📖 Bakara Suresi 269. Ayette “Allah Hikmeti Dilediğine Verir. Kime Hikmet Verilmişse Ona Çok Büyük Bir Hayır Verilmiş Demektir.

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,941
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Bakara Suresi 269. Ayette “Allah Hikmeti Dilediğine Verir. Kime Hikmet Verilmişse Ona Çok Büyük Bir Hayır Verilmiş Demektir. Bunu Ancak Akıl Sahipleri Düşünüp Anlar” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“Bilgi çok şeye sahip olmaktır; hikmet ise sahip olduğumuz bilgiyi ne zaman, nerede ve nasıl kullanmamız gerektiğini bilmektir.” — Ersan Karavelioğlu

Bakara Suresi’nin 269. ayeti, infak ve insanın iç dünyası üzerine gelen ayetlerin ardından bu kez çok temel bir kavrama yönelir:


Hikmet.


Önceki ayette şeytanın insanı fakirlikle korkuttuğu, Allah’ın ise bağışlanma ve lütuf vaat ettiği anlatılmıştı.


Şimdi ise adeta şu soru ortaya çıkar:


İnsan bu iki yöneliş arasında doğru tercihi nasıl yapacak?


Ayetin cevabı:


Hikmetle.


Çünkü hikmet yalnızca çok şey bilmek değildir.


Doğruyu:


yanlıştan,


faydalıyı zararlıdan,


kalıcı olanı geçici olandan,


gerçek ihtiyacı korkunun ürettiği ihtiyaçtan


ayırt edebilmektir.


Bu yüzden Kur’an:


“Kime hikmet verilmişse ona çok büyük bir hayır verilmiştir.”


der.


1️⃣ Ayetin Temel Mesajı Nedir ❓


Bakara 269’un temel mesajı şudur:


Hikmet, insanın sahip olabileceği en büyük nimetlerden biridir.


Çünkü hikmet insana yalnızca bilgi vermez.


Bilgiyi doğru kullanma yeteneği verir.


İnsan çok şey bilebilir.


Ama:


yanlış karar verebilir,


kibirlenebilir,


bilgisini kötüye kullanabilir.


Hikmet ise bilginin ahlakla birleşmesidir.


Bu nedenle ayet hikmeti:


“çok büyük bir hayır”


olarak tanımlar.


2️⃣ Hikmet Ne Demektir ❓


Hikmet kelimesi geniş anlamlıdır.


Şunları kapsayabilir:


doğru hüküm verme,


olayların özünü kavrama,


bilgiyi yerinde kullanma,


doğru ile yanlışı ayırma,


ölçülü davranma,


vahyin mesajını derinden anlama.


Hikmet sadece akademik bilgi değildir.


Bir insan çok eğitimli olabilir ama hikmetsiz davranabilir.


Başka biri daha az bilgiye sahip olabilir ama:


doğru zamanda,


doğru sözü,


doğru ölçüyle


söyleyebilir.


3️⃣ Bilgi ile Hikmet Arasındaki Fark Nedir ❓


Bilgi:


“Ne olduğunu bilmek.”


Hikmet ise:


“Bu bilgiyle ne yapılması gerektiğini bilmek.”


Bir doktor hastalık hakkında bilgi sahibidir.


Ama hastayla nasıl konuşacağını da bilmesi gerekir.


Bir yönetici kuralları bilir.


Ama hangi durumda nasıl uygulayacağını da bilmelidir.


Bir insan dini hükümleri bilir.


Ama bunları:


merhamet,


adalet,


ölçü


içinde uygulamazsa bilgi tek başına yeterli olmayabilir.


Hikmet bilginin yerini bulmasıdır.


4️⃣ Çok Bilmek Neden Tek Başına Yeterli Değildir ❓


Çünkü bilgi ahlaken tarafsız bir güç olabilir.


Aynı bilgi:


iyilik için


veya kötülük için


kullanılabilir.


Teknoloji insanı iyileştirmek için kullanılabilir.


Aynı teknoloji zarar vermek için de kullanılabilir.


Bilgi gücü artırır.


Hikmet ise şu soruyu sorar:


“Bu gücü nasıl kullanmalıyım?”


Bu nedenle hikmetsiz bilgi bazen tehlikeli bile olabilir.


5️⃣ “Allah Hikmeti Dilediğine Verir” Ne Anlama Gelir ❓


Bu ifade hikmetin büyük bir ilahî nimet olduğunu gösterir.


İnsan:


okuyabilir,


araştırabilir,


tecrübe kazanabilir.


Ama bütün bunların gerçekten:


derin anlayışa,


doğru hükme,


ahlaki olgunluğa


dönüşmesi ayrıca bir lütuftur.


Bu, insanın hiçbir çaba göstermemesi gerektiği anlamına gelmez.


İnsan öğrenir.


Düşünür.


Tecrübe eder.


Ama hikmetin nihai kaynağını kendisinde görmez.


6️⃣ Hikmet Öğrenilebilir Mi ❓


Evet, insan hikmete yaklaşmak için kendisini eğitebilir.


Bunun yollarından bazıları:


düşünmek,


okumak,


tecrübeden ders çıkarmak,


hataları kabul etmek,


başkalarının deneyimlerini dinlemek,


acele karar vermemek,


vahyin ilkelerini anlamaya çalışmak


olabilir.


Ama hikmet yalnızca kitap okumakla oluşmaz.


Çünkü hikmet aynı zamanda karakter eğitimi ister.


7️⃣ Tecrübe İnsanı Otomatik Olarak Hikmetli Yapar Mı ❓


Hayır.


İnsan aynı hatayı yıllarca tekrarlayabilir.


Tecrübe yaşamak başka,


tecrübeden ders çıkarmak başka şeydir.


Bir insan çok şey yaşayabilir ama hiç değişmeyebilir.


Hikmetli insan ise yaşadıklarına sorar:


“Bundan ne öğrenmeliyim?”


Bu nedenle yaş almak ile hikmet kazanmak aynı şey değildir.


8️⃣ Hikmet ile Akıl Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır ❓


Ayetin sonunda:


“Bunu ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.”


denir.


Kur’an burada sıradan zihinsel kapasiteden daha derin bir akıl kullanımına işaret eder.


Arapçada geçen ulü’l-elbâb, özü kavrayan, temiz ve derin akıl sahipleri anlamında kullanılır.


Yani akıl sadece hesap yapmak değildir.


Olayların:


özünü,


sonucunu,


ahlaki anlamını


görebilmektir.


9️⃣ “Çok Büyük Bir Hayır” Neden Hikmete Bağlanmıştır ❓


Çünkü hikmet insanın birçok başka nimeti doğru kullanmasını sağlar.


Para hikmetsiz elde tehlikeli olabilir.


Güç hikmetsiz elde zulme dönüşebilir.


Bilgi hikmetsiz elde kibir oluşturabilir.


Özgürlük hikmetsiz elde savrulmaya dönüşebilir.


Ama hikmet varsa insan:


parayı,


gücü,


bilgiyi,


zamanı


daha doğru kullanabilir.


Bu yüzden hikmet tek başına bir nimet değil, diğer nimetleri doğru yöneten bir nimet gibidir.


🔟 Hikmetli İnsan Her Zaman Doğru Karar mı Verir ❓


Hayır.


İnsan yine insandır.


Hata yapabilir.


Yanılabilir.


Eksik bilgiyle karar verebilir.


Hikmetli olmak kusursuz olmak değildir.


Fakat hikmetli insan:


hatasını daha kolay fark edebilir,


inat etmek yerine düzeltebilir,


sonuçları düşünür,


kendi bilgisinin sınırını bilir.


Belki de hikmetin önemli göstergelerinden biri:


“Bilmiyorum.”


diyebilmektir.


1️⃣1️⃣ Hikmet ile Tevazu Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır ❓


Gerçek hikmet insanı çoğu zaman daha mütevazı yapar.


Çünkü insan öğrendikçe:


bilmediklerinin büyüklüğünü


daha fazla fark eder.


Yüzeysel bilgi bazen kibir üretir.


Derin bilgi ise sınırları gösterir.


Hikmetli insan:


her konuda konuşmak zorunda hissetmez.


Her tartışmayı kazanmak istemez.


Her bildiğini göstermek zorunda kalmaz.


Çünkü onun amacı görünmek değil, doğruyu bulmaktır.


1️⃣2️⃣ Hikmet ile Doğru Zamanlama Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır ❓


Bazen doğru bir söz yanlış zamanda söylendiğinde zarar verebilir.


Aynı söz doğru zamanda çok faydalı olabilir.


Örneğin:


yas tutan bir insana uzun nasihat vermek doğru olmayabilir.


Bazen önce yanında sessizce durmak gerekir.


Hikmet:


ne söyleyeceğini


bilmek kadar,


ne zaman söyleyeceğini


bilmektir.


Bu yüzden hikmet ölçü ve zamanlama sanatıdır.


1️⃣3️⃣ Hikmet Her Doğruyu Her Yerde Söylemek midir ❓


Hayır.


Doğruyu söylemek değerlidir.


Ama hikmet şunu da sorar:


Bu doğru:


hangi dille,


hangi zamanda,


hangi bağlamda


söylenmeli?


Hakikati söylemek ile insanı gereksiz yere kırmak aynı şey değildir.


Hikmet, doğruluğu nezaket ve sonuç bilinciyle birleştirir.


1️⃣4️⃣ İnfak Ayetlerinin Ardından Hikmet Neden Anılmış Olabilir ❓


Bu bağlam son derece anlamlıdır.


Çünkü infak da hikmet ister.


Ne kadar vermeli?


Kime vermeli?


Ne zaman vermeli?


Aile sorumluluğu nasıl korunmalı?


Yardım nasıl yapılmalı?


Gösterişten nasıl kaçınılmalı?


Kötü mal vermemek nasıl sağlanmalı?


Bütün bunlar sadece cömertlik değil, hikmetli cömertlik gerektirir.


Bu nedenle 269. ayet önceki infak öğretilerinin adeta düşünsel anahtarı gibidir.


1️⃣5️⃣ Hikmet Dini Bilgiyi de Kapsar Mı ❓


Evet.


Klasik İslam düşüncesinde hikmet:


Kur’an’ı doğru anlamak,


dinî hükümlerin anlamını kavramak,


peygamberlerin öğretilerini doğru yorumlamak


gibi alanlarla da ilişkilendirilmiştir.


Fakat kavramı yalnızca dinî bilgiye indirgemek dar olabilir.


Hikmet aynı zamanda hayatın genelinde doğru kavrayış ve doğru uygulamadır.


1️⃣6️⃣ Hikmet Neden Paradan Daha Değerli Olabilir ❓


Çünkü para size imkân verir.


Ama o imkânı nasıl kullanacağınızı söylemez.


Çok para kazanabilirsiniz.


Yanlış kullanıp hem kendinize hem başkalarına zarar verebilirsiniz.


Hikmet ise az imkânı bile doğru kullanmayı öğretebilir.


Bu nedenle:


çok mala sahip olmak


ile


iyi bir hayat yaşamak


aynı şey değildir.


Hikmet insanın elindekini anlamlı hâle getirir.


1️⃣7️⃣ Ayetin En Derin Felsefi Mesajı Nedir ❓


Bakara 269’un en derin mesajlarından biri şudur:


İnsanın asıl ihtiyacı yalnızca daha fazla bilgi değil, doğru anlamdır.


Modern insan çok büyük miktarda bilgiye ulaşabilir.


Telefonundan saniyeler içinde:


milyonlarca sayfa,


haber,


yorum,


veri


görebilir.


Ama bilgi bolluğu otomatik olarak hikmet üretmez.


Hatta bazen insan daha çok bilgi içinde daha fazla kaybolabilir.


Asıl mesele:


Hangi bilgi önemli?


Hangisi güvenilir?


Hangisi ne zaman kullanılmalı?



İşte hikmet burada başlar.


1️⃣8️⃣ Bakara 269 İnsana Hangi Öz Eleştiriyi Yaptırır ❓


Ayet şu soruları düşündürebilir:


Çok şey biliyor olmamı hikmetli olmakla mı karıştırıyorum?


Bilgimi doğru yerde kullanabiliyor muyum?


Bir tartışmada hakikati mi arıyorum, yoksa bildiklerimi sergilemeyi mi?


Hatalarımdan ders çıkarıyor muyum?


Doğru zamanda susmayı biliyor muyum?


Bir kararın sadece bugünkü faydasını değil, uzun vadeli sonucunu da düşünüyor muyum?


Bilmediğim konuda “bilmiyorum” diyebiliyor muyum?


Sahip olduğum güç, para ve bilgiyi gerçekten doğru yönlendirebiliyor muyum?



Ve belki en önemlisi:


Hayatımda daha çok bilgi mi biriktiriyorum, yoksa daha doğru yaşamayı mı öğreniyorum?


1️⃣9️⃣ Sonuç: Hikmet Çok Bilmek Değil, Bildiğimiz Şeyleri Doğru Yere Yerleştirebilme Sanatıdır​


Bakara Suresi 269. ayet kısa ama son derece büyük bir hakikati dile getirir:


“Kime hikmet verilmişse ona çok büyük bir hayır verilmiştir.”


Çünkü insan:


bilgi sahibi olabilir


ama ölçüsüz olabilir.


Zengin olabilir


ama ne yapacağını bilemeyebilir.


Güçlü olabilir


ama adil olmayabilir.


Dindar görünebilir


ama merhametsiz davranabilir.


Konuşkan olabilir


ama doğru zamanda susmayı bilmeyebilir.


Hikmet bütün bunların arasında dengeyi bulabilmektir.


Ne zaman vermek?


Ne kadar vermek?


Ne zaman konuşmak?


Ne zaman susmak?


Ne zaman mücadele etmek?


Ne zaman geri çekilmek?


Ne zaman affetmek?


Ne zaman sınır koymak?


Hayat çoğu zaman sadece:


“Doğru nedir?”


sorusundan ibaret değildir.


Bazen daha zor soru şudur:


“Bu doğruyu burada nasıl uygulamalıyım?”


İşte bilgi ile hikmet arasındaki fark burada ortaya çıkar.


Ayetin sonunda:


“Bunu ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.”


denir.


Çünkü hikmet de ancak düşünen, kendisini sorgulayan ve görünenin arkasındaki anlamı arayan insanda derinleşebilir.


Belki de Bakara 269’un insana yönelttiği en güçlü soru şudur:


“Hayatta asıl hedefim daha fazla şey bilmek mi, yoksa bildiklerimle daha doğru, daha adil ve daha anlamlı bir insan olabilmek mi?”


“Bilgi zihni doldurabilir; fakat hikmet hayatı yönlendirir. İnsan ne kadar bildiğiyle etkileyici olabilir, ama neyi nerede ve nasıl kullanacağını bildiğinde gerçekten olgunlaşır.” — Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt