Bu eserinde Tolstoy, insan doğasının karmaşıklığını derinlemesine ele alır. İkinci evliliğini yapan ve kısacası aşk hayatının nihai noktasına ulaşan Pozdnyshev isimli bir karakterin hikayesine odaklanan novella, aşk, tutku ve cinsellik üzerine düşündürürken, evlilik kurumunun sınırlarını da sorgular.
Romanın ana karakteri olan Pozdnyshev, eşi tarafından aldattığına inanır ve sonrasında dinsel bir fanatizme dönüşerek, karısını öldürür. Bu trajik olayın ardından, Pozdnyshev, tren yolculuğunda tanıştığı bir müzik öğretmeniyle sohbet eder ve ona evliliği ve cinselliği konuşur. Burada, müzik öğretmeninin öğrencisiyle çaldığı "Kreutzer Sonata" parçasına vurgu yapılır ve Pozdnyshev, özellikle bu müzik parçasının insanları cinsel dürtüler konusunda nasıl sürüklediğine dair düşüncelerini de dile getirir.
Tolstoy, bu novella'sında, evlilik kurumunun sınırlarını ve insanın doğasındaki çelişkileri ele alarak, toplumsal cinsiyet rollerine karşı bir eleştiri süzgecinden bakmayı da ihmal etmez. "Kreutzer Sonata", Tolstoy'un edebi yeteneğinin bir göstergesi olarak kabul edilir ve okuyucuların ilgisini çekmeye devam eder.