🌙 Doğuştan Kör Olan İnsanlar Rüya Görür Mü ❓ Görsel İmge, Ses, Dokunma, Koku, His Ve Beynin Hayal Kurma Gücü Açısından Rüyalar Nasıl Anlaşılır ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,118
2,724,801
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

🌙 Doğuştan Kör Olan İnsanlar Rüya Görür Mü ❓ Görsel İmge, Ses, Dokunma, Koku, His Ve Beynin Hayal Kurma Gücü Açısından Rüyalar Nasıl Anlaşılır ❓


“Doğuştan kör bir insan da rüya görür; fakat onun rüyası çoğu zaman gözle görülen görüntülerden değil, seslerden, dokunuşlardan, kokulardan, mekân hissinden ve duygulardan örülür.”

Doğuştan kör olan insanlar rüya görür. Fakat burada asıl önemli ayrım şudur: Rüya görmek başka şeydir, görsel görüntü görmek başka şeydir. Gören insanların rüyaları çoğunlukla görüntülerle doludur. Doğuştan hiç görmemiş bir insanın rüyaları ise genellikle ses, dokunma, koku, tat, hareket, mekân algısı, beden hissi ve duygu üzerinden şekillenir.


Bilimsel çalışmalar bu konuda ilginç bir tablo gösterir: Doğuştan kör bireylerin rüyalarında işitsel, dokunsal, koku ve tat duyularının daha belirgin olduğu bildirilmiştir; görsel imge meselesi ise araştırmalarda tartışmalı ve karmaşık bir alan olarak ele alınır. 2023 tarihli bir çalışmada, doğuştan kör kişilerin rüyalarında görsel-uzamsal izlenimlerin de raporlanabildiği, fakat bunun gören insanların rüyasındaki klasik görüntü deneyimiyle birebir aynı düşünülmemesi gerektiği vurgulanır.


1️⃣ Doğuştan Kör Olan İnsanlar Rüya Görür Mü ❓


Evet, doğuştan kör olan insanlar rüya görür. Çünkü rüya sadece gözle ilgili bir olay değildir. Rüya, beynin uyku sırasında hafıza, duygu, beden algısı, ses, dokunma, mekân, korku, arzu ve düşünce parçalarını yeniden kurmasıdır.


Bir insan hiç görmemiş olsa bile yaşayabilir, hissedebilir, duyabilir, dokunabilir, koklayabilir, yürüyebilir, korkabilir, sevebilir, hatırlayabilir ve hayal kurabilir. Bu yüzden onun rüyası da kendi duyusal dünyasına göre oluşur.


Yani doğuştan kör bir insanın rüyası yokluk değil; başka duyularla kurulmuş bir iç dünyadır.


2️⃣ Rüya Görmek İçin Mutlaka Görmek Gerekir Mi ❓


Hayır. Rüya görmek için gözle görmüş olmak şart değildir. Çünkü rüya, sadece görsel görüntülerden ibaret değildir.


Gören insanlar rüyayı çoğu zaman görüntü gibi anlatır: “Bir yerdeydim, birini gördüm, bir manzara vardı.” Fakat görme duyusu olmayan biri rüyasını başka bir dille kurabilir: “Bir ses duydum, birinin yaklaştığını hissettim, bir yere dokundum, bir odanın içinde olduğumu anladım, korktum, yürüdüm, düştüm, konuştum.”


Bu yüzden rüya, insanın sahip olduğu duyuların ve iç tecrübelerin gece yeniden örgütlenmesidir.


3️⃣ Doğuştan Kör İnsanların Rüyaları Neye Benzer ❓


Doğuştan kör insanların rüyaları genellikle sesler, konuşmalar, dokunma hissi, beden hareketleri, yön duygusu, sıcaklık, soğukluk, koku, tat ve duygusal atmosfer bakımından zengindir.


Mesela bir rüyada:


Birinin sesini duyabilir.
Bir kapının açıldığını hissedebilir.
Bir eşyanın yüzeyine dokunabilir.
Bir mekânın içinde yürüdüğünü anlayabilir.
Bir kokuyla bir yeri tanıyabilir.
Korku, sevinç, huzur veya telaş yaşayabilir.



Yani rüya vardır; fakat rüyanın malzemesi görsel görüntüden çok diğer duyular ve duygulardır.


4️⃣ Doğuştan Kör İnsanlar Rüyalarında Görüntü Görür Mü ❓


Bu konu bilimsel olarak tartışmalıdır. Geleneksel görüşe göre, doğuştan hiç görmemiş kişiler gören insanların anladığı anlamda görsel görüntüler görmezler. Çünkü beyinlerinde görsel deneyime dayalı renk, ışık, yüz, manzara ve şekil hatıraları yoktur.


Fakat son yıllardaki çalışmalar, doğuştan kör kişilerin rüyalarında görsel-uzamsal izlenimler veya görüntüye benzeyen bazı içsel mekân tasarımları raporlayabildiklerini tartışmaktadır. 2023 tarihli sistematik inceleme, kör bireylerde görsel-uzamsal imgelemin nasıl oluştuğunu ve duyusal telafiyle nasıl desteklenebileceğini ele alır.


Bu nedenle en dikkatli cevap şudur:


Doğuştan kör insanlar rüya görür; fakat rüyaları çoğu zaman görsel görüntülerden değil, diğer duyular ve mekânsal hislerden oluşur. Görsel imge konusu ise kişiden kişiye ve araştırma yorumuna göre değişebilen karmaşık bir alandır.


5️⃣ Sonradan Kör Olan İnsanların Rüyaları Farklı Mıdır ❓


Evet, sonradan kör olan insanların rüyaları doğuştan kör olanlardan farklı olabilir. Çünkü sonradan görme yetisini kaybeden kişiler, geçmişte gördükleri şeylere ait görsel hafızaya sahiptir.


Özellikle çocukluk sonrası görme kaybı yaşayan kişiler rüyalarında yüzler, renkler, manzaralar ve görsel sahneler görebilir. 2021 tarihli bir değerlendirme, 7 yaşından sonra kör olan bireylerin rüyalarında görsel imgeleri koruyabildiklerini belirtir.


Bu yüzden körlük yaşı çok önemlidir:


Doğuştan kör olan kişi: Rüyası daha çok ses, dokunma, koku, tat, beden ve mekân hissiyle şekillenir.
Sonradan kör olan kişi: Geçmiş görsel hafızası varsa rüyasında görsel imgeler bulunabilir.


6️⃣ Doğuştan Kör Bir İnsan Rüyasında Renk Görebilir Mi ❓


Doğuştan hiç görmemiş bir insanın, gören insanların anladığı anlamda renk deneyimi yaşaması beklenmez. Çünkü renk, görsel sistemle öğrenilen ve tecrübe edilen bir algıdır.


Fakat bu, onun dünyasında renk kavramı hiç yok demek değildir. Doğuştan kör biri renkleri kültürel, dilsel ve sembolik olarak öğrenebilir. Mesela “kırmızı sıcaklıkla, tehlikeyle veya tutkuyla ilişkilendirilebilir”, “mavi denizle veya serinlikle anlatılabilir.” Fakat bu bilgi, gören birinin renk görmesiyle aynı duyusal tecrübe değildir.


Bu yüzden rüyada renk meselesi, görsel tecrübe ile kavramsal bilgi arasındaki farkı gösterir.


7️⃣ Kör İnsanların Rüyalarında Sesler Daha Mı Güçlüdür ❓


Genellikle evet. Doğuştan kör insanların rüyalarında sesler ve konuşmalar daha belirgin olabilir. Çünkü gündelik hayatta çevreyi anlama, tanıma ve yön bulma süreçlerinde ses çok önemli bir rol oynar.


Bir insanı yüzünden değil, sesinden tanıyabilir. Bir mekânı görüntüsünden değil, yankısından, ses düzeninden ve hareket hissinden anlayabilir. Bu yüzden rüyalarda da işitsel dünya çok zengin hale gelebilir.


2023 tarihli bir çalışmada, doğuştan kör kişilerin rüyalarında işitsel, dokunsal, koku ve tat duyularının gören bireylere kıyasla daha yüksek oranda yer alabildiği belirtilmiştir.


8️⃣ Dokunma Duyusu Rüyalarda Nasıl Yer Alır ❓


Doğuştan kör insanların rüyalarında dokunma çok önemli olabilir. Çünkü dokunma, dünyayı tanımanın temel yollarından biridir. Yüzeyler, şekiller, sıcaklık, sertlik, yumuşaklık, mesafe ve nesne algısı dokunmayla kurulabilir.


Bir rüyada kişi:


Bir duvara dokunduğunu hissedebilir.
Birinin elini tuttuğunu yaşayabilir.
Bir zeminde yürüdüğünü anlayabilir.
Bir nesnenin sertliğini veya dokusunu hissedebilir.



Bu, rüyanın görsel olmak zorunda olmadığını gösterir. İnsan beyni, dokunsal hafızayla da güçlü rüya sahneleri oluşturabilir.


9️⃣ Koku Ve Tat Rüyalarda Görülebilir Mi ❓


Evet. Doğuştan kör insanların rüyalarında koku ve tat duyuları da yer alabilir. Gören insanların rüyalarında koku ve tat genellikle daha az öne çıkar; çünkü görsel sistem rüya anlatılarında baskın olabilir. Fakat görme duyusu olmayan bireylerde diğer duyular daha belirgin hâle gelebilir.


