Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminde Tasfiye Nasıl Yapılır
“Ortak hayat bittiğinde, adalet terazisi hem emeği hem hakkı tartmalıdır.”
– Ersan Karavelioğlu
Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Özeti
Bu rejimde:
- Evlilik süresince elde edilen mallar ortak mal kabul edilir.
- Evlilik öncesi mallar, miras veya bağış yoluyla gelenler kişisel mal olarak kalır.
- Boşanma, ölüm veya mahkeme kararı ile rejim sona erdiğinde tasfiye yapılır.
Tasfiye Sürecinin Aşamaları
1. Mal Gruplarının Ayrımı
- Kişisel Mallar → Paylaşıma girmez, sahibinde kalır.
- Edinilmiş Mallar → Evlilik süresince alınan ev, araba, maaş birikimi, iş gelirleri vb.
2. Borçların Mahsubu
- Her mal grubuna ait borçlar önce o mal grubunun değerinden düşülür.
- Ortak mal borçları, ortak malın değerinden düşülür.
3. Artık Değerin Hesaplanması
- Edinilmiş malların toplam değeri, borçlar çıkarıldıktan sonra artık değer bulunur.
4. Katılma Alacağının Belirlenmesi
- Her eş, diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir.
- Bu miktar katılma alacağı olarak ödenir.
Örnek Hesaplama
- Eş A’nın edinilmiş malları: 600.000 TL
- Eş B’nin edinilmiş malları: 400.000 TL
Artık değer:
- Eş A → 600.000 TL
- Eş B → 400.000 TL
Katılma alacağı:
- Eş A, Eş B’nin artık değerinin yarısını alır → 200.000 TL
- Eş B, Eş A’nın artık değerinin yarısını alır → 300.000 TL
Net sonuç:
- 300.000 TL – 200.000 TL = Eş B, Eş A’dan 100.000 TL alır.
Dikkat Edilmesi Gerekenler
- İspat Yükümlülüğü → Hangi malın kişisel, hangisinin edinilmiş olduğunu iddia eden ispatlamak zorundadır.
- Değerleme Tarihi → Mal rejiminin sona erdiği tarih esas alınır.
- Katkı Payı Alacağı → Kişisel mallara evlilik sırasında yapılan katkılar ayrıca talep edilebilir.
- Miras ve Bağışlar → Edinilmiş mallara dahil edilmez, kişisel maldır.
Edinilmiş mallara katılma rejiminde tasfiye, yalnızca rakamların değil; ortak hayatın emeğinin ve hakkaniyetin de paylaşımıdır. Adaletli bir sonuç için, tüm varlıkların ve borçların eksiksiz ve doğru tespit edilmesi gerekir.
“Paylaşmak, hakkı bölmek değil; adaleti iki tarafın kalbine yerleştirmektir.”
– Ersan Karavelioğlu