Es Samed Nedir ve Ne Anlama Gelir
Her Şeyin Kendisine Muhtaç Olduğu, Kendisi Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan ve Bütün İhtiyaçların Nihai Merkezinde Bulunan Allah'ı Tanımanın Kalpte Tevekkül, Tevhid ve Mutlak Dayanak Bilincini Nasıl Kurduğu
"İnsan, en çok dayanak aradığı yerlerde yorulur; çünkü fanilere yaslanan kalp sürekli kırılır. Fakat Allah'ın mutlak Samed oluşunu gerçekten idrak ettiğinde, içinde dağılmış bütün ihtiyaçlar tek bir kapıya yönelir ve ruh ilk kez gerçek sükuneti tanımaya başlar."
Ersan Karavelioğlu
Es Samed, Allah'ın herkesin ve her şeyin kendisine muhtaç olduğu, buna karşılık kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan, bütün ihtiyaçların, bütün yönelişlerin, bütün sığınmaların, bütün beklentilerin nihai merkezi olan yüce isimlerinden biridir. Bu isim, yalnızca "ihtiyaçsız" olmak anlamına gelmez. Buradaki hakikat çok daha derindir: Allah, mutlak anlamda yeterli, eksiksiz, dayanılan, başvurulan, kendisine yönelinilen ve asla tükenmeyen ilahi merkezdir. Her şey O'na gider; ama O hiçbir şeye gitmez. Herkes O'na dayanır; ama O hiçbir dayanağa ihtiyaç duymaz.
İnsan ise baştan sona muhtaçtır.
İşte Es Samed ismi kula şu büyük hakikati öğretir: Mutlak dayanılacak olan yalnızca Allah'tır. Bu idrak kalpte hem tevekkül, hem tevhid, hem de mutlak dayanak bilinci doğurur.
Es Samed, her şeyin kendisine yöneldiği, herkesin muhtaç olduğu, kendisi ise hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah demektir. Bu isimde birkaç büyük mana birlikte parlar:
Yani Allah'ın samed oluşu, sadece ihtiyaçsız olmak değildir. Aynı zamanda bütün muhtaçların yöneldiği tek hakikat merkezi olmaktır. Bu yüzden Es Samed ismi, kalpte Allah'ı yalnızca büyük değil, aynı zamanda mutlak sığınılacak merci olarak tanıtır.
Çünkü bu mana doğrudur ama eksiktir. Es Samed isminde sadece Allah'ın ihtiyaçsızlığı değil, aynı zamanda bütün ihtiyaçların O'na yönelmesi de vardır.
İnsanlardan biri güçlü olabilir ama herkese yetmez.
Ama Allah'ın Es Samed oluşunda böyle bir eksiklik yoktur.
Bu ismi gerçekten düşünen kalpte ilk değişen şey, yanlış dayanaklara aşırı bağlanma eğiliminin sarsılmasıdır. Çünkü insan, ihtiyacını çok kez fanilerde çözmeye çalışır.
Fakat Es Samed ismi kalbe şunu öğretir:
"Senin asıl ihtiyacın, seni yarı yolda bırakmayacak olana yönelmektir."
İşte bu idrak yerleştiğinde kul, insanlardan kopmaz ama onları mutlaklaştırmayı bırakır. Böylece kalpte daha olgun bir denge doğar.
Tevhid, yalnızca Allah'ın tek olduğunu söylemek değildir; ihtiyaçların merkezinin de yalnızca Allah olduğunu bilmektir. Es Samed ismi bu yönü çok derinleştirir.
Bu yüzden Es Samed ismi, kalpte şu soruyu doğurur:
Ben gerçekten kime dayanıyorum
İşte tevhid bazen bu soruya verilen dürüst cevapla derinleşir.
İnsan muhtaç olduğunu kabul etmek istemeyebilir. Çünkü nefis bağımsız görünmeyi sever. Oysa Es Samed ismi, muhtaçlığın zayıflık değil, kulluğun hakikati olduğunu öğretir.
Bu muhtaçlık kalbi küçültmez; aksine hakikate yaklaştırır. Çünkü kul, ne kadar muhtaç olduğunu fark ettikçe Es Samed olan Allah'a daha sahici yönelir.
İnsan birçok şeye dayanabilir, ama hepsi kırılgandır. Aile, imkan, beden, akıl, düzen, çevre... Bunların hepsi kıymetlidir fakat mutlak değildir. İşte Es Samed ismi, bütün geçici dayanakların arkasında asıl dayanılması gereken hakikati gösterir.
Bu yüzden bu isim kalbe şu cümleyi yerleştirir:
Son dayanak yalnızca Allah'tır.
İşte bu bilinç, insanı hem güçlü hem dengeli kılar.
Tevekkül, sadece Allah'tan istemek değil; gerçek dayanağın O olduğunu bilerek yaşamaktır. Es Samed ismi tevekkülün özüne çok güçlü biçimde dokunur.
Bu isimle düşünülen tevekkül, pasiflik değil; çabalarken dağılmayan güven haline gelir.
İnsan içten içe birçok şeye ihtiyaç duyar. Sevilmek, duyulmak, korunmak, anlaşılmak, affedilmek, güç bulmak, yön görmek... Bu ihtiyaçlar yanlış kapılara dağılınca kalp yorulur. Es Samed ismi ise bunları tek merkezde toplar.
Bu yüzden Es Samed ismi, sadece bilgi değil; iç dağınıklığı toplayan bir manevi merkezleşmedir.
Bu ismi bilen kul, dua ederken sadece bir istek iletmez; aynı zamanda kendi muhtaçlığını da itiraf eder.
Böyle bir dua, kulun kalbini yumuşatır. Çünkü dua artık sadece talep değil; kulun kendi muhtaçlığını doğru yere götürmesi haline gelir.
İhlas, yönelişin Allah'a saflaştırılmasıdır. Es Samed ismi bu saflığı güçlendirir. Çünkü insan ihtiyaçlarını gerçekten Allah'ta toplamaya başladığında, ibadetinde de daha içten hale gelir.
Bu yüzden bu isim, kalbi gösterişten ve gizli bağımlılıklardan arındıran güçlü isimlerden biridir.
İnsan çok şeyden korkar; çünkü birçok şeye bağlı yaşar. Oysa Es Samed ismi, kalbin en büyük korkularını daha doğru yere yerleştirmeyi öğretir.
Ama Es Samed ismi kula şunu söyler:
"Gerçek dayanağın Allah ise, her kayıp seni bütünüyle yok etmez."
Bu bilinç korkuyu tamamen yok etmeyebilir; fakat onu daha yönetilebilir hale getirir. Çünkü kalp artık korkunun içinden bile mutlak dayanağa bakmayı öğrenir.
Dünyadaki nimetler kıymetlidir; fakat kalbin son merkezi olmamalıdır. Es Samed ismi bu sıralamayı düzeltir.
Bu yüzden Es Samed ismi, kuldan dünyayı terk etmesini değil; dünyayı yerli yerine koymasını ister. Böylece bağlar arınır, kalp daha özgürleşir.
Allah'ın mutlak dayanak oluşunu hisseden kul için ibadet, sıradan görev olmaktan çıkar ve derin bir yöneliş haline gelir.
Es Samed ismiyle yapılan ibadet, daha sahici, daha yumuşak ve daha derin hale gelir.
İnsan bazen kalabalıkların içinde bile büyük bir boşluk hisseder. Çünkü herkesle çevrili olmak, gerçekten dayanak bulmak anlamına gelmez. İşte Es Samed ismi burada çok büyük teselli taşır.
Bu bilinç, insanı tamamen acıdan çıkarmaz; ama onu dayanaksızlık karanlığından korur.
Sabır, sadece beklemek değildir; beklerken dağılmamak ve dayanağını kaybetmemektir. Es Samed ismi, sabrı bu açıdan derinleştirir.
Bu yüzden Es Samed ismiyle sabır, kuru diş sıkma değil; mutlak dayanakla bekleme haline dönüşür.
Allah'ın tek gerçek ihtiyaç merkezi olduğunu bilen kişi, insanlardan ölçüsüz beklentiye girmemeye başlar. Bu da ilişkileri daha olgun hale getirir.
Es Samed ismi, insanı ilişkilerden soğutmaz; ama ilişkileri putlaştırmaktan korur.
Kendini yeterli sanan nefis, çoğu zaman Allah'a en az ihtiyaç duyan yanılgılı nefistir. Oysa Es Samed ismi, kula kendi muhtaçlığını dürüstçe gösterir.
Bu tevazu, kendini değersiz görme değildir. Aksine, hakiki yerini bilme halidir. İnsan muhtaçlığını fark ettikçe Allah'a daha gerçek bağlanır.
Bu ismi yaşamak, sadece anlamını bilmek değil; her gün onu kalpte güvene ve hayatta teslimiyete dönüştürmektir.
İşte bunlar, Es Samed isminin bilgiden karaktere, karakterden yaşanan kulluğa dönüşmüş işaretleridir.
İnsan bu dünyada en çok ihtiyacı yüzünden yorulur. Sevilmek ister, anlaşılmak ister, tutulmak ister, affedilmek ister, korunmak ister, yön bulmak ister... Fakat bu ihtiyaçlarını yanlış kapılarda, sınırlı kalplerde, kırılgan imkanlarda ve geçici yapılarda aradığında daha da yorgun düşer. Oysa Es Samed ismi kalbe şu büyük hakikati öğretir: Herkes O'na muhtaçtır, O ise hiçbir şeye muhtaç değildir. İşte gerçek huzur, bu cümleyi yalnızca akılla değil, kalple de anlayabilmektedir.
Kul, Allah'ın Es Samed olduğunu gerçekten idrak ettiğinde tevekkülü güçlenir, duası derinleşir, korkusu azalır, ilişkileri arınır ve iç dağınıklığı yavaş yavaş toparlanmaya başlar. Çünkü artık ihtiyaçlarını yüzlerce yere bölmek yerine tek ilahi merkezde toplamayı öğrenir. Ve belki de bu ismin kulda kurduğu en kıymetli olgunluk şudur: Eksik ve muhtaç olduğunu inkâr etmeden, bütün muhtaçlığını Allah'a götürerek içten içe daha sakin, daha güçlü ve daha sarsılmaz hale gelebilmek. İşte gerçek dayanak biraz da burada başlar.
"Kalp, Es Samed olan Allah'ı gerçekten tanıdığında artık her eksikliğini insanlarda tamamlamaya çalışmaz. Çünkü anlar ki bütün ihtiyaçların en derin cevabı, hiçbir şeye muhtaç olmayan o ilahi merkezdedir."
Ersan Karavelioğlu