Bir rüyada ekmek kokusu, yağmur kokusu, deniz kokusu, kahve kokusu, yemek tadı veya bir mekânın kendine özgü kokusu önemli bir rol oynayabilir.


Bu da insanın dünyayı yalnızca gözle değil, bütün bedeniyle yaşadığını gösterir.


🔟 Mekân Algısı Olmadan Rüya Kurulabilir Mi ❓


Doğuştan kör insanlar görsel mekân görmeyebilir; fakat mekânsal algıya sahip olabilirler. İnsan bir yerin genişliğini, yönünü, mesafesini, sesin gelişini, adımlarını, dokunma noktalarını ve bedeninin konumunu kullanarak mekânı anlayabilir.


Bu yüzden rüyada bir odada olmak, bir yolda yürümek, bir merdivenden çıkmak veya bir kalabalığın içinde bulunmak sadece görsel bilgiyle kurulmaz.


Kör bireylerde rüyanın mekânı, ses, dokunma, hareket ve beden duyusu üzerinden inşa edilebilir. Bu, beynin ne kadar esnek ve yaratıcı olduğunu gösterir.


1️⃣1️⃣ Beyin Görme Olmadan Hayal Kurabilir Mi ❓


Evet. Beyin sadece gözden gelen görüntülere bağlı bir hayal makinesi değildir. Beyin, sahip olduğu bütün duyuları, hafızayı, dili, duyguları ve beden algısını kullanarak iç dünyalar kurabilir.


Doğuştan kör bir insanın beyni, görsel deneyime sahip olmasa bile seslerden, dokunmalardan, kokulardan, yön hissinden ve kavramlardan zengin bir iç dünya oluşturabilir.


Hatta kör bireylerde beynin görsel korteks denilen bölgeleri başka görevler için de kullanılabilir. Bu durum nöroplastisite olarak bilinen beynin uyum yeteneğiyle ilgilidir. Kör çocuklarda görsel korteksin dil ve ses işleme gibi görevlerde kullanılabildiğine dair araştırmalar da beynin bu esnekliğini gösterir.


1️⃣2️⃣ Doğuştan Kör İnsanların Rüyaları Daha Duygusal Mıdır ❓


Rüyalar genel olarak duygusal deneyimlerdir. Doğuştan kör insanların rüyaları da korku, sevinç, huzur, şaşkınlık, kaygı, yakınlık ve güven gibi duygular içerebilir.


Rüyayı güçlü yapan şey sadece görüntü değildir. Bazen bir ses, bir dokunuş, bir kaybolma hissi, birinin yaklaşması veya bir mekânda yalnız kalma duygusu da çok güçlü bir rüya deneyimi oluşturabilir.


Bu yüzden doğuştan kör bir insanın rüyası görüntüsüz olabilir ama duygusuz değildir. Aksine duyusal ve duygusal yoğunluğu çok güçlü olabilir.


1️⃣3️⃣ Kör İnsanlar Kâbus Görür Mü ❓


Evet, kör insanlar da kâbus görebilir. Kâbus için görsel korku şart değildir. Ses, düşme hissi, yön kaybı, çarpma, takip edilme, yalnız kalma, kaybolma, bir tehlikenin yaklaşması gibi deneyimler kâbus oluşturabilir.


Görme engelli bireylerin gündelik hayatta karşılaştıkları bazı tehlike, engel ve yön bulma kaygıları rüyalara yansıyabilir. Bu nedenle bazı çalışmalarda kör bireylerin rüyalarında tehdit veya kâbus temalarının daha belirgin olabildiği belirtilmiştir.


Kâbusun özü görüntü değil; tehdit duygusudur.


1️⃣4️⃣ Rüyalar Görsel Olmadan Da Canlı Olabilir Mi ❓


Evet. Gören insanlar bazen rüyayı görüntüyle eş tuttuğu için görüntüsüz rüyayı eksik zannedebilir. Fakat bu doğru değildir.


Bir konseri düşünelim. Gözünüz kapalı olsa bile ses, ritim, kalabalık, titreşim, duygu ve atmosfer çok canlı olabilir. Bir yemeği düşünelim. Koku ve tat görüntü olmadan da çok güçlüdür. Birinin elini tutmak, yüzünü görmekten bağımsız olarak derin bir duygu taşıyabilir.


Doğuştan kör bir insanın rüyası da böyle olabilir: Görsel değil ama canlı, dokunaklı, sesli, kokulu, hareketli ve duygusal olabilir.


1️⃣5️⃣ Rüya Aslında Neyden Yapılır ❓


Rüya; hafıza, duygu, beklenti, korku, arzu, günlük yaşantılar, bedensel hisler ve zihinsel çağrışımların birleşiminden oluşur. Gören insanlarda buna görsel imgeler güçlü biçimde eklenir. Kör bireylerde ise başka duyular daha baskın olabilir.


