Hem Doğduğunda Hem de Yaşlandığında Altına Yapan İnsanoğluna Öğütler
Hayatın Başlangıcından Sonuna Bir Hikmet
“İnsan, doğarken çaresiz, yaşlanırken aciz; aradaki yolculukta ise sınavlarla olgunlaşan bir yolcudur.”
– Ersan Karavelioğlu
İnsanlığın Çaresizliği ve Hikmeti 
İnsanoğlu dünyaya geldiğinde zayıf ve korunmasızdır:
- Karnını doyuramaz, üstünü temizleyemez, tek başına yaşayamaz.
- Hayatının en başında başkalarının merhametine muhtaçtır.
Yaşlandığında ise benzer bir döngü yaşanır:
- Güç azalır, beden zayıflar, kimi zaman çocuklukta olduğu gibi ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelir.
- İnsan, “başlangıç ve sonun aynılığı” ile karşılaşarak kendi acizliğini fark eder.
Öğütlerin Özüdür
Kibre Kapılma: Çünkü insan, ne kadar güçlü veya zengin olursa olsun sonunda yine bir bebek gibi acizleşecektir.
Şükret: Sağlığın, gençliğin ve gücün kıymetini bil; bunların hepsi emanettir.
Merhamet Et: Tıpkı senin bir zamanlar muhtaç olduğun gibi, yaşlılara ve zayıflara şefkat göster.
Allah’ı Unutma: Başlangıçta da sonda da sığınacağın tek kapı O’dur.
Hayat Yolcusuna Mesaj
İnsan, bebekliğinde ihtiyaçla, gençliğinde güçle, yaşlılığında yeniden ihtiyaçla sınanır.
- Bu döngü, ölümsüz olmadığını insana hatırlatır.
- Hayat, şımarıklık ve kibir için değil; öğrenmek, paylaşmak ve iyilik yapmak içindir.
- Asıl kazanç, mal–mülk değil; kalpte bıraktığın sevgi, dilinde yaptığın dua, ellerinle işlediğin iyiliktir.
Sonuç: Acizliğin Öğrettiği Hakikat
İnsanoğlu doğduğunda da yaşlandığında da altına yapar; bu, hayatın döngüsünde insanın asıl gücünün değil, asıl acizliğinin kanıtıdır.
O halde öğüt şudur: Kendini büyük görme, hayatı boş geçirme, Allah’ı unutma.
“İnsan, acizliğini fark ettiğinde hakikati bulur; hakikati bulduğunda ise huzura erer.”
– Ersan Karavelioğlu
Son düzenleme: