📖 Kalem Suresi 27 Ve 28. Ayetlerde Bahçe Sahiplerinin Mahrum Bırakıldıklarını Anlamaları Ve İçlerinden En Ölçülü Olanın Allah’ı Tesbih Etmeleri Gerek

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,770
2,724,939
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Kalem Suresi 27 Ve 28. Ayetlerde Bahçe Sahiplerinin Mahrum Bırakıldıklarını Anlamaları Ve İçlerinden En Ölçülü Olanın Allah’ı Tesbih Etmeleri Gerektiğini Hatırlatması Ne Anlama Gelir ❓


“İnsan bazen nimeti kaybettiğinde yalnızca malından değil, doğru düşünceden ve şükürden de ne kadar uzaklaştığını fark eder.”
Ersan Karavelioğlu

Kalem Suresi’nin 27 ve 28. ayetlerinde bahçe sahiplerinin, karşılarında gördükleri yerin gerçekten kendi bahçeleri olduğunu anlamaları ve bütün ürünlerden mahrum bırakıldıklarını kabul etmeleri anlatılmaktadır.


İlk anda yanlış bir yere geldiklerini düşünmüşlerdi. Ancak kısa süre sonra gerçeği fark ederek bahçelerinin yok olduğunu ve artık ellerinde toplayacak hiçbir ürün kalmadığını söylediler.


Bu sırada içlerinden en ölçülü, en aklıselim ve vicdanlı olan kişi, daha önce kendilerine Allah’ı tesbih etmeleri gerektiğini hatırlattığını ifade etti.


Kalem Suresi 27 ve 28. ayetlerin anlamı şöyledir:


“Hayır, doğrusu biz mahrum bırakılmışız. İçlerinden en ölçülü olanı, ‘Ben size Allah’ı tesbih etmeniz gerekmez miydi demedim mi?’ dedi.”


Bu ayetler; gerçeği kabul etmek, nimetten mahrum kalmak, vicdanın uyarısı, topluluk içinde doğruyu söylemek, Allah’ı tesbih etmek, şükür ve geç kalmış farkındalık hakkında önemli mesajlar taşımaktadır.


1️⃣ 😔 “Biz Mahrum Bırakılmışız” Demeleri Ne Anlama Gelir ❓


Bahçe sahipleri artık yanlış yere gelmediklerini anlamışlardır.


Karşılarındaki harap olmuş alan gerçekten kendi bahçeleridir.


Toplamayı planladıkları bütün ürünler yok olmuştur.


Bu nedenle kendilerinin büyük bir nimetten mahrum bırakıldıklarını kabul etmişlerdir.


2️⃣ 🌾 Neden Ürünlerden Mahrum Bırakıldılar ❓


Çünkü onlar ürünlerin tamamını kendilerine ayırmak istemişlerdi.


Yoksulların bahçeye girmesini ve pay almasını engellemeyi planlamışlardı.


Paylaşmaktan kaçınırken sonunda kendileri de hiçbir şey alamadılar.


Kıssa, başkasını mahrum bırakmak isteyen kişinin bazen kendi mahrumiyetini hazırlayabileceğini göstermektedir.


3️⃣ 🧠 Gerçeği Kabul Etmeleri Neden Önemlidir ❓


İnsan hatasını kabul etmeden onu düzeltemez.


Bahçe sahipleri ilk anda yolunu şaşırdıklarını düşünmüşlerdi.


Daha sonra bahçenin kendilerine ait olduğunu ve gerçekten yok olduğunu kabul ettiler.


Bu kabul, pişmanlık ve tövbeye giden yolun ilk adımıdır.


4️⃣ 👤 İçlerinden En Ölçülü Olan Kişi Kimdir ❓


Ayet onun adını vermemektedir.


Ancak grubun içinde daha dengeli düşünen, vicdanını tamamen kaybetmemiş ve yanlış karara itiraz eden biri olduğu anlaşılmaktadır.


Bu kişi, diğerlerini Allah’ı anmaya ve doğru davranmaya çağırmıştı.


Fakat onun uyarısı zamanında dinlenmemiştir.


5️⃣ ⚖️ “En Ölçülü Olan” Ne Anlama Gelir ❓


En ölçülü olmak; akıllı, dengeli, adaletli ve sağduyulu davranmak anlamına gelir.


Bu kişi ne aşırı hırsa ne de grubun ortak baskısına tamamen teslim olmuştur.


Olayların sonucunu daha doğru değerlendirebilmiştir.


Kur’an burada aklıselim ile vicdanın birlikte hareket etmesinin önemini göstermektedir.


6️⃣ 🗣️ Doğruyu Söyleyen Bir Kişinin Varlığı Neden Değerlidir ❓


Bir topluluk yanlışta birleştiğinde, tek bir kişinin uyarısı bile büyük önem taşır.


Doğruyu söyleyen kişi, grubun tamamen vicdansızlaşmasını engelleyebilir.