Bu yüzden rüya tek bir malzemeden yapılmaz. Rüya, insanın dünyayı nasıl yaşadığıyla ilgilidir.


Gören biri dünyayı gözle daha çok kurar.
Doğuştan kör biri dünyayı ses, dokunma, koku, hareket ve mekân hissiyle kurar.
Bu farklılık rüyanın biçimini de etkiler.


1️⃣6️⃣ Doğuştan Kör Bir İnsan Rüyasında İnsanları Nasıl Tanır ❓


Doğuştan kör bir insan rüyasında insanları yüz görüntüsüyle değil; ses, konuşma biçimi, dokunuş, koku, varlık hissi, davranış ve duygusal bağ üzerinden tanıyabilir.


Mesela annesini yüzünden değil, sesinden ve dokunuşundan tanır. Bir arkadaşını konuşma tarzından ayırt eder. Bir mekânda kimin yanında olduğunu, o kişinin sesi veya duygusal yakınlığıyla fark edebilir.


Bu bize şunu gösterir:


Tanımak sadece görmek değildir. İnsan, sevdiğini bazen sesinden, varlığından ve kalbinde bıraktığı histen tanır.


1️⃣7️⃣ Bu Konu İnsana Ne Öğretir ❓


Doğuştan kör insanların rüyaları bize insan zihninin ne kadar derin ve esnek olduğunu öğretir. İnsan sadece gözleriyle yaşamaz. İnsan sesle, dokunuşla, kokuyla, hafızayla, beden hissiyle ve duyguyla da bir dünya kurar.


Bu konu aynı zamanda gören insanın bakışını da genişletir. Çünkü biz çoğu zaman dünyayı görme üzerinden tarif ederiz. Oysa dünya sadece görünen şeylerden ibaret değildir.


Bir insan hiç ışık görmemiş olabilir; ama yine de rüya görebilir, sevebilir, korkabilir, hatırlayabilir, hayal kurabilir ve iç dünyasında zengin sahneler yaşayabilir.


1️⃣8️⃣ Doğuştan Kör İnsanların Rüyaları Eksik Midir ❓


Hayır, eksik demek doğru değildir. Farklıdır. Gören insanın rüyası görsel ağırlıklı olabilir; doğuştan kör insanın rüyası ise işitsel, dokunsal, kokusal, bedensel ve duygusal ağırlıklı olabilir.


Eksik demek, rüyayı sadece görüntüden ibaret sanmaktır. Oysa rüya, insanın bütün varlığıyla yaşadığı içsel bir tecrübedir.


Bu yüzden daha doğru ifade şudur:


Doğuştan kör insanların rüyaları görüntüsüz olabilir; fakat anlam, duygu ve deneyim bakımından zengin olabilir.


1️⃣9️⃣ Doğuştan Kör Olan İnsanlar Sonuçta Nasıl Rüya Görür ❓


Doğuştan kör olan insanlar rüya görür; fakat rüyaları çoğu zaman görsel sahnelerden değil, hayatı algıladıkları duyusal yollar üzerinden kurulur.


Onların rüyasında:


Ses vardır.
Dokunma vardır.
Koku vardır.
Tat olabilir.
Hareket hissi vardır.
Mekân algısı vardır.
Duygu vardır.
Korku, sevinç, özlem ve yakınlık vardır.



Gören insan için rüya çoğu zaman bir film gibidir. Doğuştan kör insan için rüya bazen bir ses dünyası, bazen bir dokunuş haritası, bazen bir koku hafızası, bazen de güçlü bir duygu sahnesidir.


Sonuçta rüya görmek için göz şart değildir. Beyin, insanın yaşadığı dünyayı hangi duyularla tanıyorsa, rüyayı da çoğu zaman o duyularla kurar.


“Doğuştan kör bir insanın rüyası bize şunu hatırlatır: Hayal sadece gözün işi değildir; insan bazen sesiyle, dokunuşuyla, kokusuyla ve kalbinin hissettiğiyle de bir dünya kurar.”
Ersan Karavelioğlu

Kapanış olarak: Doğuştan kör olan insanlar rüya görür. Fakat bu rüyalar gören insanların rüyaları gibi çoğunlukla görsel görüntülerden oluşmaz. Daha çok sesler, dokunuşlar, kokular, tatlar, hareket hissi, mekân algısı ve duygularla şekillenir. Sonradan kör olan kişiler ise geçmişte görsel hafızaları bulunduğu için rüyalarında görüntü görmeye devam edebilir. Bu konu, rüyanın sadece gözle değil; beynin, hafızanın, duyguların ve bütün duyuların ortak gücüyle oluştuğunu gösterir.
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt