: “Onları dümdüz, boş bir hale bırakacaktır.”


1️⃣0️⃣7️⃣ لَا تَرَىٰ فِيهَا عِوَجًا وَلَا أَمْتًا

📖 Okunuşu: Lā tará fīhā ʿiwajan wa-lā amtan
✨ Anlamı: “Orada ne bir çukur ne de bir tümsek göreceksin.”


1️⃣0️⃣8️⃣ يَوْمَئِذٍ يَتَّبِعُونَ الدَّاعِيَ لَا عِوَجَ لَهُ وَخَشَعَتِ الْأَصْوَاتُ لِلرَّحْمَٰنِ فَلَا تَسْمَعُ إِلَّا هَمْسًا

📖 Okunuşu: Yawmaʾidhin yattabiʿūna d-dāʿī lā ʿiwaja lahu wa-khashaʿati l-aṣwātu li-r-raḥmāni fa-lā tasmaʿu illā hamsan
🌌 Anlamı: “O gün insanlar, sapmadan çağıranın peşinden gidecek. Rahman için bütün sesler kısılacak; sadece fısıltılar duyulacak.”


1️⃣0️⃣9️⃣ يَوْمَئِذٍ لَا تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ الرَّحْمَٰنُ وَرَضِيَ لَهُ قَوْلًا

📖 Okunuşu: Yawmaʾidhin lā tanfaʿu sh-shafāʿatu illā man adhina lahu r-raḥmānu wa-raḍiya lahu qawlan
🛡️ Anlamı: “O gün, Rahman’ın izin verdiği ve sözünden razı olduğu kimse dışında hiçbir şefaat fayda vermez.”


1️⃣1️⃣0️⃣ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُحِيطُونَ بِهِ عِلْمًا

📖 Okunuşu: Yaʿlamu mā bayna aydīhim wa-mā khalfahum wa-lā yuḥīṭūna bihi ʿilman
📜 Anlamı: “O, onların önlerindekini ve arkalarındakini bilir. Onlar ise O’nu ilimleriyle kuşatamazlar.”


1️⃣1️⃣1️⃣ وَعَنَتِ الْوُجُوهُ لِلْحَيِّ الْقَيُّومِ وَقَدْ خَابَ مَنْ حَمَلَ ظُلْمًا

📖 Okunuşu: Wa-ʿanati l-wujūhu li-l-ḥayyi l-qayyūmi wa-qad khāba man ḥamala ẓulman
🌟 Anlamı: “Yüzler, diri ve her şeyi ayakta tutan Allah’a boyun eğmiştir. Kim zulüm yüklenmişse o, hüsrana uğramıştır.”


1️⃣1️⃣2️⃣ وَمَنْ يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَا يَخَافُ ظُلْمًا وَلَا هَضْمًا

📖 Okunuşu: Wa-man yaʿmal mina ṣ-ṣāliḥāti wa-huwa muʾminun fa-lā yakhāfu ẓulman wa-lā haḍman
💡 Anlamı: “Kim inanarak salih ameller işlerse, ne haksızlıktan ne de hakkının eksiltilmesinden korkar.”


1️⃣1️⃣3️⃣ وَكَذَٰلِكَ أَنْزَلْنَاهُ قُرْآنًا عَرَبِيًّا وَصَرَّفْنَا فِيهِ مِنَ الْوَعِيدِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ أَوْ يُحْدِثُ لَهُمْ ذِكْرًا

📖 Okunuşu: Wa-kadhālika anzalnāhu qurʾānan ʿarabiyyan wa-ṣarrafnā fīhi mina l-waʿīdi laʿallahum yattaqūna aw yuḥdithu lahum dhikrán
📖 Anlamı: “İşte böylece biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve onda uyarıları çeşitlendirdik ki Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar veya bir öğüt alsınlar.”


1️⃣1️⃣4️⃣ فَتَعَالَى اللَّهُ الْمَلِكُ الْحَقُّ ۗ وَلَا تَعْجَلْ بِالْقُرْآنِ مِنْ قَبْلِ أَنْ يُقْضَىٰ إِلَيْكَ وَحْيُهُ وَقُلْ رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا

📖 Okunuşu: Fa-taʿālā Allāhu l-maliku l-ḥaqqu wa-lā taʿjal bi-l-qurʾāni min qabli an yuqḍá ilayka waḥyuhu wa-qul rabbi zidnī ʿilman
📚 Anlamı: “Yüceler yücesi Allah, gerçek hükümdardır. Sana vahyi tamamlanmadan önce Kur’an’ı okumakta acele etme ve de ki: ‘Rabbim, ilmimi artır.’”


1️⃣1️⃣5️⃣ وَلَقَدْ عَهِدْنَا إِلَىٰ آدَمَ مِنْ قَبْلُ فَنَسِيَ وَلَمْ نَجِدْ لَهُ عَزْمًا

📖 Okunuşu: Wa-laqad ʿahid'nā ilá Ādama min qablu fa-nasiya wa-lam najid lahu ʿazman
🍃 Anlamı: “Andolsun ki, biz daha önce Âdem’e ahit verdik. Ancak o unuttu ve biz onda bir kararlılık bulamadık.”


1️⃣1️⃣6️⃣ وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَائِكَةِ اسْجُدُوا لِآدَمَ فَسَجَدُوا إِلَّا إِبْلِيسَ أَبَىٰ

📖 Okunuşu: Wa-idh qulnā li-l-malāʾikati us'judū li-Ādama fa-sajadū illā ʾiblīsa abá
🙏 Anlamı: “Meleklere, ‘Âdem’e secde edin.’ dedik. Onlar hemen secde ettiler, fakat İblis karşı geldi.”


1️⃣1️⃣7️⃣ فَقُلْنَا يَا آدَمُ إِنَّ هَٰذَا عَدُوٌّ لَكَ وَلِزَوْجِكَ فَلَا يُخْرِجَنَّكُمَا مِنَ الْجَنَّةِ فَتَشْقَىٰ

📖 Okunuşu: Fa-qulnā yā Ādamu inna hādhā ʿaduwwun laka wa-li-zawjika fa-lā yukh'rijannakumā mina l-jannati fa-tashqá
🌳 Anlamı: “Ey Âdem! Bu (İblis) senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa sıkıntıya düşersin.”
 
Son düzenleme:

MT

❤️Keşfet❤️
Moderator
MT
Kayıtlı Kullanıcı
30 Kas 2019
32,517
985,458
113

İtibar Puanı:

Taha Suresi'nin önemli bir diğer özelliği de, içerdiği dualar ve ayetler ile müslümanların günlük hayatlarında sık sık kullanabildiği bir kaynak olmasıdır. Özellikle surenin sonunda geçen duanın anlamı ve önemi büyüktür. "Rabbimiz bizim için kalplerimizde hidayet ışığı yak, bize doğru yolu göster ve bizi iyilik yapanlara kat" şeklindeki duanın okunması, kişinin Allah'a yakarıştaki samimiyetini ve O'na olan bağına işaret eder.

Taha Suresi ayrıca, imanın önemi, Allah'ın birliği ve kulluk konuları gibi temel dini konulara da değinir. Surede geçen ayetler, müslümanların bu konularla ilgili temel inanç ve prensiplerini pekiştirir.

Sonuç olarak, Taha Suresi'nin doğru okunması ve anlaşılması, müslümanlar için büyük önem taşır. Kur'an-ı Kerim'in her suresi gibi, Taha Suresi de hayatımız için önemli bir kaynak ve rehberdir. Surenin mesajlarını özümseyerek, günlük yaşantımızda da kendimize rehber edinmemiz mümkündür.
 

Gülay Yıldız

Kayıtlı Kullanıcı
9 Haz 2023
47
1,173
83

İtibar Puanı:

Taha Suresi'nin Arapça okunuşu şu şekildedir:

"Bismillahirrahmanirrahim. Ta-Ha. Ma anzalna aleykal kur'ane li teshka. İlla tazkıratellezi men yahşa. Tenziyle min rahmani rahim. Le tükziyelziyne hülfe cerraha. Tenziyle min rahmani rahim. Ma ulake bi mu'min şekaye. İlla men tavelle ve kefa. Fe sa yüdesiylehul azabe, fossa. İnnahü yera veyêşa. Summe yedea, summe yedea. Kallemullah müsa. Ya musa innehü ene rabbülalemin. Fe ek bil yakensah. Fe elkaha fe izahiya sevta enneha baıda. Lettekaf kelebü lehaytevteki fı akıbe sah. Lem cacalaka musa nav. Fe raddynehül veddeil meradî. Le tus'iye ne har. Velakad aatayna leka sülhasa mir rusule. İdleze kadaynaka kalimeten sohba. Lem yelamha kenne min kableş şeh. İlle naüttini leke minalilmezin. İddes şeksıye iddesennaha. Ve ehte bil vâce ve le tüsellem ashesret tezeheb seh. İnneni enel beştun nasîh. Hebü bi muslimin. Ve temekke attitudeke fi vaiz. İnneni ene el-lahi keine. Faa'budni ve ekımmüssalate lid zikri. İnnel saat ka tedharul ezenier seca. Lem yer. İnne el-ardu sebkü fal-avitü subkâ. İnne rabbehû keVaabbüs semavatsı vel-ardı. Ma baynehüma femen ficker. Ve maileyhi evtır. Laha ma fi semavati ve ma fi el-ard. Ve ma beynehüma ve ma tahta esseh. Ve ma ma lehüm min emrid yehuddu. Ve maellahe menFi'. E'leda minke kanze ferql. Kul ene sahirullahu am tes'etitabil min şeytini fe'ati bi ayatim sümme se mekillahım min ba'di ma caakel beyyinke fe'tinî bihi in kuntum se'dikın. Fe alka asavah fe izahiya tü'pperu mubeşşira. Ve enbi'uhellezîne kad sebaku bik. Meb'asna mu'minın. Fe lemmâ caehümül hakku min indına kalûla tes'etu ala ma fehee kilu. Rakmetü rabbike. İnnehuve fis'ahbul evvele. Fe ez bakiye bikelKrimun. Ve ma kenan illa minenin. Sekalekü tenzekkâ. İnna sürehû ilâ rabbihim!
 

TabuCop11

Kayıtlı Kullanıcı
20 Haz 2023
1
47
13

İtibar Puanı:

Taha Suresi, Kuran-ı Kerim'in 20. suresidir ve içeriği itibariyle peygamberimiz Hz. Musa (AS) ile ilgilidir. Özellikle Hz. Musa'nın firavun ile mücadelesini anlatan bu sure, müslümanlar tarafından sık sık okunmaktadır. Surenin Arapça okunuşu, özellikle doğru okuma ve anlama için oldukça önemlidir.

Taha Suresi'nin Arapça okunuşu, her ne kadar zor gibi görünse de, aşina olunduğunda oldukça kolaydır. Öncelikle surenin adını "Ta-Ha" şeklinde okumak gerekir. Ardından ayetleri tek tek incelemek ve her kelimenin doğru telaffuz edilmesine dikkat etmek gereklidir. Arapça'nın özelliği olan sesli harfler, uzun ve kısa okunması farklı olan bazı harfler, ünsüz harflerin doğru telaffuz edilmesi gibi hususlara dikkat edilmelidir.

Taha Suresi'nin doğru okunmasının yanı sıra, anlaşılması da oldukça önemlidir. Sure, müslümanlar için önemli bir rehber kabul edilir ve içerdiği mesajlar dikkatle okunarak anlaşılmalıdır. Ayetlerde geçen kelimelerin anlamları üzerinde durulması, yer yer farklı tercümelerin okunması surenin anlaşılmasını kolaylaştırabilir.

Taha Suresi'nin okunması ve anlaşılması, müslümanlar için önemlidir. Bu sureyi doğru okumak ve anlamak, kişinin ibadetlerinde de etkili olabilir. Kuran-ı Kerim'in tamamı gibi, Taha Suresi'nin de yaşantımıza rehber olabilecek mesajlar barındırdığını unutmamak gerekir. Doğru okuma ve anlama için Arapça okunuşun yanı sıra tercümelerin de başvurulması yararlı olabilir.
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu?

  • Evet

    Oy: 87 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    87
Geri
Üst Alt