Pisagorcuların felsefesi, antik Yunan'da yaşayan matematikçi ve filozof Pisagor tarafından keşfedilmiş ve öğretilmiştir. Pisagorcular, matematiksel ilişkiler ve sayıların evrensel önemine dayalı bir felsefeye sahiptirler. Bu felsefe, "her şey sayılardan oluşur" ilkesine dayanmaktadır. Bu ilke, evrenin matematiksel bir düzen içinde olduğunu ve sayıların dünya üzerindeki her şeyin temel yapı taşı olduğunu öne sürmektedir.
Pisagorcular, matematiksel anlayışın kişisel gelişim ve ruhsal bütünlük ile de bağlantılı olduğunu düşünüyorlardı. Bu nedenle, disiplinli bir yaşam tarzı benimseyerek, akıl, beden ve ruh arasındaki dengeyi sağlamaya çalışıyorlardı. Bu, Pisagorcuların sadece matematik ve felsefe ile değil, aynı zamanda müzik, dans ve spor gibi diğer alanlarla da ilgilenmelerini gerektiriyordu.
Pisagorcuların felsefesi, zamanla Hristiyanlık ve İslam dünyasında da etkili oldu ve modern düşünceye de yansımıştır. Pisagor felsefesi, bilimin ve matematiğin insan yaşamına olan önemini vurgulayan modern düşüncenin temellerinden biridir.
Pisagorcuların felsefesi, evrenin matematiksel bir düzen içinde olduğunu ve sayıların her şeyin temel yapı taşı olduğunu öne sürerken, aynı zamanda insanın ruhsal bütünlüğüne de önem verir. Pisagorcuların disiplinli yaşam tarzı ve yüksek ahlaki değerleri, modern düşüncenin temelini oluşturan felsefi ve bilimsel düşünceleri etkilemiştir.