Uyarı kabul edilmese bile hakikatin kaybolmadığını gösterir.


Bahçe sahiplerinin arasında da böyle bir ses bulunuyordu.


7️⃣ 🚫 Diğerleri Bu Uyarıyı Neden Dinlememiş Olabilir ❓


Ortak çıkar arzusu onların düşüncelerini etkilemiş olabilir.


Ürünlerin tamamını almak istemeleri, vicdanlı uyarıyı önemsiz görmelerine yol açmış olabilir.


Kalabalığın aynı yönde hareket etmesi, ölçülü kişinin sesini zayıflatmış olabilir.


İnsan bazen işine gelmeyen doğruyu duysa bile kabul etmek istemez.


8️⃣ 🤲 Allah’ı Tesbih Etmek Ne Anlama Gelir ❓


Tesbih etmek, Allah’ı her türlü eksiklikten uzak tutmak ve O’nun yüceliğini kabul etmektir.


Aynı zamanda insanın kendi sınırlılığını fark etmesini de içerir.


Allah’ı tesbih eden kişi, nimetin gerçek sahibinin Allah olduğunu bilir.


Kendisini mutlak güç ve mülk sahibi olarak görmez.


9️⃣ 🌌 Tesbih İle Bahçenin Kaybı Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır ❓


Bahçe sahipleri Allah’ın iradesini ve nimetin emanet oluşunu unutmuşlardı.


Ürünleri yalnızca kendi güçlerinin sonucu gibi gördüler.


Tesbih bilinci ise onları kibirden, kesin konuşmaktan ve yoksulların hakkını engellemekten koruyabilirdi.


Allah’ı doğru tanımadıkları için mala ve kendi planlarına aşırı güvenmişlerdir.


🔟 💬 “Ben Size Demedim mi?” Sözü Bir Azarlama mıdır ❓


Bu söz, hem hatırlatma hem de sitem taşımaktadır.


Ölçülü kişi, daha önce yapılan uyarının dikkate alınmadığını göstermektedir.


Ancak amacı yalnızca arkadaşlarını utandırmak değildir.


Onların yaşanan olaydan ders çıkarmalarını ve Allah’a yönelmelerini istemektedir.


1️⃣1️⃣ ⏳ Doğru Uyarı Neden Zamanında Dinlenmelidir ❓


Çünkü bazı hataların sonucu ortaya çıktıktan sonra kaybı geri çevirmek mümkün olmayabilir.


Bahçe sahipleri uyarıyı hasattan önce dinleselerdi belki de yoksulların hakkını gözetebilirlerdi.


Fakat bahçe yok olduktan sonra pişmanlık ürünleri geri getirmemiştir.


İnsan doğruyu duyduğunda onu sürekli ertelememelidir.


1️⃣2️⃣ 🪞 Mahrumiyet İnsanın Gerçek Niyetini Ortaya Çıkarır mı ❓


Evet.


İnsan nimete sahipken kendisini cömert, güçlü veya başarılı görebilir.


Nimeti kaybettiğinde ise ona ne kadar bağlandığı ortaya çıkar.


Bahçe sahipleri bahçeyi yalnızca geçim kaynağı değil, güç ve sahiplik sembolü hâline getirmişlerdi.


Mahrumiyet onların iç dünyasındaki yanlışlığı görünür kılmıştır.


1️⃣3️⃣ 💰 Her Mahrumiyet Bir Ceza mıdır ❓


Hayır.


İnsanlar hastalık, afet, ekonomik kriz veya başka sebeplerle kayıp yaşayabilirler.


Bunların her birini kişinin günahına bağlamak doğru değildir.


Ancak bahçe sahipleri kıssasında bu mahrumiyetin onların cimri ve haksız niyetleriyle ilişkisi Kur’an tarafından açıkça bildirilmiştir.


1️⃣4️⃣ ❤️ Vicdanlı İnsan Topluluğa Nasıl Davranmalıdır ❓


Vicdanlı insan, yanlış bir karar karşısında sessiz kalmamalıdır.


Doğruyu kırıcı olmadan, açık ve kararlı biçimde söylemelidir.


Uyarısı kabul edilmediğinde bile kendisi yanlışın parçası hâline gelmemelidir.


Ölçülü kişi, topluluğun baskısına rağmen hakikati hatırlatmıştır.


1️⃣5️⃣ 👥 Çoğunluğa Uymamak Her Zaman Kolay mıdır ❓


Hayır.


İnsan dışlanmaktan, eleştirilmekten veya çıkar kaybetmekten korkabilir.


Bu nedenle çoğunluğun yanlış kararına sessizce katılabilir.


Fakat ahlaki cesaret, herkes aynı şeyi söylerken doğru bildiğini ifade edebilmektir.


Ölçülü kişinin tavrı bunun önemli bir örneğidir.


1️⃣6️⃣ 🏢 Bu Ayetler Yönetici Ve Danışmanlara Ne Söyler ❓


Yöneticiler yalnızca kendilerini onaylayan kişileri dinlememelidir.


Aykırı görüşleri ve vicdanlı uyarıları da dikkate almalıdır.


Bir kurulda herkesin aynı fikirde görünmesi, kararın doğru olduğu anlamına gelmez.


Bazen en değerli kişi, kazancı değil adaleti hatırlatan kişidir.


1️⃣7️⃣ 🏠 Aile İçinde Ölçülü Kişi Nasıl Davranmalıdır ❓


Ailede miras, mal paylaşımı veya başka bir konuda haksız karar alınabilir.


Ölçülü kişi huzur bozulmasın diye tamamen susmamalıdır.


Adaleti ve kul hakkını hatırlatmalıdır.


Gerçek aile bağlılığı, yanlışta destek olmak değil, sevdiklerini yanlışın sonucundan korumaya çalışmaktır.


1️⃣8️⃣ 🌱 Kalem Suresi 27 Ve 28. Ayetler Günlük Hayatta Nasıl Yaşanabilir ❓


İnsan bir kayıpla karşılaştığında gerçeği inkâr etmek yerine dürüstçe değerlendirmelidir.


Kendisini zamanında uyaran kişilere karşı öfke duymamalı, onların sözlerini yeniden düşünmelidir.


Topluluk içinde haksız bir karar alındığında ölçülü ve vicdanlı biçimde itiraz etmelidir.


Allah’ı tesbih etmeli, nimetlerin gerçek sahibini unutmamalı ve gücünü mutlaklaştırmamalıdır.


Doğru uyarıları sonuç ortaya çıkmadan önce dikkate almalıdır.


1️⃣9️⃣ 🌹 Kalem Suresi 27 Ve 28. Ayetlerin İnsana Verdiği Büyük Mesaj Nedir ❓


Kalem Suresi 27 ve 28. ayetler, bahçe sahiplerinin yaşadıkları büyük kayıp karşısında gerçeği kabul etmeye başladıkları anı anlatmaktadır.


Onlar ilk olarak yanlış bir yere geldiklerini düşündüler.


Çünkü kendi bahçelerinin bu kadar kısa sürede tamamen yok olabileceğine inanmak istemiyorlardı.


Fakat kısa süre sonra karşılarındaki yerin gerçekten kendi bahçeleri olduğunu anladılar.


Artık toplayacak ürünleri, paylaşmayacakları bir kazançları ve yoksullardan saklayacakları bir hasatları kalmamıştı.


Bu farkındalıkla, “Biz mahrum bırakılmışız.” dediler.


Onlar başkalarını mahrum bırakmak istemiş, fakat sonunda kendileri mahrum kalmışlardı.


Kıssa burada insanın niyeti ile karşılaştığı sonuç arasındaki ahlaki bağı göstermektedir.


İnsan başkasının hakkını engellemek için bütün gücünü kullanırken, aslında kendi bereketini ve huzurunu da tehlikeye atabilir.


Bu sırada içlerinden en ölçülü olan kişi konuşmuştur.


O, daha önce kendilerine Allah’ı tesbih etmeleri gerektiğini hatırlattığını söylemiştir.


Bu kişi, grubun tamamı cimrilik üzerinde birleşirken vicdanını bütünüyle kaybetmemiştir.


Onun varlığı, hiçbir toplulukta doğru sözün değersiz olmadığını göstermektedir.


Ancak doğru sözün değerli olması, onun her zaman dinleneceği anlamına gelmez.


İnsanlar bazen çıkarlarına dokunan uyarıları reddederler.


Sonuç ortaya çıktığında ise zamanında söylenen sözün ne kadar önemli olduğunu anlarlar.


Ayetler, insanı hayatındaki ölçülü ve dürüst kişilerin sözlerini önemsemeye çağırmaktadır.


Bizi yalnızca övenler değil, yanlışımızı saygıyla gösterenler de gerçek dost olabilir.


Allah’ı tesbih etmek ise yalnızca dille söylenen bir ifade değildir.


Bu bilinç, insanın kendisini mutlak güç sahibi görmemesi, nimetin Allah’tan geldiğini bilmesi ve başkalarının hakkını gözetmesi demektir.


Bahçe sahipleri bu bilinci zamanında taşısalardı, servetlerini bir üstünlük ve bencillik aracına dönüştürmezlerdi.


Bu nedenle ayetlerin büyük mesajı şudur: İnsan mahrumiyet gelmeden önce şükretmeli, doğru uyarıyı kayıp yaşanmadan önce dinlemeli ve kendisini her şeyin sahibi değil, emanetçisi olarak görmelidir.


“Bazen insanın hayatındaki en değerli kişi, ona istediğini söyleyen değil; kaybetmeden önce neyi yanlış yaptığını hatırlatandır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt