Türkiye'deki Çevre Yasaları Nelerdir
“Doğa bize ait değildir; biz doğaya aitiz. Onu korumak aslında kendimizi korumaktır.”
— Ersan Karavelioğlu
Türkiye'de çevre hukuku yalnızca birkaç yasa metninden ibaret değildir.
Aslında bu yapı; ekolojik dengeyi, insan sağlığını, gelecek nesilleri ve doğal varlıkların sürekliliğini korumaya yönelik çok katmanlı bir medeniyet refleksidir.
Aşağıda Türkiye'nin çevre hukuk sistemini oluşturan temel yasaları ve her birinin derin anlamını, zarif ikonlarla birlikte kapsamlı şekilde bulacaksın
2872 Sayılı Çevre Kanunu
Türkiye'deki çevre hukukunun ana omurgasıdır.
Bu yasa, Türkiye'nin ekolojik anayasal refleksi gibidir.
Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği
Bir proje yapılmadan önce doğaya etkisi ölçülür.
ÇED, doğaya karşı alınmış önleyici akıl mekanizmasıdır.
Hava Kalitesi Koruma Mevzuatı
Temel düzenleme:
Amaç:
Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği
Türkiye'nin su kaynaklarını korur.
Su, yalnızca ekonomik değil; varoluşsal bir kaynaktır.
Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu
Toprak sadece mülk değil; yaşamın taşıyıcısıdır.
Toprak kaybı = Gelecek kaybıdır
Orman Kanunu
Ormanlar:
Milli Parklar Kanunu
Korunan alanlar:
koruma altına alır.
Atık Yönetimi Yönetmeliği
Atıkların kontrolünü sağlar.
Amaç:
Enerji Verimliliği Kanunu
Enerji tüketimi:
Biyolojik Çeşitlilik Koruma Mevzuatı
Türkiye:

Kıyı Kanunu
Kıyılar:

İmar Kanunu
Plansız şehirleşme:

Endüstriyel Emisyon Kontrolü
Sanayi:

Deniz Çevresi Koruma Kanunu
Denizler:
karşısında korunur.

Gürültü Kontrol Yönetmeliği
Ses de kirliliktir

Radyasyon Güvenliği Mevzuatı
Nükleer ve tıbbi kaynaklı riskler:

İklim Değişikliği Stratejileri
Türkiye:
politikaları uygular.

Çevresel Denetim Mekanizmaları
Uygulama gücü sağlar.

Son Söz
Hukuk, Doğanın Sessiz Çığlığını Duyabilir mi
Türkiye'deki çevre yasaları sadece hukuki metinler değildir.
Onlar:
Eğer yasa doğayı koruyorsa;
insan aslında kendi varlığını koruyor demektir.
“Doğayı korumak bir tercih değil, insanlığın devamı için zorunluluktur.”
— Ersan Karavelioğlu
Son düzenleme: